KANSERE MEYDAN OKUDU, BİTKİLER İLE HAYATA TUTUNDU

Kanseri bitkisel ürünlerle yenen ve kendi deyimi ile 'yeniden hayata' tutunan ünlü sanatçı Açelya Elmas (33) kendisine şifa kaynağı olan Bitki Bilimleri Uzmanı Herbalist Dağıstanlı Recep'i Yalova Esadiye Köyüdeki evinde ziyaret etti, kendisini sağlığına kavuşturan o ünlü bitkileri elleriyle topladı ve 'yaşamak çok güzel.

KANSERE MEYDAN OKUDU, BİTKİLER İLE HAYATA TUTUNDU

Üç kez kemoterapi tedavisi gördüm, tıbbi her türlü desteği aldım, ilik nakli bile yaptırdım ama zaman zaman yaşamdan uzaklaştığımı bile düşünmedim. Her sabah uyandığımda önce yaşadığım Allahıma dua ediyordum, sonra da azim ve irademi kullanarak kanser hastalığını yeneceğim umudu ile güne başlıyordum' diyerek söze başlayan Açelya Elmas, şöyle konuşmaya başladı:

'Ihlamurlar Altında', 'Kurşun Yarası', 'Deli Yürek', 'Nisan Yağmuru', 'Koçum Benim' 'Lale Devri' gibi dizilerde oynadım başarılı da oyunlar çıkardığıma inanıyorum. Mimar Sinan Üniversitesi Müzikal Bölümü mezunuyum ve 11 yıldır da oyunculuk ile yaşamını sürdüren birisiyim.

Kalabalık ve gürültülü bir kentte yaşamak, günlük iş stresi ve yoğunluk, genetiği değiştirilmiş ürünlerin kullanılması ister istemez insan vücudunda birtakım hastalıklar bırakıyor. Halsizlik terleme gibi hastalık vücudumda kendini hissettirmeye başladı. İlk doktora gittiğimde bir sıkıntılı durumun olduğunu anlamıştım. Benim çevredekiler ve ailem herkes benim kanser hastası olduğumu biliyorlardı ve bana söylemiyorlardı. Doktorlarım bana e lbirliği ile kanseri yeneceğimizi söylemişti. Ağlamadım, üzülmedim, tepki vermedim ama tuvalete giderek artık gözyaşlarıma hakim olamamıştım. Hüngür hüngür ağladım. Ailemde  kanserden ölenler vardı ama bunu kendim ile bağdaştırmak istemiyordum. Artık bunun geri dönüşü yoktu. Hem dizi setlerinde çalışıp para kazanıyordum hem de tedaviye başlamıştım. Yani kendimi işten soyutlamamıştım. Ayvalık'taki dizi çekiminde bana özel strelili oda tahsis edildi, çekim esnasında ambülans dışarda nöbet tutuyordu. Derken doktorlar benim kemoterapi görmemi istemişti. Saçlarımı tören ile kazıttım ve seanslar başlamıştı. Dayanılacak gibi değildi.

Hodgin Lemfoma yabana atılacak bir hastalık değildi. Astım ilaçları kullanmaya başladım. Cigerlerimde de sıkıntı oluyordu doktorlar bana kortizonlu ilaçlar veriyordu. Vücuduma yüksek dozda verilen kemoterapi hücrelerin ölmesini tetikliyormuş bu nedenle doktorlar ilik nakli yapılmasını istedi ve ben de derhal kabul etmiştim nasıl acılar çektim anlatamam. Hastanede tedavi görürken akciğerlerim enfeksiyon kapmıştı. Öleceğimi bir an bile olsa aklıma getirmedim. Hastane ile film seti arasında mekik dokuyorum. Günümüzde de kanser tedavisi gören televizyon ve tiyatro oyuncuları var. Onlar setlerden çekilip çalışmaya ara verdiler ama ben öyle yapmadım. Kanser hastalığını tıbbi ilaçlar ile bir kez atlattım ama üç ay sonra bu hastalık yeniden nüksetti yeniden tedaviye devam etmiştim' diye konuştu.

'YALOVA HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI OLDU'

Yaklaşık 1,5 yıl önce özel bir tiyatro gösterisi için Yalova'ya geldiğini burada tamamen tesadüf eseri 'alternatif tıp konusunda uzman' olan Dağıstanlı Recep Açıkgöz adındaki bilim adamı ile tanıştım. Kendisi benden raporlarımı, tahlillerimi, gördüğüm tedaviler ile ilgili belge getirmemi istedi' diyen Açelya Elmas, hayatının dönüm noktasını ise şöyle açıkladı:

'Tıbbi tedavilerim sürerken yani kanseri vücudumdan atamaz iken alternatif tıbba yöneldim. Neticede şuan kullandığımız ilaçların özünde bitkisel ürünler yok mu. Tabi içine kimyasallar katılarak hastaya o şekilde verilmiyor mu? Ben Yalova'ya genelde tatiller için Termal kaplıcaları için geliyordum ama şuan geliş amacım farklı. Recep Açıkgöz hocam, bana içinde 20 çeşit bitki bulunan, özü ve yağı alınmış nebatlar ve bitki ilaçları verdi. Bunları kullanmaya başlarken benim yemeklerim, içmelerim hatta yiyeceğim ürün ve meyveleri bile hocam belirliyor. Her gün telefonla birkaç kendisini arıyoru, ona ne yapmamı danışıyorum ve o da beni yönlendiriyor.

Benim kansere yakalandığım yıl 2003 idi. Ara ara gelip gidiyordu. Yani kanser ile yaşamaya alışmıştım. Kanserin başlangıcı ve bitişi çok uzun soluklu olmuştu. Bitkisel tedaviye 2003'lü yıllarda da başlamıştım ama ne bulursam yiyip içiyordum yani bilimselliği yoktu. Türkiye'nin heryerinden bana ilaçlan gönderiliyordu. Ama Recep Hocam tamamen yönlendirince işte olay değişti. Yani alternafi tıp önemli ama her rast gelen kişiler ile olmaz. Bu işi iyi bilen tecrübeli bilimsel çalışması olan kişiler ile çalışmak doğru bir karardı ve ben de bu kararımı verdim. Çok yanlış ve bilimsel olamayan denemelerde de bulundum. Tıbben bile bilinçsiz kullanım olmamalı. Bakınız doğa bir mucize. Bitkinin azının da çoğunun da zararı var. Bunu dengeli ve bilerek kullanmak gerekiyor. Bağışıklık sisteminin çalışması kan değerlerimin artması için aldığım bitkisel ilaçları bir yıldır kullanıyorum ve bu bitkiler ile çok şükür kanser hastalığından da kurtulmuş oldum. Hastalığı geride bırakmış bir insan olarak artık hastane ve doktorlar ile pek işim olmuyor. Günlük yaşantımla da bunu sürdüreceğim ve bu da en az 5 yıl sürecek' dedi.

'RECEP AÇIKGÖZ AÇIKLIYOR'

'Ünlü sanatçı Açelya Elmas'ı tanıyıp raporları incelediğimde tıbben yapılması gerektiğinin yapıldığını gördüm. Bitkisel tedavi zaten tıbbı tedavi ile birlikte olmalı. Açelya hanımın vücudunu güçlendiriyoruz, hücrelerinin yenilenmesini sağlıyoruz. Sanatçı olduğu için kendisi fazla kilo almıyor ama en az 10 kilo daha alması gerekir. Açelya hanım için yaptığımız özel bir karışım var bunan tamamını açıklamak istemiyorum. Dünya üzerindeki hastalıklar dört kademededir. Bunun birincisi tıbbi doktorlar ile çok iyi ilişki içinde olunmalı. Tıptan uzak durmak ile bitkesel tedavinin faydası olmaz. Benim elimde sihirli değenek yok. İkincisi en önemlisi yemek listesi. İnsanın yediği yemek hayati değerdir. Kişi yemiyor ise dışardan destek ile ağızdan ağızdan alınacak bitki özleri ve bitki tozları ile bunu gerçekleştirmek mümkündür. Kapsül tebletlere karşı değilim ama başarılı bulmuyorum. Ben bitki özü, tozu ve yağı bununla birlikte yemek listesidir.  Açelya hanım için örneğin çam sakızı kullandım. Yani karışımın içine kattım. Çam sakızı enfeksiyonlar için etkilidir, damar otu alt üst solunum için tüberküroz için mükemmeldir. Anında etkisini gösterir. Karahindi vücuttaki tüm ödemleri atmaktadır. Bunun dışında 20 civarında da karışım vardır. Bu üç bitkiyi kullanan insan asla hasta olmaz. Bakınız Peygamber efendimiz bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: 'biz iki acıya deva verdik şifa değil. Tere ve hardal tohumunda deva vardır. Yine efendimiz 'ineğin sütü şifa, yağı deva eti derttir. Etin derdini gidermek için sirke kekik ve kimyon gibi maddeler ile rafine ediniz' demektedir. Karahindiba ise cennetin bitkisidir. '

KÖTÜ GÜNLER GERİDE KALDI

'Bitkisel ürünler bana enerji ve canlılık veriyor. Tamamen aktifim ve ben bu hastalığı anmıyorum bile. Bazı hekimler, sanatçılar alternaif tıbbı kabul etmiyorlar. Ama ben bu söylemlere kulak asmıyorum. Her türlü ilaçların içinde bitkiler var. Bakın yeni bir bebek doğuyor o bebeğe rezene çayı, papatya çayı veriyor. Annelerimiz dedelerimiz geçmişte devayı hep bitkisel ürünler ile yaşamlarını sürdürmüşler ve uzun ömürlü de yaşamışlardır. Tıbbi tedavi ile alternatif tıbbı birbirine karıştırmadım. Her iki uygulama da bana iyi geldi ama bitkisel tedavi daha ağır bastı. Tekrar söylüyorum bitki tedavisi doğuru kullanılmalı. Eğer alternatif tıp faydalı ise bu söylenmeli, konuşulmalı. Çevremdeki dostlarıma, hayranlarıma kanserden nasıl kurtulduğumu öğrenmek isteyenlere açık açık konuşuyorum. Ben şifa arayan herkesin alternafi tıbbı denemesini istiyorum. Kanser ile ilgili yapılan her türlü organizasyonlara katılıyorum ve bunları açıklıyorum. Kanseri üç kez atlattım. Ama şuan Allah şükür, beni eski sağlığıma kavuşurken Recep Dağıstanlıya teşekkür ediyorum. Yaşam koçum benim bu hastalığı tekrar yaşamayacağımın güvencesini de vermektedir. Şimdilik halimden memnunum' dedi.

‘ŞİFA DAĞITIRIM AMA

HASTA ELİMDE OLMALI’

Kanserin hangi türünden olursa olsun açık söylüyorum Üniversiteler de tıbbi ve alternatif tıbbın tedavisi de birlikte yürümeli ama bu istenilmiyor. Sağlık Bakanlığı alternatif tıbbı kabul etti ama bunun hayata geçirilmesi için girişim başlatmalı. Türkiye'de alternatif tıp tanınıyor. Bunun yasası çıktı. Ama bunu çökertmek için iki tane üç nokta çökertmek için herşeyi döndürüyorlar. Alternatif tıp hususunda Türkiye'nin devletin cebinde çok büyük paralar kalacaktır.  Türkiye bitkisel ilaç tedavisinden yılda 1 milyar dolar para kazanacaktır. Rusya, Azerbaycan ve Dağıstan, Çin, Hindistan'da alternatif tıp kullanıyor. Türk halkı bile bile ilaca bağımlı tutuluyor. Halkımız bitkisel tedaviye yönelmeli.Bunun öncülüğüne de üniversitelerimiz öncülük etmeli. Bana gelen kanser hastalarının çok önemli bölümü tıbben yapılacak bir şeyi kalmamış, insan ölüme terk edilmiş, çok ciddi kemoterapiler ile yatağa mahkum edilmiş hastalar getiriliyor. Kanser tedavisi görenler ve hastalığı yeni konulmuş insanlara yardım etmek benim vatandaşlık görevimdir’ dedi.

''EN VERİMLİ BİTKİLER TÜRKİYE VE DAĞISTAN'DA'

Hastalarına verdiği bitkisel ürünleri Türkiye'nin çeşitli illerinden ve özellikle Dağıstan'dan temin ettiğini, bunları karışım olarak hazırlayıp hastalarına verdiğini söyleyen aynı zamanda Yalova Bitki bilimleri Derneği Başkanlığını da yapan Herbalist Recep Açıkgöz, 'aktarlar sadece baharat ve benzer gıdalar satar. Ancak alternatif tıpta kullanılan maddeleri satamazlar satmamalıdırlar. Buz bitkileri bile çok özel tarlalarda ürettiriyoruz. Bitkiye verilen su, çapa, güneş ayarı bile tarafımızdan yapılıyor.  Çalışmalarımı kendi köyüm olan Esadiye'deki evimde yapıyorum. Bahçemde de birtakım bitki tohumlarını ekiyorum ve ürün alıyorum. Tüm Yalova’lılara, şifa arayan herkese kapılarım açık. Elimden bir fayda geliyor ise bunu herkes ile paylaşmak istiyorum' diye konuştu.

 

 

YORUM EKLE