banner123

Yalova Barosu ortak bildirgeye imza attı

Aralarında Yalova Barosu’nun da yer aldığı 15 baro, ortak açıklama yaparak son günlerde İstanbul Barosu’na, Diyarbakır Barosu’na ve avukatlara yönelik kısıtlamaları, engellemeleri, sindirme ve yıldırma girişimlerini kınadı.

Yalova Barosu ortak bildirgeye imza attı

Geçtiğimiz günlerde Tekirdağ Barosu’nun ev sahipliğinde bir araya gelen Marmara-Ege Baro Başkanları, “Hukuksuz tüm bu saldırılara karşı barolarımız ve meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu, bedeli ne olursa olsun gereken her türlü mücadeleyi vereceğimizi beyan ederiz” açıklamasında bulundu. 5 maddeden meydana gelen ortak bildiriye, Aydın Barosu Başkanı Av. Sümer Germen, Balıkesir Barosu Başkanı Av. Yaşar Meyvacı, Bilecik Barosu Başkanı Av. Halime Aynur, Bursa Barosu Başkanı Av. Zekeriya Birkan, Denizli Barosu Başkanı Av. Müjdat İlhan, Edirne Barosu Başkanı Av. Ahmet Uludağ, İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç Dr. Ümit Kocasakal, İzmir Barosu Başkanı Av. Sema Pekdaş, Kırklareli Barosu Başkanı Av. Harun Saygılı, Kütahya Barosu Başkanı Av. Sabit Özdağlar, Manisa Barosu Başkanı Av. Fadıl Ünal, Muğla Barosu Başkanı Av. Mustafa İlker Gürkan, Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Ahmet Müsellem Görgün, Uşak Barosu Başkanı Av. Rıza Albay ve Yalova Barosu Başkanı Av. Cevdet Bekler imza attı.

 

Sonuç bildirgesinin tamamı şu şekilde;

 

“23.06.2012 tarihinde Tekirdağ Barosu’nun ev sahipliğinde bir araya gelen ve aşağıda imzaları olan Ege ve Marmara Baroları aşağıdaki hususları meslektaşlarımıza ve kamuoyuna duyurmayı gerekli görmüşlerdir.

 

1-Demokratik hukuk devletinin en temel göstergelerinden birisi adil yargılanma hakkı ve onun uzantısı olan savunma hakkıdır. Her vatandaşın vazgeçilmez, temel bir hakkı olan bu hakkın işlevsel ve etkili olarak kullanımının güvencesi ve vasıtası avukattır. Bu anlamda Avukata tanınan bir takım güvenceler kendisi için bir ‘ayrıcalık’ olmayıp, savunmasını yaptığı vatandaşların savunmasını etkin olarak yapılabilmesi amacını taşımaktadır.

 

2-Bu çerçevede Avukata savunma görevini yapması sebebiyle yöneltilen her kısıtlama ‘saldırı’ ,esasen vatandaşlarımızın savunma hakkına ve hak arama özgürlüğüne karşı yapılan bir saldırıdır. Savunmanın olmadığı bir sürecin ‘yargılama’ olarak nitelenebilmesi mümkün değildir.

 

Bu nedenle biz öncelikle tüm meslektaşlarımızı mesleğe ve meslek onuruna, vatandaşlarımızı ise avukata sahip çıkmaya davet ediyoruz.

 

3-Son günlerde İstanbul Barosu’na, Diyarbakır Barosu’na ve avukatlara yönelik kısıtlamaları, engellemeleri, sindirme ve yıldırma girişimlerini endişeyle izlemekte ve kınamaktayız. Hukuksuz tüm bu saldırılara karşı barolarımız ve meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu, bedeli ne olursa olsun gereken her türlü mücadeleyi vereceğimizi beyan ederiz.

 

4-Bu kapsamda dünya görüşleri ne olursa olsun bu kaygı verici ortamda, tüm barolarımızı farklılıklarını bir yana bırakarak savunmaya yönelik bu saldırılara karşı tam bir birlik içinde olmaya çağırıyoruz. Aynı şekilde hukuk dünyasını davalara göre değil evrensel hukuk ilkelerine göre tutum almaya davet ediyoruz.

 

5- Savunmaya ve onun temsilcisi olan avukata yönelik bu tür ihlal, kısıtlama ve saldırıların bizzat yargı içinden, bazı hâkim ve savcılardan gelmesi üzüntü ve kaygımızı arttırmaktadır. Bu bağlamda hâkim ve savcılarımızı savunmanın temsilcisi ve yargının kurucu unsuru avukatı şekli bir unsur olarak görmeyerek savunmayı kısıtlamamaya, avukata, meslek onurumuza saygı göstermeye davet ediyoruz.”

 

 

 

YORUM EKLE