Su sorunu çözülmezse kivinin geleceği tehlikede

Yalovalı kivi üreticilerinin su sorununun en kısa zamanda kalıcı olarak çözümlenmesi gerektiğini dile getiren Yalova Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Tunalı, su potansiyeli yüksek Yalakdere Deresi’ne yapılacak göletle, üreticinin sulama sorununun çözüme kavuşacağını söyledi.

Su  sorunu çözülmezse kivinin geleceği tehlikede
Kivi üretiminde Türkiye’de önemli bir merkez olan ve yıllık kivi üretiminin %40’ını karşılayan Yalova’da,  kasım ayı başı itibariyle hasat başlarken,  Yalova Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Tunalı, Yalova Gazetesi’ne verdiği röportajda; erken hasat, İran kivisinin pazara zamansız girişi ve sulama sorununun Yalova’nın marka ürünü  kivinin  üreticisinin en önemli sorunlarının başında geldiğini söyledi.

Yalova kivisinin aroma ve kalitesiyle Türkiye ve hatta dünyadaki kivilerin en iyisi olduğunu iddia eden Tunalı, Yalova’nın marka değeri taşıyan ürünlerinden birisi olan ve yıllık üretimin önemli bir bölümünün karşılandığı Yalova’daki üretim alanları, bu yılki hasat  dönemi, kivinin pazarlanması, birliğin faaliyetleri ve üreticinin sorunlarıyla  ilgili  tüm ayrıntıları  Yalova Gazetesi’ne verdiği röportajda anlattı.

N.İlçin- Sayın Tunalı, kasım ayı başı itibariyle kivi hasadı başladı, bu yılki üretim ne düzeyde, beklenen düzeyde mi? Yalova’da üretilen yıllık kivi hacmi ve Türkiye’nin ihtiyacı ne düzeyde bilgi verir misiniz?

M.Tunalı- Kasım ayının ilk haftası itibariyle Yalova civarında kivi hasadı dönemi başladı. Hasat dönemi derken, kivinin olgunlaşmasıyla ilgili olarak bu dönemi ifade ediyoruz. Kivinin olgunlaşıp olgunlaşmadığını anlamak için polorimetre denilen bir cihaz var. Ürünü  dalından kopartıp şeker miktarını ölçüyoruz. Cihazla birlikte ölçümü yapılan meyvede,  şeker oranının altı yedi arasında olması gerekiyor. Bu rakama ulaştığı zaman meyve toplama zamanı gelmiş demektir. Niye bunu ölçüyoruz derseniz, olgunluğa erişmeden toplanan ürünün tadı olmadığı gibi  depo ömrü  de kısa oluyor. Ürünün depolarda maksimum saklanma süresi olan altı aya kadar dayanabilmesi için de bu süre, yani hasat dönemi önemli.

Erken hasada yönelen üreticilerimiz de olmuyor değil diğer taraftan, biz birlik olarak elimizden geldiğince doğru zamanda hasat yapılması konusunda üreticilerimize uyarılarda bulunuyoruz. Ama bunun belli bir yaptırımı yok. Valilik, belli bir ceza kesebiliyor.

Bu yılki ürün hasadına baktığımızda geçen yıla göre, beklenenin bir miktar altında ürün var diyebiliriz. Henüz tüm hasat tamamlanmadı ancak, üretim alanlarından bir miktar dolu vuran bölgelerde, yüzde 30 civarında bir ürün kaybımızın olacağını tahmin ediyoruz. Şu anda 6000 dönümlük ovada, 3000 dönümlük alanda kivi var. Ürün miktarı bu yıl artmamasına rağmen fiyatlarda tüccarın üreticiden alış fiyatında geçen yıla oranla bir miktar düşüş var. Geçtiğimiz yıl tüccar toplu olarak üreticiden kilosunu 1.90 Lira civarında almışken, bu yıl kilosu 1.60 Lira civarında alıcı buluyor.

Altı bin dönümlük ovanın üç bin dönümünde kivi var. Ürün miktarı artmamasına rağmen fiyatlar düştü, geçen yıl 1.90’ dı 1.60’ a düştü. Geçen yıl Yalova’da on bin ton üretim yapılmıştı. Yeni bahçeler de üretime geçildiği halde dediğimiz gibi, doludan dolayı bu yıl üründe bir miktar düşüş olacak.

Türkiye’nin yıllık kivi tüketimi yaklaşık olarak 70 bin ton civarında. Bu miktarın on bin tonu Yalova’dan, toplam 25 bin tonu da Türkiye’den karşılanırken, kalan miktarın on bin tonu Şili, on bin tonu ise İran’dan  geliyor. Kivi ürününün dünyadaki üretim alanlarına bakıldığı zaman, 38 ile 40.paraleller arasındaki iklimin kivi üretimi için uygun olduğunu görüyoruz. Türkiye olarak düşünüldüğünde Rize, Çanakkale hattında kivi üretimi için uygun alanlar olarak gösterilebilir. Dünyada bakıldığında ise  Fransa’nın güneyi, İspanya’nın kuzeyi, Yeni Zelanda ve Şili ile Çin’de üretim yapılabiliyor. Bizim ürettiğimiz kiviler soğuk hava depolarında altı ay boyunca, yani mayıs ayına kadar saklanabiliyor. Daha sonra mayıs ayı itibariyle Güney Yarımkürede hasat başlıyor ve o ülkelerden kivi girişi oluyor.

N.İlçin- Yalova’nın kivi depolanmasında ve  pazarlanmasında da başı çeken illerden birisi olduğunu biliyoruz. Pazarlamada nasıl bir yol takip ediliyor, pazarlama ağı daha çok iç tüketime yönelik diyebilir miyiz?

M.Tunalı- Bizim Yalova civarında üretilen kivimiz daha çok bireysel pazarlama yöntemi tercih edilerek pazarlaması yapılıyor. Büyük tüccarlar hasat döneminde gelirler ve ürünü toptan olarak tüketiciden alırlar. Depolama ve paketlemesini yaptıktan sonra piyasaya sürülüyor. Tüccarlar  satın aldıkları kivilerin depolamasını da bizim buradaki kivi için özel olarak yapılmış soğuk hava depolarında saklıyorlar. Yalova’nın soğutma kapasitesi kivi olarak bakıldığında elli bin ton civarında. Şunu söylemek istiyorum, bizim soğuk hava depolarımız kivi için özel olarak yapılmış depolardır.

Türkiye’de başka bölgelerde üretilen kiviler de depolama için bizim buradaki depolara getirilerek muhafaza ediliyor ve pazarlaması da buradan yapılıyor. Kivi depoları özel depolardır. Elma sakladığınız depoda kivi saklayamazsınız. Kivi depolarında her odada etilen tutucu vardır. Bunlarla beraber depolama yaptığınız zaman kivinin saklama süresi altı aya kadar uzatılabiliyor. Yalova’daki depolama kapasitesi Türkiye’nin hiçbir yerinde yok. Bizim depolarımız yüzde elli hibe desteğiyle yapılmıştır. Çünkü burası İstanbul’a yakınlığıyla ve ulaşım kolaylığıyla da bir merkez.

Körfez Köprüsü’nün de yapılmasıyla birlikte, Türkiye’nin bütün ürünlerinin burada depolanması söz konusu. Ürünün depolanması sırasında ayrıca, İstanbul’dan tüccar gelip depodaki ürünü kontrol edebiliyor. Burasının  ulaşım avantajı da var.

N.İlçin- Yurt dışından ithal edilen kivinin de kimi zaman Yalova kivisi diyerek pazarlandığı söyleniyor. İran’dan gelen kivi yerli üreticiyi ve bizim piyasamızı nasıl etkiliyor?

M.Tunalı- İran kivisinin bizim depolardaki yerli üretim kivimizin sona erdiği mart ayından sonra gelmesi gerekiyor. İran’dan gelen kivinin erken gelmesi, bizim hasat  dönemimize denk gelmesi dolayısıyla yerli üreticiyi oldukça olumsuz etkiliyor ve fiyatları düşürüyor. Buna bir çözüm bulunması gerekiyor. Yerli üretim bittikten sonra, gelmesi gerekiyor, marttan sonra gelmesi gerekiyor. Tüketici de bilmiyor, İran kivisini yerli kivi diye alıyor. Çünkü dışarıdan bakıldığı zaman bunun İran kivisi mi yerli kivi mi olduğunu anlaması tüketicinin mümkün değil.İran kivisi sınırdan  gümrüksüz girdiği için, fiyatı da ucuz oluyor bu da bizim tüketiciyi olumsuz etkiliyor. İranlı üreticinin kullandığı  mazot ve enerji fiyatıyla bizimki bir değil. Bizim üreticinin maliyet giderleri onlara göre çok daha yüksek olduğu için rekabet şansını da zorlamış oluyor.

N.İlçin- Yalova’da kaç dekarlık alanda ve ağırlıklı olarak nerelerde kivi üretimi yapılıyor. Yalova’nın ikliminin kivi için elverişli olduğunu biliyoruz, üretim kapasitesinin arttırılması için sizce ne yapılabilir?

M.Tunalı- Şu anda 6000 dönüm arazinin 3000 dönümünde kivi üretimi yapılıyor  burada. Kivi ekonomik olarak getirisi yüksek  bir ürün. Biz diğer meyve alanlarını da  kiviye çevirebiliriz . Çünkü kivi zaten talebi yüksek olan bir ürün. Yalova da üretimi arttırabiliriz.. Şunu da belirtmem gerekir ki, bir kivi C vitamini açısından üç portakala bedel. Ayrıca ilaç atılmadığı için organiğe yakın bir ürün. Çünkü zararlısı yok. Elma için on üç kere ilaç atarsınız, ama kivide hiç ilaçlama yok. Ancak bizim en önemli sorunlarımızın başında sulama sorunu geliyor.

Üretim kapasitesini arttırabilmemiz için kivi üreticisinin sulama sorununun en kısa zamanda çözüm bulması gerekiyor. Çünkü gelecek açısından bakıldığında sulama sorununa çözüm bulunmadığı takdirde, kivi üretimi önemli oranda sekteye uğrayabilir. Ben yetkililerin bu konuda en kısa zamanda adım atarak, çözüm sağlamasını üreticiler adına diliyorum.

Kivi  çok su isteyen bir ürün. Kivinin sulama zamanı nisan sonu başlıyor. Kasım ayına kadar sulama yapılabiliyor. Kivi yılda tam 50 kez sulanması gereken bir meyve. Ancak nisan ile ağustos aylarındaki su kalitesi çok farklı. Su kalitesi zamanla bozuluyor. Devletten talebimiz  hemen yakınımızdan geçen Yalakdere Deresi’nin ki, bu derenin debisi Yalova’daki tüm derelerin kapasitesine eşittir. Bu derede kışın

kivinin sulama zamanı nisan sonu başlıyor kasıma kadar sulama yapılıyor. Kışın taşkın oluyor, yazın kuruyor, buraya gölet yapılırsa, üretim seviyesi artar.

N.İlçin- Yalova’da üretilen kivinin belli bir özelliği, aroması var mı farklılığı ne?

M.Tunalı- Aroma yönünden dünyadaki en tatlı kivi bizim kivimiz diyebilirim. Bu toprakların özelliğinden kaynaklanıyor. İklimi ve toprak yapısı çok müsait ama yeter ki zamanında toplansın, erken hasat yapılmasın.

N.İlçin- Sayın Tunalı, Yalova Kivi Üreticileri Birliğinizden bahsedersek, ne zaman kuruldu, kaç üyeniz var ve faaliyetleriniz neler, anlatır mısınız?

M.Tunalı- Birliğimizin şu anda 27 üyesi var. Yalova’da toplam 300 kivi üreticisi var. Subaşı’nda 110, Tokmak Köyü’nde, Taşköprü ve Kocadere Havzasında kivi üreticisi var. Festivalden sonra yirmi beş kişi daha üye olmak istediğini söyledi. Birliğimiz 2006 yılında kuruldu. Birlik şu anda üreticilerimize danışmanlık yapıyor. Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde Kivi Festivali düzenlendi, burada  aktif bir rol aldık. Festival marka tanıtımıdır, ama çiftçiye yaptığımız ana hizmet danışmanlık yapmak, gübre firmaları ve uzmanlarla temas halindeyiz.

Üreticiye bilgilendirme yapıyoruz. Depolamayla ilgili de seminerler düzenliyoruz. Ancak birlik üyesi üreticiler, henüz pazarlama anlamında birlikte hareket etme bilincinde değil. İsterseniz şöyle bir örnek verelim: Fiyatlar düştü, üretici hep birlikte hareket etmeliyiz. Birlik ticaret yapamıyor şu anda. Tüccarlarla görüşüp bu ürünü pazarlamada yardımcı olabiliriz. Şu anda birlik üyelerinin elinde üç bin ton ürün var. Birlik üyeleri ancak birlikte hareket ettiği zaman biz fiyat konusunda belirleyici olabiliriz. Biz, birlik olursak fiyatta belirleyici olabiliriz. Ama biz tabi birlik olarak hareket etmiyoruz yeterince, fiyatta da tüccar belirleyici oluyor.
YORUM EKLE