CHP’den Oturma Eylemi

CHP Yalova İl Teşkilatı, Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda “OHAL değil demokrasi istiyoruz” sloganıyla bir saatlik oturma eylemi yaptı. Eyleme CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, CHP’li belediye başkanları ve partililer katıldı.

CHP’den Oturma Eylemi

CHP Yalova İl Teşkilatı 81 ille eş zamanlı olarak Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda bir oturma eylemi gerçekleştirdi. “OHAL değil demokrasi istiyoruz” sloganıyla gerçekleşen eyleme yoğun bir katılım oldu. Eyleme CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, CHP’li belediye başkanları ve partililer de katıldılar. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması sonrasında ilk konuşmayı CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce gerçekleştirdi.

“Geleceğimizi çaldılar”
“FETÖ Darbe girişiminden sonra OHAL ilan edildi. Anladık OHAL böyle durumlarda gereklidir. Ama Hamza’ya boza iyi geldi. Alıştılar buna. Sonsuza dek böyle götürmek istiyorlar. O zaman bizim dik durmamız lazım. Türkiye’de tarım, dış ve iç politika ve eğitim içler acısı durumda ama onların derdi bunları düzeltmek değil, OHAL’i uzatıp saltanat sürmeye devam etmek. Bir taraftan milli değerlerimize küfrederken diğer yandan geleceğimizi de çalıyorlar” dedi.

Ortak metin okundu
İnce’nin konuşması sonrasında kürsüye gelen CHP Yalova İl Başkanı Ertan Şener ise 81 ilde eş zamanlı olarak okunan ortak metni katılımcılara okudu. Metinde şu sözler yer aldı, “Ülkemizi tek adam rejimine dönüştürme amacıyla hazırlanan ve tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti. 15 Temmuz’daki FETÖ darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL altında gidilen referandum, meşruiyeti olmayan bir rejim değişikliğini ülkemize dayatmıştır. Sivil darbe ortamında, “Evet” demenin devletin tüm kurumlarıyla desteklendiği, “Hayır” demenin ise adeta yasaklandığı bir dönem yaşanmıştır.

Ülkemiz 21 aydır OHAL ile yönetilmektedir. İlan edilişindeki amacından uzaklaşarak demokrasi ve hukuk sistemine yönelik bir saldırıya dönüşen OHAL rejimi; insan haklarını, ifade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı olmuştur. KHK’lar eliyle parlamento, yani halkın iradesi gasp edilmiştir. Türkiye’yi tek tipe sokmak için sendikalar, meslek oda ve birlikleri ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik operasyonların ardı arkası kesilmemiştir.

AKP iktidarının muhaliflerine bir sopa olarak kullandığı OHAL giderek bu faşizan sınırlarını bile aşmış; sağcı-solcu, muhafazakâr-sosyal demokrat, kimseyi ayırmadan tüm toplumu baskı altına alan otoriter bir rejime dönüşmüştür. OHAL ile ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır.

OHAL nedir? OHAL, 10 Ekim’de katledilen çocuklarını anmak isteyen anne ve babalara sıkılan biber gazıdır. OHAL, ekmeğinin peşindeki tütün üreticisine vurulan coptur. OHAL, Ahmet Şık başta olmak üzere hayatını FETÖ ile mücadeleye adamış gazetecileri zindanlara atmaktır. OHAL, işçi grevlerini ertelemek, grev çadırlarına müdahale etmektir. OHAL, işlerini geri almak için ölümü göze alarak bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın ölüm tehlikesini görmeyen hükümet inadıdır. OHAL, dünyaca ünlü kimi bilim insanlarını FETÖ yalanıyla üniversitelerden atmaktır. OHAL, tiyatro oyunlarını yasaklamaktır. OHAL, muhaliflerini “terörist” olarak tanımlayabilme cüretidir. OHAL, Ankara Kızılay’da İnsan Hakları Anıtı’nı gözaltına almaktır. OHAL, madende oğlu dört yıldır yatan anaya; artık yürüyemezsin, yasak artık demektir. OHAL, on binlerce taşeron işçiyi haksız bir şekilde kadro dışı bırakmaktır. OHAL, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilerin “okuma hakkı”nı elinden alabileceğini söylemek ve öğrencileri tutuklatmaktır. OHAL, milli iradeyi yok sayarak, belediye başkanlarını görevden uzaklaştırmak, belediyelere kayyım atamaktır. OHAL, laik eğitim bildirisi dağıtmak isteyen öğrencinin gözaltına alınması, 16 Nisan referandumunda “hayır” propagandası yapan vatandaşın kolunun kırılmasıdır. OHAL, seçilmiş milletvekillerini hukuksuz bir şekilde tutuklatmak ve yargılatmaktır. OHAL, hakimlerin, savcıların bir parti genel başkanı önünde iliklediği cübbelerdir. OHAL, yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek adamın iki dudağının arasına hapsetmektir. OHAL, doların 4 TL’yi, avronun 5 TL’yi aşmasıdır, Türk Lirası’nın kaybettiği değerdir. OHAL, satılan şeker fabrikası, açlık sınırı altındaki asgari ücret, artan enflasyondur. OHAL, Twitter’daki 280 karakterden, Facebook’taki “beğen” butonundan korkmaktır. OHAL, 12 Eylül cuntasına özenenlerin, askeri darbe dönemlerine rahmet okuttuğu bir düzenin adıdır. İlan ederken bir buçuk ay bile sürmeyecek dedikleri, milleti etkilemeyecek dedikleri OHAL, bardağı çoktan taşırmıştır. Sabır testisi kırılmış, toplumun büyük çoğunluğu OHAL rejimine artık yeter demeye başlamıştır.

Bugün iktidar partisi ve yeni ortakları, Türkiye’yi uçuruma adım adım yaklaştıran OHAL’i bir kez daha uzatmanın peşindedir. Postallı darbelerle mücadele etme vaadiyle gelenler, gelinen noktada takım elbiseli darbeciler haline gelmiştir.

Bizim talebimiz kesindir; Halkın iradesine karşı işlenen bir suç haline gelen OHAL rejimine DERHAL son verilmelidir. Hukukun askıya alındığı, parlamentonun yok sayıldığı, milli iradenin tanınmadığı, milletvekillerinin rehin alındığı faşizm düzeni ortadan kalkmalıdır. Sendikalar, meslek odaları ve birlikleri ile sivil toplum örgütlerine yönelik iktidar gücü ile uygulanan sindirme politikaları son bulmalıdır. Sivil darbe ile tek koltukta birleştirilen yasama, yürütme ve yargı erkleri, yeniden, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi kendi koltuklarına geçmelidir. Sadece bu meydandan değil, Türkiye’nin 81 ilindeki meydanlardan Ankara’daki Saraylıları uyarıyoruz. Bizler OHAL değil demokrasi istiyoruz!”

“Bizde geri vites olmaz” 

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Yalova’da açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Merkezi’ne seslenerek Cumhurbaşkanı adayı ve büyükşehir belediye başkanları adaylarının ön seçimle belirlenmesini isteyen İnce, aynı çağrısını yineledi. İnce, bu düşüncesinden geri dönmeyeceğini dile getirerek, “Ben sözümün arkasındayım. Muharrem İnce bir şeyi söyledi mi bunun arkasında durur. Ben kamyoncu Şerif’in oğluyum. Bende geri vites unutulmuştur. Büyükşehirlerde belediye başkanları üyelerle ön seçimde belirlenmelidir. Cumhurbaşkanı adayı da üyelerle belirlenmelidir. Ben Cumhurbaşkanı adayımızın Ekmeleddin İhsanoğlu vakası gibi olmasını istemiyorum. Partinin 1 milyon 250 bin üyesi var. Üyelerin önüne sandık konulmalı. Aday böyle belirlenmelidir diyorum. İstanbul, Ankara ve İzmir belediye başkanları da böyle belirlenmelidir. Bu düşüncemden milim geri atmış değilim” dedi.

  “Polemiğe girmem”

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ilgili olarak bir anket yapıldığını bildiğini dile getiren Muharrem İnce’ye CHP Genel Merkezinden cevap gelmiş ve “Öyle bir anket yok” denilmişti. Bu konunun sorulması üzerine ise İnce, “Polemiğe girmem genel başkan ne diyorsa doğrudur” demekle yetindi.

Polis kamerasından Cumhurbaşkanına seslendi

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce oturma eylemi öncesinde yaptığı konuşmayı ise polis kamerasına yaptı. İnce, “Polis kamerasına sesleneyim de Recep Tayyip Erdoğan belki sesimi duyar" dedi.

Partilileri oturtamadı

Muharrem İnce oturma eylemine de katılarak yere oturdu. Ancak partililerin büyük bölümü ayakta durunca ayağa kalkan Muharrem İnce partilileri uyardı. İnce, “Arkadaşlar bu oturma eylemi herkes otursun” dedi. İnce oturmamakta direnen partililere birkaç kez, “Oturun” ikazında bulundu.

YORUM EKLE