Yalova'ma Bahar Geliyor

Derin içimize çektiğimiz her nefeste yollarda yürüdüğümüzde karşımıza çıkan en ufak görüntüde hatırladığımız anılar ve geçen hafta olduğu gibi bu haftada size eski Yalova’mızdan bahsedeceğim.

Bu hafta benim çocukluğum anılarım yerine bir abimizin anılarına tebessüm ederek paylaştıklarımıza yer vereceğim. Balıkçılar Lokalini hepimiz biliriz. Geçmişte olanından tutunda bugün bile gençlerimize sorsanız onlar bile size söyler. Nostalji Yalova’nın en eski mekânlarından olan Balıkçıların işletme müdürü Vedat abimizi ziyarete gittim. Bana Yalova’nın sessiz günlerini sakinliğini özlediğini söyledi.

Eski mekânlardan bahsetti. Sahilde Filiz kafe vardı. Biz gençler oraya takılırdık. Yemek yemeye 49 vardı oraya giderdik. Sahilde gezerken kızlara sarkıntılık etmezdik. Sokaklarda kavga etmez kimseye zarar vermezdik. Balıkçılar eski Yalova’nın ruhu olmaya devam ediyor. Denize doğru demli çayınızı içerken simitçi amcamızdan sıcak simit ve peynirinizi de almayı unutmayın tabi. Yiyeceğiniz kadar alın yoksa simitçi amcamız kızar unutmayın.

Sonra kulağınızda bir ege türküsü olsun. Denize bakın çevrenizdeki kayıklara bakın çayınızı yudum yudum için hızlı değil yavaş…

Simit’inizden bir parça alın peynirinizle beraber ağzınıza atın. O anda gözlerinizi kapatın. Simit’in o mis kokusu arasında eskiye dönün annenizin ya da babanızın yanında mutlaka gelmişsinizdir. O anı anımsayın. Tebessümlerinizle eski Yalova’ya anılarınıza yine bir merhaba deyin.

* “Dünya bir kitaptır, seyahat etmeyenler onun sadece bir sayfasını okurlar” – Saint Augustine

NEDEN HAN DEMEYEYİM?

Günlerden bir gün, zamanın ünlü bir bilgesi hükümdarın sarayının kapısına geldi. Muhafızların hiçbirisi saygıları nedeniyle onu durdurmaya çalışmadı. Bilge, sonunda hükümdarın tahtında oturduğu odaya girdi.

Ziyaretçisini hemen tanıyan kral saygıyla ayağa kalkıp sordu:

“Ne istiyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim?”

“Bu handa uyuyacak bir yer istiyorum” cevabını verdi bilge.

“Ama burası han değil ki” dedi kral hafif kızgınlıkla, “Benim sarayım.”

“Sorabilir miyim: Senden önce bu sarayda kim yaşıyordu?”

“Babam. O öldü ama.”

“Ondan önce kim yaşıyordu?”

“Büyükbabam. O da öldü.”

“O zaman burası insanların kısa bir süreliğine gelip kaldığı, sonra da terk

edip gittiği bir yer demek ki. Neden ona han demeyeyim?

Eskilerin değerini bilemez isek şimdi ki zamanımıza nasıl sahip çıkacağız.

Yalova’nın paket taşlı olduğu yıllarda babamın beni dolaştırmak için sahil kenarına götürüp Balıkçılarda ya da arkadaşlarını 2-3 dakika görmek için durduğu dadaşlar kahvesinin önünde durduğu zamanlardan bahsediyorum.

Özlüyorum. Pipo kokan ellerini özlüyorum Asker’e bakalım kızım deyişini rüzgârdan çıkmasın diye arada eliyle düzelttiği fötr şapkasını özlüyorum. Her bahar gelişinde annemin hazırlıklarını, teyzemin sütlü kurabiyelerini, Aslı yengemin ketelerini, komşumuz Yasemin Kapar’ın jöleli pastalarını Hikmet teyzemin kısırını, Münevver teyzemin seslenişlerini, Nesrin teyzemin kızı Gül’e gazeteyi alırken ekini unutma Murat o eki bekliyor demesini hep anımsıyorum.

Her anı beni geçmişe götürüyor. Yüreğim burkularak gözlerimde yaşlarla tebessümlerle anıyorum. Anılarıma sahip çıkıyorum. Bugünde yarında bir şey değişmeyecek. Eski esnaflarımızı hatırlıyorum. Fatih caddesinde köprüye giderken köşede tekel bayinin olduğu sokakta bir terzi dedemizvardı.

Nereye gidersek gidelim. İlk ona uğrardık. O benim dedemdi. Çok severdim ayrılmak istemezdim Aydıner’di soyadı ama ismini bilemem. Kış aylarında sobadaki odunu tutuşturmak için annem gaz aldırmaya gönderirdi babamı gaz uysallardan alınır. Kıyma da başkanlardan alınırdı. Yollar boyu bu hep böyle geçti. Zaman su gibi akıp gidiyor. Eski esnaf amcalarımızı, dayılarımızı, dedelerimizi bulamıyoruz artık.

Özlüyorum demekle olmuyor. Elinize aldığınız her gazetede bugünde yine döktürmüş diyeceksiniz biliyorum. Unutmayın! Bugünde anılarınızda yolculuk yaptınız ama anılarınızın parçası olan dostlarınızı aramadınız.

Huzurlu, sağlıklı, mutlu, umutlu, şanslı ve bol bereketli anılarınızı es geçmeyeceğiniz bir hafta diliyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
ibrahim uykız
ibrahim uykız - 12 saat Önce

çok güzel bir yazı olmuş hepsine katılıyorum

burhan eryiğit
burhan eryiğit - 4 ay Önce

başarılarınızın devamını dilerim