Daha Emniyetli Bir Deniz Trafiği

Geçen yazımda “ İstanbul Boğazı Trafik Düzeni “ üzerine eğilmiş; 1994 yılında yürürlüğe giren talimat ve düzenlemelerle İstanbul Boğazı’ nda özellikle insan ölümlü, yangınlı ve çevre felâketli tehlikeli deniz kazalarının azalması ve neredeyse yok denecek bir düzeye inmesi üzerinde durmuştum.

Yapılan önlemleri açıklamış, sonuç olarak su çekimi, çökme ve trim etkisi nedeni ile Kanal’ dan geçemeyecek büyük gemilere ilâve olarak, geçiş yapan gemilerin yaklaşık % 40’ ını oluşturan 150 metreden küçük gemilerin de kılavuzluk ücreti ödememek için İstanbul Boğazı’ ndan geçmeye devam edeceklerini, belirtmiştim.

Aşağıda önerilen ilâve emniyet tedbirleri ile ülkemize hiçbir külfet getirmeden, yeni bir yapılaşmaya ihtiyaç duyulmadan İstanbul Boğazı deniz trafiğinin daha da emniyetli hâle getirilmesi mümkün olacaktır.

Türk boğazları deniz trafik düzeni tüzüğü/ yönetmeliği ve uygulama talimatlarının eksiksiz uygulanması,

Kılavuz kaptan alımının 150 metre ve üzerindeki tüm gemiler için mecburi hale getirilmesi ( 1994- 1998 yılları arası Türk bayraklı gemilere uygulandığı gibi),

Samsun- Ceyhan ve hatta Novorsiski- Samsun- Ceyhan petrol boru hattının inşasının gerçekleştirilmesi ile İstanbul Boğazı’ ndan tanker geçişi trafiğinin azaltılması,

Türk boğazları acil müdahale teşkilâtının acilen kurularak uygulamaya geçirilmesi, düzenli “rol talimleri” yapılarak eksiklerin giderilmesi,

200metre ve üzeri özellikle yüklü tankerlerin İstanbul Boğazı ağızlarında beklemelerinin önlenmesi amacıyla bu tür tankerlerin plânlamalarının kalkış limanlarında veya Türk boğazlarına varışlarından belirli bir zaman önceden yapılarak beklemeden giriş yapmaları için hız ayarlarının yapılması,

İstanbul Boğazı’ nın riskli bölgelerinde acil durum ve olaylara müdahale için hizmete hazır römorkör bekleme istasyonlarının Büyük Liman, Büyükdere, İstinye, Arnavutköy/ Çengelköy, Üsküdar ve Harem’ de olmak üzere kurulması,

Türk Boğazları’ nda tutulan “kaza” kayıtlarından başka “kazaya yakın durumların” da kaydının tutulması, kayda giren gemilerin bir sonraki gelişlerinde teknik durumlarının bu kayda istinaden sorgulanması ve gerektiğinde geçişin engellenmesi ya da alınacak tedbirler çerçevesinde geçişe izin verilmesi (kılavuz kaptan, römorkör refakatinde geçiş, gündüz geçiş, akıntının düşk olduğunda geçiş gibi).

Yukarıda belirtilen alınacak emniyet tedbirleri ile ülkemize hiçbir külfet getirmeden, dünyada uluslararası kabul görmüş “ kirleten öder” ilkesinde olduğu gibi “tehlike/risk getiren öder” ilkesi doğrultusunda, tüm masrafların tehlike/ risk getirenlerden tahsil edilerek, “İstanbul Boğazı’ nda daha emniyetli ve daha güvenli deniz trafiği ve yönetimi oluşturulabilir.

Bu durumda ülkemize herhangi bir külfet ve yük getirilmemiş olur!

 (Yukarıdaki metin için TMMOB Gemi Makineleri İşletme Mühendisleri Odası YK Başkanı, Uzak Yol Baş Mühendisi Feramuz Aşkın’ ın; Uzak Yol Kaptanı, Emekli Baş Kılavuz Kaptan Saim Oğuzülgen’ in; Uzak Yol Kaptanı Emekli Kılavuz Kaptan Sedat Tenker’ in çalışmalarından yararlanılmıştır.)

YORUM EKLE