SMMMO’dan İş Güvenliğinde çözüm önerileri

Yalova Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı İslam Doğan, 1 milyon 400 bin işletmeyi, 11 milyon işçiyi kapsayan yeni yasanın özellikle işveren ve işçi tarafından kolaylıkla anlaşılıp uygulanmasıyla bir yılda yaşanan yaklaşık 69 bin iş kazası, 700 meslek hastalığı ve 1700 işçi ölümünün en aza indirilebileceğini söyledi.

SMMMO’dan İş Güvenliğinde çözüm önerileri
Türkiye’de 1,4 milyon işletmeyi ve 11 milyon çalışanı kapsama alan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hakkında İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) hazırladığı raporda, yasanın daha sosyal ve uygulanabilir olması için yasal düzenlemede 4, uygulamada ise 7 önemli soruna dikkat çekildiğini belirten İslam Doğan, “Raporu kanun yapıcı ve uygulayıcılara da sunduk. Temel amaç; Türkiye’de iş kazalarının en aza indirilmesi noktasında katkı sağlamaktır” dedi.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun son istatistiklerine göre Türkiye’de yılda 69 bin 227 iş kazası yaşandığı ve 697 meslek hastalığının tespit edildiğini hatırlatan Doğan, “İş kazalarının bin 700'ü, meslek hastalıklarının ise 10'u ölümle sonuçlandı. Bir önceki yıla göre meydana gelen iş kazalarında yüzde 10, meslek hastalığı sayısında ise yüzde 31 artış var. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) kriterlerine göre iş kazaları ve meslek hastalıklarının ülkemiz ekonomisine zararı da yıllık tahmini 38 milyar lira" diye konuştu.

Yalova Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı İslam Doğan,  İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 26 Haziran 2012’de TBMM’de kabul edildiğini, yasa yürürlüğe tam olarak girdikten sonra tüm iş ve işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uymak zorunda olduğunu belirterek, “Yasanın bir kısmı 1 Ocak 2013’de yürürlüğe girdi. Sadece 50 ve daha çok işçi çalıştıran işyerlerinden tehlikeli ve çok tehlikeli sayılanlar için uygulama başladı. 2013 yılı Temmuz ayından itibaren ise 50 işçiden az işçi çalıştıran, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri için yürürlüğe girecek. 2014 yılının temmuz ayında ise kamu işyerlerinin tümünde, özel sektördeki az tehlikeli tüm işyerlerinde uygulanacak. Bakkal, manav, apartmanlar gibi işyerlerini de kapsayacak” diye konuştu.

Oda Başkanı İslam Doğan, On veya daha çok işçi çalıştıranların süreçte işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdam edeceklerini veya ortak sağlık ve güvenlik birimi şirketlerinden (OSGB) hizmet alacaklarını vurgulayarak, kanuna tabi bütün işyerlerinin risk değerlendirmesi yapmak zorunda olduğunu söyledi. Başkan Doğan, yaptırmayanların ise para cezasına çarptırılacağını belirti. Başkan  İslam Doğan, dokuz ve daha az işçi çalıştıranlar işyerlerinden tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfında olanların ise SGK üzerinden bir hizmet alacağını ifade etti.

İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili yasal düzenlemede dört temel sorun olduğunu belirten Doğan,  “6331 sayılı yasa ile İş sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği arasındaki uyumsuzluk vardır. Az tehlikeli ve 50’nin altında işçi çalıştıran işverenlerden ekonomik ve teknik olarak istenilen bazı yetki ve yükümlülükler ile mali külfeti çoktur. Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde mesleki eğitim aldırılması zorunluluğuna karşın uygulamada Milli Eğitim Bakanlığı mesleki eğitimleri durdurmuştur. İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı ile Destek Elemanları ve İşyeri Hekimi çalıştırmaya ilişkin Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği yürürlülük tarihinde uyum sorunu vardır” diye konuştu.

İş Güvenliği yasasında yedi temel sorun…

Yasanın uygulamasıyla ilgili yedi temel sorun bulunduğunu belirten Oda Başkanı İslam Doğan, “6311 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun Uygulanmasına Yönelik Sorunlar ve Çözüm Önerileri” adlı raporda uygulamadan kaynaklanan sorunlar ise yedi başlıkta toplandı. Ofis hizmetleri de tehlikeli işyerleri gibi değerlendirilerek iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi çalıştırma ve diğer yükümlülükler kapsamına alınmıştır. Tüm işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden yapması zorunlu risk değerlendirmesiyle ilgili bir tamamlama süresi verilmemiştir. Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) şirketleri kurulu bulundukları ve sınır komşusu iller dışında hizmet verememektedir. İşyeri hekimlerinin çalışma süresi oldukça fazladır ve mevcut durumda sadece 50 ve üzeri işyerleri için dahi yeterli sayıda işyeri hekimi bulunamamaktadır. İşkolu ve tehlike sınıfı değişiklikleri yeterli hızda değildir ve bürokrasisi çoktur. İşverenlere, profesyonel hizmet sunucularına ve vatandaşlara bilgilendirme ve sorunların çözümü için destek verilmemektedir .İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün, "İSG-KATİP" programı sistemi hedeflenen hizmeti sağlıklı verememektedir” sözleriyle yasanın uygulanmasındaki sorunlara dikkat çekti.

Çözüm önerileri 11 başlıkta…

İSMMMO’nun 6311 Sayılı İş  Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun Uygulanmasına Yönelik Sorunlar ve Çözüm Önerileri” raporunda çözüm önerileri de 11 madde halinde açıklandığını belirten Oda Başkanı Doğan, çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı: “Denetime gelen iş müfettişleri önce eğitim ve bilgilendirme yapmalı ayrıca işçi eğitimleri İŞKUR tarafından işçilere ücretsiz ve uzaktan eğitim kullanılarak da verilmeli. İş güvenliği eğitimlerinde, az tehlikeli sınıftaki işyerleri için uzaktan eğitim imkanı olmalı. Az tehlikeli işlerde 30’un altında işçi çalıştıran işyerleri için Risk Değerlendirmesi yapılması zorunluluk halinden çıkarılmalı.

Çalışma Bakanlığı / İSGGM İşyeri meslek kodlarına göre genel hatlarıyla yapılması gereken matbu planları sitelerinde yayınlamalı. İş Teftiş Kurulu’nun işyerlerinde hangi kriterlere göre teftiş yapacakları önceden işverenlere bildirilmeli. Kamu kurum ve kuruluşları hariç 10’dan az çalışanı bulunanlardan, az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için devlet desteğinden faydalanabilmeli ve Bakanlar Kurulu bu kararı ivedilikle açıklamalı. Risk değerlendirmesine ilişkin yönetmelik ertelenmeli ve az tehlikeli işler için zorunluluk kapsamından çıkarılmalı.

Denetime gelen müfettiş önce bilgilendirme yapmalı daha sonra da risk ve tehlikeler için termin süresi vermeli. Çok tehlikeli işyerlerinin uzman ihtiyacının 1/5’i gibi bir kısmını (A) veya (B) grubu iş güvenliği uzmanı yerine getirmeli. Kalan süre C grubu uzman çalıştırılarak yerine getirilmeli. Verilen hizmet kalitesini ve hızını artırmak için uygulamaların kontrolüne ve standardizasyonuna imkan veren bir sistem kurulmalı. İşyeri hekimi çalışma süreleri işçi başına tehlike durumuna göre az tehlikeliden çok tehlikeliye doğru 2-3 ve 4 dakika olacak şekilde azaltılmalı ve sabit süre kaldırılmalı.

500-750-1000 sayılarına göre tam zamanlı hekim çalıştırılması uygulamasından vazgeçilmeli. İşkolu ve tehlike sınıfı değişiklikleri hızlıca ve bürokrasiye boğulmadan, denetim yapılmadan işkolu kodu ve tehlike sınıfı değişiklikleri yapılmalı. İSG profesyonellerine ve vatandaşlara destek verilmeli. Merkezi bir yapı olarak örgütlendirilen İSGGM bünyesinde hizmet verecek ve sorunları Ankara’ya gidilmesine gerek kalmadan çözecek bir yapı kurulmalı ve mutlaka taşra birimlerinden, özellikle Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri’nden de yararlanılmalı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İSG Genel Müdürlüğü, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi sözleşme bildirimlerine ilişkin iş ve işlemleri daha etkin ve hızlı şekilde yürütmeli”
YORUM EKLE

banner137

banner138