19 Temmuz’da ne oldu?

Her yıl Yalova'nın düşman işgalinden kurtuluşu olarak kutladığımız 19 Temmuz tarihini anlamını ve içeriğini Yalova Belediyesi eski başkanı Yakup Bilgin Koçal'ın kaleminden sizlerle paylaşıyoruz.

 19 Temmuz’da ne oldu?

Her yıl Yalova'nın düşman işgalinden kurtuluşu olarak kutladığımız 19 Temmuz tarihini anlamını ve içeriğini Yalova Belediyesi eski başkanı Yakup Bilgin Koçal'ın kaleminden sizlerle paylaşıyoruz.


Yalova'nın düşman işgali sırasında yaşadıklarını bu satırlarda bulabilirsiniz.


 Yalova’nın kurtuluş günü olarak 19 Temmuz’da yıllardır kutlamalar yapılır ama çoğunluk o gün ne olduğundan haberdar değildir. Yunan askerinin merkezde çatışmadan çekilmiş olmasının arka planını anlayabilmek için İstiklâl Savaşı’nın o dönemdeki sürecini ve Yalova’daki savaşın nerede gerçekleştiğine vakıf olmak gerekir.
İstiklâl savaşının üç farklı dönemi vardır:
1-Yunan ordusunun Anadolu’ya girerek, Rum ve Ermeni çetelerinin desteğiyle şehirleri işgal etmeye başladığı dönem… Bu süreç, Türk Ordusu için hazırlanma dönemidir.
2-İnönü ve Sakarya muharebelerinin olduğu savunma dönemi…

3-Türk Ordusunun taarruz için hazırlanması ve zafer dönemi…

  İlk dönem Yalova’da çatışmasız geçmiştir çünkü bu süreç, İngilizlerin ‘Yunan askeri gelmeyecek’ güvencesi vermesi ve Akköylü İbo’nun değişik milletlerden oluşturduğu bin kişiye ulaşan çetesiyle bölgeye hâkim olduğu dönemdir. Bu süreçte özellikle İstanbul’dan silah ve mühimmatın Anadolu’ya kaçırılmasında Yalova’daki tüm unsurların katkısı söz konusudur.

 Yalova’nın 15 Eylül 1920’de işgal edilmeden önceki yaz aylarında, İbo, İngilizler tarafından kandırılır ve Katırlı’daki Yunan Yüzbaşı tarafından esir alınarak önce İstanbul’a oradan da Yunanistan’a götürülür. Çete dağılır ve Yunan askeri hiçbir mukavemet görmeden şehri teslim alır.

  İkinci dönem, Yalova merkezin işgal edilmesini müteakip yaşanan süreçtir;

-5 Ekim günü Ermeniler, Beşpınar köyünü basarak iki kişiyi şehit eder, yağma ve tecavüzlerde bulunurlar. Yunan komutanın talebiyle çoğu Türk köyü silahları teslim etmiştir. Bu emre uymayan sadece birkaç köy vardır ve

-10 Ekim günü sivil halktan kişiler, Üsteğmen Abdülkadir Efendi ve Rasim Efendi’nin önderliğinde Burhaniye Müfrezesini oluşturularak Kuvayı Milliye hareketini başlatırlar. Başlangıçtaki çatışmaları müteakip Türk ve Yunan cepheleri oluşur. Yunan cephesi Üreğil, Yeniköy, Ortaköy, Sugören, Güney, Küçükkumla ve Gemlik hattındadır. Türk cephesi ise Dumantepe, Mangırtepe ve Damlalı Kaya Tepesi hattındadır.

 Burhaniye Müfrezesi, 1921’in ilk günlerinde Rum köyü olan Elmalık’a baskın yapar. Müfreze buradaki çatışmada ilk şehidini verir; Hafız İlyas… Aylarca çatışmalar sürer; bazen Rum ve Ermeni çetelerle, bazen Yunan askeriyle… Şehitler verilir.

 Burhaniye Müfrezesi, 1921’in Mart ayında güvenliği ve koordinasyonu sağlayarak Yalova, Orhangazi ve Gemlik dağ köylerinden kadın, erkek, çocuk, yaşlı yaklaşık on beş bin Türk’ü Geyve istikametine göç ettirir. Göçün başında Güney Köyü’nden Şeyh Şerafettin vardır. Ama maalesef Nisan 1921’de göç imkânı bulamayan Kocadere, Çınarcık, Akköy gibi kıyı köylerindeki silahsız Türkler, Yunan mezalimine muhatap olur.

-19 Temmuz 1921…

 İnönü muharebelerinde arzu ettiği başarıyı yakalamayan Yunan Ordusu bütün güçlerini Sakarya Meydan Muharebesi için toplamaya başlar. 18 Temmuz Pazartesi günü Mustafa Kemal Paşa’nın Batı Cephesi karargâhında İsmet Paşa’ya talimatı tüm askeri birliklerde duyulur:

 “Orduyu, Eskisehir’in Kuzey ve Güneyinde topladıktan sonra, düşman ordusuyla araya büyük bir mesafe koymak lazımdır ki ordunun tanzim, tensik ve takviyesi mümkün olabilsin. Bunun için Sakarya gerisine kadar çekilmek caizdir.”

 Artık savaşın Sakarya’da olacağı açıktır. Yunan komutanlar askeri birliklerini Eskişehir istikametine sevk etmektedir. Cephe savaşının yürütüldüğü noktalar haricindeki birliklerin çekilmesi ve Sakarya savaşı için ana kuvvete takviye yapılması talimatını verirler. Bu amaçla Yunan askeri, bizim bölgemizden de sırasıyla Kocaeli, Karamürsel ve 19 Temmuz 1921 Salı günü, halktan kimsenin kalmadığı Yalova merkezinden çekilir ama dağlardaki cephelerde çatışma devam etmektedir. Aynı gün Eskişehir, Yunanlılar tarafından işgal edilir.

12 Eylül’de sonlanan Sakarya muharebesi de Türk Ordusu için başarılı bir savunma savaşı olarak tarihte yerini alır.  Bundan iki gün sonra;

-14 Eylül günü Yalova dağlarındaki cephe savaşında Burhaniye Müfreze komutanı Üsteğmen Abdülkadir Efendi şehit olur.

 Üçüncü dönem Yalova’da;

-15 Kasım 1921’de başlar. Kocaeli Grup Komutanı Deli Halit Paşa kuzey batıdaki son müfreze olan Burhaniye Müfrezesini kendi emrine alır ve oluşturduğu Yalova Müstakil Bölüğüne bağlar. Halit Paşa, Genelkurmayın emriyle Müfreze komutanını ‘Milis Zabit’ olarak Müstakil Bölüğün 2. Takım komutanı olarak atar. Ara sıra çatışmalar olsa da büyük taarruz için hazırlıklar tamamlanır ve

-4 Eylül 1922’de Yalova bölgesindeki taarruz Beşpınar Tepesine hücum ile başlar. Yılsonuna kadar savaş sürer ve bu süpürme harekâtı Orhangazi, Gemlik, Mudanya ve Erdek’e kadar devam eder.

 Deli Halit Paşa’nın komutasındaki birliklerin vazifesi, yüzlerce kilometre uzunluğundaki cephenin kuzey tarafını hilal gibi bükerek hem düşmanın ana gövdeye katılımını engellemek hem de dağılan Yunanlıları İzmir’e doğru süpürerek sıkıştırmaktır. Büyük bir başarı elde eden Halit Paşa’nın emrinde Yalovalı milisler de vardır hem de öncü kuvvet olarak yer almışlardır.

- 1922 yılının sonunda, Kuvayı Milliye olarak Kocaeli grup Komutanlığının Yalova Müstakil Bölüğünün 2. Takımını oluşturan Burhaniye Müfrezesi terhis olur.

 Allah, en başta Mustafa Kemâl olmak üzere, Halit Paşa ve tüm Yalovalı mücahitlerden razı olsun.

YORUM EKLE

banner137

banner138