Doğa Yürüyüşçüleri ‘Delmece’nin Çiçekleri Ölmesin!’ dedi.

Delmece Yaylası ve Göl Soğanlarını Koruma Bahar Yürüyüşü gerçekleştirildi. Haftasonunda Yalova’da trekking turları düzenleyen tüm gruplarının destek verdiği yürüyüşe 79 doğasever katıldı. Son yıllarda Yalovalı doğa yürüyüşçülerince düzenlenen en kalabalık etkinlik olan yürüyüş, Delmece- Karlık-Aldere yaylaları güzergâhında gerçekleşti.

Doğa Yürüyüşçüleri ‘Delmece’nin Çiçekleri Ölmesin!’ dedi.
Delmece yaylasında özellikle son yıllarda yaşanan hızlı değişime dikkat çeken yürüyüşçüler, Delmece Yaylası ve Karlık Yaylası’nda yetişen bitkilerin, özellikle de ‘Göl soğanı (Leucojum Aestium)’ bitkisinin bu bölgede yok olma tehlikesi altında olmasına dikkat çektiler. Yürüyüşçüler muhteşem güzellikteki Göl Soğanı bitkisini fotoğraflama imkânı buldu.

Delmece ve Karlık hakkında bilgilendirme yapıldı

Bir doğa koruma etkinliği olarak planlanan yürüyüşte Delmece Yaylası ve Karlık Yaylaları ekosistemi hakkında bilgilendirme yapıldı. Delmece Yaylası’nda geçen yıl açılan drenaj kanallarının ortaya çıkardığı çirkin görüntüye dikkat çeken yürüyüşçüler, ‘Yaylalarımıza sahip çıkıyoruz’ mesajı verdiler. Delmece Yaylası’nda son yıllarda hızlı bir yapılaşma yaşanıyor. Bir taraftan da Delmece Yaylası’nda ayrıntıları kamuoyuna açıklanmayan turizm projeleri hazırlanıyor. Yaylada eski ahşap binaların bulunduğu bölge ise 2b arazisi olması nedeniyle satışa çıkarılabilecek, belki de çıkarıldı. Delmece Yaylasında villa tarzı yeni yapılar da yapılmış bulunuyor. Yürüyüşçüler Ulusal Egemenlik haftası kutlamasını da bu yürüyüşle gerçekleştirdi.

“Doğal hayat yok ediliyor”

Yaylada yaşanan bu değişimin planlanan projelerle ilgili olup olmadığını merak eden doğaseverler, acaba ‘birileri yaylada kurbağa sesinden rahatsız mı oluyor?’ diye soruyor. Delmece Yaylası’nın kimi bölümleri çok eski tarihlerden bu yana yarı bataklık özelliği gösteriyor. Yer yer sazlıklar ve su birikintileri ile kaplı olan Delmece Yaylası yoğun olarak kurbağaların ve suya bağlı yaşayan hayvanların yaşam alanıydı. Geçmiş yıllarda yayladaki derelerde balık da yaşıyordu fakat ne yazık ki geçen yıl açılan drenaj kanalları nedeniyle yayladaki dere ve derede yaşayan balıklar ortadan kalktı. Kurbağa nüfusu ise büyük oranda azaldı. Tek bir canlı türünün ortadan kalkması ekosistemde birçok canlının yaşamını öngörülemeyecek şekilde etkileyebilir. Yaylada bulunan sulak alan bitkilerinin bir yıl içinde azaldığı açık olarak görülebiliyor. Doğasever sporcular ‘yapılan hatalardan dönülmesini, yeni hatalar yapılmamasını, Delmece Yaylası’nın özel koruma altına alınmasını’ talep ediyorlar.

‘Tabiat Parkı mı, Mesire Alanı mı?’

Bildiğimiz kadarıyla Yalova’da iki tabiat parkı bulunuyor. Bunlardan biri Termal bölgesini de içine alan ‘Harmankaya Tabiat Parkı’, diğeri ise ‘Delmece Yaylası Tabiat parkı.’ Adı ‘Tabiat Parkı’ olarak geçmesine rağmen Delmece Yaylası’nın bir bölümü turizm alanı ilan edilmiş ve burada turizm projeleri tasarlanıyor. Yaylalarımız turizme kazandırılması çalışmalarının hangi aşamada olduğu kamuoyuna şeffaflıkla açıklanmış değil. Geçtiğimiz yıl bazı yerel yayın organlarında ‘Yayla’ya Dev Tesis’ başlıklarıyla yayınlanan haberler çevrecileri oldukça meraklandırmıştı. Yaylaları turizme kazandırmaya çalışanların Doğa Turizmi, Yayla turizmi, Biyolojik turizm kavramları ile Piknik arasındaki farkı iyi anlaması gerekiyor. Eko-turizm’in yapay tesislerde değil, doğal köy ve obalarda yapılması gerektiğinin turizmciler tarafından çok iyi anlaşılması gerekiyor. Aksi halde ‘kaş yaparken göz çıkarılmış’ olacak.

Doğaseverler ‘Yaylaların yağmalanmasına göz mü yumuluyor, yaylalarımız gözden mi çıkarıldı?’ diye soruyor.

Son yıllarda Yalova Eko-turizm’in birçok alanında olumlu adımlar atılırken doğal mekânlar peş peşe zarar görüyor. Delmece Yaylası’nda açılan kanallarla Yayla delik deşik hale getirilmişti. Esenköy’deki Çaldere Şelalesi’nin yol yapımı çalışmasıyla zarar gördüğünü yakın zamanda öğrenmiştik. Çaldere Şelalesi ile ilgili açıklama yapılmış ve yapılan hatanın düzeltileceği yönünde kamuoyuna bilgi verilmişti. Ne yazık ki bir yıldır Delmece Yaylası’nda yaşanan olumsuzluklar ile ilgili sorumlular tespit edilmedi ve kamuoyunu rahatlatacak bir açıklama yapılmadı. Mesire alanı olarak kullanılan bir çok alanın hızlı bir şekilde tahrip edildiği gözleniyor. Bir zamanlar Yalova’nın önemli doğal alanlarından biri olan ‘Hasanbaba’ mesire alanının günümüzdeki durumu ortada. Erikli Kent Ormanı ise çöplerin temizlenmemesi nedeniyle geçtiğimiz yıllarda eleştirilere konu olmuştu. İl dışından şehrimize gelip Erikli Yaylası’nı ziyaret eden doğasever sporcular çöp yığınlarını fotoğraflayıp tepki göstermişlerdi. Delmece Yaylası’nda yapılacak mesire alanının da yaylada tahribata hızlandıracağı tedirginliği yaşanıyor.

Doğaseverlerin önerileri

Delmece Yaylası’nın biyolojik zenginliği büyük oranda yaylanın çayırlık alanında bulunuyor. Soğanlı bitkilerin yaşadığı bölgenin çitlerle çevrilmesini, bu bitkilerin ezilerek yok edilmesinin önüne geçilmesini bekliyoruz. Geceleyin bu çayıra inip dolaşan yaban domuzu gibi hayvanların ve sulak bölgede yaşayan kurbağaların bu yaylanın doğal yaşamının bir parçası olduğu bilinmeli ve hayvanlar buradan uzaklaştırılmaya çalışılmamalıdır. Delmece Yaylası eğer bir Tabiat Parkı ise ve burada yayla turizmi yapılmak isteniyorsa öncelikle açılan kanallar ile yapılan hatadan dönülmeli, ziyaret edenleri şaşkına çeviren ve ‘bir daha Delmece’ye gelmem, yayla mahvolmuş’ dedirten hata düzeltilmelidir. Yaylaya çıkan yolun solunda yolun altındaki geniş düzlüğe araçların girişine müsaade edilmemelidir. Ağır araçlar yayla toprağının süngerimsi yapısının sıkışıp bozulmasına, arazinin su tutma kapasitesinin düşmesine neden oluyor. Zengin bitki varlığına sahip çayırda araçların tekerlek izleri dikkat çekiyor. Her ne sebeple olursa olsun orkidelerin, çiğdemlerim, muscarilerin, akyıldızların ve göl soğanlarının bulunduğu bu çayıra araç girmemelidir. Yolun altındaki bölümün otopark olarak da kullanılması yanlıştır.

Delmece ve Karlık yaylaları çayırlarında ATV tarzı araçlarla gezintiler ve yarışlar yapılması engellenmeli, yollar dışında ‘jeep safari’ benzeri yarışlar veya Bitki örtüsüne zarar veren benzer girişimler engellenmelidir. Delmece Yaylası’nda ‘şifalı su’ istikametinden inen yolun su ile taşıdığı çamurun yayla çayırına akması engellenmelidir. Gerekirse bu yol kapatılmalı veya güzergahı değiştirilmelidir.

Delmece Yaylası’na ‘ahşap mescit’ önerisi

Yaylada, yolun altında, nadir bitkileri barındıran çayırın kesinlikle her türlü yapılaşmaya kapatılması gerekiyor. Delmece yaylasında evler yolun sağında toplanmışken mescit olarak kullanılan betonarme yapının çayırın ortasında bulunmasına anlam verilememektedir. Delmece Yaylası’na yaylaya yakışacak şekilde geleneksel yayla mimarisini yansıtan bir ahşap camii yapılmasını, hâlihazırda mescit olarak kullanılan yapının çayırın ortasından kaldırılarak, evlerin yanına veya turizm projesinin yapılacağı yolun üstündeki alana taşınmasını öneriyoruz. Mescit olarak kullanılan binanın sağında solunda yeni yapılaşmanın olmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Emsal teşkil edecek betonarme yapılar ahşap binalarla değiştirilmelidir. Karadeniz Bölgesi’nde Rize, Ordu gibi şehirlerde tamamen ahşap malzemeden yapılmış ve geleneksel yayla mimarisi örneği olan tarihi mescit örnekleri bulunuyor.

300 yıllık 500 yıllık tarihiyle koruma altına alınmış bu yapılar tek katlı, minaresiz ve üçgen çatılı,özel bir mimariye sahip olması yanında ahşap oymacılığının nadir örneklerini de barındırıyor. Ham ahşap kütükten yapılmış bu mescitlerin bir örneğinin Delmece Yaylası’na yapılması ve böylelikle örnek bir yapı oluşturulması Delmece Yaylası’nın değerine değer katacaktır. Dikkat edilmesi gereken önemli ayrıntı ise yani yapılacak ahşap yapıların mobilya takımını andıran renklere boyanmaması, cilalanmaması gereğidir. Elbette bundan sonra yapılacak tüm yapıların da Delmece yaylasının eski barakaları örnek alınarak yapılması daha doğru olur. Bu barakalar tarihi itibariyle çatı da dâhil olmak üzere tamamen ahşap yapılardır.

“Yayla Şenliği yanlış zamanda yanlış yerde yapılıyor”

Delmece Yaylası Şenlikleri soğanlı bitkilerin yaşadığı geniş çayırda Temmuz ayında yapılıyor. Delmece’nin çiçekleri ilkbahar, yaz başı ve sonbaharda görülebilir, yaz ortasında ise dümdüz sarı bir çayır görürsünüz orada. Şenlik yapıldığı tarihte Delmece Yaylası’na çıkanlar yaylanın asıl zenginliği olan çiçekleri göremiyor ve bilmiyor, bölgenin soğanlı bitkileri Temmuz ayında çiçekli olmadığından insanlar neleri ezdiklerini, nasıl bir zarar verdiklerini de bilmiyorlar. Karadeniz yaylaları gibi yaz döneminde yağış almayan Delmece Yaylası’nda verilen zarar doğa tarafından tamir de edilemiyor. Şenlikler esnasında kurulan sahne ve sahnenin önünde bulunan alanda bitki varlığının büyük oranda azaldığı açık olarak görülmekte.

YORUM EKLE

banner137

banner138