‘Türkiye’nin Meseleleri’ Konferansı yapıldı

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Edip Semih Yalçın, Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda katıldığı, ‘Türkiye’nin Meseleleri’ konulu konferansta, Büyük Ortadoğu Projesi’nin son durağının Türkiye olacağını, terör konusunda hükümetin çözüm iradesi göstermediğini ve bu durumun devam etmesinin ülkeyi bölünmeye götüreceğini söyledi.

‘Türkiye’nin Meseleleri’ Konferansı yapıldı
Konferansa Bursa Milletvekili Necati Özensoy, Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal, MHP İl Başkanı Hasan Topçular, Bursa, Osmangazi, Orhangazi MHP İl ve İlçe Başkanları, Teşvikiye Belediye Başkanı, Türkiye Kamu Sen İl Başkanı, Türkav İl Başkanı, Ülkü Ocakları İl Başkanı, MHP’li teşkilat yöneticileri ve MHP’li İl Genel Meclisi üyeleri ile bağımsız meclis üyesi Atalay Beştaş’ta katıldı.

“BOP’un son durağı Türkiye olacak”

Konferansta konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın, dış politika, terör, MHP’nin soruna bakış açısı, MHP’nin Türk siyasetindeki yeri, partiye ne yapılmak istendiği, son iki dönemdeki seçim süreçlerinin değerlendirilmesi, Büyük Ortadoğu Projesi meselesi konu başlıklarını ele aldı. Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) temelinin batı ile doğu arasındaki mücadele olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yalçın, “Bu projenin merkezinde Türkiye vardır. O yüzden de son durak Türkiye’dir.

1902’den itibaren McMahon tarafından ortaya atılan bu proje Kuzey Afrika’da Tunus’la başlayan Arap baharının uzantısı olarak Ortadoğu’ya uzanmış ve hepimizin önüne gelmiştir. Sömürülmek istenen İslam coğrafyasıdır. Direnç gücü en fazla olan ülke ve milletiz. Şimdi  sıra Suriye’de, bilahare İran ve son durak Türkiye, o zaman BOP başarıya ulaşacaktır. BOP’un eşbaşkanıyım diyen bir başbakanın 10 yıldır Türkiye’yi yönettiği düşünülürse bu projenin ne kadar ciddi olduğu anlaşılacaktır” dedi.

“Bu açılımın adı PKK açılımı”

Prof. Dr. Yalçın, “Bu iktidar Kıbrıs’ta çözümsüzlük yaratmıştır, Türk-Ermeni ilişkilerine gelince, dünyadaki pek çok ülkenin parlamentolarında soykırım olarak ilan edildi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise hiçbir yaptırım gücü olmaksızın seyretti. Kasr-ı Şirin anlaşmasından bu yana ilk defa İran’la ilişkilerimiz bu denli bozuldu. İran-Irak-Suriye, güneydeki tüm komşularımızla problemliyiz. Problemli olmamızın sonucu olarak bu coğrafyadan sürekli ülkemize terör ithal ediliyor.

Dış politikada sıfır sorun iddiasıyla gelmişlerdi, sıfır sorundan sırf soruna getiren nokta budur. Kandil Kuzey Irak’tan kin kusarken şimdi düşman 3 oldu. Mevcut siyasi iktidarın dış politikadaki çıkmazları yüzünden. Siz Kuzey Irak’ta bir PKK ile uğraşırken, İran Pejak’la 2.bir PKK ile önümüze çıktı. Bu, başarılı bir dış politika değildir. Böyle bir dış politikanın doğurduğu terör, bugün itibariyle had safhaya gelmiştir. 

"57. hükümet bu iktidara terörde sıfır sorunla vermiştir."

10 yılda bölünmeyi konuşur hale gelmiştir. Bu iktidar terörle başarılı değilse, terörü bitirme gibi bir niyeti olmadığı içindir. Yoksa asker ve ordu gücümüz geçmişte örneklerinin görüldüğü gibi bu konuda yeterli güce sahiptir. İktidarın terör konusundaki kararsızlığı 2007’den itibaren bir açılım politikası geliştirdiler. Amaç Kandil’deki Mahmur’daki teröristi ülkeye sokmak suretiyle siyasal zemine oturtmaktı.

Adına demokratik açılım dediler ama adı PKK açılımıydı” diye konuştu. Yalçın, terör sorunun aynı şekilde devam etmesinin ülkeyi bölünmeye götüreceği uyarısında bulunarak, bazı kesimler tarafından ‘Kürt Baharı’ olarak adlandırılan terörün hedefinin Suriye’de, Kuzey Afrika’da olduğu gibi halkı infiale sürükleyip ‘bölünmüş bölgeler’yaratarak, ardından BM’ye çağrıda bulunarak ülkenin içişlerine müdahale sağlamak olduğunu dile getirdi. 

YORUM EKLE

banner137

banner138