HIRSIZLAR KASABASINDAKİ HIRSIZLAR

GÜNAYDIN/ TÜNAYDIN Değerli Okurlar;

Bir kasabada her gün hava kararınca, insanlar maymuncuklarını ve fenerlerini yanlarına alır, komşularının evlerini soymaya giderlermiş.

Fakat gün doğarken geri döndükleri her seferinde kendi evlerini de soyulmuş durumda bulurlarmış.

Ama ülkede kimse kaybetmezmiş, çünkü herkes birbirinden çalarmış.

Bir gün, nasıl olmuşsa, dürüst bir adam ortaya çıkmış.

Bu adam, geceleri, diğerleri gibi çantasını fenerini alıp hırsızlığa çıkmaktansa, evinde kalıp çalışmayı tercih edermiş…

Hırsızlar da onun evinin önüne geldiklerinde içeride ışık yandığını görünce dönüp gidiyorlarmış.

Fakat bu durum böyle bir süre devam edince, ahali ona kızmaya başlamış,

“Çalmadan yaşamak senin tercihin, ama başkalarını engellemeye hakkın yok.”

Bunun üzerine dürüst adam, geceleri ışığını söndürüp dışarı çıkmaya başlamış. Her gece, hırsızlık yapmadan orada burada dolaşır durur, sonunda yatmaya evine dönermiş.

Fakat her döndüğünde evini soyulmuş bulurmuş.

Sonuçta çok kısa bir sürede, yiyecek içecek hiç bir şeyi kalmamış ve kasabayı terk etmek zorunda kalmış.

Kasabada hırsızlıkta ustalaşıp giderek zenginleşenler kendileri için soygun yapmak üzere maaşlı hırsızlar tutmaya başlamışlar.

Zamanla, zengin fakir ayrımı çoğalmış.

Zenginler mallarını korumak için bekçiler tutmuşlar, hapishaneler kurmuşlar. Kendi mallarının çalınmasını da yasadışı ilan etmişler!

Ancak yoksulların mallarını çalmak hâlâ serbestmiş!

Bir süre sonra, artık kimse soymaktan ve soyulmaktan söz etmez olmuş. Çünkü yoksullar ya açlıktan ölmüş ya da kasabayı terk edip gitmişler.

Zenginler ve maaşlı soyguncular ise ortada soyacakları kimse kalmadığından servetlerini yitirmeye başlamışlar.

Sonunda zenginler eski düzeni yeniden sağlamak için kasabayı ilk terk eden dürüst adamı başa getirmeye karar vermişler.

Nerede yaşadığını öğrenmişler.

Evine gittiklerinde ise kapıda bir kâğıt görmüşler.

Kâğıtta şunlar yazıyormuş:

“Bir insan sadece dürüst olduğu için aranıyorsa, her şey için çok geç olmuş demektir...”

 ***

Çok hoşuma giden bu küçük anekdotu paylaşmak istedim.

Gününüz aydınlık ve esenlik dolu olsun!

YORUM EKLE