<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yalova Gazetesi</title>
    <link>https://www.yalovagazetesi.com</link>
    <description>Yalova Haber, Yalova Haberleri, Güncel, Son Dakika, Yalovaspor, Siyaset, Sağlık, Asayiş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yalovagazetesi.com/rss/daha-iyi-bir-sen" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 01:47:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/rss/daha-iyi-bir-sen"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşam Koçu Hülya Akın’dan Akran Zorbalığına Dikkat Çeken Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/yasam-kocu-hulya-akindan-akran-zorbaligina-dikkat-ceken-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/yasam-kocu-hulya-akindan-akran-zorbaligina-dikkat-ceken-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşam Koçu Hülya Akın, Yalova Gazetesi’nin “Daha İyi Bir Sen” programına konuk olarak çağımız dünyasının en büyük sorunlarından olan akran zorbalığı üzerine önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin en önemli serilerinden birisi olan “Daha İyi Bir Sen”e konuk olan isimler uzman olduğu konular üzerine değerlendirmeler yaparak Yalova halkına önemli bilgiler veriyor. Serinin başlıca konuklarından Yalovalı Yaşam Koçu Hülya Akın, geçtiğimiz yıl birçok farklı konuyu gündeme getirerek kritik mesajlar vermişti.</p>

<p>Kendi alanındaki çalışmalarını ve eğitimlerini sürdüren Akın, konuk olduğu programımızda son yılların kanayan yaralarından “akran zorbalığı” üzerine tespitlerde bulundu. Akran zorbalığına uğrayan çocukların ilerleyen yaşamlarını etkileyecek zorluklarla mücadele etmek zorunda kalabildiğini belirten Akın, ailelerin bu durumlar karşısında neler yapması gerektiğine dair önerilerde bulundu.</p>

<p><strong>“Akran zorbalığı toplumsal bir sorun”</strong></p>

<p>Akran zorbalığının genellikle niyet, tekrar ve güç olmak üzere üç temel unsur üzerinden açıklandığı bilgisini veren Akın “Zorbalık yapan kişinin amacı; fiziksel şiddet, incitici söz ve davranışlar yoluyla karşısındaki kişiye acı çektirmektir. Erkek çocuklarının daha çok fiziksel zorbalığa, kız çocuklarının ise daha çok psikolojik zorbalığa maruz kaldığı görülmektedir. Akran zorbalığı, ömür boyu ruhun derinliklerinde görünmez yaralar açabilen ve aynı zamanda toplumsal bir sorun olan ciddi bir olgudur. Basında, sosyal medyada ya da günlük paylaşımlarda bazen “şaka” gibi nitelendirilen davranışların bile, zorbalığa maruz kalan çocukların özgüvenini ve öz saygısını ne kadar zedelediği; bu durumun çocukların gelecekteki toplumsal ilişkilerini nasıl olumsuz etkileyebileceği görülmektedir” dedi.</p>

<p><img alt="Yalova Yasam Kocu Akran Zorbalik Oneriler Haber (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/yalova-yasam-kocu-akran-zorbalik-oneriler-haber-2.jpeg" width="2048" /></p>

<p><strong>“Zorbalıkla mücadelede yalnızca mağdura odaklanmak yeterli değil”</strong></p>

<p>Akran zorbalığının yalnızca zorbalığa maruz kalan çocuk değil; zorbalığı uygulayan kişi ve bu duruma tanıklık eden çocukları da kapsayan karmaşık bir yapıda olduğuna dikkat çeken Akın, “Zorbalık davranışını sergileyen çocukların bu tutumlarının arkasında; dikkat çekme ihtiyacı, kabul görme isteği, evde yaşanan sorunlar ya da empati eksikliği gibi pek çok neden bulunabilmektedir. Zorbalığı bir güç gösterisi olarak kullanan çocuk, aslında kendi içindeki çatışmaların bir dışa vurumunu sergilemektedir. Bu nedenle zorbalıkla mücadelede yalnızca mağdura odaklanmak yeterli değildir. Aynı zamanda üçüncü grup olan, yani zorbalığa tanıklık eden fakat sessiz kalan çocuklara da dikkat etmemiz gerekir. Çünkü sessiz kalan çocuklar suçluluk, korku ve çaresizlik gibi duygular yaşayabilir; bu sessizlik zorbalığın dolaylı olarak onaylanması anlamına gelebilir ve okul ortamında olumsuz sonuçlar doğurabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Çocuklarınızla açık ve sık iletişim kurun”</strong></p>

<p>Güvenli ve destekleyici bir ortamda eğitim almanın, sağlıklı ve mutlu büyümenin her çocuğun en doğal hakkı belirten Akın, profesyonel koçların eğitim ve öğrenci koçluğu alanında; farkındalık çalışmaları, NLP ve EFT teknikleriyle birlikte holistik yaklaşımlar uygulayarak öğrencilere destek olduğunu söyledi. Akran zorbalığının önlenebilmesi hakkında konuşan Akın, “Öncelikle ailelerin çocuklarını güçlendirmesi gerekir. Çocuklarınızla açık ve sık iletişim kurun, onlara duygusal destek verin. Olumlu rol model olmaları konusunda çocuklarınızı yönlendirin ve özgüvenlerini geliştirmeleri için yanlarında olun. Aynı zamanda siz yetişkinler de davranışlarınızla rol model olmayı unutmayın; çünkü çocuklar ebeveynlerini örnek alırlar. Çocuklarınızın kullandığı internet ve sosyal medya platformları hakkında mutlaka bilgi edinin. Bu platformlarda karşılaşabilecekleri riskler konusunda çocuklarınızı bilinçlendirin” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Yalova Yasam Kocu Akran Zorbalik Oneriler Haber (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/yalova-yasam-kocu-akran-zorbalik-oneriler-haber-1.jpeg" width="2048" /></p>

<p><strong>Akran Zorbalığı Nasıl Fark Edilir?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akran zorbalığına uğrayan çocukların nasıl fark edilebileceği noktasında bilgi veren Akın, “Bazı çocuklar endişe, kaygı ve korkularını sözlü olarak ifade edemeyebilir. Bu nedenle çocuklarınızın duygu durumlarını gözlemlemeniz çok önemlidir. Sebebi bilinmeyen çizikler, yaralar ya da tekrarlayan fiziksel izler görülebilir. Okula ya da okul etkinliklerine gitmek istememe, aşırı gerginlik, arkadaş çevresinin aniden azalması, sosyal etkinliklerden uzaklaşma gibi davranışlar dikkat çekici olabilir. Ayrıca kıyafetlerinin, elektronik ya da kişisel eşyalarının kaybolması veya zarar görmesi, sık sık para istemesi, akademik başarısında düşüş, devamsızlıklar, uyku problemleri, kabuslar, baş ve mide ağrıları, ani öfke patlamaları da zorbalık belirtileri arasında sayılabilir” dedi.</p>

<p><strong>Neler Yapılmalı</strong></p>

<p>Çocukların fiziksel ya da duygusal zorbalığa maruz kalıyor olması halinde ebeveynlerin neler yapması gerektiği hakkında açıklamalarda bulunan Akın, “Aileler öncelikle çocuklarını yargılamadan dinlemeli ve duygusal destek sağlamalıdır. Gerekli durumlarda profesyonel yardım almaktan çekinilmemelidir. Okul yönetimleri ise kapsamlı zorbalık karşıtı programlar, düzenli eğitimler ve farkındalık kampanyaları düzenlemeli; net disiplin prosedürlerini kararlılıkla uygulamalıdır. Öğretmenler sınıf içi dinamikleri dikkatle gözlemleyerek erken müdahalede bulunabilir, empati ve sosyal beceri atölyeleri düzenleyebilir ve velilerle sık sık iletişim halinde olabilirler. Her çocuğun görülmeyi, duyulmayı ve en önemlisi güvende hissetmeyi hak ettiği bir dünyayı oluşturmak, toplumun ortak sorumluluğudur. Unutmayalım ki zorbalığın ilacı; empati, kabul, sevgi ve toplumsal sorumlulukta saklıdır” diyerek sözlerine son verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Göktuğ Doğukan Yüksel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/yasam-kocu-hulya-akindan-akran-zorbaligina-dikkat-ceken-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/yalova-yasam-kocu-akran-zorbalik-oneriler-haber-1-1.JPG" type="image/jpeg" length="71578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Begüm İçen; Kanal Tedavisi Dişi Tutabilmek İçin Son Çare]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-kanal-tedavisi-disi-tutabilmek-icin-son-care</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-kanal-tedavisi-disi-tutabilmek-icin-son-care" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı köşemizin konuklarından olan Diş Hekimi Begüm İçen, diş çürüklerindeki bir diğer tedavilerden olan kanal tedavisi hakkında gazetemize bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova&nbsp;Gazetesi'nin&nbsp;Ağız&nbsp;ve&nbsp;Diş&nbsp;Sağlığı Köşesi tüm hızıyla devam ediyor. Yalova Gazetesi olarak alanında yetkin isimleri serimizde konuk ederek siz Yalovalılar ile buluşturuyoruz. Mars Diş Kliniği'nde Diş&nbsp;Hekimi olarak çalışan&nbsp;Begüm İçen, diş&nbsp;çürük tedavi yöntemlerinden olan kanal tedavisi ile ilgili önemli bilgiler verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Begüm İçen;</p>

<p>Bugünkü konumuz tedavilerimizden biri olan kanal tedavisi.&nbsp; Kanal tedavisi, çürüğün siniri etkilediği… Daha çok zonklayan ve geceleri uyutmayan ağrılar için uyguladığımız bir tedavidir. Sinir artık etkilendiği için orada yarattığı basınç, hastaya bu ağrıları yaratıyor. Bizde dişteki çürüğü güzelce temizledikten sonra sinirler açığa çıkınca onları da temizliyoruz. Artık hastanın dişi cansız olduğu için ağrısı tamamen geçmiş oluyor. Klinikte genelde 2 seans tercih ediyoruz. İlk seansta hasta ağrılı bir şekilde gelmiş oluyor. Anestezi yaptıktan sonra güzelce dişin içini temizliyoruz, gerekliyse ilaç koyuyoruz. 1 hafta, 2 hafta ya da 10 gün içerisinde hekimin bakışına bağlı olarak veya vakanın durumuna göre hastanın semptomlarının geçmesi için bekleme süresi oluyor. Daha sonra geldiğinde dişin içerisinde kaç tane kanal varsa… Bir diş olabilir ama dişler içerisinde birden fazla kanal oluyor. Azı dişlerinde 3-4 kanal olabiliyor. Küçük azılarda 1-2 belki 3… Bunlar dişten dişe göre de değişiyor. Bütün köklerin içerisindeki kanallar doldurulduktan sonra üst tarafa dolgu yapılıyor. Eğer dolguyu tutabilecek kadar diş dokusu varsa dolguyla kapabiliyoruz ama bazen çürüğü temizledikten sonra diş dokusu yeterli olmuyor. Bu sefer ağızda tutabilmek için o dişi kaplama da yapılması gerekebiliyor. İlk seanstan sonra genellikle hastaların ağrısı ve sızısı geçmiş oluyor. Ama ağrı geçmezse, kliniği ve hekimi arayabilir. Bu tarz durumlarda ek seans gerekebiliyor. Onun dışında diş cansız olduğu için kırılmalara müsait olabiliyor. Bazen tekrardan ağrı olabiliyor. Yine hekime danışıldığı zaman bunlar çözülebilecek şeyler.</p>

<p>Kanal tedavilerinde farklı yöntemler var mı?</p>

<p>Begüm İçen:</p>

<p>Rutin olarak uygulanan tek bir tip tedavi var. Sadece kullanılabilen malzemeler değişebiliyor. Daha çok hekimle alakalı bir şey. El aletlerini mi daha çok kullanıyor ya da biraz daha teknolojik aletler mi kullanıyor? O işin kolaylaştırma yolu. Büyütme ile çalışan hekimler var, normal çalışan hekimler var. Hasta açısından bir şey değişmiyor. Tabi ki bazı yöntemler çok daha temiz çalışmaya sebep olduğundan kaynaklı steril bir ortamda çalışılmış oluyor ama dediğim gibi bir rutin bir tedavi var. Hepsine genelde aynı şey uygulanıyor. Bazen kanal tedavisinin tekrar yapılması gerekebiliyor. Koyduğumuz dolguyu tekrar söküp yapmak gibi. O da çözüm olabiliyor. Çünkü bazen kök ucuna ulaşılamamış olabiliyor veya yeteri kadar temizlenememiş olabiliyor. Dişe sadece bir kere kanal tedavi yapılmıyor, iki kere de yapılabilir. Bazen üç kere de yapılabilir. Bu tamamen elimizde kalan diş dokusuna ve enfeksiyon olup olmamasına bağlı olan bir şey. Bazen öyle vaka geliyor ki; “Benim dolgum düştü” diyor ama aslında diş komple kırılmış oluyor. Köke kadar kırılmış oluyor, o zaman elimizde yapacak bir şey kalmamış oluyor çünkü bizim bir dişe dolgu yapabilmemiz için o dişi tamamen kurutabiliyor olmamız lazım.&nbsp; Diş etine de bazı durumlarda inemediğimiz için o zaman da dişe dolgu yapamayacağımız için çekmek durumunda da kalabiliyoruz.</p>

<p>Kanal tedavisi dişi kurtarmak için son çare midir?</p>

<p>Begüm İçen:</p>

<p>Ağızda tutabilmek için evet. Yoksa artık yapabileceğimiz bir şey kalmıyor. Bu arada şu da var; Kanal tedavili bir diş kırılabiliyor. Bunlar beklediğimiz şeyler. Diş kırıldığı zaman eğer kök kısmına kadar kırıldıysa ve çekip gerekiyorsa kanal tedavili dişler, kanal tedavisi yapılmamış dişlere göre bizi biraz daha uğraştırıyor. Hastalar bunu da bilirse beklentileri de ona göre olur. Onların çekimini yapmak daha zorlu oluyor. Çünkü dişte canlılık yok. Canlı dişlerin çıkması, hareket etmesi biraz daha kolay. Ama onlar kırılabilmeye müsait olduğundan biz en ufak bir güç uyguladığımızda oradan da tekrar kırılabiliyorlar. Ama kanal tedavisi kesinlikle yapılmalı, güzel bir şey. Dişi elimizde tutabilmemiz için yapabileceğimiz son çare. En azından kendi dişimizin kökü. Ağız içerisinde ne kadar uzun tutabilirsek o kadar iyi. Çünkü implant ve normal dişler arasında çok büyük farklar var.</p>

<p>Konuşmacı/Begüm İçen</p>

<p>Kameraman/Göktuğ Doğukan Yüksel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-kanal-tedavisi-disi-tutabilmek-icin-son-care</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Oct 2023 00:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/10/begum-icen-yalova-dis-hekim.jpg" type="image/jpeg" length="91711"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Begüm İçen; Beyaz Dolgular Daha Çok Kullanıyor]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-beyaz-dolgular-daha-cok-kullaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-beyaz-dolgular-daha-cok-kullaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı köşemizin konuklarından olan Diş Hekimi Begüm İçen, diş çürüklerindeki dolgu hakkında gazetemize bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi'nin Ağız ve Diş Sağlığı Köşesi tüm hızıyla devam ediyor. Mars Diş Kliniği'nde Diş Hekimi olarak çalışan Begüm İçen, diş çürüklerindeki dolgu ile ilgili önemli bilgiler verdi.<br />
Begüm İçen;<br />
Bugünkü konumuz çürük tedavisinde dolgu… Dolgu tedavisi, dişlerimiz çürümeye başladıktan sonra hafif derecede ağrı yaptıktan sonra soğuk, sıcak, tatlı ve şeker yerken anlık oluşan ağrılar için uyguladığımız yöntemlerden biri. Anestezi yaptıktan sonra dişinizdeki çürükler güzelce temizleniyor. Gerekli dokular korunarak yapılan bir işlem. Bazı çürükler daha yüzeysel olabilir, bazıları derinlere inmiş olabilir. Yüzeysel çürükler hastada ağrı yapmaz ama iğne batması, soğuk ve sıcak hassasiyeti gibi anlık ağrılar olabilir. Bu aslında bizim daha çok karşılaşmak istediğimiz bir şey. Çünkü çürüğü ilk başında yakalamış oluyoruz ve onu temizledikten, güzelce dolgu yaptıktan sonra bu şikayetler geçmiş oluyor. <br />
Basit dolgular sadece ufak çürüklerde mi yapılıyor?<br />
Begüm İçen:<br />
Ufak çürüklerde, evet. Derin dolgular, sinire yakın ancak sinirin etkilenmediği durumlar için yapılan dolgulardır. Onların alt kısmına hekimin belirlediği bir ilaç koyulabilir. Sinirin etkilenmesini engelleyebilecek ilaç kullanılıp ondan sonra dolgu yapılabilir ve vakaya, hekimin bakış açısına göre de değişebiliyor. Onlarda, dolgu yapıldıktan sonra bir iki gün hassasiyet ya da diğer asit dolgular yapıldıktan sonraki bir iki günlük hassasiyet normal. Ama sonrasında zonklayan tarzda bir ağrıya dönüşürse veya hassasiyet geçmediyse o zaman tekrardan hekime danışmak gerekebiliyor. <br />
Farklı dolgu türleri var mıdır?<br />
Begüm İçen:<br />
Evet. Bu halk arasında siyah dolgu ve beyaz dolgu olarak geçen dolgular var. Amalgam dolgular beyaz dolgular, kompozit dolgular da beyaz dolgular olarak geçiyor. Artık amalgam dolgular çok daha az kullanıyor. Çünkü onlarla dişe dolgu yapmak istediğimiz zaman, onlar biraz daha dişe fiziksel olarak tutundukları için sağlıklı dokudan daha fazla kaldırmamız gerekebiliyor. Ama beyaz dolgularda böyle bir durum yok. Sadece çürük olan bölgeyi temizleyip, dişe daha materyal olarak bağlandığı için sadece çürük bölgesini temizleyip o bölgeyi yapmış oluyor, sağlıklı dokuyu kaldırmamış oluyoruz.<br />
Beyaz dolguların halk arasında daha güçsüz olduğu söyleniyor. Doğru mu?<br />
Begüm İçen:<br />
Aslında öyle değil. Tamamen yapılma yönetimine bağlı. Bu hekimin eliyle alakalı bir şey, hastaya bağlı değil. Ama siyah dolgular daha uzun süre gidiyor. Çünkü dediğim gibi onlar dişe fiziksel olarak tutunuyorlar. Ama beyaz dolgular dişe materyal olarak tutundukları, kimyasal olarak bağlandıkları için bazen düşme gibi problemler yaşanabiliyor. Ama ikisi de iyi yapılmış bir dolgu ise ortalama, dayanma süresi olarak aynı süreyi verebiliriz.  <br />
Günümüzde siyah dolgu o kadar fazla kullanılmıyor mu?<br />
Begüm İçen:<br />
Evet, kullanılmıyor. <br />
Beyaz dolguları daha güzel görüntü verebilmesi için mi tercih ediliyor?<br />
Begüm İçen:<br />
Evet, hastalar daha çok tercih ediyor. Ama bazı hastalarda “siyah dolgu yoksa ben yaptırmak istemiyorum” diyebiliyor. Şöyle düşünürsek, metal içerikli bir dolgu. Her ne kadar ağız içerisinde yaparken herhangi bir sağlık sıkıntısına yol açmıyorsa bile sonuçta ağzınızda sürekli metal oluyor, yutkundukça bir şekilde şey yapıyor. Tabi ki hiçbir şey kendi dişimiz kadar doğal olmaz ama hekimden hekime de çok değişiyor. Her hekimin bakış açısı daha farklı. Bazıları daha çok siyah dolguları sevebiliyor, ben biraz daha beyaz dolgu sevenlerdenim. Dediğim gibi hekimin ve hastanın tercihine göre de yapılabiliyor. Önemli olan oradaki çürük dokunun kaldırılıp oraya dolgu yapılıyor olması. <br />
Hastanın tercihini ön plana alıyor musunuz, yoksa siz kendiniz öneri de bulunuyor musunuz?<br />
Begüm İçen:<br />
Yok, zaten bizim kliniğimize siyah dolgu(Amalgam) yok. O yüzden bazen hastalar, “hangisini yapacaksınız” diye sorduklarında bizim cevabımızın ardından, “zaten ben de beyaz dolgu istiyordum” diyorlar. Çünkü daha estetik, daha rahat belli oranlarda… O yüzden daha çok tercih ediliyor.<br />
Bebeklere bile dolgu yapılabiliyor mu?<br />
Begüm İçen:<br />
Yapılabilir tabi. Eğer öyle bir şikayet varsa süt dişlerine dolgu yapılmalı. Hepsine ve her dişe bütün dolgular yapılabilir. Ama önemli olan başlangıçta yakalayıp dolgu yapabilmek. Çünkü çocuklar ancak burada 5 yaşından sonra oturabiliyorlar. O da kısa süreli tedavilerle oturtturabiliyoruz. Ama bazen hiperaktif çocuklar oluyor ya da tedavileri kabul etmiyorlar, oturmak istemiyorlar. Onlar içinde genel anestezi yöntemi var. Çocuk komple uyutulup, ağzındaki bütün işlemler tamamen bitirilip öyle şekilde uyandırılıyor. <br />
Bu da sizin kullandığınız yöntemlerden bir tanesi mi?<br />
Begüm İçen:<br />
Yok, bizim hastane ile bir anlaşmamız şu an için yok. Uyutma işleminin ancak hastane ortamında yapılması gerekiyor.<br />
Kameraman/Göktuğ Doğukan Yüksel<br />
Konuşmacı/Begüm İçen</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-beyaz-dolgular-daha-cok-kullaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Oct 2023 00:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/09/agiz-ve-dis-sagligi-begum-icen.jpg" type="image/jpeg" length="31803"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Begüm İçen; Yemek Yedikten Hemen Sonra Diş Fırçalamak Doğru Değil]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-yemek-yedikten-hemen-sonra-dis-fircalamak-dogru-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-yemek-yedikten-hemen-sonra-dis-fircalamak-dogru-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı köşemizin bugünkü konuğu olan Diş Hekimi Begüm İçen, diş çürüğü hakkında gazetemize bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi'nin Ağız ve Diş Sağlığı Köşesi tüm hızıyla devam ediyor. Mars Diş Kliniği'nde Diş Hekimi olarak çalışan Begüm İçen, diş çürüğü ile ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<p>Begüm İçen:<br />
Ben Diş Hekimi Begüm İçen, Mars Diş Kliniği'nde Genel Diş Hekimliği alanında çalışıyorum. Bugün sizlere çürük nasıl oluşur ondan bahsedeceğim. Çürükler genellikle yemek yedikten sonra diş artıklarının belirli bölgelerde toplanmasıyla oluşurlar. Yani dişlere asit salgılatarak, onların çözünmesine neden olarak, halk arasında oyuk diye tabiriyle geçen kavitasyon oluştururlar. Bunlarla daha çok diş etiyle, diş bölgesi arasındaki iki diş arasındaki bölgede daha çok karşılaşırız. Çünkü buralar en az temiz bölgeler... Genellikle ideal fırçalamada da hem biz bu bölgelerin temizliğine dikkat çekmek istiyoruz hem de diş ipi kullanımını arttırmaya çalışıyoruz. Bu oyuklar ya da kavitasyonlar oluştuktan sonra bazıları çok yavaş ilerlerler, bazıları çok hızlı bir şekilde ilerlerler. Bunların ilerlemesi tabiki temizlemeye göre değişir veya iyi temizlense dahi tam olarak ulaşılamayan bir bölgede olduğundan kaynaklı da ilerleyebilirler. </p>

<p>Peki, çürükler kaç yaşından sonra oluşmaya başlıyor?</p>

<p>Begüm İçen:<br />
Her yaşta oluşur. 6 aylık küçük bir bebekte dişler çıkıyor. Onların bile sargı bezi dediğimiz o bezlerle dişlerinin temizlenmesi lazım. Annenin sütü bile yeteri kadar temizlenmediği zaman dişlerde çürük yapabilir. </p>

<p>Çok küçük yaşlardan itibaren dikakt etmek gerekir?</p>

<p>Begüm İçen:<br />
Tabiki, Evet.</p>

<p>Çürük oluşmasında genetik faktörler etkili midir?</p>

<p>Begüm İçen:<br />
%90 kişisel bakımla alakalı. %1 ya da %2'lik bir oran söylenebilir ama bu çok ufak. Genetik olarak aktarılan bazı hastalıklar var. Dişin mine tabakası veya diğer tabakaları az gelişime uğradığı için oluşan hastalıklar var. Bu genetik hastalıklardan dolayı böyle oluşuyor. Onlar biraz daha çürümeye meyilli oluyorlar ama orana baktığımız zaman çok büyük bir oran teşkil ediyor diyemem. Evet böyle bir etkisi var mı ? Var.</p>

<p>Çürümenin önüne geçebilmek için günde kaç kere fırçalama yapılmalı?</p>

<p>Begüm İçen:<br />
Kesinlikle en az 2... Hem sabah hem akşam.. Akşamları özellikle daha fazla. Çünkü, uyuduğumuz zaman tükürük akışımız azaldığı için dişlerimiz daha fazla çürük yapmaya meyilli oluyor. Gün içerisinde konuşuyoruz, su içiyoruz, besin tüketiyoruz... O zaman tükürük salgımız artıyor ama uyku zamanında tükürük aynı zamanda bir temizleyici özelliği bulundurduğu için ağız içerisinde o temizlenemezlik arttığından dolayı çürükler daha fazla oluyor. Bu yüzden akşamları fırçalama çok çok önemli. Ama yapılabiliyorsa 3 kere de fırçalanabilir. </p>

<p>Her yemekten sonra fırçalamanın zararı var mıdır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Begüm İçen:<br />
Yok ama şunu söylemek lazım. Şöyle bir durum var; Çürük ağızın belli bir asist değerindeyken oluşuyor. Yaklaşık 5,5 gibi bir ph değeri var. Şimdi biz yemek yediğimiz zaman yemekleri sindirebilmek adına zaten bu ph düşüyor, ağız içerisindeki asitlit artıyor. Yemeği bitirdiğimiz an lavaboya gittiğimiz zaman fırçalarsak biz bu asit değerini daha da düşürüyoruz. Aslında çürüğe daha da meyilli hale getiriyoruz. O yüzden yemek yedikten yarım saat sonra fırçalamak çok daha sağlıklı bir durum. </p>

<p>Hemen fırçalamak doğru bilinen yanlışlardan mı?</p>

<p>Begüm İçen:<br />
Doğru değil, evet. Yarım saat, 45 dakika sonra fırçalamak ağzımızı daha dayanıklı hale getiriyor. Ağız hijyenini sağlamak için diş fırçası kullanılabilir. Tabiki olmazsa olmaz. Manuel temizlik için macundansa diş fırçası daha önemli. Arayüz fırçaları kullanılabilir ya da diş aralarında çok boşluk olan kişiler için diş ipi mutlaka kullanılması gerekiyor. Eğer ağız kokusu var ise dil temizleyicilerde çok büyük bir etken. Onlar koku giderilmesinde çok önemli. Köprü protez kullanan hastalarımızda da ağız duşu kullanımı gerçekten çok etkili oluyor. Ağız içerisinde herhangi bir protetik birşey varsa ağız duşu da çok önemli.</p>

<p>Kameraman/Göktuğ Doğukan Yüksel<br />
Konuşmacı/Begüm İçen</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-yemek-yedikten-hemen-sonra-dis-fircalamak-dogru-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Oct 2023 00:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/yalova-dis-hekim.JPG" type="image/jpeg" length="54306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Emrecan Okumuş; Gülüşünüzü, Gülüş Tasarımıyla Değiştirebiliyoruz]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-emrecan-okumus-gulusunuzu-gulus-tasarimiyla-degistirebiliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-emrecan-okumus-gulusunuzu-gulus-tasarimiyla-degistirebiliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mars Diş Polikliniği kurucu hekimi Emrecan Okumuş, son dönemin en çok merak edilen konularından olan “Gülüş Tasarımı” hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yalova&nbsp;Gazetesi’nin Ağız ve&nbsp;Diş&nbsp;Sağlığı köşesi siz değerli takipçilerimiz ile buluşmaya devam ediyor. Daha önce merak edilen konularda Yalova Gazetesi’ne bilgilendirmede bulunan &nbsp;Mars Diş Polikliniğinde Diş Hekimliği yapan&nbsp;Emrecan Okumuş, bu kez “Gülüş Tasarımı” hakkında çokça sorulan soruları yanıtladı.<br />
“Zikonyumlar ve Emax dişler popüler”<br />
Diş Hekimi okumuş, “En çok merak edilen konulardan biri de Gülüş Tasarımı… Hastalarımızın bize çok fazla sorduğu sorulardan biri. Çünkü son zamanlarda popüler olan bir konu ve farklı farklı tedaviler, materyaller ortaya çıkmakta. Öncelikle hekiminizin değerlendirmesi ve sizin istediklerinizi anlayabilmesi bu konuda çok önemli. Kaç dişe yapılacağı, formları, şekilleri, renkleri gülüş tasarımıyla değiştirebilmekteyiz. Burada bütünlüğü sağlayıcı bir şekilde müdahalelerde bulunmak ve aynı zamanda fonksiyonu korumakta çok önemli. Sadece amacımız görüntü olmadığı için aynı zamanda hastamızın mutlu bir şekilde gülerken bu dişlerini uzun bir süre ve sağlık bir şekilde kullanabilmesi, fırçalayabilmesi, temizleyebilmesi, dişin bütünlüğünün ve sağlığının korunabilmesi bizim için daha önemlidir. Bunları kombine şekilde size anlatacak, uygulayabilecek bir klinikte bu tedaviyi olmanız önemlidir. Materyal olarak son dönemde zirkonyumlar, emax dişler popüler durumda. Yine burada dişinizin pozisyonu, renk farklılıkları, daha önceden yapılmış işlemler, dolgular ve dolguların büyüklüğü buna göre size hekim tarafından size anlatılarak karar verilebilir” ifadelerini kullandı.<br />
Kameraman/Göktuğ Doğukan Yüksel<br />
Konuşmacı/Emrecan Okumuş</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-emrecan-okumus-gulusunuzu-gulus-tasarimiyla-degistirebiliyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 30 Sep 2023 00:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/09/emrecan-okumus-bolum-2.jpg" type="image/jpeg" length="20230"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Emrecan Okumuş; Yer Tutucuların Kullanımında Hekiminizim Vereceği Bilgi Önemli]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-emrecan-okumus-yer-tutucularin-kullaniminda-hekiminizim-verecegi-bilgi-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-emrecan-okumus-yer-tutucularin-kullaniminda-hekiminizim-verecegi-bilgi-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mars Diş Polikliniği kurucu hekimi Emrecan Okumuş, Yer Tutucular hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin Ağız ve Diş Sağlığı köşesi büyük bir hızla devam ediyor. Daha önce implant konusunda gazetemize bilgi veren ve Mars Diş Polikliniğinde Diş Hekimliği yapan Emrecan Okumuş bu kez “Yer Tutucular” hakkında bilgiler verdi.&nbsp;<br />
“Her süt dişi çekiminden sonra yapılması gerekmez ama iyi irdelenmesi gerekir”<br />
Diş Hekimi Okumuş, “Bugün ki konumuz aslında en çok merak edilen konulardan biri. Yer tutucular… Çünkü halk arasında çocuk dişleriyle ilgili belli başlı yanlış inanışlar olabiliyor. Çocuklarımız 6-12 yaş arasında karışık işlem dönemindeyken velilerimiz bütün dişlerin süt dişleri olduğunu düşünüyor ve çürükler çok fazla önemsenmiyor. Yer tutucular erken süt dişi çekimlerinde o bölgenin korunabilmesi için yapılan aperelerdir. Bunlar sabit ve hareketli yer tutucular olarak ikiye ayrılır. Sabit yer tutucular bir hekimin takıp çıkarabildiği bir apereyken, hareketli yer tutucular çocuğun kendisinin çıkarabildiği, kullandığı aperelerdir. Sabit yer tutucular daha çok tek diş eksikliğinde kullanılır. Hareketli ise aynı çenede birden fazla diş eksikliğiniz varsa o zaman kullanılabilir. Her süt dişi çekiminden sonra yer tutucu kullanılmalı mıdır? Yer tutucuların kullanımında hekiminizin size vereceği bilgi en önemlisidir. Çünkü çocuğunun yaşı, kemiğinin durumu alttan gelen dişin yönü ve sürme zamanı yer tutucuların yapılıp yapılmayacağı hakkında en önemli bilgiyi verir. Her süt dişi çekiminden sonra yapılması gerekmez ama iyi irdelenmesi gerekir. Çünkü uzun bir süre varsa diş sürmesine, geride kalan dişler o bölgeyi, o açıklığı kapatacağından dolayı daha sonrasında sürmelerde çarpaşıklıklar karşılaşabiliriz ve ortodonti tedaviler gerekebilir” ifadelerini kullandı.&nbsp;<br />
Kameraman/Duygu Saral<br />
Konuşmacı/Emrecan Okumuş</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-emrecan-okumus-yer-tutucularin-kullaniminda-hekiminizim-verecegi-bilgi-onemli</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Sep 2023 00:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/09/emrecan-okumus-bolum-2.jpg" type="image/jpeg" length="94605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Begüm İçen ‘Çocuklarda Diş ayrıklığı’]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-cocuklarda-dis-ayrikligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-cocuklarda-dis-ayrikligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı köşemizin bugünkü konuğu Diş Hekimi Begüm İçen. Çocuk ortodontisinden bahseden Diş Hekimi Begüm İçen, gazetemize detaylı açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ağız ve Diş Sağlığı köşemizin bugünkü bölümünü, linkte yer aklan videoya tıklayarak izleyebilirsiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuklarda dişler ayrık olmaya başlıyor zamanla. Damakta bir yapılanma var ve o dişlerin ayrık çıkmasına neden oluyor. Onun tam adı nedir, o konudan da bahsedebilir misiniz?</p>

<p>O şöyle bir şey, daimi dişler ve süt dişleri dizilim olarak bakıldığı zaman aynı, kişi için söylüyorum. Süt dişleri her zaman biraz daha ayrıktır. Bu normal bir şey ama ön 2 dişin çok fazla ayrık olması, özellikle de daimi dişler sürmeye başladıktan sonra daha çok belirgin oluyor. Süt dişlerinde bu o kadar fark edilmiyor. Dudağı üstteki damağa bağlayan bir kas var.&nbsp; O kasın çok uzun olması ya da aşağıdan bağlı olması bu dişlerin ayrık olmasına sebep olabiliyor. Onu bir kontrol ettirmek lazım, eğer öyle bir şey varsa.</p>

<p>Bu ilerleyen dönemlerde neye neden olur?</p>

<p>Herhangi bir sıkıntı yaratacak hastalık gibi bir şey değil. Sadece biraz daha estetik bir görüntü açısından sıkıntı yaratır onun dışında sağlık açısından herhangi bir sıkıntısı yok.</p>

<p>Dişlerin birbirinden ayrık olması mı daha avantajlı yoksa dişlerin sıralı ve inci gibi olması mı?</p>

<p>Eğer temizliği tam olarak iyi sağlanabiliyorsa, ikisi de aslında yapısal bir şey ve biraz da kişinin estetik beklentisine ve bakış açısına bağlı. Bazıları ayrık diş seviyor gerçekten. Bazısı da yok diyor. İnci gibi olsun dişleri istiyor. Temizliği tam olarak yapılıyorsa eğer, ayrık dişlerin çünkü bunlarda ip yeterli olmaz, fırça yeterli olmaz. Arayüz fırçası dediğimiz fırçalar var. Onlarla temizliği iyi sağlanabilirse eğer, sıkıntı olmaz.</p>

<p>Damaktaki kasın uzun ya da kısa olması çene yapısını ergenlik döneminde etkiliyor mu peki?</p>

<p>Hayır. Kendi dudağınızı da kaldırdığınızda görürsünüz. İç tarafla bağlantılı ama sadece ayrık dişlerde bağlantı çok daha net görünüyor. Yoksa çok büyük bir sıkıntı değil.</p>

<p>Küçük yaşlardaki çocuklarda nasıl müdahale ediyorsunuz oraya?</p>

<p>Cerrahi müdahaleler ile oluyor. Benim kız kardeşim yaptırdı. 15 dakika sürdü ki o lazerle yaptırdı. Lazerle kesi atıldı. Bazen de normal, bistüri dediğimiz cerrahi şeylerle kesiliyor.</p>

<p>Erken çürümenin farkında vardığınızda kaç yaşında ameliyat yaptırmak gerekiyor?</p>

<p>Aslında şart bir şey değil size öyle söylemişler ama eğer, ayrık olmasını istemiyorsanız ya da tel tedavisi yapan doktor, ortodondist bunu istemiyorsa aşırı şart olan bir şey de değil yani. Zaten ortodonti tedavisi tüm süt dişleri döküldükten sonra yapılır.</p>

<p>İlerleyen dönemlerde peki ortodonti tedavisi mi gerekecekti kesik atılsa bile?</p>

<p>Hayır. Siz eğer rahatsız oluyorsanız o ayrıklıktan, o zaman gerekir. Onları birleştirmek için bir güç ve kuvvet gerektirdiğinden. Yoksa, kesinlikle onu yaptırmadınız diye tel tedavisi yaptırmak zorunda da değilsiniz.</p>

<p>Küçük çocuklarda en çok karşılaştığınız sağlık sorunu ne?</p>

<p>Evet ama ben seviyorum onlara bakmayı. Çünkü burada çok zorlanıyorum. Ne belim kalıyor, ne boynum kalıyor, ne kolum kalıyor. Kasılı kalıyorum ama ondan sonra bazı hastalarım oluyor ki, çok teşekkür ediyorum diyip de kocaman sarılan. Onları da öyle gördükten sonra geçiyor hepsi. Ben seviyorum o yüzden çocuklara bakmayı. İkna etmesi zor. Bir tane çocuk hasta bakana kadar iki tane yetişkin hasta çok rahat bakarsınız ama onların da ağrıları var.</p>

<p></p>

<p><a name="_Hlk145085110">Kameraman/Duygu SARAL</a></p>

<p>Konuşmacı/Begüm İÇEN</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-cocuklarda-dis-ayrikligi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Sep 2023 00:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/09/agiz-ve-dis-sagligi-begum-icen.jpg" type="image/jpeg" length="53638"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Begüm İçen “Süt Dişleri Önemli”]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-sut-disleri-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-sut-disleri-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı köşemizin bugünkü konuğu Diş Hekimi Begüm İçen. Bize süt dişleri, bebek ve çocuk ortodontisi, ağız ve diş sağlığının sürdürülebilmesi için gerekli olan bakımlardan bahseden Diş Hekimi Begüm İçen, gazetemize detaylı açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ağız ve Diş Sağlığı köşemizin bugünkü bölümünü,&nbsp; linkte yer aklan videoya tıklayarak izleyebilirsiniz.</p>

<p></p>

<p>Bebeklerde ilk diş çıkarma ne zaman gerçekleşiyor?</p>

<p>B.İ. : Bebekler, yaklaşık 6 aylıkken çıkmaya başlıyor. 6 ayda bir, 4 diş olmak üzere ortalama 2 yaşına kadar tüm süt dişleri ağız içerisinde olmuş oluyorlar genel olarak.</p>

<p>Süt dişlerinin çürümeye başladığı dönemde ebeveyn olarak ne yapmak gerekiyor?</p>

<p>B.İ. : Aslında çürümeye başlamadan önce, bazı materyallerle temizlemek lazım. Parmak fırçaları olabilir ya da ya da pamuklar olabilir. Çürüdüğünüzü fark ettiğinizde de hemen bir hekime danışmanız gerekiyor. Çocuğun yaşına bağlı olarak işlem yapılabilir ya da farklı yöntemlerle farklı şekilde yönlendirebilirsiniz.</p>

<p>Aileler süt dişlerinin döküleceği düşüncesiyle diş fırçalamaya fazla önem vermiyorlar. Bu süreçte ne gibi durumlara neden olabilir?</p>

<p>B.İ. : Evet ama her dişin düşme yaşı ayrıdır. En başta da 6 aylıkken de alt ve üst dişler çıkar, oradan başlıyor düşme zamanları da. 6 – 7 yaşında ortalama olarak hem alt hem de ön 4 diş düşmeye başlıyor. Daha sonrasında arkadaki 9 – 10 yaşlarındaki azı dişleri düşmeye başlıyor. En son köpek dişleri düşmeye başlıyor. Bunların bakımı iyi yapılmazsa eğer, süt dişleri alttaki daimi dişlerin gelmesine rehberlik ettikleri için aslında dizilimde çok büyük önem arz ediyorlar. O yüzden bakımlarını, eğer düşme yaşı yaklaştıysa evet çekim bir tercihtir, yapılabilir. Ama eğer düşmesine zamanı varsa mutlaka tedavi edilmesi lazım ki alttaki dişin sürmesine rehberlik etmesi doğru zamanda olsun.</p>

<p>Çocuklarda süt dişi çürüdüğünde ağrı yapıyor mu?</p>

<p>B.İ. : Yapıyor, evet. Zaten yapmadıkça da bu koltuğa çık fazla oturulmuyor zaten. Ağrıdığı zaman da bizim için aslında biraz geç oluyor. Eğer o gece ağrıları başladıysa, ya da durup dururken hiçbir şekilde durmayan ağrılar varsa,&nbsp; bu sefer mecbur süt kanal tedavisi dediğimiz, aynı daimi dişlere yaptığımız kanal tedavisini uygulamak zorunda kalıyoruz. Koltuk süresi uzuyor. Çocukların bunu kaldırma direnci daha düşük. Genelde bu çocuklar 6 yaşında ya da 5 yaşında oluyorlar. Ki zaten düşmesine 3 – 4 yıl var. Kesinlikle azaltmamız gerekiyor bir şekilde.</p>

<p>Peki, çocuklar dişleriyle çok oynuyorlar dişleri düşmeye başlayınca. Çocukların uyguladıkları güç, zamanında düşmesi gereken dişin erkenden düşmesine neden oluyor mu?</p>

<p>B.İ. : O kadar güç uygulayamazlar. Zaten sallanan dişleri tutup alıyorlar. Yalnız şöyle bir şey oluyor, çocuklar dişleri çok salladıkları zaman ya da yetişkinlerde tam tutup alamadıkları için kökler bazen kalabiliyor. O zaman da mesela daimi diş çıkabiliyor ama yanında bir süt dişinin kökü kalmış oluyor. O zaman, yemek yerken acıyarak olmuş oluyor, yani biraz bilinçsiz olmuş oluyor aslında oradaki dişin çekimi. Ama eğer çok sallanıyorsa, dişte herhangi bir çürük yoksa ve diş çıktığında gördüğünüz tam bir parçaysa sıkıntı yok, sallayabilirler. Hatta kendilerinin çekmeleri de motive ediyor bazen onları.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kameraman/Duygu SARAL</p>

<p>Konuşmacı/Begüm İÇEN</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-begum-icen-sut-disleri-onemli</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Sep 2023 00:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/09/agiz-ve-dis-sagligi-begum-icen.jpg" type="image/jpeg" length="12749"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Selçuk Hançer, “Asidik PH Seviyeleri Dişe Zarar Verebiliyor”]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-selcuk-hancer-asidik-ph-seviyeleri-dise-zarar-verebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-selcuk-hancer-asidik-ph-seviyeleri-dise-zarar-verebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı köşemizin bugünkü konusu ‘Evde Diş Beyazlatma’. Diş Hekimi Selçuk Hançer’e evde diş beyazlatma yöntemlerine ilişkin sorular sorduk. Diş beyazlatmada kullanılan profesyonel ve bireysel materyaller ile bunların kullanım şekillerine ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Diş Hekimi Selçuk Hançer ile olan videomuzu, linki verilen bağlantıya tıklayarak izleyebilirsiniz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş beyazlatma ile bağlantılı demişken, bazı diş macunları var. Karbon etkili çıktı. Bunlar ne kadar etkili? Gerçekten beyazlatıyor mu?</p>

<p>Normal bizim rutin kullandığımız fırçalardan çok aşırı bir farkı yok bu olayın. Fakat, bazı özel şeyler çıktı.</p>

<p>Şimdi beyazlatma ile ilgili mesela sadece o değil, duymuşsunuzdur belki. Karbonatın içine limon sıkarak dişlere uygulamak şeklinde, bunun da dişi beyazlattığı söylenir ama kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Öncelikle ph seviyeleri çok farklı. Dişe zarar verebiliyor asidik ph seviyeleri. Limonun ki gerçekten çünkü fazla. Onunla beraber, partikülleri çok büyük olduğu için dişlerde ciddi bir aşınmaya sebep oluyor. Bunu mesela kesinlikle önermiyoruz. Bununla beraber son dönemde blukovelin içeren diş macunları çıktı. Dişin minesini inceden boyuyor. Dişleri fırçaladıkça boyuyor ve beyaz görünmesine neden oluyor. Aslında, yapılan araştırmalarda ciddi bir zarar vermediği de biliniyor. Bu şekildeki diş beyazlatma yöntemleri var. Fakat, o tamamen günü kurtarma adına yoksa dişin mine yapısına işleyen kalıcı bir beyazlatma değil.</p>

<p>Evde diş pastası ile diş pastası şeklinde satılan macunlar var. Onlarla dişlerimizi fırçaladığımızda, beyazlık konusunda etki eder mi?</p>

<p>Yani, bir macunundan daha fazla sebebiyet vermez. Diş macunundan daha da fazla beyazlatmaz. Oradaki amaç temizlik. Bunu zaten diş hekimleri klinikte diş pastasını temizlik esnasında kullanıyor.</p>

<p>Sizin kullandığımız yöntemle evdeki yöntem çok farklı değil mi?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fırçalarımız değişik. Bizimkiler biraz daha sert.</p>

<p></p>

<p>Konuşmacı/Selçuk HANÇER</p>

<p>Kameraman/Duygu SARAL</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-selcuk-hancer-asidik-ph-seviyeleri-dise-zarar-verebiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Sep 2023 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/07/selcuk-3-bolum.jpg" type="image/jpeg" length="54354"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Hançer, “Diş Beyazlatmada Kullanılan Hidrojen Peroksit İçin Hekim Kontrolü Şart”]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-hancer-dis-beyazlatmada-kullanilan-hidrojen-peroksit-icin-hekim-kontrolu-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-hancer-dis-beyazlatmada-kullanilan-hidrojen-peroksit-icin-hekim-kontrolu-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı köşemizin bu haftaki konusu Diş Beyazlatma oldu. Diş renginde değişikliğe sebep olan yiyecekler, hastaların tetkik ve tedavi için diş hekiminden istedikleri tavsiyeler, tedavide hidrojen peroksitin yan etkileri ile diş beyazlatması için gerekli olan farklı türdeki tedavi yöntemlerini Diş Hekimi Selçuk Hançer anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş beyazlatma nasıl gerçekleşiyor? Bize süreci anlatır mısınız?</p>

<p>Diş beyazlatma öncelikle 20’li yaşlardaki diş rengimizin, her gelen diyor ki benim önceden dişlerim böyle değildi zamanla böyle oldu. Diş rengi böyle değildi, diş yapım böyle değildi. İnsanlar geçmişteki dişlerini arıyor. Tabii zamanla alışkanlıklarımız, yediğimiz içtiğimiz asitli içecekler, tütünler, dişi renklendiren içecekler, dişlerin yapısındaki bozukluklar dişlerin formunu bozuyor. Bununla beraber dişin yapısındaki renklenmelere sebep oluyor. İki çeşit renklenme var. Biri dış renklenme, biri iç renklenme. Dış renklenmeyi biz burada diş fırçalama ile ya da normal diş temizliği ile çıkarabiliyoruz. Ama iç renklenmede dişin yapısındaki o kimyasal bağlanmalardan kaynaklı dişin içerisinde oluşan bir renklenmeye sebep oluyor. Sudaki flor, yine dişin yapısındaki renklenmeye sebep oluyor onu da es geçmeyelim. Flor, aslında dişlere faydalı bir şey. Fakat, fazla olduğu zaman dişin yapısında florosis denilen değişik renklenmelere sebep oluyor. Ben bu kısmı sevmiyorum. Biz bu kısmı sevmiyoruz.</p>

<p>Bazen beyazlatma yetmiyor, beyazlatma ile beraber kompozit lamineler, seramikler işin içine giriyor dişin şeklini düzenlememiz gerekiyor. Diş taşı temizliği ve polisajlarla geçirdiğimiz şeyler, iç renklenme ise tamamen kullandığımız bazı kimyasallar, genelde içinde hidrojen peroksit içeren kimyasallarımız var. Bunlarla dişin içyapısını, rengini birkaç ton açmaya çalışıyoruz. Hidrojen peroksitin içerisindeki oksijen salınımı ile beraber dişin minesinde var olan az önce bahsettiğim sudaki flor, tütün, içecekler asitli içecekler ya da dişin yapısındaki sebep olan kimyasal reaksiyonla ortaya çıkan renklerin hidrojen peroksitteki oksijen şeffaflaştırıyor. Böylelikle dişler daha beyaz görünüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fakat bu çok uzun vadeli olmuyor. Bazen 6 ay, bazı kişilerde iyi bakıyorlarsa eğer dişler 2 yıla kadar dişler hala beyaz kalabiliyor ama öyle çok uzun ömürlü değil. 6 aydan sonra bazen ilk seanstaki gibi olmasa da bir kontrol seansı şeklinde yapıp daha ömrünü uzatabiliyoruz. Fakat 6 ay dişlerin beyazlamasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Peki diş beyazlatma dişe zarar veriyor mu?</p>

<p>Bizim uyguladığımız diş beyazlatmada hem office-bleaching hem de home-bleaching dediğimiz 2 farklı teknikle yapıyoruz biz bunu. Fakat artık günümüzde internet vasıtası ile ulaşımlar kolaylaştı. Bu aslında çok doğru değil, sebebi de şu çünkü bu tamamıyla hekim kontrolünde olması gereken bir şey. Özellikle mine çatlağı, mine kırığı, çürük ya da dişinde hassasiyet olanlarda üzerinde biz de bu hidrojen peroksit içeren, gerçekten ağır dişe ve diş etine dozajı kesinlikle fazla olmaması gereken bir şey hidrojen peroksit. Kaldı ki Avrupa Birliği ülkelerinde 1000/1’i geçen hidrojen peroksit içeren malzemelerin satımı kesinlikle yasak. Sadece diş hekimlerine verilebiliyor. Bizde de yasak ama artık internet vasıtası ile herkes bir şekilde ulaşabiliyor. Bu hidrojen peroksit ciddi derecede hassasiyete sebep oluyor. Bununla beraber bazen diş kaybına kadar gidebiliyor. Kesinlikle bir hekim kontrolünde ve bilinçli bir şekilde yapılması gerekiyor.</p>

<p></p>

<p>Kameraman/Duygu SARAL</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-hancer-dis-beyazlatmada-kullanilan-hidrojen-peroksit-icin-hekim-kontrolu-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Aug 2023 00:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/07/selcuk-hancer-bolum-2.jpg" type="image/jpeg" length="51970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Emrecan Okumuş, “İmplant Korkulması Gereken Bir Şey Değil”]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-emrecan-okumus-implant-korkulmasi-gereken-bir-sey-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-emrecan-okumus-implant-korkulmasi-gereken-bir-sey-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş Hekimi Emrecan Okumuş, Yalova Gazetesi’nin “Ağız ve Diş Sağlığı” serisinde konuğumuz oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin yeni serilerinden olan “Ağız ve Diş Sağlığı” köşesi yeni konuklarını almaya devam ediyor. Diş hekimi Emrecan Okumuş, Yalova Gazetesi İnternetten Sorumlu Müdürü Duygu Saral ile “İmplant” konusunu masaya yatırdı. Diş Hekimi Okumuş, İmplant ile ilgili merak edilen soruları gazetemiz aracılığı ile yanıtladı.<br />
Emrecan Okumuş Kimdir?<br />
E.O: &nbsp;Merhabalar, ben Diş Hekimi Emrecan Okumuş. 2016 yılı Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi mezunuyum. 2018’den beri de Mars Diş Polikliniğinde kurucu hekim olarak görev yapmaktayım. Bugün size implantlarla ilgili bilgi vereceğim. Çünkü implant konusu halk arasında yanlış anlanan ve kulaktan kulağa yanlış bilgilerle gezen bir konu olduğu için birazcık yardımcı olmak istiyorum.<br />
İmplant Nedir?<br />
E.O: İmplantlar, titanyum ve alaşımla oluşturulan silindirik, sterilize edilmiş maddeler olarak tanımlayabiliriz. İmplantlar, diş eksikliği sonucunda o bölgeye konması için özel olarak tasarlanmışlardır. &nbsp;Eskiden bildiğiniz üzere ya hareketli protezler ya da köprüler yapılmaktaydı. Ancak son zamanda sağlam olan dişleri yıpratmadan veya kesmeden güzel bir şekilde implantlarla çözüm bulabilmekteyiz. Ancak halk arasında biraz insanlarımız implant yaptırmaktan korkuyor. İmplant’ın kendilerine uygun olmadığını düşünmekteler.&nbsp;<br />
İmplat’ı Kimler Yaptırabilir?<br />
E.O: İmplantlar her yaşa, 18 yaştan büyük bireylere uygulanabilir. Bizim burada dikkat ettiğimiz olay; diş etinin ve kemiğinin yeterli seviyede olması. Kemiğin eninin, boyunun bizim için yeterli olması ve oraya uygun çapta ve boyda implant yapabilmemiz bizim için önemli. Bunun dışında sistemik problemleri varsa bunlarla ilgili araştırmalarımızı yapıp gerekli doktorlardan uygunluğunu alıyoruz ve ona göre implant yapabiliyoruz. Yani, “Ben şu yaştayım, bana asla implant olmaz” diye hastalarımız düşünmemeli. Her yaş gurubuna belli zemin oluştuğu zaman implant uygulanabilir.<br />
İmplant Yaptırmak İçin Nelere Dikkat Edilmeli?<br />
E.O: İmplant korkulması gereken bir şey değildir. İşlemi normal bir diş çekimi kadar aslında basit bir işlemdir. Normal bir diş çekiminde de o bölge uyuşturulup alınırken, implant’da da o bölge uyuşturulduktan sonra gerekli bir şekilde implantınız koyulmaktadır. Koyulan materyal biyo uyumlu bir materyal olduğu için size ilerleyen bir zamanda bir sıkıntı, problem çıkarmaz. Hastalarımız da bunu çok merak etmekte.&nbsp;<br />
İmplant Uygulaması Ne Kadar Sürüyor?<br />
E.O: İmplant uygulandıktan sonra kemiğin kaynaşabilmesi için minimum 3 aylık bir bekleme sürecimiz oluyor. Sonrasında ise yapılan implant sayısına göre 1 ila 3 hafta içerisinde dişinize kavuşuyorsunuz. Normal bir implant sürecinde siz üç buçuk ay sonra dişlerinize kavuşmuş olursunuz. İmplant yapıldıktan sonraki geçen 3 aylık süreçte de protez kısmında size zaten tedavinizi tamamlayan hekim gerekli bilgileri verecektir. Ancak burada da çok farklı seçenekler günümüzde mevcut. Vidalı, simante, metal destekli, porselen, zirkonyum gibi birçok seçenek mevcut ve yeterli kemiğin olmadığı durumlarda bazen hibrit seçenekler de sunuyoruz hastamıza. Hibrit seçenekler, implanların üzerine takıp çıkarılabilen protezler veya yine vidalanabilir protezler oluyor. Burada sizin hekiminizden talep etmeniz gereken aslında iyi bir planlama süreci ve bunu size iyi bir şekilde anlatan uygulayan bir hekimle tedaviye başlamanız çok çok önemli.<br />
İmplant Bakımı Nasıl Yapılmalı?<br />
E.O: Bazı yanlış inanışlar olabiliyor. Çünkü implant yaptırdıktan sonra hiç bakmamamız veya asla onlara bir şey olamayacak gibi bir durum yok. Biz yine kendi dişimiz gibi implant üstü protezlerimizi güzel bir şekilde bakımını yapmalıyız. Hekimimizin bize önerdiği şekilde fırçalama, ip veya ağı duşu gibi seçeneklerle güzel bir şekilde temizledikten sonra da 6 aylık ve 1 yıllık süreçlerle kontrolü asla ihmal etmememiz gerekiyor. Çünkü herhangi bir ağrı olmasa bile belki büyük bir sorun vardır ve bunu siz göremiyorsunuzdur ama ne kadar erken bir süreçte buna müdahale edilirse implant üstü protezinizi ve implantlarınızı kullanmanız o kadar rahat olacaktır ve daha uzun ömürlü olacaktır.&nbsp;<br />
Muhabir/Duygu Saral<br />
Kameraman/Göktuğ Doğukan Yüksel</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-emrecan-okumus-implant-korkulmasi-gereken-bir-sey-degil</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Aug 2023 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/08/emrecan-okumus.jpg" type="image/jpeg" length="95221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Selçuk Hançer, “Bruksizm Hastalığında Farkındalık Sağlamamız Lazım”]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-selcuk-hancer-bruksizm-hastaliginda-farkindalik-saglamamiz-lazim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-selcuk-hancer-bruksizm-hastaliginda-farkindalik-saglamamiz-lazim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı köşemizin bu hafta ki konusu, Bruksizm oldu. Halk arasında yaygın ve birçok insanın farketmediği dış sıkma eyleminin detaylarını Diş Hekimi Selçuk Hançer anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bruksizm’in fiziksel değil psikolojik nedenlere dayanan bir hastalık olduğu ve gece ile gündüz arasında farklı belirtiler göstererek hastaların günlük hayatlarında sıkıntılar yaşamasına neden olduğu konusunda önemli noktalara değinen Diş Hekimi Hançer, bizlere hastalığa bağlı semptomlar ile ilgili detaylı açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Bruksizm’in tanı ve tedavi yöntemleri, nedenleri ile iyileşme sürecinde kullanılan medikal aparatlara kadar birçok farklı konuya değindiğimiz haberimizin videosuna, linki verilen video üzerinden ulaşabilirsiniz.</p>

<p>Selçuk Bey, bu haftaki konumuz nedir?</p>

<p>Bu hafta Bruksizm’den bahsedeceğiz. Bruksizm dişlerin çiğneme fonksiyonu haricinde, istem dışı olarak geceleri genelde diş gıcırdatma, gündüzleri genelde diş sıkma şeklinde dişlerin birbirine istem dışı kenetlenme halidir. Genellikle geceleri oluyor bu işlem, diş gıcırdatma şeklinde. Gün içinde de genelde strese bağlı olarak, bazen istem dışı gün içinde dişlerini sıkan var.</p>

<p>Diş sıkmasına karşı, alınması gereken bir önlem var mı? Peki ben kendi dişimi sıkıp sıkmadığımı nereden anlayabilirim?</p>

<p>Başlangıçta anlaşılmıyor. İlerleyen günlerde bir semptom veriyor. Zamanla dişlerin yapısal olarak değişikliği, çene ağrısı, kulak ağrısı, bazen baş ağrısı, geceleri özellikle diş gıcırdatanlarda sabah kalkarken bir halsizlik. Bunlar hep Bruksizm’in belirtileri, semptomları.</p>

<p>Peki Bruksizm’in bir nedeni var mı?</p>

<p>Bunun ilk nedeni, psikolojik. İnsanlar günümüzde stresli dönemler geçiren insanlar geceleri diş gıcırdatma, gündüzleri de dişi sıkma şeklinde bu psikolojik problemlerin dışa vurum şeklidir aslında.</p>

<p>Diş sıkması yaşayan kişideki yüzünde oluşan belirtiler nelerdir?</p>

<p>Dişleri sıktığımız zaman, zamanla çene dediğimiz şu bölgelerdeki kasları sıktığımız için kasların gelişmesinden kaynaklı vücut şekli zaten V çeneye dönüyor. Şu kaslar daha etkin oluyor. Bununla beraber, çene kasları özellikle sabah uyanınca dişleri ağzı açamama, şu bölgede ağrılar hissediliyor. Bazen kulak ağrısı ile gelen hastalarımız oluyor. ‘Kulağım ağrıyor ama sebebini bilmiyorum.’ Bazen baş ve boyun kaslarında ağrılara sebep olabiliyor. Bazen diş ağrılarına sebep olabiliyor. Mine çatlağından kaynaklı diş hassasiyetlerine sebep oluyor. Bazen de, daha doğrusu genellikle de dişlerin yapısal olarak o morfolojileri bozuluyor. Şekilleri bozuluyor yani.</p>

<p>Peki, bunun bir tedavi yöntemi var mı?</p>

<p>Bunun tedavi yöntemleri var. Öncelikle, kişinin bu işin farkındalığını sağlamamız lazım. Evet, sen dişini, sıkıyorsun diye bunu bir kabul etmesi gerekiyor. Varsa, psikolojik bir problemi bu problemin çözülmesi gerekiyor. Daha sonra biz diş hekimleri, dişler birbirine zarar vermesin diye diş ve çevre dokuları, gerek çene kasları birbirine zarar vermesin diye, o bölgeler zarar görmesin diye bizler bunlara koruyucu plak dediğimiz gece plaklarını uyguluyoruz. Fakat, bu plağı bile parçalayacak şekilde diş sıkanlarla karşılaşıyoruz. Ciddi diş sıkanlar, bunlar için de botoks öneriyorum. Botoks uyguluyoruz.</p>

<p>Botoksu nerelere uyguluyorsunuz?</p>

<p>Şurada, massater kasında ve şurada yine bir kas var massaterin uzantısı. Şu bölgedeki kasa.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Onu uyguladıktan sonra diş sıkma eylemi bitiyor mu peki?</p>

<p>6 ay gibi bir süre, hastayı rahatlatıyor. 6 ayda bir yenilenebiliyor. Bunun bir sınırı yok.</p>

<p></p>

<p>Muhabir: Duygu Saral</p>

<p>Kameraman: Tuğba Altın</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-selcuk-hancer-bruksizm-hastaliginda-farkindalik-saglamamiz-lazim</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Aug 2023 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/08/dis-hekimi-selcuk-hancer-bruksizm-hastaliginda-farkindalik-saglamamiz-lazim.jpg" type="image/jpeg" length="29442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Selçuk Hançer, “Diş Çürüğü Anneden Çocuğa Geçer”]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/selcuk-hancer-dis-curugu-anneden-cocuga-gecer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/selcuk-hancer-dis-curugu-anneden-cocuga-gecer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova Gazetesi olarak her hafta sonu, Ağız ve Diş Sağlığı ile ilgili önemli noktaları siz takipçilerimize yansıtmaya devam ediyoruz. Diş Hekimi Selçuk Hançer merak edilen soruları Yalova Gazetesi İnternetten Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Duygu Saral aracılığı ile cevaplandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklar, Diş Hekimine ilk ne zaman götürülmeli?</p>

<p>S.H: Güzel bir soru. İlk Diş Hekimi kontrolüne, ilk dişinin çıkmasıyla beraber bir diş hekiminin onu görmesi gerekiyor. Çünkü burada çocuklara ebeveynler tarafından yanlış yapılan beslenme olsun, alışkanlıklar olsun veya ebeveynlerin yanlış bilgilerinden kaynaklı çocuklarda ciddi bir diş çürümesine sebep oluyor. Bizler ilk etapta çocuktan çok ebeveyni görüyoruz. Bu esnada onlara gerekli bilgileri veriyoruz. İlk diş çıktığı andan itibaren çocuklar bir Diş Hekimine gelmelidir.</p>

<p>Süt dişine tedavi gerekir mi yapılmazsa ne olur?</p>

<p>S.H: Yani maalesef biz bu şeyle çok muhatap oluyoruz. “Ya hocam nasıl olsa süt dişi… Yapmazsak ne olur? Bugün, yarın düşecek. Fakat işin doğrusu bu değil. Çünkü erken çekilen, erken kaybedilen süt dişleri evvela çocuğun beslenme sorununa sebep oluyor. Bununla beraber erken çekilen dişler alttan gelen daimi dişlerin sürmesini etkilediği için sonrasında çapraşıklıklara sebep oluyor.</p>

<p>Çapraşıklık dediğiniz nedir? Çarpıklıklar mı?</p>

<p>S.H: Evet. Oradaki boşluklar. Dişler devamlı aslında boşluğa doğru meylederler. Bizler o dişi çektiğimiz zaman geri kalan yandaki, sağındaki, solundaki o boşluğun o bölgeyi dolduracağı için alttan gelen dişin yönünü değiştiriyor. Bundan ötürü gelen dişin yönü kayıyor ve ilerleyen dönemlerde tel tedavisine gereksinim duyulabiliyor. Süt dişlerini ağızda tuttuğumuz zaman bir de orada yer tutucu görevi olarak her şey doğal seyrinde düşmesini bekliyoruz. Beklentimiz bu.</p>

<p>Vaktinden önce çekilen dişler çocuğun hem çene yapısını mı bozmuş oluyor? Hem de diş yapısını bozmuş oluyor?</p>

<p>S.H: Öncelikle zaten beslenme sorununa sebep oluyor. Öğütemiyor. Bu ciddi bir problemdir çocuklar için.</p>

<p>Çene yapısını bozma durumu?</p>

<p>S.H: Diş yapısını.</p>

<p>Çene yapısı bu dişin erken çekilmesi ile bağlantılı değil?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>S.H: Yok yok. Çene yapısı onunla ilgili değil. O biraz daha genetik bir kısım.</p>

<p>Çocuklarda Diş Hekimi korkusu neden oluyor?</p>

<p>S.H: Biraz bunlar azaldı ama daha önce çocukları doktorla korkutma gibi, iğneyle korkutma gibi bir alışkanlığımız vardı toplumsal olarak. Bir yere gittiğimizde, “bak yemeğini ye doktor burada”, “bak şunu yapmazsan iğne gelir” Çocuk ilk etapta bununla muhatap olduğu zaman korkuyor, “Demek ki iğne ve doktor korkulacak bir şey” diye. İlk etap bir hafızasına kazınıyor. Onun haricinde çocuklar mesela bir başkası dişini çektirmiştir. Onun yanında konuştuğu zaman, “Ya gittim işte dişimi çektirdim ama çok canım yandı” Bu da çocukta bilinçaltında Diş Hekimi korkusu getiriyor. Mümkün olduğunca çocukların yanında hem bu şekilde tehdit etmemek gerekiyor hem de varsa da bir diş sorunu onların yanında konuşmamak gerekir.</p>

<p>Çocukları nasıl ikna ediyorsunuz?</p>

<p>S.H: Birden fazla teknik var burada. Benim uyguladığım bir tekniği söyleyeyim. “Anlat-Göster-Uygula” tekniği vardır. Önce çocuğa anlatıyorsun; “Bak işte elimizdeki şu. Şöyle yuvarlak yuvarlak dönüyor” Hatta mümkünse de onun hayal kurmasını sağlıyoruz. “İşte orada kötü bakteriler var. Biz o bakterileri, o dönen şey çamaşır makinesi gibi, işte ne biliyim şunun gibi dönüyor bu ve bunu temizleyeceğiz. Oradaki bakterileri ikimiz beraber yok edeceğiz” diye anlatıyoruz. Sonra elimize aldığımız o ağzınızda değişik dönen şeyleri, onları elinde tırnağında gösterip değdiriyorum. “ Bak görüyor musun? Hiç canını yakmıyor. Çocuk bunu görünce önce anlıyor. Daha sonra görünce, “Evet, bu çok da can yakan bir şey değilmiş, daha sonra da akabinde uygulama kısmında ikna etmeye çalışıyoruz. Yapabiliyorsak, yapabildiğimiz kadar.</p>

<p>Peki, ikna olmuyorsa çocuk ne yapıyorsunuz Selçuk Bey?</p>

<p>S.H: Şimdi ikna olmuyorsa… Ben Pedodontist değilim. Bunula ilgili daha çok sedasyon ve genel anestezi yöntemleri var. Medikal yöntemler… Bununla ilgi bir Pedodontiye yönlendiriyorum.</p>

<p>Çocuklarda çürük nasıl önlenir?</p>

<p>S.H: Programın başında söylediğim gibi ilk dişi çıktığından beri 6 aydan itibaren çocuğu görmeliyiz. Neden görmeliyiz? Çünkü öncelikle klasik bir uygulanan yöntem vardı; “Biberon içerisine balı koy. Sütü rahat rahat içsin. Akşamları işte biberonun içine sütü koy, içini de biraz şekerlendirip…” Bunlar evvela çocuklarda çürümeye, Biberon çürüğü dediğimiz çürüklere sebep olur. Biz bunları hem ebeveynlerine anlatıp hem de çocuğu görüp ebeveynlere bilgi verdikten sonra bu kısmı tölere ediyoruz. Daha sonra beslenme olayı var. Çocukların yanlış beslenmesini yönlendirebiliyorsak bu da yine çocukların diş çürüğünü engelleyebiliyoruz. Bir başka seçenekte beslenme haricinde az önce bahsettiğim “iğne ile korkutma olayı var” ama bir de “şekerle ödüllendirme” gibi bir huyumuz var maalesef. Çocuklara bir şey yapsın diye “bak al şunu ben sana şeker vereceğim” ya da “şunu al ben sana çikolata alacağım” gibi. Bizler çocukları ne kadar geç çikolata ve şekerle tanıştırırsak o kadar onlar için doğru olanıdır.</p>

<p>Peki, bu ne kadar geç?</p>

<p>S.H: Olabildiğince. Hani bu çok aralıklı bir şey. Yani daha çok biz çocukları hediyelendirirken yiyecekle hediyelendiriyoruz. Ama bunun yerine daha farklı… Oyuncakla ödüllendirmek daha doğru olur. Beslenme ve şekerden uzak tuttuktan sonra…</p>

<p>Sadece şeker mi peki? Karbonhidratın da dişleri çürüttüğü söyleniyor. Doğru mu?</p>

<p>S.H: Tabi ki doğru. Çünkü şekerin içerisinde de karbonhidrat var. Bizlerde mesela erişkinlerde özellikle “pastacı çürüğü” diye bir şey var. Tamamen karbonhidratla alakalı bir durum. Düz yüzey çürükleri… Temizlendikten sonra illa ki bakımı gerekiyor. Çocuklarda diş fırçalamayı sevdirmek gerekiyor. Hani kum saati şeklinde olup şu kadar diş fırçalayacaksın, bu kadar diş fırçalayacaksın… Çünkü diş fırçalamaya ne zaman başlanmalı dersek, ilk çıktığından itibaren diş fırçalama başlanılmalı. İlk başlarda ebeveynler bir tülbent yardımı ile temizleyebiliyorlar ama çocuk ne zaman eline diş fırçasını alırsa biz artık o andan itibaren diş fırçalaması gerektiğini söylüyoruz. Tabi enerjik çocuklar bunlar. Devamlı hareket halindeler. Şekerde de ciddi bir enerji var. Bizde bu enerjiyi ara öğün dediğimiz kısmı, daha faydalı şeyler verirsek meyve gibi, kuruyemiş gibi. Çocuklar en azından hem enerjilerini alır, hem de şekerden uzak tutabiliriz.</p>

<p>Okullarda florür uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz?</p>

<p>S.H: Bir hocamdan duymuştum. Farmakolojide, ilaçla zehri birbirinden ayıran şey aslında dozajdır. Aslında florür oranı biz çocuklara uyguluyoruz tabi ki ama öncelikle yutmamasını söylüyoruz. Yutmadığı sürece korkulacak bir durum yok. Evet dokulardan emilim oluyor ama bunlar öyle bahsedildiği gibi tehlikeli şeyler değil. Fakat şu ispatlanmış bir gerçek ki florür dişleri aside karşı, çürüğe karşı ciddi derecede güçlendiriyor ve bu bizim yıllardır uyguladığımız ve sonuç alınmış, laboratuvar ortamında ve klinik ortamlarında sonuç alınmış bir gerçek bu. Fakat diğerleri hipotez aşamasında... İşte bir sürü, toplumumuzda florürle ilgili yorumlar var. Biz sadece Avrupa Çocuk Diş Hekimleri Dernekleri olsun, Dünya Çocuk Diş Hekimleri Dernekleri olsun hepsi florürün çocuklar için doğru olduğunu söylüyorlar. Hepsi de bunu savunuyor. Bizde bunları destekliyoruz fakat yutmamalarına dikkat etsinler.</p>

<p>Yetişkinlerde florür tedavisi görebilirler mi?</p>

<p>S.H: Erişkinlerdeki diş macununda bu bin ppm’den daha fazla. O yüzden çok ta gerek yok yani biz o diğer florür uygulamalarında bu açığı çocuklarda kapatıyoruz ama erişkinlerde yapılabilir mi? Evet ama çok ihtiyaç yok yani.</p>

<p>Yetişkinler çok fazla florürlü macun kullandığında beyinde hasar oluyor diye bir söylem halk arasında. Bu doğru mudur?</p>

<p>S.H: Bununla ilgili ben de iki uç noktanın çok fazla makalelerini okudum. Birileri yok “köleliğe kadar götürüyor olayı. Bu “florür uygulamak köleliğe sebep oluyor” kadar götürürken diğer tarafta “hiçbir sorun yok, çok masum” diyor. Açıkçası florürün o kadar da kötü olmadığını düşünüyorum. Ötekinin henüz daha kanıtlanmamış sadece bir hipotez veya varsayım olduğunu düşünüyorum. Ötekini düşünmek istemiyorum.</p>

<p>Diş çürüğü anneden çocuğa geçer mi?</p>

<p>S.H: Diş çürüğü anneden çocuğa geçer. Nasıl geçer? Yine buradan alışkanlıklarımıza geleceğiz. Maalesef genel olarak bizim sorunumuz alışkanlıklarımız. Anne çocuğa bir şey yedirecek. Önce ağzına alıp ısısına bakıyor sonra çocuğa yediriyor veya işte emziği yere düşüyor önce alıp ağzına ondan sonra çocuğa veriyor. Bu tarz yanlış uygulamalar, yanlış alışkanlıklardan dolayı ağızda bulunan ve çürüğe sebep olan “Aktinomiçes, Streptekok” gibi bakteriler anneden çocuğa geçer.</p>

<p>Muhabir/Duygu Saral</p>

<p>Kameraman/Göktuğ Doğukan Yüksel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/selcuk-hancer-dis-curugu-anneden-cocuga-gecer</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Jul 2023 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/07/selcuk-hancer-bolum-2.jpg" type="image/jpeg" length="76723"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Selçuk Hançer’den Önemli Bilgiler]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-selcuk-hancerden-onemli-bilgiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-selcuk-hancerden-onemli-bilgiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her hafta sonu yayınlanacak olan Ağız ve Diş Sağlığı ile ilgili önemli bilgileri ve çok daha fazlasını uzman görüşlerle sizlere aktaracağız. Diş eti ve diş fırçalama tekniklerinden bahseden Diş Hekimi Selçuk Hançer ile gerçekleştirdiğimiz programımızı Ağız ve Diş Sağlığı köşemizden takip edebilirsiniz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk Hançer kimdir?</p>

<p>2011 yılında Konya Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldum. 1,5 yıl özel sektörde çalıştıktan sonra devlete atandık. Akabinde 11 yıl devlet hastanesinde İznik ve Yalova Diş Hastanesi’nde görev yaptım. Pandemi sürecinden sonra da devlette ki işlevimizi bitirip özel sektöre atıldım. İki yıldır da muayenecilik yapıyorum.</p>

<p>Sağlıklı diş eti nasıl olmalı?</p>

<p>Sağlıklı diş eti genelde açık pembe renklidir. Bazen gül kurusu renginde yüzeyi portakal kabuğu gibi pütür pütür herhangi bir kanama olmayan formlarda olmalıdır. Sağlıklı diş eti renginin haricinde daha kızarık, kırmızımsı ve kanamalı bir durum ortaya çıktığında diş etinde problemlerin olduğuna kanaat getiriyoruz.</p>

<p>Diş eti çekilmesi neden olur?</p>

<p>Genellikle diş eti çekilmesi yanlış diş fırçalama tekniği ile ve yaşla beraber oluşan problemlerdir.</p>

<p>Diş eti çekilmesinin tedavisi nasıl oluyor?</p>

<p>Diş eti çekilmesi tedavisi ilk etapta doğru bir fırçalama tekniği gerektiriyor. Bununla beraber doğru tekniği kullandıktan sonra hala devam ediyorsa genelde etmiyor, ediyorsa da ileri cerrahi yöntemlerle bağ dokusu gibi bölgelere diş etine ilave edilip diş etini yukarı kaldırma yani file kaldırma yöntemiyle yapılabiliyor. Genellikle yanlış diş fırçalama tekniklerinden kaynaklı olduğu için ona öncelik verilmesi gerekiyor.</p>

<p>Diş fırçalama tekniği ve elektrikli diş fırçalarının yararları ve zararları nelerdir?</p>

<p>Birçok fırçalama tekniği var. Fakat benim hastalarıma daha çok önerdiğim fırçalama tekniği diş etinden 45 derece tutup diş etinden dişe doğru her bir bölgeye 20 kez fırçalayarak ardından sağa ve sola kaydırarakta yapılmalı. Akabinde dil fırçalama ve ağız içi de fırçalanmalı. Diş fırçalarken tabii ki doğru fırçayı da bulmak önemli. Özellikle hastalarımızdan diş fırçalarını getirmelerini istediğimizde bize aşağı yukarıya dişlerini nasıl fırçaladığı hakkında bilgi veriyor. Aşırı sert fırçalıyorsa o kişi kendisi illa ki biliyordur. O zaman daha yumuşak fırçalar ya da orta derece de fırçalar kullanması gerekiyor. Elektrikli diş fırçaları da mevcut. İkisi arasında bir fark var mı? Net bir fark yok. Fakat elektrikli fırçalar, dişlerin aralarına girmediği ve daha çok yüzeyleri fırçaladığı için tekrardan manuel diş fırçasıyla fırçalanmasını isteriz.</p>

<p>Diş taşı neden oluşur?</p>

<p>Diş taşı genelde ağız içerisinde tükçük kanallarının olduğu bölgede tükçükte ki kalsiyumla ağızda ki bakteriler bir araya geldiği zaman orada oluşturduğu biyofilm tabakasıdır. Genellikle alt, ön dişlerde ve molar dediğimiz kısımda o bölgede tükçük kanallarıda bulunuyor. Oradan çıkan kalsiyum miktarı da kişiden kişiye değiştiği için bazı kişilerde daha hızlı diş taşı oluşumu görülebiliyor.</p>

<p>Diş taşı zararlı mıdır?</p>

<p>Diş taşı tabii ki de zararlıdır. Diş taşı, kalsiyum bakterileriyle oluşup biyofilm daha sonra tartar ve diş taşına evrilen bir süreci var. Bunlar temizlenmediği sürece diş etini aşağıya doğru çekip enfeksiyona ve hatta diş kaybına kadar gidebiliyor. Hassasiyet özellikle daha çok yanlış diş fırçalayan kişilerde oluşabiliyor. Diş eti çekilmesinden kaynaklı da olabiliyor. Mine çatlakları olursa hassasiyetler ortaya çıkabiliyor. Kişinin daha önce bir travma geçmişi şayet varsa onun bir belirtisi olarak yavaş yavaş başlayıp devam edebiliyor. Ağızda çürük varsa onlarda hassasiyete sebep olabiliyor.</p>

<p>Diş taşlarını temizlemek zararlı mıdır?</p>

<p>Diş taşlarını temizlemek zararlı değildir. Fakat gereksiz diş taşlarını temizletmek doğru değil. Biz 6 ayda bir hastalara ağız bakımı önerisinde bulunuruz. Ancak hasta geldiği zaman eğer orayı uygun görmüyorsak ya da hiç gerek yoksa sadece üzerinden polisaj dediğimiz aletle temizliyoruz.</p>

<p>Ağız kokusu neden olur?</p>

<p>Ağız kokusunun birçok sebebi var. Mide ve farenjit hastalarında olabiliyor. Çürükler, diş taşlarından kaynaklı diş etlerinde oluşan enfeksiyon ve özellikle ağzı açık uyuyan insanlarda çok şiddetli ağız kokusu oluşabiliyor.</p>

<p>Ağız kokusunu gidermek için ne yapmalıyız?</p>

<p>Öncelikle sebebini bulmak gerekiyor. Çürükse çürükler temizlenmeli. Diş eti kaynaklıysa diş taşları kesinlikle temizlenip doğal diş eti görünümü elde edilmeli.</p>

<p>Dişte ki lekelenmeleri en aza nasıl indirebiliriz?</p>

<p>Kişiden kişiye tükürükte kalsiyum miktarı ve beslenme alışkanlıkları farklı olduğu için dişlerde oluşan tartar hızı farklılık gösterebilir. Kişinin öncelikle bunu fark etmesi gerekiyor. Eğer karbonhidratla besleniyorsa onu düzene sokmalı. Hastalar diş fırçalama sıklığını da arttırmalı.</p>

<p>Hangi aralıklarla hekim tarafından diş temizletilmeli?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genellikle hastalara 6 ayda bir deriz. Kişiden kişiye göre değişir. Bence bir seneden önce çokta gerek yok.</p>

<p>Dişlerimizi önerilen süreler dışında sürekli temizletmek dişlere zarar verir mi?</p>

<p>Mine parlak bir yüzeyi var. Bizler diş taşını temizlerken minenin parlak yüzeyine değiyoruz. Keyfi olarak temizlemek istemem.</p>

<p>Çay, kahve ve sigara dişe ve diş etlerine zarar veriyor mu?</p>

<p>Zarar değil de dişlerine iyi bakmıyorsa dişte lekelenmelere neden olur.</p>

<p>Diş beyazlığı kişiden kişiye göre değişiyor mu?</p>

<p>Elbette değişir. Diş beyazlığı mine kalınlığı ile alakalı bir durum.&nbsp; Mine kalınsa daha beyaz görünüyor inceyse daha sarı görünüyor.</p>

<p>Evde dişlerimizi fırçalamak için doğal karışımlar yapabilir miyiz?</p>

<p>Hastalarımıza bazen gargara yapmasını söyleriz. Burada amacımız ağız içinde ki ph seviyesini dengelemektir. Çünkü bazı bakteriler belli bir ph seviyesinde yaşamıyor.</p>

<p>Her gün ağız gargarası yapmak doğru mudur?</p>

<p>Dişinizi fırçaladıktan sonra ilk yarım saat içerisinde gargarayı önermiyoruz.</p>

<p>Diş ipi kullanmak sağlıklı mıdır?</p>

<p>Kesinlikle sağlıklıdır. Toplumumuzda kürdan alışkanlığı var. Bunun yerine diş ipini tercih etmeliler. Özellikle ara yüzeye giren yiyeceklerin çıkarılmasında bazen fırça yeterli olmuyor onun içinde diş ipi olmazsa olmazdır.</p>

<p>Diş ipini ne kadar sıklıkla kullanmamız gerekiyor?</p>

<p>Dişlerinizi fırçaladıktan sonra her gün günde bir kere kullanmanız yeterli olacaktır.</p>

<p>Yeşil elma tüketildiğinde diş fırçalama etkisinin olduğu söyleniyor. Sizin düşünceleriniz nedir?</p>

<p>Yeşil elma çok iyi bir mekanik temizleyicidir. Bazı kişilerin bir tarafında daha fazla diş taşı olurken diğer tarafında ise daha az diş taşı oluyor. Çünkü burada yiyeceklerin mekanik temizliği söz konusudur. Yemek yerken sağ ve sol tarafınızı da kullanın.</p>

<p>Muhabir – Duygu Saral</p>

<p>Kameraman – Rümeysa Şahin</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dis-hekimi-selcuk-hancerden-onemli-bilgiler</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jul 2023 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/07/selcuk-hancer.jpg" type="image/jpeg" length="33358"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
