<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yalova Gazetesi</title>
    <link>https://www.yalovagazetesi.com</link>
    <description>Yalova Haber, Yalova Haberleri, Güncel, Son Dakika, Yalovaspor, Siyaset, Sağlık, Asayiş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yalovagazetesi.com/rss/gazete-serilerimiz" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 22:04:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/rss/gazete-serilerimiz"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Otomotivde Nesilden Nesile Güven Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/otomotivde-nesilden-nesile-guven-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/otomotivde-nesilden-nesile-guven-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova’da uzun yıllardır otomotiv ve galericilik sektöründe faaliyet gösteren Emek Şirketler Grubu yöneticisi Mustafa Emek, “Nesilden Nesile” röportaj serisinde aile mesleğini, kuşaklar arası değişimi ve sektörde güvenin önemini anlattı. Emek, iş hayatında en temel değerin “güven” olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Aile mesleğinde en büyük sermaye güvendir”</strong></p>

<p>Yalova’da otomotiv ve galericilik sektöründe faaliyet gösteren Emek Şirketler Grubu yöneticisi Mustafa Emek, Yalova Gazetesi’nin “Nesilden Nesile” yayın serisi kapsamında meslek hayatına ve aile geleneğine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>32 yaşındaki Mustafa Emek, Sakarya Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü mezunu olduğunu belirterek, çocukluktan itibaren aile mesleğinin içinde büyüdüğünü ifade etti.</p>

<p>“Ben Mustafa Emek. 32 yaşındayım Sakarya Üniversitesi dış ticaret mezunuyum Yalova’da ailemle birlikte uzun yıllardır otomotiv ve galericilik sektörünün içindeyiz. Küçüklüğümden beri araçlarla iç içe büyüdüm. Şu anda aile mesleğimizi daha modern ve kurumsal bir yapıyla devam ettirmeye çalışıyorum.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Kararım zamanla doğal şekilde oluştu”</strong></p>

<p>Aile mesleğini devralma sürecinin bilinçli bir tercihten çok doğal bir akışla geliştiğini belirten Emek, üniversite sonrası sürece aktif olarak dahil olduğunu söyledi:</p>

<p>“Aslında bu mesleğin içinde büyüdüğüm için kararım zamanla doğal şekilde oluştu. 2015 üniversiteyi bitirip geldikten sonra bizzat kendim devam ettirmeye başladım. Küçükken sadece araba sevgisi vardı, zamanla işin emek, güven ve insan ilişkileri tarafını görmeye başladım. İlk başlarda sorumluluk kısmı zor geliyordu ama zamanla bu işi sahiplenmeye başladım. Şimdi hayatımın önemli bir parçası oldu.”</p>

<p><img alt="Otomotivde Nesilden Nesile Güven Hikâyesi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/otomotivde-nesilden-nesile-guven-hikayesi.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>“En önemli değer: Güven”</strong></p>

<p>Mesleki hayatında en önemli ilkenin güven olduğunu vurgulayan Emek, aileden gelen ticaret kültürünün bu anlayış üzerine kurulu olduğunu ifade etti:</p>

<p>“En önemli değer güven kazanmak oldu. Babamdan ve büyüklerimden öğrendiğim şey, ticarette bir kere güven kaybedersen onu geri kazanmanın çok zor olduğudur. Dürüstlük ve sözünün arkasında durmak bizim için her zaman ön planda oldu.”</p>

<p><strong>“Eski kuşak tecrübeye, yeni kuşak teknolojiye dayanıyor”</strong></p>

<p>Kuşaklar arası iş yapma anlayışını da değerlendiren Emek, en doğru yaklaşımın iki sistemi birleştirmek olduğunu söyledi:</p>

<p>“Eski kuşak daha çok tecrübeye ve yüz yüze ilişkilere dayanıyordu. Yeni kuşak ise teknolojiye, sosyal medyaya ve hızlı iletişime daha önem veriyor. Bence en doğrusu ikisini birleştirmek; hem eski usul güveni korumak hem de yeniliklere ayak uydurmak.”</p>

<p><strong>“Geleneksel güven, modern iletişimle birleşiyor”</strong></p>

<p>İş modelinde hem geleneksel hem modern yöntemleri birlikte kullandıklarını belirten Emek, müşteri ilişkilerinde güveni merkezde tuttuklarını söyledi:</p>

<p>“İkisini dengeli kullanmaya çalışıyorum. Geleneksel tarafta müşteri memnuniyeti ve güven anlayışını koruyoruz. Modern tarafta ise sosyal medya, dijital ilanlar ve yeni pazarlama yöntemlerini aktif kullanıyoruz.”</p>

<p><strong>“En büyük sorumluluk güveni korumak”</strong></p>

<p>Aile mesleği sürdürmenin avantajları ve zorluklarına değinen Emek, en büyük sorumluluğun beklentiyi karşılamak olduğunu ifade etti:</p>

<p>“En büyük avantajı hazır bir tecrübe ve güven ortamının olması. İnsanlar sizi ailenizden tanıyor ve bu önemli bir avantaj sağlıyor. En zor tarafı ise o güveni aynı şekilde devam ettirme sorumluluğu. Çünkü insanlar sizden de aynı kaliteyi bekliyor.”</p>

<p><img alt="Otomotivde Nesilden Nesile Güven Hikâyesi (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/otomotivde-nesilden-nesile-guven-hikayesi-4.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“Aidiyet duygusu en önemli unsur”</strong></p>

<p>Mesleği nesilden nesile taşıyan temel unsurun aidiyet olduğunu söyleyen Emek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bence üçünün birleşimi ama en önemlisi aidiyet duygusu. İnsan yaptığı işi sahiplenmezse ne ustalık ne de emek uzun süre devam eder. Aidiyet varsa insan işini geliştirmek için zaten emek de veriyor, ustalaşmaya da çalışıyor.”</p>

<p><strong>“Devam etmesini isterim ama isteyerek yapılmalı”</strong></p>

<p>Aile mesleğinin gelecek nesillere aktarılmasını önemli bulduğunu belirten Emek, bunun zorunluluk değil tercih olması gerektiğini ifade etti:</p>

<p>“Tabii ki isterim. Çünkü bu sadece bir iş değil, aynı zamanda aile kültürü ve emeğin devamı. Ama yeni neslin bunu severek ve isteyerek yapması daha önemli.”</p>

<p><strong>“Gençler daha özgür ama fırsatlar da artıyor”</strong></p>

<p>Günümüz gençlerinin aile mesleklerine bakışını değerlendiren Emek, değişimin doğal olduğunu ancak doğru yönetildiğinde fırsata dönüşebileceğini söyledi:</p>

<p>“Eskisine göre gençler daha özgür düşünmek istiyor ve farklı alanlara yöneliyor. Bu normal bir durum. Ama aile meslekleri doğru şekilde geliştirilirse gençler için hâlâ çok büyük fırsatlar sunabiliyor. Özellikle yeniliklere açık olunduğunda gençler bu işleri daha istekli sürdürebiliyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin - Sezgin Altınel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BABADAN OĞULA</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/otomotivde-nesilden-nesile-guven-hikayesi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/otomotivde-nesilden-nesile-guven-hikayesi-1.JPG" type="image/jpeg" length="46105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yarım Asırlık Termal Hikâyesi: “Ev Pansiyonculuğundan Bugüne Bu Kültürü Yaşatıyoruz”]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/yarim-asirlik-termal-hikayesi-ev-pansiyonculugundan-bugune-bu-kulturu-yasatiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/yarim-asirlik-termal-hikayesi-ev-pansiyonculugundan-bugune-bu-kulturu-yasatiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orkide Motel işletmecisi Bahadır Görür, Yalova Gazetesi’nin “Nesilden Nesile” yayın serisi kapsamında Termal’in turizm geçmişini, aile işletmeciliğinin yıllar içindeki dönüşümünü ve bölgenin bugün yaşadığı sorunları anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Orkide Motel işletmecisi Bahadır Görür:</strong></p>

<p>“Termal, Atatürk’ün mirası ama hak ettiği değeri hâlâ göremiyor”</p>

<p>Dedesi Fehmi Görür’den devraldığı aile işletmesini yaklaşık 15 yıldır işleten Görür, Termal’in geçmişten bugüne uzanan turizm hikâyesine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.</p>

<p>43 yaşındaki Bahadır Görür, ailelerinin turizm serüveninin 1970’li yıllara dayandığını belirterek, “Dedem Fehmi Görür, Termal’den emekli olduktan sonra burada ev pansiyonculuğunu başlatan isimlerden biri oldu. O dönem emekli olan büyüklerimiz evlerinin alt katlarını gelen turistlere kiralardı. Hatta bazıları kendi evindeki bir odayı bile verirdi. Böylece Termal’de pansiyonculuk kültürü gelişmeye başladı” dedi.</p>

<p><img alt="Yarım Asırlık Termal Hikâyesi Haber (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/yarim-asirlik-termal-hikayesi-haber-2.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“Önce Ermeni aileler, sonra Arap turistler geldi”</strong></p>

<p>Termal’in geçmişte özellikle Ermeni turistlerin yoğun ilgisini gördüğünü ifade eden Görür, 1980’li yıllarla birlikte bölgedeki turist profilinin değiştiğini söyledi.</p>

<p>Görür, “İlk yıllarda özellikle Ermeni aileler geliyordu. Köy halkıyla çok samimi ilişkiler kurulurdu. Sonra 80’li yıllarda Arap turistlerin yoğun ilgisi başladı. Arap turistlerin gelmesiyle birlikte Ermeni turistler daha çok Çınarcık tarafına yöneldi. Ama Termal her dönem İstanbul ve çevre iller için önemli bir cazibe merkezi oldu” diye konuştu.</p>

<p>Çocukluk yıllarından unutamadığı bir anısını da paylaşan Görür, “Toplumda Ermenilerle ilgili bazı ön yargılar var ama biz onları yakından tanıdık. Çok iyi insanlardı. Her yaz Hoannes amca diye bir misafirimiz gelirdi. İstanbul’da kot fabrikası vardı. Geldiğinde bize kot pantolon getirirdi. Onun geldiğini duyunca çok mutlu olurdum. Yıllar sonra onu tanıyan başka ailelerden Amerika’ya taşındığını öğrendik. Hiç unutamadığım bir anıdır” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Yarım Asırlık Termal Hikâyesi Haber (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/yarim-asirlik-termal-hikayesi-haber-3.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“2010’dan sonra işletmeyi tamamen yeniledik”</strong></p>

<p>Kamu yönetimi mezunu olduğunu söyleyen Görür, devlet memurluğu yerine aile işletmesini devam ettirmeyi tercih ettiğini belirtti.</p>

<p>2009-2010 yıllarında işletmeyi devraldığını anlatan Görür, “Eskiden sadece yaz sezonunda açılırdı. Dedem mayısta açar, eylülde kapatırdı. Ben devraldıktan sonra yaz-kış açık hale getirdik. Ciddi bir tadilat yaptık. Odaları yeniledik, banyoları büyüttük, küvet koyduk, kalorifer sistemi kurduk. Kaplıca suyunun pansiyonlara dağıtılmasıyla birlikte hizmet kalitemizi artırdık” dedi.</p>

<p>Bugün 12 oda ve 35 yatak kapasitesiyle hizmet verdiklerini belirten Görür, işletmenin hâlâ aile pansiyonculuğu kültürünü taşıdığını söyledi.</p>

<p><img alt="Yarım Asırlık Termal Hikâyesi Haber (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/yarim-asirlik-termal-hikayesi-haber-4.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“İnsanla uğraşmak işin en zor kısmı”</strong></p>

<p>Turizm sektöründe en büyük zorluğun insan ilişkileri olduğunu ifade eden Görür, zaman zaman ilginç müşteri profilleriyle karşılaştıklarını anlattı.</p>

<p>“Genel olarak müşterilerimizden memnunuz ama bazen gerçekten zor insanlar geliyor” diyen Görür, “Rezervasyon yapıp ödeme yapan, sonra birkaç saat kalıp ‘odayı beğenmedim’ diyerek ücret iadesi isteyen insanlar oluyor. Bu tarz durumlar küçük işletmeler için ciddi sorun oluşturabiliyor” şeklinde konuştu.</p>

<p>Dedesi Fehmi Görür’den unutamadığı bir öğüt aldığını da söyleyen Bahadır Görür, “Dedem hep ‘Bir işin cefasını çekmeden sefasını süremezsin’ derdi. Bu söz hep aklımdadır” dedi.</p>

<p><strong>“Termal’in marka tanıtımı eksik”</strong></p>

<p>İlerleyen yıllarda işletmeyi spa ve havuz konseptiyle butik otele dönüştürmek istediklerini belirten Görür, ekonomik koşullar nedeniyle yatırımların zorlaştığını söyledi.</p>

<p>“Destek kredilerine ihtiyaç var ama yeterli destek göremiyoruz” diyen Görür, kredi faizlerinin düşmesini beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Termal’in turizm potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini söyleyen Görür, bölgenin tanıtım eksikliğine dikkat çekti.</p>

<p>“İstanbul gibi büyük bir metropole bu kadar yakın olup bu potansiyeli yeterince kullanamıyoruz” diyen Görür, “Termal için ciddi marka çalışmaları yapılmalı. Çeşme ve Alaçatı’daki gibi festivaller düzenlenmeli. İnsanların buraya akın edeceği organizasyonlar yapılırsa Termal yeniden çok güçlü bir merkez haline gelebilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Termal hak ettiği değeri görmeli”</strong></p>

<p>Termal’in bakım ve çevre düzenlemesi konusunda yetersiz kaldığını savunan Görür, özellikle park ve peyzaj alanlarının ziyaretçiler tarafından sıkça eleştirildiğini söyledi.</p>

<p>“Termal, Atatürk’ün mirasıdır” diyen Görür, “Rahmetli dedem burada başbahçıvandı. Dedem, Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’ndan getirttiği Rum Pandelli Usta’nın yanında yetişmiş ve onun vasiyetiyle kendisinden sonra başbahçıvan olmuş. O dönem onlarca kişi vardiyalı çalışırmış. Şimdi ise koca arboretum alanına birkaç kişi bakmaya çalışıyor. Bu yeterli değil” dedi.</p>

<p>Termal’in yönetimine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Görür, belediyenin bölgeyi devralma girişimlerinin olumlu sonuç verebileceğini belirterek, “Belediyeye geçerse daha iyi yönetilebileceğini düşünüyorum. Ama ne olursa olsun doğa korunmalı, sit alanı zarar görmemeli. Termal artık hak ettiği değeri bulmalı” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin - Sezgin Altınel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BABADAN OĞULA</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/yarim-asirlik-termal-hikayesi-ev-pansiyonculugundan-bugune-bu-kulturu-yasatiyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/yarim-asirlik-termal-hikayesi-haber-1.JPG" type="image/jpeg" length="20643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ertesi Gün Hapı Sürekli Korunma Yöntemi Değil]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/ertesi-gun-hapi-surekli-korunma-yontemi-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/ertesi-gun-hapi-surekli-korunma-yontemi-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Elif Ertan Palabıyık, doğum kontrol yöntemleri ve acil korunma yollarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ertesi gün haplarının yalnızca korunma yöntemlerinin başarısız olduğu durumlarda kullanılması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Elif Ertan Palabıyık, doğum kontrol yöntemleri ve acil korunma yolları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. İstenmeyen gebeliklerin önlenmesinde kullanılan yöntemlere dikkat çeken Palabıyık, özellikle ertesi gün haplarının doğru kullanımına vurgu yaptı.</p>

<p>Palabıyık, doğum kontrol yöntemlerinin temel amacının gebeliği planlı hale getirmek olduğunu belirterek, “Doğum kontrol hapları, rahim içine takılan spiraller ve kol altı implantları en sık kullanılan yöntemler arasında yer alır. Bu yöntemler düzenli ve doğru kullanıldığında yüksek oranda koruma sağlar” dedi.</p>

<p>Ancak bazı durumlarda bu yöntemlerin başarısız olabileceğine dikkat çeken Palabıyık, “Doğum kontrol hapının unutulması ya da prezervatifin yırtılması gibi durumlarda devreye acil doğum kontrol yöntemleri girer. Bu yöntemlerin en bilineni ise ertesi gün haplarıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ertesi gün haplarının sık kullanılan bir korunma yöntemi olmadığını özellikle vurgulayan Palabıyık, şunları söyledi:<br />
“Ertesi gün hapları düzenli bir doğum kontrol yöntemi değildir. Sadece mevcut korunma yönteminin başarısız olduğu durumlarda başvurulması gereken bir seçenektir. Bu nedenle bilinçli ve gerektiği şekilde kullanılması büyük önem taşır.”</p>

<p>Açıklamalarının sonunda kadın sağlığında bilinçli hareket etmenin önemine değinen Palabıyık, düzenli doktor kontrolü ve doğru bilgilendirme ile istenmeyen gebeliklerin önüne geçilebileceğini belirterek, tüm kadınlara sağlıklı günler diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sezgin Altınel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/ertesi-gun-hapi-surekli-korunma-yontemi-degil</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/yalova-kadin-hastalik-uzman-dogum-elif-ertan-palabiyik-doktor-hastane.jpg" type="image/jpeg" length="27226"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Floor Curling Türkiye Şampiyonası Yalova’da Başladı]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/floor-curling-turkiye-sampiyonasi-yalovada-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/floor-curling-turkiye-sampiyonasi-yalovada-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Floor Curling Yıldızlar Türkiye Birinciliği Yarışması, Yalova 90. Yıl Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen seremoniyle başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen “Okul Sporları” organizasyonlarında dereceye giren öğrenciler, Türkiye Şampiyonası’nda mücadele etme hakkı kazandı. Bu yarışmalardan biri olan ve bu yıl olimpik branşlar arasına giren “Floor Curling” sporunda, bulundukları 4 bölgede ilk 4’e giren öğrenciler, “Floor Curling Yıldızlar Türkiye Birinciliği Yarışması”na katılmak için Yalova’ya geldi.</p>

<p>Erkek, kız ve karma kategorilerinde toplam 48 takımın katılım sağladığı şampiyona, 90. Yıl Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı. Törene katılan Yalova Vali Yardımcısı Osman Sarı ve Yalova Gençlik ve Spor İl Müdürü Salih Kılıç’ın konuşmalarının ardından, 10 Mayıs Pazar gününe kadar devam edecek müsabakalara geçildi.</p>

<p><img alt="Yalova Turkiye Floor Curling Sampiyona Kiz Erkek Karma 48 Takim Mucadele Haber (8)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/manset/yalova-turkiye-floor-curling-sampiyona-kiz-erkek-karma-48-takim-mucadele-haber-8.JPG" width="1280" /></p>

<p>Yalova’da düzenlenen şampiyona hakkında Şampiyona Başhakemi Şeyda Zengin ile Türkiye Curling Federasyonu Yalova İl Temsilcisi Erkut Ferhatoğlu açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Şampiyona hakkında bilgi veren Başhakem Şeyda Zengin, Türkiye’nin dört bölgesinde başarı elde etmiş sporcuların yarışmalarda mücadele ettiğine dikkat çekerek, turnuvaya ev sahipliği yapan Yalova’ya teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Yalova Turkiye Floor Curling Sampiyona Kiz Erkek Karma 48 Takim Mucadele Haber (7)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/manset/yalova-turkiye-floor-curling-sampiyona-kiz-erkek-karma-48-takim-mucadele-haber-7.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“Curling bir nezaket sporudur”</strong></p>

<p>Curling sporunun ortaya çıkışı hakkında bilgi veren İl Temsilcisi Ferhatoğlu, “Curling, İskandinav ve Balkan ülkelerinde ata sporu olarak bilinen bir branştır. Genellikle ‘buzun satrancı’ olarak tanımlanan bu spor dalının, her yerde buz pisti bulunmaması nedeniyle alt branşı olan floor curling, yani salon tipi curling oynanmaktadır” dedi.</p>

<p>Curling’in bir “nezaket sporu” olduğuna dikkat çeken Ferhatoğlu, “Bu bağlamda ‘curling ruhu’ dediğimiz özel bir anlayış bulunmaktadır. Asıl hedefimiz; sporcuların ve çocukların hata yaptıklarında bunu kabul edebilmesi, ‘Ben hata yaptım’ diyerek nezaket ve karşılıklı saygı kurallarına uygun davranabilmesidir. Bu nedenle curling sporunda, diğer spor dallarında olduğu gibi aşırı tezahürat ya da agresif davranışlar görülmez. Curling ruhuna uygun olarak saygı, centilmenlik ve fair-play ön plandadır. Tamamen nezaket ve sportmenlik üzerine kurulu bir spor dalıyla tanışmış olduk” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Yalova Turkiye Floor Curling Sampiyona Kiz Erkek Karma 48 Takim Mucadele Haber (6)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/manset/yalova-turkiye-floor-curling-sampiyona-kiz-erkek-karma-48-takim-mucadele-haber-6.JPG" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Strateji ve takım oyununu ön plana çıkaran önemli bir branş”</strong></p>

<p>Curling sporu hakkında konuşan İl Temsilcisi Ferhatoğlu, “Curling; taşlarla, belirli stratejiler çerçevesinde, ‘ev’ adı verilen hedef alana en yakın taşı ulaştırmaya dayalı bir spor dalıdır. Strateji ve takım oyununu ön plana çıkaran önemli bir branştır. Gelişmekte olan bir spor dalı olan curling, bu yıl olimpiyatlarda da yer almıştır. Bu kapsamda, curling sporunu ilimizde ilk kez bu şekilde başlatmaktan büyük gurur duyuyoruz. Kısmet olursa Yalova’mızı bu branşın önemli merkezlerinden biri haline getirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p>Bu organizasyonun Yalova’da bir ilk olduğuna dikkat çeken Ferhatoğlu, “Böylesine önemli bir müsabakayı Yalova’ya kazandırmak bizim için gurur verici. İnşallah organizasyonu sorunsuz bir şekilde tamamlayıp, üç gün sürecek bu müsabakanın ardından daha büyük organizasyonlarda yeniden bir araya gelmek istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p><img alt="Yalova Turkiye Floor Curling Sampiyona Kiz Erkek Karma 48 Takim Mucadele Haber (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/manset/yalova-turkiye-floor-curling-sampiyona-kiz-erkek-karma-48-takim-mucadele-haber-2.JPG" width="1280" /></p>

<p><img alt="Yalova Turkiye Floor Curling Sampiyona Kiz Erkek Karma 48 Takim Mucadele Haber (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/manset/yalova-turkiye-floor-curling-sampiyona-kiz-erkek-karma-48-takim-mucadele-haber-3.JPG" width="1280" /></p>

<p><img alt="Yalova Turkiye Floor Curling Sampiyona Kiz Erkek Karma 48 Takim Mucadele Haber (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/manset/yalova-turkiye-floor-curling-sampiyona-kiz-erkek-karma-48-takim-mucadele-haber-1.JPG" width="1280" /></p>

<p><img alt="Yalova Turkiye Floor Curling Sampiyona Kiz Erkek Karma 48 Takim Mucadele Haber (5)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/manset/yalova-turkiye-floor-curling-sampiyona-kiz-erkek-karma-48-takim-mucadele-haber-5.JPG" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Göktuğ Doğukan Yüksel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR SAATİ, SPOR</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/floor-curling-turkiye-sampiyonasi-yalovada-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/05/haber/manset/yalova-turkiye-floor-curling-sampiyona-kiz-erkek-karma-48-takim-mucadele-haber-4.JPG" type="image/jpeg" length="70577"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Erken Teşhis Hayat Kurtarır”]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/erken-teshis-hayat-kurtarir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/erken-teshis-hayat-kurtarir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Active International Yalova Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Ahmet Küçükyangöz, prostat, böbrek ve mesane kanserlerinde erken teşhisin önemine dikkat çekerek, 40 yaş üstü erkeklerin yılda en az bir kez ürolojik kontrolden geçmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova’da görev yapan Üroloji Uzmanı Op. Dr. Ahmet Küçükyangöz, prostat kanseri başta olmak üzere ürolojik kanserlerde erken teşhisin hayati rol oynadığını belirtti. Özel Active International Yalova Hastanesi’nde 6 yıldır görev yaptığını ifade eden Küçükyangöz, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanserine karşı düzenli taramanın ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen ikinci kanserdir” diyen Küçükyangöz, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekti. Küçükyangöz, “Prostat kanserinin tespiti öncelikle kanda yapılan PSA testiyle ortaya çıkıyor. Daha sonra fizik muayenede şüpheli bir nodül varsa MR görüntüleme ve biyopsi ile tanıyı netleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hastalığın sinsi ilerlediğini vurgulayan Küçükyangöz, erken evrede yakalanmadığında ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek şunları söyledi:<br />
“Prostat kanseri ilk başladığında hastalarda herhangi bir şikâyete neden olmaz. Semptomatik seyretmeyen, gizli ilerleyen bir hastalıktır. İleri evrelerde kemik metastazı yaptığında hastalar idrar yapmada zorluk, kanama ve kemik ağrıları gibi şikâyetlerle başvurur. Bu aşamada müdahale etmek oldukça zorlaşır.”</p>

<p>Erken teşhisin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini dile getiren Küçükyangöz, “Erken evrede tespit edilen prostat kanserinde tedavi başarımız neredeyse yüzde 100’dür. Bu nedenle 40 yaş üstü erkeklerin yılda en az bir kez ürolojik muayene olması büyük önem taşıyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küçükyangöz, ürolojik kontrollerin yalnızca prostat kanseri ile sınırlı olmadığını da belirterek böbrek ve mesane kanserlerine karşı da tarama yapıldığını ifade etti. Mesane kanserinde en belirgin belirtinin idrarda kanama olduğunu söyleyen Küçükyangöz, böbrek kanserlerinin ise çoğunlukla tesadüfen tespit edildiğini kaydetti.</p>

<p>“Böbrek kanserleri genellikle hiçbir belirti vermez ve çoğu zaman başka bir nedenle yapılan görüntülemelerde ortaya çıkar” diyen Küçükyangöz, “Semptomlar ortaya çıktığında; idrarda kanama, yan ağrısı ve ateş gibi şikâyetler görüldüğünde hastalık genellikle ileri evreye ulaşmış olur” şeklinde konuştu.</p>

<p>Böbrek tümörlerinde de erken teşhisin kritik olduğuna dikkat çeken Küçükyangöz, “Erken evrede yakalanan böbrek tümörlerinde tedavi başarı oranı yüzde 90-95 seviyelerine kadar çıkarken, ileri evrelerde bu oran yüzde 10-15’e kadar düşmektedir” dedi.</p>

<p>Son olarak vatandaşlara çağrıda bulunan Küçükyangöz, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Hastalıklar belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle özellikle risk grubundaki bireylerin düzenli olarak takip edilmesi hayati önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sezgin Altınel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/erken-teshis-hayat-kurtarir-1</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/04/haber/bobrek-tasinda-kritik-sinir.jpg" type="image/jpeg" length="64391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Artroskopi ile Kapalı Ameliyat Dönemi: Hızlı İyileşme, Yüksek Başarı]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/artroskopi-ile-kapali-ameliyat-donemi-hizli-iyilesme-yuksek-basari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/artroskopi-ile-kapali-ameliyat-donemi-hizli-iyilesme-yuksek-basari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aktif International Yalova’da görev yapan Opr. Dr. Şenol Özay, artroskopi yöntemiyle gerçekleştirilen kapalı ameliyatlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern tıbbın sunduğu bu yöntem sayesinde hastaların daha hızlı iyileştiğini belirten Özay, artroskopinin özellikle eklem hastalıklarında yaygın olarak kullanıldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Eklem Açılmadan Ameliyat Yapıyoruz”</strong></p>

<p>Artroskopinin, eklemler üzerinde gerçekleştirilen kapalı ameliyat yöntemi olduğunu vurgulayan Özay, “Bu ameliyatlarda büyük kesiler yapmadan, genellikle iki küçük delikten girerek eklem içine kamera yardımıyla ulaşıyoruz. Görüntüyü monitörden takip ederek operasyonu gerçekleştiriyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Diz ve Omuz Ameliyatlarında Yaygın Kullanım</strong></p>

<p>Artroskopinin en sık diz ekleminde uygulandığını belirten Özay, menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ kopmaları ve kıkırdak sorunlarında bu yöntemin etkili sonuçlar verdiğini söyledi. Ayrıca omuz bölgesinde de artroskopik cerrahinin sıkça tercih edildiğini dile getiren Özay, “Omuzdaki tendon yırtıkları ve kireçlenme gibi durumlarda da başarılı şekilde uyguluyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>Ayak Bileğine Kadar Uygulanabiliyor</strong></p>

<p>Sadece diz ve omuzla sınırlı kalmadığını ifade eden Özay, ayak bileği kıkırdak problemlerinde de artroskopi yönteminin kullanılabildiğini belirtti. Böylece birçok eklem rahatsızlığında cerrahi müdahalenin daha konforlu hale geldiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Hızlı İyileşme, Konforlu Süreç</strong></p>

<p>Kapalı ameliyat yöntemi olması nedeniyle hastaların daha kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini söyleyen Özay, “Kesiler küçük olduğu için iyileşme süreci çok hızlı oluyor. Hastalar kısa sürede mobilize edilebiliyor. Lokal ya da parsiyel anestezi ile yapılabilmesi de önemli bir avantaj sağlıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Artroskopinin hem hasta konforunu artırdığını hem de başarılı sonuçlar sunduğunu belirten Opr. Dr. Şenol Özay, bu yöntemin günümüzde eklem cerrahisinde önemli bir yer edindiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sezgin Altınel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/artroskopi-ile-kapali-ameliyat-donemi-hizli-iyilesme-yuksek-basari</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 00:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/04/haber/yalova-dr-senol-ortopedi-1.jpg" type="image/jpeg" length="79949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Böbrek Taşında Kritik Sınır: 6 Milimetre!”]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/bobrek-tasinda-kritik-sinir-6-milimetre</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/bobrek-tasinda-kritik-sinir-6-milimetre" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Op. Dr. Ahmet Küçükyangöz, böbrek ve üreter taşlarında erken müdahalenin önemine dikkat çekerek, “6 milimetrenin altındaki taşlar çoğunlukla kendiliğinden düşebilirken, daha büyük taşlar için tıbbi müdahale şart” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kendi Kendine Düşebilen Taşlara Dikkat</strong><br />
Özel Aktif International Hospital Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. Ahmet Küçükyangöz, üreter taşlarının boyutuna göre tedavi sürecinin değiştiğini belirtti. Küçükyangöz, “Eğer taş 6 milimetrenin altındaysa, hastalar çoğunlukla bu taşı kendiliğinden düşürebilir. Bu süreçte günde en az 2-2,5 litre su içmek, bol hareket etmek ve hatta zıplama gibi fiziksel aktiviteler taşın düşmesini kolaylaştırabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sıcak uygulamaların da sürece katkı sağlayabileceğini belirten Küçükyangöz, termal su ve sıcak su torbasının ağrıyı hafifletmede etkili olabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>7 Gün Kritik Süre</strong><br />
6 milimetreden büyük taşlarda sürecin farklı ilerlediğini vurgulayan Küçükyangöz, “Bu boyuttaki taşlar genellikle kendiliğinden düşmez. Özellikle bir hafta içinde düşmeyen taşlar için mutlaka bir üroloji uzmanına başvurulmalıdır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu durumda kapalı yöntemlerin devreye girdiğini belirten Küçükyangöz, URS (üreteroskopi) yöntemiyle idrar kanalından girilerek taşın lazerle kırılıp çıkarılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Böbrek Taşlarında Modern Yöntemler</strong><br />
Taşın böbrek içinde olması durumunda tedavi yöntemlerinin değiştiğini belirten Küçükyangöz, “2-2,5 santimetreden küçük taşlarda flexible URS yani retrograd intrarenal cerrahi yöntemi uygulanır. Bu yöntemde taşlar kum haline getirilerek doğal yolla atılması sağlanır” dedi.</p>

<p>Operasyon sonrası taş parçalarının genellikle ilk 3 gün içinde vücuttan atıldığını da sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>Büyük Taşlarda En Etkili Çözüm</strong><br />
Daha büyük taşlarda ise perkütan nefrolitotomi yönteminin öne çıktığını belirten Küçükyangöz, “2-2,5 santimetreden büyük taşlarda ciltten girilerek böbreğe ulaşılır ve taşlar parçalanarak dışarı alınır. Büyük taşlarda tek seansta en etkili çözüm bu yöntemdir” diye konuştu.</p>

<p><strong>Uzman Kontrolü Şart</strong><br />
Küçükyangöz, böbrek ve üreter taşlarında sürecin mutlaka uzman kontrolünde yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Taşın düşme öncesi ve sonrası mutlaka bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Erken müdahale, hem ağrıyı azaltır hem de daha ciddi sağlık sorunlarının önüne geçer” uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/bobrek-tasinda-kritik-sinir-6-milimetre</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/04/haber/bobrek-tasinda-kritik-sinir.jpg" type="image/jpeg" length="84117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Uyardı: Gençlerde Kalp Krizi Neden Daha Ölümcül?]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/kardiyoloji-uzmani-uyardi-genclerde-kalp-krizi-neden-daha-olumcul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/kardiyoloji-uzmani-uyardi-genclerde-kalp-krizi-neden-daha-olumcul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Aktif International Hospital Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Dr. Ali Övet, gençlerde kalp krizinin daha sinsi ilerlediğini ve çoğu zaman geç fark edildiği için ölümcül sonuçlar doğurabildiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atipik belirtilere dikkat çeken Övet, özellikle madde kullanımı ve genetik faktörlerin riski artırdığını vurguladı.</p>

<p><strong>Gençlerde Belirtiler Her Zaman Klasik Olmuyor</strong></p>

<p>Özel Aktif International Hospital Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Ali Övet, genç bireylerde kalp krizinin klasik göğüs ağrısı dışında farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Övet, “Gençlerde belirtiler atipik olabilir. Göğüs ortasında baskı yerine omuz ve sırt ağrısı, terleme, nefes darlığı, çarpıntı hissi ve ölüm korkusu gibi bulgular ön planda olabilir. Özellikle dispne yani nefes darlığı daha baskın görülebilir” dedi.</p>

<p><strong>Spor Yapan Gençler Riski Göz Ardı Ediyor</strong></p>

<p>Gençlerin kendilerini sağlıklı gördükleri için belirtileri önemsemeyebildiğine dikkat çeken Övet, “Gençler spor yapmaya devam edebilir ve yaşadıkları ağrıları ciddiye almayabilir. Bu da semptomların atlanmasına neden olur. Hem kişi hem de sağlık merkezine başvuru açısından gecikmeler yaşanır” diye konuştu.</p>

<p><strong>Madde Kullanımı Ani Tıkanmalara Yol Açıyor</strong></p>

<p>Sigara, nargile ve uyuşturucu maddelerin kalp sağlığı üzerindeki etkilerine değinen Övet, şu uyarılarda bulundu:</p>

<p>“Amfetamin, kokain gibi maddeler damarları ani spazma uğratarak kalp krizini tetikleyebilir. Bu durum plak oluşumundan bağımsız olarak damarın aniden tamamen tıkanmasına yol açabilir. Bu tür krizler çok daha tehlikelidir.”</p>

<p><strong>Genetik Faktörler Hayati Rol Oynuyor</strong></p>

<p>Gençlerde kalp krizinin önemli nedenlerinden birinin de genetik faktörler olduğunu belirten Övet, “Genetik pıhtılaşma bozuklukları, Faktör V Leiden mutasyonu, protein C ve S eksiklikleri gibi durumlar damarın aniden pıhtılaşıp tıkanmasına neden olabilir” dedi.</p>

<p>Ayrıca doğuştan gelen kalp ve damar hastalıklarının da riski artırdığını ifade eden Övet, hipertrofik kardiyopati, koroner anomaliler ve kapak hastalıklarının ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Yan Damarların Gelişmemiş Olması Riski Artırıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlerde kalp krizinin daha ölümcül seyretmesinin bir diğer nedeninin de “kollateral damarların” yeterince gelişmemiş olması olduğunu belirten Övet, “Tıkanan damar, yan damarlar tarafından beslenemediği için hasar daha büyük olur. Ani tıkanmalar ve birden fazla damarın etkilenmesi ritim bozukluklarını da beraberinde getirir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Ani Ritim Bozuklukları Hayati Tehlike Yaratıyor</strong></p>

<p>Övet, özellikle madde kullanımına bağlı gelişen ani ritim bozukluklarının ölüm riskini artırdığını vurgulayarak, “Amfetamin, kokain ve sigara gibi maddeler sadece damar tıkanıklığı değil, aynı zamanda ölümcül ritim bozukluklarına da neden olabilir” dedi.</p>

<p><strong>Erken Tanı Hayat Kurtarıyor</strong></p>

<p>Kalp krizinin erken teşhisinin önemine dikkat çeken Ali Övet, günümüzde tanı yöntemlerinin oldukça gelişmiş olduğunu belirtti:</p>

<p>“Laboratuvar testlerinde yüksek hassasiyetli CRP ve troponin değerleri bize önemli bilgiler verir. Bunun yanı sıra efor testi, koroner BT anjiyografi ve ekokardiyografi ile kalp fonksiyonlarını hızlı bir şekilde değerlendirebiliyoruz. Bu sayede erken ve doğru tanı koymak mümkün oluyor.”</p>

<p><strong>“Belirtileri Hafife Almayın” Uyarısı</strong></p>

<p>Sözlerini önemli bir uyarıyla tamamlayan Övet, gençlerin risk altında olmadıklarını düşünerek belirtileri görmezden gelmemesi gerektiğini belirtti:</p>

<p>“Genç yaşta olmak kalp krizi riskinin olmadığı anlamına gelmez. Özellikle nefes darlığı, çarpıntı, sırt ve omuz ağrısı gibi belirtiler varsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Erken müdahale hayat kurtarır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sezgin Altınel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/kardiyoloji-uzmani-uyardi-genclerde-kalp-krizi-neden-daha-olumcul</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/04/haber/ust-manset/kardiyoloji-uzmani-uyardi-haber-1.jpg" type="image/jpeg" length="98917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalova’nın Efsane Hocası Spor Saati’nde]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/yalovanin-efsane-hocasi-spor-saatinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/yalovanin-efsane-hocasi-spor-saatinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son olarak Prof. Dr. Halil İnalcık Anadolu Lisesi’nde görev yaptıktan sonra emekli olan Beden Eğitimi Öğretmeni Mehmet Kenan Bektaş, Yalova Gazetesi’nin “Spor Saati” programına konuk olarak çok özel açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova’nın en özel spor figürlerinin başında gelen 65 yaşındaki Mehmet Kenan Bektaş, Yalova’daki birçok jenerasyonun sporla buluşmasında öncü olarak ilin tanıtımına büyük katkı sağladı. Son olarak, geçtiğimiz yılın kasım ayı içerisinde mesleki yaşamından unutulmaz anların yer aldığı “Bir Öğretmenin Portresi: M. Kenan Bektaş” adlı fotoğraf sergisi, Yalova Kent Müzesi’nde sergilenerek kendisi onurlandırıldı. Bektaş’ın 40 yıllık öğretmenlik yaşamı ise emekliliğin ardından son buldu.</p>

<p>Prof. Dr. Halil İnalcık Anadolu Lisesi’ndeki son dersine giren Bektaş, okul yönetimi ve öğrencileri tarafından uğurlandıktan sonra yeni yaşamına merhaba dedi. Uzun yıllardır sürdürdüğü rutinine devam eden Bektaş, Yalova 90. Yıl Spor Salonu’ndaki güreş alanında antrenmanını tamamladıktan sonra Yalova Gazetesi’nin “Spor Saati” programına konuk oldu.</p>

<p>Sporla tanışma hikâyesinden öğretmenlik yaşamına, jenerasyonlar arasındaki farklardan Yalova’daki sporun gelişimine ilişkin birçok soruya cevap veren Bektaş, öğrencileriyle bir arada olmaya devam edeceğini söyledi.</p>

<p><img alt="Yalova Efsane Spor Beden Egitimi Hoca Emekli Program Haber (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/yalova-efsane-spor-beden-egitimi-hoca-emekli-program-haber-3.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“O dönemde spor yapmak bir çocuk için lüks sayılırdı”</strong></p>

<p>Sporla tanışma hikayesi üzerine konuşan Bektaş, “Daha kendi varlığımın farkına varmaya başladığım dönemde içimde çok şiddetli bir duygu oluştu: Beceriyle ve hareketle kendimi ifade etme arzusu. Bu duygu çok ağır bastı. Yalova’ya taşındık ve ilkokul, ortaokul ve lise eğitimimi burada tamamladım. O zamanlar Yalova henüz bir il değildi, bir ilçeydi. İlçenin İstanbul’un en uzak bölgesi olması sebebiyle sportif okullar veya kulüpler oldukça sınırlıydı; basında yalnızca futbol vardı. O dönemde spor yapmak bir çocuk için lüks sayılırdı. Gündüzleri aile bütçesine katkı sağlamak amacıyla okuldan gelince bağ ve bahçe işleriyle uğraşırdık. Sonra bir akşam, duyduk ki bir karate hocası Mehmet Delioğlu, öğrencilerine güreşi sevdiriyor ve hasır üzerinde çalıştırıyor. Oraya gittiğimizde, kardeşim Kemal ile birlikte hocamız bize “Siz çok yeteneklisiniz, mutlaka büyük kulüplere gidin” dedi. Lise eğitimimi bitirdiğimde, İstanbul’da o dönemde İTÜ’de okuyan abime “Bana bir kulüp bulabilir misin?” diye sordum. Abim de bana Haydarpaşa Demirspor’u tavsiye etti ve aynı gün beni Devlet Demir Yollarına götürdü. İşte burada ilk kez güreş hayatıyla tanıştım. Gençler kategorisinde hiç güreşmedim, doğrudan büyük kategoride başladım. Aynı kulüpte üç arkadaş birlikte Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi Bölümü sınavlarına girdik. Hayallerimizin merkezindeki bir işti bu: Hem sporculuk, hem spor eğitimciliği, hem öğretmenlik. 6.300 kişi sınava girdi, sadece 120 kişi kazandı. Üçümüz birlikte kazandık ve mezun olduk. Sonrasında yüksek lisansa başladım; arkadaşlarım Avusturya’ya gittiler ve hâlâ çok iyi iletişim içindeyiz. Spor kariyerim, üniversite eğitimi ile birlikte devam etti” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Yalova Efsane Spor Beden Egitimi Hoca Emekli Program Haber (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/yalova-efsane-spor-beden-egitimi-hoca-emekli-program-haber-4.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“Birilerinin hayatına dokunmak, üretmek, insanların başarılı olmasını sağlamak ve yüksek heyecanlı bir hayat yaşamak motivasyon kaynağım oldu”</strong></p>

<p>Kendisini çok şanslı hissettiğini belirten Bektaş, “Hayatımın ve idealimin en doğru mesleğini, en iyi işini yaptığımı düşünüyorum. Maalesef ülkemizde herkes böyle şanslı değil; çoğu kişi üniversiteyi kazanıp sadece eğitimine odaklanıyor. Benim için sporculuk da idealimin birinci sırasında yer alıyordu. Marmara Üniversitesi’ndeki eğitim sayesinde hem sporculuğumu hem antrenörlük ve öğretmenlik gelişimimi en iyi şekilde sürdürdüm. Hâlâ da öyle hissediyorum” dedi. 40 yıllık öğretmenlik yaşamında motivasyonunu nasıl yukarıda tuttuğuna ilişkin soruya cevap veren Bektaş, “Sporcu, antrenör ve öğretmen olarak her zaman birilerinin hayatına dokunmak, üretmek, insanların başarılı olmasını sağlamak ve yüksek heyecanlı bir hayat yaşamak motivasyon kaynağım oldu. Bu ideal, bana büyük mutluluk ve vicdan rahatlığı verdi” ifadelerini kullandı. Emekli olsa da hayatında büyük bir değişim olmadığına dikkat çeken Bektaş, “Sadece 40 dakikalık derslerime girmiyorum. Normal antrenmanlar ve özel çalışmalarımı sürdürüyorum. Ayrıca aileme, özellikle eşim Aynur Hanıma daha fazla vakit ayırabiliyorum. Kendisine destekleri için minnettarım; daima yanımda oldu ve bana güven verdi.” dedi. Prof. Halil İnalcık Anadolu Lisesi’nde kendisi için yapılan emeklilik töreni hakkında duygu ve düşüncelerini paylaşan Bektaş, “tamamen sürprizdi. 12 Mart, İstiklal Marşı’nın kabul günüydü. Normal rutinime devam ettim; sabah antrenmanımı yaptım, sonra okuluma geçtim. Öğrencilerim ve öğretmenler tarafından karşılandım, çiçekler verildi, konfetiler patlatıldı ve alkışlarla desteklendim. O an çok duygulandım; ama öğrencilerim, öğretmen arkadaşlarım ve eski öğrencilerimle birlikte veda ettik. Bu benim unutamayacağım anılarımdan biri oldu” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Yalova Efsane Spor Beden Egitimi Hoca Emekli Program Haber (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/yalova-efsane-spor-beden-egitimi-hoca-emekli-program-haber-1.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“Bugün imkânlar daha iyi ama idealist sporcu bulmak zor”</strong></p>

<p>Mesleki yaşamının son gününe kadar ilk gün ki heyecanla devam ettiğini söyleyen ancak Endüstriyel toplum ve dijital gelişmelerin şartları değiştirdiğini işaret eden Bektaş, “Spor artık öğrenciler için tek çıkış yolu değil. Eskiden spor bir öğrencinin dış dünyaya açılan en önemli penceresiydi. Ben hiçbir zaman yetenek grubuyla değil, istek grubuyla çalıştım. Gönüllülük esasına dayandım. Çok çalışarak herkesin başarılı olabileceğine inanıyorum. Bugün imkânlar daha iyi ama idealist sporcu bulmak zor. Öğrenciler artık daha çok eğlenmeye ve beğeni kazanmaya odaklı. Bu da sporun ruhunu biraz değiştiriyor” dedi. Yalova’daki spora olan ilginin geçmişe göre artıp artmadığına dair sorumuza cevap veren Bektaş, “Bu farklı açılardan değerlendirilebilir. Eskiden imkân yoktu ama başarı vardı. Bugün birçok futbol okulu var ama üst liglerde oynayan oyuncu sayısı az. Bence futbol okulları yetenek pazarlıyor. Oyuncular erken yaşta başka yerlere gönderiliyor. Bu da gelişimlerini olumsuz etkileyebiliyor. Diğer branşlarda ise bireysel çabalar var. En fazla ilgi gören branş kadın voleybolu. Bunun da uluslararası başarıların etkisi var” ifadelerini kullandı. 7-8 profesyonel futbolcu yetiştirdiğini, Türkiye şampiyonlukları kazandığını, güreşte ve masa tenisinde önemli dereceler elde ettiklerini belirten Bektaş, kendisini en mutlu eden şeyin öğrencileriyle kurduğu bağ ve gösterilen vefa olduğunu dile getirdi. Devletten emekli olduğunu ama hayattan ve spordan emekli olmadığını işaret eden Bektaş, “Sporun içindeyim. Öğrenciler yetiştiriyorum. Aileme daha fazla vakit ayırıyorum. Hayatımda büyük bir değişiklik yok. Aynı şekilde devam ediyorum. Sabah spora gidiyorum, antrenman yapıyorum, öğrencilerimle çalışıyorum” diyerek sözlerine son verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Göktuğ Doğukan Yüksel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR SAATİ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/yalovanin-efsane-hocasi-spor-saatinde</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 00:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/yalova-efsane-spor-beden-egitimi-hoca-emekli-program-haber-2.JPG" type="image/jpeg" length="80853"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[60 Yıllık Lostra Geleneği Yalova’da Yaşatılıyor]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/60-yillik-lostra-gelenegi-yalovada-yasatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/60-yillik-lostra-gelenegi-yalovada-yasatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova Lostra Salonu İşletme Sahibi Mustafa Cengizhan, Yalova Gazetesi’nin “Nesilden Nesile” programına konuk olarak faaliyetleri hakkında bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 1,5 ay önce Süleymanbey Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki yerinde Yalova halkına ayakkabı bakımı ve tamiri hizmetini vermeye başlayan Yalova Lostra Salonu’nun işletme sahibi Mustafa Cengizhan, Yalova Gazetesi’nin “Nesilden Nesile” programına konuk oldu.</p>

<p>Dede mesleğini sürdürerek zanaatını devam ettiren Cengizhan, kendisini tanıttıktan sonra işletmesindeki faaliyetler hakkında bilgi verdi ve ayakkabı bakımı için yapılan işlemleri açıkladı.</p>

<p><img alt="Yalova Lostra Salonu Ayakkabi Tamiri Nesilden Nesile El Zanaat Haber (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/yalova-lostra-salonu-ayakkabi-tamiri-nesilden-nesile-el-zanaat-haber-2.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“İşletmemizde ayakkabıya dair her şey var”</strong></p>

<p>Ailesinin 1965 yılı itibariyle İstanbul’da ticari hayata adım attığını belirten Cengizhan, “İstanbul’da açılan ikinci lostra salonunun sahibi dedemdir. Daha sonra bu meslek babama aktarılmış, babamdan da bana devredilmiştir. Mesleki hayatımız yaklaşık 60 yıllık bir geçmişe sahiptir. Çok uzun zamandır bu mesleğin içerisindeyiz. Amcalarım ve babam hâlâ İstanbul’da ve Kayseri’de bu işi devam ettiriyor” dedi. Çalışma hayatının ilk yıllarından günümüze kadar aile mesleğinin devam ettireceğini düşünmediğini itiraf eden Cengizhan, “Ancak zamanla Yalova’da bu alanda büyük bir hizmet açığının olduğunu fark ettik. Bizim işletmemizde ayakkabıyla ilgili aradığınız her şey mevcut. Temizlik, yıkama, bakım, ortopedik ve medikal ürünler, ayakkabı bağcıkları… Akıllı bağcıklar, klasik bağcıklar; yani ayakkabıya dair birçok ürünü ve hizmeti burada bulabilirsiniz” diyerek Yalova halkına mesaj verdi.</p>

<p><img alt="Yalova Lostra Salonu Ayakkabi Tamiri Nesilden Nesile El Zanaat Haber (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/yalova-lostra-salonu-ayakkabi-tamiri-nesilden-nesile-el-zanaat-haber-3.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“Bakım, onarım ve küçük tadilatların ardından ayakkabı yenilenmiş hâle gelirse o zaman gerçekten lostra yapılmış olur”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşletmelerine neden “Lostra Salonu” adını verdiklerine ilişkin soruyu cevaplayan Cengizhan, “Lostra” kelimesi aslında Fransızca kökenli bir kelimedir. Ayakkabıya bakım yapılması, cilalanması ve boyanması anlamına gelir. Bir müşteri ayakkabısını bize getirdiğinde, ayakkabının eski hâlinden çıkıp neredeyse yeni gibi teslim edilmesi gerekir ki lostra kelimesinin anlamı tam olarak karşılığını bulsun. Yani sadece boya yapmak değildir. Bakım, onarım ve küçük tadilatların ardından ayakkabı yenilenmiş hâle gelirse o zaman gerçekten lostra yapılmış olur” ifadelerini kullandı ve bu ismin günümüze kadar kullanıyor olmasının bilinçli bir tercih olduğunu söyledi. Yalova’da ayakkabı taban imalatı yapan bir atölyeleri olduğunu belirten ve bu atölyenin günümüzde de faaliyetlerini sürdürdüğünü açıklayan Cengizhan, “Atölyemizde Türkiye’nin 45 iline ürün gönderiyoruz. Ayrıca dört farklı ülkeye de ihracat yapıyoruz. Yalova’da böyle bir hizmeti sunmanın bize verdiği ayrı bir mutluluk ve gurur var. Çünkü yıllarımızı bu mesleğe verdik. Bu nedenle Yalova’da da bir lostra salonu açarak Yalova halkına hizmet etmek istedik” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Yalova Lostra Salonu Ayakkabi Tamiri Nesilden Nesile El Zanaat Haber (5)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/yalova-lostra-salonu-ayakkabi-tamiri-nesilden-nesile-el-zanaat-haber-5.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“Ayakkabı bakımı ve tamiri birçok aşamadan geçiyor”</strong></p>

<p>Yaptıkları işin tamamen el zanaatı olduğunu işaret eden Cengizhan, “Müşteriler bazen çok yıpranmış ayakkabıları getirip mutlaka yapılmasını isteyebiliyor. Ancak sanatın da bir sınırı vardır. Biz elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz ama olmayacak bir şeyi de baştan dürüstçe söylüyoruz. Benim yaklaşık 30 yıllık ticari hayatım var. İşletmecilikte dürüst olmak çok önemlidir. Olabilecek bir şey varsa yapılır, olmayacaksa da açıkça söylenir” dedi. Ayakkabı tamirinin birçok aşamadan geçtiğine dikkat çeken Cengizhan, “Öncelikle ayakkabının gerekli onarımları yapılır. Daha sonra yıkama veya boya işlemi uygulanır. İç astarları ve iç fileleri değiştirilir. Hatta bazen ayakkabının sadece iskeleti kalır. Sonrasında tabanı, iç tabanı ve diğer parçaları yenilenir. Boya yapılacaksa önce özel temizleme losyonlarıyla ayakkabı tamamen arındırılır. Eski boyalar temizlenir ve ardından kaliteli yeni boyalar uygulanır. Biz işimizi en iyi şekilde yapmanın huzurunu yaşamak istiyoruz. “Yaptım oldu” mantığıyla değil, gerçekten olması gerektiği gibi yapmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Yalova Lostra Salonu Ayakkabi Tamiri Nesilden Nesile El Zanaat Haber (6)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/yalova-lostra-salonu-ayakkabi-tamiri-nesilden-nesile-el-zanaat-haber-6.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“Yüzde 90-95 oranında başarılı sonuç alıyoruz”</strong></p>

<p>Yaptıkları el işçiliğinin yanı sıra işletmelerinde makinelerin de kullandığını belirten Cengizhan, “Örneğin özel yıkama makinelerimiz var. Yalova’da bu konuda tek olduğumuzu söyleyebilirim. Türkiye’de de sayılı işletmede bulunan makinelerden bunlar. Spor ayakkabıları ve diğer ayakkabıları özel şampuanlarla içi ve dışı tamamen yıkıyoruz. Bu sayede ayakkabılar neredeyse ilk günkü hâline dönüyor. Bez ayakkabılar da aynı şekilde çok temiz bir şekilde teslim ediliyor. Bazı lekeler tamamen çıkmayabiliyor ama genel olarak yüzde 90-95 oranında başarılı sonuç alıyoruz. Çıkmayacak bir leke varsa bunu da müşteriye açıkça söylüyoruz. Biz ne umut tacirliği yapıyoruz ne de haksız kazanç elde etmek istiyoruz” şeklinde konuştu. Çalışma saatleri ve ücretlendirme politikaları hakkında konuşan Cengizhan, “Hafta içi sabah 09.00’da iş başı yapıyoruz ve akşam 19.00’a kadar hizmet veriyoruz. Cumartesi günleri de yine sabah 09.00’dan akşam 19.00’a kadar çalışıyoruz. Pazar günleri ise saat 12.00 ile 17.00 arasında hizmet veriyoruz. Ücretlendirme konusuna gelince; burada el emeği yoğun bir iş yapılıyor. Ancak piyasanın şartlarını ve halkımızın durumunu da biliyoruz. Bu nedenle minimum kârla çalışıyoruz. Çünkü bu benim mesleğim ve ben bu işi severek yapıyorum. Bazen müşteriler ücret sorduğunda “Siftah sizden olsun.” diyoruz. Bizim için önemli olan insanların buradan memnun ve güler yüzle ayrılmasıdır. Hakkımız neyse onu alırız, fazlasını istemeyiz” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p><img alt="Yalova Lostra Salonu Ayakkabi Tamiri Nesilden Nesile El Zanaat Haber (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/yalova-lostra-salonu-ayakkabi-tamiri-nesilden-nesile-el-zanaat-haber-1.JPG" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Göktuğ Doğukan Yüksel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BABADAN OĞULA</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/60-yillik-lostra-gelenegi-yalovada-yasatiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 00:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/yalova-lostra-salonu-ayakkabi-tamiri-nesilden-nesile-el-zanaat-haber-7.JPG" type="image/jpeg" length="61588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalova’dan Avrupa Kürsüsüne: Hakan Kanberoğlu]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/yalovadan-avrupa-kursusune-hakan-kanberoglu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/yalovadan-avrupa-kursusune-hakan-kanberoglu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova doğumlu milli sporcu ve antrenör Hakan Kanberoğlu, küçük yaşlarda başladığı Wushu sporunda Avrupa ikinciliği elde ederek önemli başarılara imza attı. “]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nesilden Nesile” programı kapsamında konuşan Kanberoğlu, sporun çocukların hem karakter gelişimine hem de akademik hayatına büyük katkı sağladığını vurguladı.</p>

<p><strong>Salonda Başlayan Bir Hayat Hikâyesi</strong></p>

<p>Yalova doğumlu olan Hakan Kanberoğlu, ilk, orta ve lise eğitimini Yalova’da tamamladıktan sonra üniversite eğitimini Bursa’da Uludağ Üniversitesi’nde aldı. Wushu ile tanışması ise oldukça erken yaşlara dayanıyor.</p>

<p>Babası antrenör olduğu için çok küçük yaşlarda spor salonuna girdiğini belirten Kanberoğlu, o günleri şu sözlerle anlatıyor:</p>

<p>“İlk salona adım attığım anı hatırlamıyorum ama salonda büyüdüğüm günleri hatırlıyorum. Başlarda bizim için daha çok oyundu. Koşturma, oyun derken zamanla disiplinli antrenmanlara başladık ve adım adım ilerledik.”</p>

<p><img alt="Milli Sporculuktan Antrenörlüğe (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/milli-sporculuktan-antrenorluge-3.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>Çalışarak Gelen Milli Takım Başarısı</strong></p>

<p>Wushu sporunda ilerlemenin kolay olmadığını söyleyen Kanberoğlu, federasyonun kurulmasının ardından sistemin değiştiğini ve yoğun çalışmalarla başarıya ulaştıklarını ifade etti.</p>

<p>Başlangıçta dereceler elde edemediklerini anlatan Kanberoğlu, zamanla elde edilen başarıların milli takıma uzanan bir yol açtığını belirtti.</p>

<p>“İlk başlarda dereceye giremiyorduk. Sonra yavaş yavaş dereceler geldi, ardından şampiyonluklar ve milli takım süreci başladı.”</p>

<p><img alt="Milli Sporculuktan Antrenörlüğe (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/milli-sporculuktan-antrenorluge-4.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>14 Yaşında Avrupa İkinciliği</strong></p>

<p>Kanberoğlu’nun kariyerindeki dönüm noktalarından biri ise 2004 yılında yaşandı. Henüz 14 yaşındayken Avrupa Şampiyonası için milli takım kampına çağrıldı.</p>

<p>Kayseri’deki milli takım kampının ardından Rusya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’na katılan Kanberoğlu, Tao branşında büyük bir başarı elde etti.</p>

<p>“İlk kez milli takımla tanıştım, ilk kez yurt dışına çıktım. Çok heyecan vericiydi. Avrupa Şampiyonası’nda Nanquen branşında Avrupa ikincisi oldum. O anın mutluluğunu tarif etmek gerçekten çok zor.”</p>

<p><img alt="Milli Sporculuktan Antrenörlüğe (6)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/milli-sporculuktan-antrenorluge-6.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>Wushu’nun Az Bilinen Branşı: Tao</strong></p>

<p>Kanberoğlu, Wushu’nun Tao branşının Türkiye’de çok bilinmediğini belirterek bu branşı şöyle açıklıyor:</p>

<p>“Tao branşı biraz jimnastiğin yer hareketlerine benzetilebilir. Belirli bir koreografi var ve bunu belirlenen süre ve kriterler içerisinde sergiliyoruz. Hakemler de buna göre puan veriyor.”</p>

<p>Bu branşta kılıç, sopa gibi farklı ekipmanların kullanıldığı stiller bulunduğunu söyleyen Kanberoğlu, akrobatik hareketlerin de önemli bir yer tuttuğunu ifade ediyor.</p>

<p>“Taklalar, havada burgular, tekmeler ve akrobatik bağlantılar bu branşın önemli parçaları.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Milli Sporculuktan Antrenörlüğe (8)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/milli-sporculuktan-antrenorluge-8.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>Milli Takım Kamplarından Unutulmaz Bir Anı</strong></p>

<p>Yıllar boyunca birçok ulusal ve uluslararası organizasyona katılan Kanberoğlu’nun hafızasında kalan ilginç anılar da var.</p>

<p>Dünya Şampiyonası için Malezya’da oldukları bir dönemde yaşanan bir olayı şöyle anlatıyor:</p>

<p>“Bir arkadaşımızla şakalaşırken güreşmeye başladık. Bir anda düşerken arkadaşımızın kafası duvarın köşesine çarptı. Ertesi gün maçı vardı ve yıllardır o gün için hazırlanıyordu. Çok korkmuştuk ama doktor müdahale etti. Neyse ki büyük bir sorun olmadı.”</p>

<p><img alt="Milli Sporculuktan Antrenörlüğe (7)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/milli-sporculuktan-antrenorluge-7.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>“Babamdan Önce Ahlakı Öğrendik”</strong></p>

<p>Hakan Kanberoğlu için en büyük ilham kaynaklarından biri babası. Uzun yıllar antrenörlük yapan babasının sporun yanı sıra karakter eğitimine büyük önem verdiğini söylüyor.</p>

<p>“Babam her zaman önce ahlak, sonra spor derdi. İnsanlara iyi davranmayı, düzgün bir insan olmayı öğütlerdi. Salonda hep ‘biz bir aileyiz’ derdi.”</p>

<p>Bugün hâlâ yıllar önceki öğrencilerin babasını ziyaret ettiğini söyleyen Kanberoğlu, bunun kendisi için en büyük gurur olduğunu dile getiriyor.</p>

<p><img alt="Milli Sporculuktan Antrenörlüğe" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/milli-sporculuktan-antrenorluge.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>“Disiplin Yetenekten Daha Önemli”</strong></p>

<p>Kanberoğlu, spor kariyerinde disiplinin en önemli unsur olduğunu vurguluyor.</p>

<p>“Babam hep şunu söylerdi: Yetenek önemli ama disiplin yoksa bir işe yaramaz. Disiplinli çalışan biri, yetenekli ama çalışmayan birini çok rahat geçebilir.”</p>

<p>Bu sözlerin yıllar sonra maçlarda karşılarına çıkan örneklerle daha iyi anlaşıldığını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Ailelere Çağrı: Çocuklarınızı Spordan Uzak Tutmayın</strong></p>

<p>Röportajın sonunda ailelere önemli bir mesaj veren Kanberoğlu, bazı velilerin çocuklarının dersleri geri kalır düşüncesiyle spora göndermediğini belirtti.</p>

<p>Ancak bunun doğru bir yaklaşım olmadığını vurguladı:</p>

<p>“Bilimsel çalışmalar da gösteriyor ki spor yapan çocuklar zihinsel olarak daha rahatlıyor ve derslerine daha iyi odaklanabiliyor. Ayrıca sosyalleşiyor, özgüven kazanıyor ve kendilerini savunmayı öğreniyorlar.”</p>

<p>Kanberoğlu, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:</p>

<p>“Çocukların evde telefon, bilgisayar veya televizyon başında geçirdiği zaman yerine spor yapmaları hem fiziksel hem de psikolojik açıdan çok büyük kazanımlar sağlıyor. Aileler çocuklarını spordan uzak tutmamalı.”</p>

<p><img alt="Milli Sporculuktan Antrenörlüğe (2)" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/milli-sporculuktan-antrenorluge-2.jpeg" width="960" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin - Sezgin Altınel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BABADAN OĞULA</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/yalovadan-avrupa-kursusune-hakan-kanberoglu</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 00:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/03/haber/manset/milli-sporculuktan-antrenorluge-5.jpeg" type="image/jpeg" length="49293"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğal Gıdanın Nöbetçisi: Fuat Güven 45 Yıldır Aynı Davayı Savunuyor]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/dogal-gidanin-nobetcisi-fuat-guven-45-yildir-ayni-davayi-savunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/dogal-gidanin-nobetcisi-fuat-guven-45-yildir-ayni-davayi-savunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova’da dededen toruna uzanan esnaflık geleneğini sürdüren Fuat Güven, artan maliyetler, değişen nesil ve gıdada yaşanan büyük tehlikeye dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güven Peynircilik işletme sahibi Güven, “Bize gıdayla saldırıyorlar, biz de halkımızı doğal gıdayla ayakta tutmaya çalışıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Dededen Toruna Uzanan Bir Esnaflık Hikâyesi</strong></p>

<p>1971 doğumlu Fuat Güven, Yalova’da yıllardır süren bir aile mesleğinin üçüncü kuşak temsilcisi. Babası ve dayısının pazar yerinde başlattığı süt ve süt ürünleri ticareti, bugün Güven’in elinde aynı anlayışla sürdürülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Dedemden babama, dayıma geçen bir iş bu. Onlar ayrı ayrı dükkânlarda yıllarca bu işi yaptılar. Sonra bayrağı ben devraldım. Şimdi çocuklarım var, inşallah onlar da devam edecek,” diyen Güven, mesleğini yalnızca ticaret değil, bir sorumluluk olarak görüyor.</p>

<p><img alt="Peynirci (6)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/peynirci-6.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“Çocuk Yaşta Pazarın Tozunu Yuttuk”</strong></p>

<p>Mesleğe alışma sürecini anlatırken geçmişe dönen Güven, çocuk yaşta yaşadığı zorlukların bugün kendisini ayakta tuttuğunu vurguluyor:</p>

<p>“Millet Tom ve Jerry izlerken babam beni pazara götürürdü. Kaçardım, yakalanırdım, sopa yerdik ama o tokatların çok faydasını gördüm. İşe sahip çıkmayı, zor şartlarda mücadele etmeyi öğrendim.”</p>

<p>Zor bir çocukluk geçirdiğini anlatan Güven, bu sürecin kendisini hayata hazırladığını söylüyor:<br />
“Bugün batsam yarın yine çıkarım. Çünkü çalışmayı seviyorum. Ama maalesef yeni nesilde bunu göremiyorum.”</p>

<p><img alt="Peynirci (5)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/peynirci-5.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“Yeni Nesil Çalışmayı Değil, Parayı Seviyor”</strong></p>

<p>Günümüz gençliğine dair eleştirilerini de açıkça dile getiren Fuat Güven, masa başı beklentisinin üretimi bitirdiğini savunuyor:</p>

<p>“Telefon elde, masa başı iş olsun istiyorlar. Çalışıp kazanmanın tadını bilmiyorlar. Para yemeyi seviyorlar ama kazanmayı sevmiyorlar.”</p>

<p><img alt="Peynirci (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/peynirci-4.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>Gıda Uyarısı: “Etiket Var, İçerik Yok”</strong></p>

<p>Güven’in en sert çıkışı ise gıda güvenliği konusunda. Sertifikaların ve etiketlerin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Güven, vatandaşlara net bir çağrıda bulunuyor:</p>

<p>“ISO’lu, helal sertifikalı, TS belgeli diye bir sürü kötü ürünü yedirdiler bu millete. Denetimler etiket denetimi, içi açılmıyor. Sonuç ortada; hastalıklar, kanserler…”</p>

<p><img alt="Peynirci (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/peynirci-3.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>“Bizim Kuralımız Net: Yemediklerimizi Satmayız”</strong></p>

<p>Aileden gelen en önemli prensibi ise şu sözlerle anlatıyor:</p>

<p>“Dedemin de babamın da dediği bir şey vardı: Sen yemedikçe insanlara yedirme. Yiyemediğin malı satma, vebalini alma.”</p>

<p>Bu anlayışla Güven Peynircilik’te satılan tüm ürünlerin arkasında durduklarını belirten Güven, müşteri memnuniyetini ön planda tuttuklarını söylüyor.</p>

<p><img alt="Peynirci (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/peynirci-2.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>Beğenmeyene Koşulsuz Değişim</strong></p>

<p>İşletmenin en dikkat çeken uygulamalarından biri de koşulsuz değişim politikası:</p>

<p>“Malı aldın, eve götürdün, beğenmedin; getir değiştir. Burası da sizin dükkânınız gibi olsun istiyoruz.”</p>

<p>Art niyetli kullanımlar olsa da bu anlayıştan vazgeçmediklerini ifade eden Güven, “İnsanlarımız yeter ki sağlıklı olsun” diyor.</p>

<p><img alt="Peynirci (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/peynirci-1.JPG" width="1280" /></p>

<p><strong>Geniş Ürün Yelpazesi, Doğal Üretim</strong></p>

<p>İşletmede günlük ve doğal ürünlerin ağırlıkta olduğunu belirten Güven, ürün çeşitlerini şöyle sıralıyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Günlük yumurta</li>
 <li>Günlük süt</li>
 <li>Tereyağı ve peynir çeşitleri</li>
 <li>Zeytinyağı, bal, tahin, pekmez</li>
 <li>Zeytin, sarma, unlu mamuller</li>
</ul>

<p><strong>“Bu Bir Gıda Savaşı”</strong></p>

<p>Dükkân girişindeki çift bayrağa dikkat çeken Güven, yaşanan süreci bir mücadele olarak görüyor:</p>

<p>“Çift bayrak savaş zamanında asılır. Biz şu an manevi ve maddi bir savaşın içindeyiz. Devlet başka cephede mücadele ediyor, biz de gıdayla kendi cephemizde halkımızı ayakta tutmaya çalışıyoruz.”</p>

<p><strong>“Sağlıklı Çocuk, Güçlü Gelecek Demektir”</strong></p>

<p>Sözlerini geleceğe dair mesajla tamamlayan Fuat Güven, sağlıklı nesillerin ülkenin temeli olduğunu vurguluyor:</p>

<p>“Çocuğuna ne yedirirsen onu büyütürsün. Sağlıksız gıda verirsen ne kendine ne vatana faydası olur. Bizim derdimiz bu; çocuklarımız sağlıklı büyüsün, bu ülkeye hizmet etsin.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rümeysa Şahin - Sezgin Altınel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BABADAN OĞULA</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/dogal-gidanin-nobetcisi-fuat-guven-45-yildir-ayni-davayi-savunuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/peynirci-7.JPG" type="image/jpeg" length="29805"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşam Koçu Hülya Akın’dan Akran Zorbalığına Dikkat Çeken Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/yasam-kocu-hulya-akindan-akran-zorbaligina-dikkat-ceken-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/yasam-kocu-hulya-akindan-akran-zorbaligina-dikkat-ceken-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşam Koçu Hülya Akın, Yalova Gazetesi’nin “Daha İyi Bir Sen” programına konuk olarak çağımız dünyasının en büyük sorunlarından olan akran zorbalığı üzerine önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin en önemli serilerinden birisi olan “Daha İyi Bir Sen”e konuk olan isimler uzman olduğu konular üzerine değerlendirmeler yaparak Yalova halkına önemli bilgiler veriyor. Serinin başlıca konuklarından Yalovalı Yaşam Koçu Hülya Akın, geçtiğimiz yıl birçok farklı konuyu gündeme getirerek kritik mesajlar vermişti.</p>

<p>Kendi alanındaki çalışmalarını ve eğitimlerini sürdüren Akın, konuk olduğu programımızda son yılların kanayan yaralarından “akran zorbalığı” üzerine tespitlerde bulundu. Akran zorbalığına uğrayan çocukların ilerleyen yaşamlarını etkileyecek zorluklarla mücadele etmek zorunda kalabildiğini belirten Akın, ailelerin bu durumlar karşısında neler yapması gerektiğine dair önerilerde bulundu.</p>

<p><strong>“Akran zorbalığı toplumsal bir sorun”</strong></p>

<p>Akran zorbalığının genellikle niyet, tekrar ve güç olmak üzere üç temel unsur üzerinden açıklandığı bilgisini veren Akın “Zorbalık yapan kişinin amacı; fiziksel şiddet, incitici söz ve davranışlar yoluyla karşısındaki kişiye acı çektirmektir. Erkek çocuklarının daha çok fiziksel zorbalığa, kız çocuklarının ise daha çok psikolojik zorbalığa maruz kaldığı görülmektedir. Akran zorbalığı, ömür boyu ruhun derinliklerinde görünmez yaralar açabilen ve aynı zamanda toplumsal bir sorun olan ciddi bir olgudur. Basında, sosyal medyada ya da günlük paylaşımlarda bazen “şaka” gibi nitelendirilen davranışların bile, zorbalığa maruz kalan çocukların özgüvenini ve öz saygısını ne kadar zedelediği; bu durumun çocukların gelecekteki toplumsal ilişkilerini nasıl olumsuz etkileyebileceği görülmektedir” dedi.</p>

<p><img alt="Yalova Yasam Kocu Akran Zorbalik Oneriler Haber (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/yalova-yasam-kocu-akran-zorbalik-oneriler-haber-2.jpeg" width="2048" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Zorbalıkla mücadelede yalnızca mağdura odaklanmak yeterli değil”</strong></p>

<p>Akran zorbalığının yalnızca zorbalığa maruz kalan çocuk değil; zorbalığı uygulayan kişi ve bu duruma tanıklık eden çocukları da kapsayan karmaşık bir yapıda olduğuna dikkat çeken Akın, “Zorbalık davranışını sergileyen çocukların bu tutumlarının arkasında; dikkat çekme ihtiyacı, kabul görme isteği, evde yaşanan sorunlar ya da empati eksikliği gibi pek çok neden bulunabilmektedir. Zorbalığı bir güç gösterisi olarak kullanan çocuk, aslında kendi içindeki çatışmaların bir dışa vurumunu sergilemektedir. Bu nedenle zorbalıkla mücadelede yalnızca mağdura odaklanmak yeterli değildir. Aynı zamanda üçüncü grup olan, yani zorbalığa tanıklık eden fakat sessiz kalan çocuklara da dikkat etmemiz gerekir. Çünkü sessiz kalan çocuklar suçluluk, korku ve çaresizlik gibi duygular yaşayabilir; bu sessizlik zorbalığın dolaylı olarak onaylanması anlamına gelebilir ve okul ortamında olumsuz sonuçlar doğurabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Çocuklarınızla açık ve sık iletişim kurun”</strong></p>

<p>Güvenli ve destekleyici bir ortamda eğitim almanın, sağlıklı ve mutlu büyümenin her çocuğun en doğal hakkı belirten Akın, profesyonel koçların eğitim ve öğrenci koçluğu alanında; farkındalık çalışmaları, NLP ve EFT teknikleriyle birlikte holistik yaklaşımlar uygulayarak öğrencilere destek olduğunu söyledi. Akran zorbalığının önlenebilmesi hakkında konuşan Akın, “Öncelikle ailelerin çocuklarını güçlendirmesi gerekir. Çocuklarınızla açık ve sık iletişim kurun, onlara duygusal destek verin. Olumlu rol model olmaları konusunda çocuklarınızı yönlendirin ve özgüvenlerini geliştirmeleri için yanlarında olun. Aynı zamanda siz yetişkinler de davranışlarınızla rol model olmayı unutmayın; çünkü çocuklar ebeveynlerini örnek alırlar. Çocuklarınızın kullandığı internet ve sosyal medya platformları hakkında mutlaka bilgi edinin. Bu platformlarda karşılaşabilecekleri riskler konusunda çocuklarınızı bilinçlendirin” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Yalova Yasam Kocu Akran Zorbalik Oneriler Haber (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/yalova-yasam-kocu-akran-zorbalik-oneriler-haber-1.jpeg" width="2048" /></p>

<p><strong>Akran Zorbalığı Nasıl Fark Edilir?</strong></p>

<p>Akran zorbalığına uğrayan çocukların nasıl fark edilebileceği noktasında bilgi veren Akın, “Bazı çocuklar endişe, kaygı ve korkularını sözlü olarak ifade edemeyebilir. Bu nedenle çocuklarınızın duygu durumlarını gözlemlemeniz çok önemlidir. Sebebi bilinmeyen çizikler, yaralar ya da tekrarlayan fiziksel izler görülebilir. Okula ya da okul etkinliklerine gitmek istememe, aşırı gerginlik, arkadaş çevresinin aniden azalması, sosyal etkinliklerden uzaklaşma gibi davranışlar dikkat çekici olabilir. Ayrıca kıyafetlerinin, elektronik ya da kişisel eşyalarının kaybolması veya zarar görmesi, sık sık para istemesi, akademik başarısında düşüş, devamsızlıklar, uyku problemleri, kabuslar, baş ve mide ağrıları, ani öfke patlamaları da zorbalık belirtileri arasında sayılabilir” dedi.</p>

<p><strong>Neler Yapılmalı</strong></p>

<p>Çocukların fiziksel ya da duygusal zorbalığa maruz kalıyor olması halinde ebeveynlerin neler yapması gerektiği hakkında açıklamalarda bulunan Akın, “Aileler öncelikle çocuklarını yargılamadan dinlemeli ve duygusal destek sağlamalıdır. Gerekli durumlarda profesyonel yardım almaktan çekinilmemelidir. Okul yönetimleri ise kapsamlı zorbalık karşıtı programlar, düzenli eğitimler ve farkındalık kampanyaları düzenlemeli; net disiplin prosedürlerini kararlılıkla uygulamalıdır. Öğretmenler sınıf içi dinamikleri dikkatle gözlemleyerek erken müdahalede bulunabilir, empati ve sosyal beceri atölyeleri düzenleyebilir ve velilerle sık sık iletişim halinde olabilirler. Her çocuğun görülmeyi, duyulmayı ve en önemlisi güvende hissetmeyi hak ettiği bir dünyayı oluşturmak, toplumun ortak sorumluluğudur. Unutmayalım ki zorbalığın ilacı; empati, kabul, sevgi ve toplumsal sorumlulukta saklıdır” diyerek sözlerine son verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Göktuğ Doğukan Yüksel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAHA İYİ BİR SEN</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/yasam-kocu-hulya-akindan-akran-zorbaligina-dikkat-ceken-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2026/02/haber/yalova-yasam-kocu-akran-zorbalik-oneriler-haber-1-1.JPG" type="image/jpeg" length="23213"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalova’da Su Krizi: Kesintilere Vatandaşlardan Farklı Yorumlar]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/yalovada-su-krizi-kesintilere-vatandaslardan-farkli-yorumlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/yalovada-su-krizi-kesintilere-vatandaslardan-farkli-yorumlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova Gazetesi’nin sevilen serilerinden birisi olan Kaldırım Muhabirleri ufak bir aradan sonra gündemin nabzını tutan sorusuyla vatandaşlarla buluştu. Yaşanan su kesintileri hakkında düşüncelerini aldığımız vatandaşlar kameralarımıza konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova’da barajlarda doluluk oranının yalnızca %6’ya kadar gerilemesi nedeniyle, akşam 20.00 ile sabah 05.00 saatleri arasında zorunlu su kesintisi uygulaması başlatıldı. Kentin gündemine oturan bu gelişme sonrasında Yalova Gazetesi olarak sokaklara indik ve vatandaşların uygulamaya ilişkin görüşlerini aldık.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kaldırım Muhabirleri” serimizin yeni bölümünde hem su kriziyle ilgili endişeleri hem de önerileri kamuoyuna taşıdık. Bazı vatandaşlar su kesintilerinin hayatı olumsuz etkilediğini ve daha kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini belirtirken, bazıları da tasarrufun zorunlu olduğuna dikkat çekerek uygulamayı desteklediklerini ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ceren Eyüpoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KALDIRIM MUHABİRLERİ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/yalovada-su-krizi-kesintilere-vatandaslardan-farkli-yorumlar</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 00:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2024/04/yalova-kaldirim-muhabirleri-muhabir-haber-gazete-halk-ekmek-manset-emekli-zam-fiyat-pide-vatandas.jpg" type="image/jpeg" length="51520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özdemir: Mayıs Ayında Bir Çalıştay Yapmayı Düşünüyoruz]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/ozdemir-mayis-ayinda-bir-calistay-yapmayi-dusunuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/ozdemir-mayis-ayinda-bir-calistay-yapmayi-dusunuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Hüseyin Özdemir, Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremin birinci yıl dönümünü unutmayarak depremde engelli vatandaşlarında yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin Kent Konseyi ile ortaklaşa gerçekleştirdiği program “Meclisler Konuşuyor” kaldığı yerden devam ediyor. 11 ili etkileyen ve yüzyılın felaketi olarak adlandırılan depremin birinci yıl dönümünde engelli vatandaşların depremde yaşadıkları sıkıntılara değinerek ve bu konuda insanları bilinçlendirmek için Mayıs ayında bir çalıştay yapacaklarını akatardı. Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Hüseyin Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilindiği üzere bundan tam bir yıl önce yüzyılın felaketi dediğimiz çok acı bir felaket yaşadık. 11 ilimizin etkilendiği ağır bir deprem yaşadık. O bölgelere depremden sonra gittiğimiz, yaptığımız gözlemlerde ve sonrasında da depremzede vatandaşlarla görüştüğümüzde engellilerle alakalı birçok problemin olduğunu öğrendik ve bunlar üzerine bazı istişareler yaptık. Doğal afetlerde engellilere yönelik afet öncesi,sırası ve sonrasında ülke olarak hazır değiliz, bunu görmüş olduk. Meclisimizde şöyle bir karar aldık. Engelliler için acil eylem planının oluşturmasıyla alakalı bir çalıştay yapma kararı aldık. Afet öncesinde engelli aileleri ve yakınlarının eğitimiyle alakalı bir &nbsp;bilgilendirme eylem planı oluşturulmalı. Afet sırasında arama kurtarma çalışmalarında insanlara ulaşılamaması çok elzem bir konu. Engelliler ile alakalı şöyle bir durum var. Çünkü engellilerin türleri var. İşitme engelli, görme engelli, otizm gibi vakalar var. Bir ekip gittiği zaman yıkılan bir binaya hangi katta, kaç yaşında engel durumu ne bununla ilgili elinde bir veri tabanının olması gerekiyor. Araştırdığımızda bakanlığın bununla alakalı net bir veri tabanı yok. Veriler var ama Sağlık Bakanlığı’nda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda farklı veriler var. Bunların tek bir çatı altında ve ortak bir veri tabanında kurumlarla da paylaşılması gerektiğinin kanaatine vardık.bu veri tabanı paylaşılırsa bir deprem anında engelli vatandaşlarımıza ulaşmak daha kolay olacaktır. Ulaşıldığı zamanda daha bilinçli olur. Arama kurtarma ekiplerininde mutlaka engel grupları ile ilgili eğitimleri vardır ama ek olarak engellilere nasıl yaklaşılacağı ile ilgili de eğitilmesi gerekmektedir.&nbsp; Afet sonrasında da toparlanma sürecinde engellilerin eğitimden, sağlığa bütün hizmetlerin makul ve düzenli şekilde verilmesi gerekiyor. Mayıs ayı içerisinde inşallah bununla alakalı bir çalıştay yapmayı düşünüyoruz. İki günlük sürecek bu çalıştayı da bir kitapçık haline getirip ilgili bütün kuruluşlara paylaşacağız. Yalova’nın küçük bir il olması nedeniyle de pilot bir uygulama yapılabileceğini ve bununda Türkiye genelinde uygulanabileceği kanısındayız.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/ozdemir-mayis-ayinda-bir-calistay-yapmayi-dusunuyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Feb 2024 00:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2024/02/yalova-kent-konsey-engelli-meclis-baskan-huseyin-ozdemir-gazete-haber.JPG" type="image/jpeg" length="78989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ali Kayalı’nın İsminin Verildiği Türkiye Şampiyonası Start Aldı]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/ali-kayalinin-isminin-verildigi-turkiye-sampiyonasi-start-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/ali-kayalinin-isminin-verildigi-turkiye-sampiyonasi-start-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ali Kayalı U20 Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası Sakarya’da başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="yalova-sakarya-u20-gures-sampiyona-ali-kayali (3)" class="img-fluid detail-photo" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2024/02/spor/yalova-sakarya-u20-gures-sampiyona-ali-kayali-3.jpg" style="width: 400px; height: 224px; border-width: 2px; border-style: solid; margin: 10px 5px; float: right;" / width="1440" height="808">Yalova Belediyespor Güreş Branşı Sorumlusu ve Türkiye Güreş Federasyonu Serbest Güreşten Sorumlu Asbaşkan olarak görev yapan Ali Kayalı’nın isminin verildiği “Ali Kayalı U20 Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası” başladı. Turnuva 5-7 Şubat tarihlerinde yaklaşık 600 sporcunun katılımıyla Sakarya’da gerçekleştirilecek.</p>

<p></p>

<p><img alt="yalova-sakarya-u20-gures-sampiyona-ali-kayali (2)" class="img-fluid detail-photo" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2024/02/spor/yalova-sakarya-u20-gures-sampiyona-ali-kayali-2.jpg" style="width: 400px; height: 225px; border-width: 2px; border-style: solid; margin: 10px 5px; float: left;" / width="1280" height="720">Türkiye Şampiyonasının teknik toplantısına Türkiye Güreş Federasyonu(TGF) Serbest Güreşten Sorumlu As Başkan Ali Kayalı, TGF Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Zengin, TGF Teknik Kurul Başkanı Niyazi Özçelik, TGF Organizasyon Kurulu Başkanı Mehmet Eroğlu ve Sakarya Güreş İl Temsilcisi Ali İhsan Çokhan, Müsabaka Başhakemi Prof. Dr. İbrahim Cicioğlu adına Olimpik Hakem Gürhan Yücel katıldı.</p>

<p>Serdivan Spor Salonu’nda düzenlenen Ali Kayalı U20 Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’nın ilk gününde yapılan elemelerin ardından beş sıklette yarı finale çıkacak sporcular belli oldu.</p>

<p>Türk ve Yalova güreşi adına çalışmalarını sürdüren Ali Kayalı 1992 Barselona Olimpiyat Oyunları’nda serbest stil 100 kiloda bronz madalya kazanmıştı. Bu başarısının yanında Kayalı &nbsp;Dünya Güreş Şampiyonası'nda,&nbsp;Avrupa Güreş Şampiyonası'nda ve&nbsp;Akdeniz Oyunları'nda madalyaları boynuna taktı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="yalova-sakarya-u20-gures-sampiyona-ali-kayali (1)" class="img-fluid detail-photo" src="https://yalovagazetesicom.teimg.com/yalovagazetesi-com/uploads/2024/02/spor/yalova-sakarya-u20-gures-sampiyona-ali-kayali-1.jpg" style="width: 100%" / width="1280" height="720"></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR SAATİ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/ali-kayalinin-isminin-verildigi-turkiye-sampiyonasi-start-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Feb 2024 00:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2024/02/spor/yalova-sakarya-u20-gures-sampiyona-ali-kayali-4.jpg" type="image/jpeg" length="20998"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim Neferinden 2. Döneme Merhaba!]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/egitim-neferinden-2-doneme-merhaba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/egitim-neferinden-2-doneme-merhaba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli Öğretmen Niyazi Bektaş anılarını Videolu Köşede paylaşmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekli Öğretmen Niyazi Bektaş anılarını Videolu Köşede paylaşmaya devam ediyor.<br />
Emekli Öğretmen Niyazi Bektaş, Yalova Gazetesi’nin videolu köşesine konuk oldu ve öğretmenlik anılarını anlattı. İkinci dönem ders zilinin çalması ile birlikte, Sömestır anılarınada değinen eğitim emektarı Niyazi bektaş, günümüz eğitim sorunlarına da değinirken, yanında eğitim neferi emeklisi arkadaşı da şiirleriyle eşlik etti. Keyifli söyleşide ikinci eğitim ve öğretim döneminde başarılar dileyen Bektaş, yardıma muhtaç öğrenciler konusunda ekstra hassasiyet ve gözetim gerektiğini aktardı. Anılarını aktarırken, bir taraftan da eleştiriler ve öneriler sunan Bektaş, 14 Şubat’ta ameliyat geçireceğini, bir aksilik olmaz ise, anılarını anlatmaya ve eğitim ile ilgili anekdotlarını anlatmaya kaldığı yerden devam edeceğini aktardı. Niyazi Bektaş’ın eğitim anılarını dinlemek için videoyu izleyiniz.<br />
<br />
Haber: Duygu Saral</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/egitim-neferinden-2-doneme-merhaba</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Feb 2024 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2024/02/haber/emekli-ogretmen-niyazi.jpg" type="image/jpeg" length="62464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BAL-GÖÇ Başkanı Özgür; Bu Kültürü Yaşatmaya Devam Edeceğiz]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/bal-goc-baskani-ozgur-bu-kulturu-yasatmaya-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/bal-goc-baskani-ozgur-bu-kulturu-yasatmaya-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Yalova Şube Başkanı Lütfi Özgür, Yalova’ya olan Balkan göçü ve Balkan Evi ile Göç Müzesi hakkında Yalova Gazetesi’ne bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yalova’nın en faal derneklerinden biri olan Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Yalova Şube Başkanı Lütfi Özgür, 2012 yılında BAL-GÖÇ bünyesinde kurulan Balkan Evi ve Göç Müzesi ile Balkan Türkleri’nin Yalova’ya göçü hakkında Yalova Gazetesi’ne bilgiler verdi.<br />
“Çok acılar çektik, çok şehirler verdik”<br />
Balkan Türkleri’nin her şeyi sevgi ve aşkla yaptığını söyleyen Başkan Özgür, “Biz Evlad-ı Fatihan’ın torunlarıyız. Hiçbir zaman geçmişte yaşamayız ve intikam peşinde koşmayan bir toplumun mensuplarıyız. Dolayısıyla bizim Türk tarihimizin en acı olaylarından biri Balkan Savaşlarıdır. Biz Balkan Türkleri çok acılar çektik ve çok şehitler verdik” dedi. Balkan göçlerinin 93 harbiyle başladığını ve ilk kafilelerin Yalova’ya geldiğini belirten Başkan Özgür, “Bizim burada Geyikdere, Sermayecik, Karapınar gibi çok köylerimiz var. O dönemde gelenler 12 köyü kuruyor. Daha sonra 1938 yılında Subaşı Beldemiz kuruluyor. 93 harbiden sonra çok göçler geliyor ve Balkan Savaşlarında çok trajik olaylar yaşanıyor. O zaman hayatını kurtarabilenler gelmiş, yaklaşık 3’te 2’si yollarda ölüyor. Biz bu savaşların bir daha yaşanmaması adına 2012’de Yalova Belediyesi ile “Savaştan Barışa” konseptli etkinlikler düzenledik. Gerçekleştirilen bu etkinliklerle de Balkan Evi’nin temeli atılmış oldu” şeklinde konuştu.<br />
“Dr. Ahmet Doğan ismini verdik”<br />
Balkan Evi’nin Balkan Türkleri’nin geleneklerini, göreneklerini, kültürlerini yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için kurulduğunu belirten Başkan Özgür, “Daha sonra buranın ismini unutturmamak adına Dr. Ahmet Doğan ismini verdik. Ben burada bu kültürün yaşatılması için kamuoyundan destek bekliyorum” ifadelerini kullandı. Müzeleri için İç İşleri Bakanlığı destekli olarak “Geçmişinle Geleceğini Aydınlat” isimli bir proje kapsamında Balkanlara gittiklerini açıklayan Başkan Özgür, “Orada ninelerimizin, dedelerimizin günlük eşyalarını topladık ve burada müzemizde sergiliyoruz. Onların hüzünlü anlarını, sevinçli anlarını da… Yani günlük bir aile evinde ne varsa o var. Biliyorsunuz eskiden çocuk sayısı çok oluyordu. Her evlenen bir çocuğa bir oda tahsis ediliyordu. O oda da çok fonksiyonlu bir oda oluyordu. Sofra yere indiği zaman mutfak oluyor, döşekler yere serildiği zaman yatak odası oluyor, minderler yere serilince misafir odası oluyordu. O döneme ait 120 senelik bir soframız var. Ona da “Gönül Sofrası” diyoruz. Gençlerimizin bu kültürü unutmamaları için bu kültürü yaşatmaya devam edeceğiz” dedi.&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Muhabir-Kameraman-Haber/Göktuğ Doğukan Yüksel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>CEMİYETTE GEZİYORUZ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/bal-goc-baskani-ozgur-bu-kulturu-yasatmaya-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Sun, 04 Feb 2024 00:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2024/01/yalova-gaziosmanpasa-gocmen-mahalle-a-tip-cezaevi-bal-goc-dernek-baskan-aciklama.JPG" type="image/jpeg" length="54210"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Özgür: Hayata Dört Elle Sarıldık]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/baskan-ozgur-hayata-dort-elle-sarildik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/baskan-ozgur-hayata-dort-elle-sarildik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Lütfi Özgür, Yalova Gazetesi'ne konuk oldu. Derneği ve çalışmaları hakkında önemli açıklamalarda bulunan Başkan Lütfi Özgür, Bulgaristan’ın 1984-1989 yılları arasında Türklere yönelik uyguladığı asimilasyon politikasından dolayı yaşadıkları sıkıntıları da siz değerli takipçilerimizle paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Bulgaristan'da Türkler asimile edildi”</p>

<p>Yalova Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Lütfi Özgür Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç etmelerinin ardından sıfırdan bir hayat kurmanın zor olduğuna değinerek o günleri hatırladıkça derin bir üzüntü yaşadıklarını ve hala yaralarının kapanmadığını söyledi. Kurulan dernekler sayesinde Özgür, seslerini tüm dünyaya duyurabildiklerini ise şöyle anlattı: &nbsp;“1985’te isimler değiştirildikten sonra Bulgaristan'da asimilasyona uğradık ve buradaki akrabalarımız dernekleri kuruluyor. O dönemde 1985’te Yalova ilçe olduğundan dolayı genel merkez İstanbul’du. Yalova'da Balkan Türklere Dayanışma ve Kültür Derneği olarak büyüklerimiz, abilerimiz, akrabalarımız derneği kuruyor bizim isimlerimizi geri almak için. Bulgaristan'da Türkler asimile edildi. Kamuoyu oluşturmak için dernek kuruluyor ve biz kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Kendilerine minnettarız ve daha sonra biz onların sayesinde Naim Süleymanoğlu faktörü gibi buradaki akrabalarımız sesimizi dünyaya duyurduklarından dolayı dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal'da epey çaba sarfetti. Ana vatanımıza geldik. Anavatanıza da geldikten sonra biz hiçbir zaman yük olmamaya çalıştık. Her zaman katma değer sağladık. Gelir gelmez hayata dört elle sarıldık. Bu ana vatana kavuşmanın vermiş olduğu bir güçtü bizim için. Çünkü dile kolay bugün malınızı, mülkünüzü, geçmişinizi, her şeyinizi bırakarak geliyorsunuz. Yabancı bir ülke ve sosyalizm rejiminden serbest piyasa ekonomisi olan bir ülkeye geliyorsunuz. Adaptasyonda zorluklar çekiyorsunuz. Ama buna rağmen yılmadan, usanmadan bugünlere geldik. Kısa bir sürede göçmenler çok çalışarak, bizde bir de bir gelenek vardır. Osmanlı döneminde gittikleri yere çınar ağacı dikiliyor. Çınar ağacı kalıcılığın sembolüdür. Yalova'da da var Yürüyen Köşk'teki meşhur çınar ağacımız. Bizlerde de Balkan Türkler’inde gittiğimiz yerde ilk önce ev sahibi olma derdine düşeriz. Ev aldıktan sonra başka işlere bakarız. Dolayısıyla 89’ da gelipte evi olmayan yoktur. Devletçi bir zihniyetten geliyorsunuz. Serbest piyasa ekonomisine burada kendiniz üretmeniz lazım. Kendiniz geleceğinizi hazırlamanız lazım. Hâlbuki komünist rejimlerde senin adına devlet yapıyordu. Bu işleri sen sadece ne görevini yapıyordun. Dolayısıyla oradaki okullar ücretsizdi, istihdam herkes istihdam ediliyordu. Yeteneklerine göre herkes bir meslek sahibi oluyordu ve geleceğinle ilgili bir kaygın yoktu ama Türkiye'ye gelince tabii iş bulmada işte iş yerinde hakkını alabilmekte çok sıkıntılar yaşadık. Kolay değildi ama akrabalarımızın sayesinde devlet büyüklerimizin sayesinde neticede biz ana vatanımıza gelmiştik. Bunlar bizim için kolay işlerdi diyelim”</p>

<p>“Gelecek nesillere barışı aşılamış bulunuyoruz”</p>

<p>2006 yılında Yalova Balkan Göçmenleri Dayanışma ve Kültür Derneği’nin tekrar kurulmasıyla birlikte dernekte ki çalışmalarından bahseden Başkan Özgür, “ 1985’te şubemiz kuruluyor. Daha sonra Yalova il olmasından dolayı 2006’da aynı kurucu üyeler tarafından şubemizi kapatarak yine kurucu üyelerimiz tarafından yeni dernek açtık. Yalova Balkan Göçmenleri Dayanışma ve Kültür Derneği olarak yeni derneğimizi açtık. Derneğimizin şubeleri var. Çiftlikköy 500 evlerde, Taşköprü, Subaşı, Altınova'dan 89’da sonra gelenlerin çifte vatandaş statüsünde olduklarından dolayı doğumundan ölümüne kadar insanlarımızın bürokratik işlemler doğuyor. Burada çocuk dünyaya geldi, Bulgaristan'da da belgelemeniz gerekiyor. Burada çocuk evlendi yine öyle aileden biri vefat ediyor yine Bulgaristan'a bildirmek zorundasınız. Fakat problemlerimiz oluyor. Az önce bahsettiğim gibi ben Lütfi Hasan Ahmet ismiyle geldim ama Türkiye'deki soyadım Lütfi Özgür olduğundan dolayı buradaki bir işlemi isim denklik belgesi çıkartarak Bulgaristan'a bildirmek zorunda kalıyoruz. Bu konuda üyelerimize destek olmaya çalışıyoruz. Bulgaristan pasaportların süresi bitmiş olan küçük çocuklu ailelere, yaşlılara yine konsoloslukta diyalog içerisinde zaman zaman konsolosluk işlemlerini dernekte yaparak bunu sağlamaya çalışıyoruz. Onun dışında akraba bağlarımızın kopmaması adına kültürel etkinlikler düzenliyoruz. Spor faaliyetleri düzenliyoruz. Kardeş Şehir protokolü çerçevesinde belediyelerle iş birliği içerisinde sürekli ziyaretlerimiz oluyor. 2023 yılı her sene olduğu gibi geleneksel etkinliklerimiz oluyor. Bunların başında Balkan Spor Oyunları geliyor. Biliyorsunuz balkanlarda düğünlerimizde, geleneğimizde güreş sporu vardır. Bu çok eski bir gelenek. Belki de biz bundan dolayı güreş sporuna gönül vermiş biri olarak Balkanlar'da yaşayan sporcuları Yalova'da bir araya getirerek kardeşliği pekiştiriyoruz. Bize her sene Makedonya'dan, Kosova'dan, Yunanistan'dan, Bulgaristan'dan, Romanya'dan, büyüme çağında altyapıdaki 13-14 yaşında çocukları Yalova'mızda ağırlayarak bu Yalova Belediyesi’nin destekleri ile oluyor. Valiliğimizin destekleri ile oluyor. Akraba bağımızı hem güçlendirmiş oluyoruz. Hem&nbsp;gelecek nesillere barışı aşılamış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>NASIL OLDUN?</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/baskan-ozgur-hayata-dort-elle-sarildik</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Feb 2024 00:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2024/02/haber/manset/yalova-gaziosmanpasa-gocmen-mahalle-a-tip-cezaevi-bal-goc-dernek-baskan-aciklama.JPG" type="image/jpeg" length="84199"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BAL-GÖÇ Yalova Şube Başkanı Özgür; Bitişiğimizde Hapishane Olması Bizi Rahatsız Ediyor]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/bal-goc-yalova-sube-baskani-ozgur-bitisigimizde-hapishane-olmasi-bizi-rahatsiz-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/bal-goc-yalova-sube-baskani-ozgur-bitisigimizde-hapishane-olmasi-bizi-rahatsiz-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balkan Göçmenleri(BAL-GÖÇ) Yalova Şubesi Başkanı Lütfi Özgür, derneklerinin hemen yanında bulunan A Tipi Kapalı Cezaevi ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova kamuoyunda, Gaziosmanpaşa Mahallesi’ne 1950’li yıllarda kurulan A Tipi Kapalı Cezaevi’nin bölgeden kaldırılıp başka bir yere taşınmasıyla ilgili uzun zamandır süre gelen bir tartışma dönüyor. Mahalle sakinleri cezaevinin kendi bölgelerinde bulunmasından dolayı şikayetçiler ve başka bir yere taşınması için uzun zamandır talepte bulunuyor. Biz de bu konuyu tekrar gündeme getirmek için Yalova Gazetesi olarak bölgenin önemli temsilcileri ile görüştük. Ülkemizin en önemli STK’larından biri olan Balkan Göçmenleri Derneği’nin Yalova Şubesi Başkanından konu hakkında bilgi aldık. BAL-GÖÇ Yalova Şube Başkanı Lütfi&nbsp;Özgür, dernek binalarının hemen yan tarafında bulunan A Tipi Cezaevi’nin son durumu hakkında gazetemize bilgi verdi.</p>

<p>“Milletvekillerimizden söz aldık”</p>

<p>Bulundukları Göçmen Mahallesi’nin resmiyette Gaziosmanpaşa Mahallesi olarak geçtiğini söyleyen Başkan Özgür, “ 1951 yılına kadar burada iskan yoktu. O dönem şehrin dışında olduğundan dolayı hapishane yapılmış. Ama bugün Gaziosmanpaşa Mahallesi çok büyüdü ve merkez mahalle konumuna geldi. Tam Yalova’nın merkezinde bir hapishane olması ve artı olarak bizim bitişiğimizde olması, biz ile üyelerimizi çok rahatsız ediyor. Düşünün etrafta binalar var ve balkona çıkanlar hapishaneyi görüyor. Hele biz de çok büyük etki bırakıyor. Üyelerimizin talebi bir an önce bu hapishanenin bu mahalleden kaldırılmasıdır.&nbsp; Biz bunu her gelene dile getiriyoruz. Milletvekillerimizden söz aldık. Önümüzdeki dönem bu konuyla ilgili bir çalışma var” dedi.</p>

<p>“Bizi ziyarete gelen heyetler bu çirkin tabloyla karşılaşıyor”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hapishanenin kaldırılmasıyla ilgili çalışmaların 15 sene önce başladığını söyleyen Başkan Özgür, “Bir türlü çözülemedi. İnşallah en kısa zaman bu konu çözülür. Çünkü gerçekten rahatsızlık verici bir durum. Bize Balkanlardan gelen heyetler muhakkak Balkan evini ziyaret ediyor. Ki sadece Balkanlardan da değil, Kafkaslardan olsun, Ticaret Odasına gelen heyetler olsun…&nbsp; Bizi arayıp burayı ziyaret ediyorlar. Fakat bitişiğimizdeki hapishaneyi gördükleri zaman çirkin bir tablo ortaya çıkıyor. Tekrar yetkililere burada sesleniyorum. Bir an önce bu hapishanenin kaldırılmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Haber/Göktuğ Doğukan Yüksel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KISA KISA</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/bal-goc-yalova-sube-baskani-ozgur-bitisigimizde-hapishane-olmasi-bizi-rahatsiz-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 31 Jan 2024 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2024/01/yalova-gaziosmanpasa-gocmen-mahalle-a-tip-cezaevi-bal-goc-dernek-baskan-aciklama.JPG" type="image/jpeg" length="25537"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
