<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yalova Gazetesi</title>
    <link>https://www.yalovagazetesi.com</link>
    <description>Yalova Haber, Yalova Haberleri, Güncel, Son Dakika, Yalovaspor, Siyaset, Sağlık, Asayiş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yalovagazetesi.com/rss/videolu-kose" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 08:09:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/rss/videolu-kose"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Özdemir: Mayıs Ayında Bir Çalıştay Yapmayı Düşünüyoruz]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/ozdemir-mayis-ayinda-bir-calistay-yapmayi-dusunuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/ozdemir-mayis-ayinda-bir-calistay-yapmayi-dusunuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Hüseyin Özdemir, Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremin birinci yıl dönümünü unutmayarak depremde engelli vatandaşlarında yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin Kent Konseyi ile ortaklaşa gerçekleştirdiği program “Meclisler Konuşuyor” kaldığı yerden devam ediyor. 11 ili etkileyen ve yüzyılın felaketi olarak adlandırılan depremin birinci yıl dönümünde engelli vatandaşların depremde yaşadıkları sıkıntılara değinerek ve bu konuda insanları bilinçlendirmek için Mayıs ayında bir çalıştay yapacaklarını akatardı. Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Hüseyin Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilindiği üzere bundan tam bir yıl önce yüzyılın felaketi dediğimiz çok acı bir felaket yaşadık. 11 ilimizin etkilendiği ağır bir deprem yaşadık. O bölgelere depremden sonra gittiğimiz, yaptığımız gözlemlerde ve sonrasında da depremzede vatandaşlarla görüştüğümüzde engellilerle alakalı birçok problemin olduğunu öğrendik ve bunlar üzerine bazı istişareler yaptık. Doğal afetlerde engellilere yönelik afet öncesi,sırası ve sonrasında ülke olarak hazır değiliz, bunu görmüş olduk. Meclisimizde şöyle bir karar aldık. Engelliler için acil eylem planının oluşturmasıyla alakalı bir çalıştay yapma kararı aldık. Afet öncesinde engelli aileleri ve yakınlarının eğitimiyle alakalı bir &nbsp;bilgilendirme eylem planı oluşturulmalı. Afet sırasında arama kurtarma çalışmalarında insanlara ulaşılamaması çok elzem bir konu. Engelliler ile alakalı şöyle bir durum var. Çünkü engellilerin türleri var. İşitme engelli, görme engelli, otizm gibi vakalar var. Bir ekip gittiği zaman yıkılan bir binaya hangi katta, kaç yaşında engel durumu ne bununla ilgili elinde bir veri tabanının olması gerekiyor. Araştırdığımızda bakanlığın bununla alakalı net bir veri tabanı yok. Veriler var ama Sağlık Bakanlığı’nda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda farklı veriler var. Bunların tek bir çatı altında ve ortak bir veri tabanında kurumlarla da paylaşılması gerektiğinin kanaatine vardık.bu veri tabanı paylaşılırsa bir deprem anında engelli vatandaşlarımıza ulaşmak daha kolay olacaktır. Ulaşıldığı zamanda daha bilinçli olur. Arama kurtarma ekiplerininde mutlaka engel grupları ile ilgili eğitimleri vardır ama ek olarak engellilere nasıl yaklaşılacağı ile ilgili de eğitilmesi gerekmektedir.&nbsp; Afet sonrasında da toparlanma sürecinde engellilerin eğitimden, sağlığa bütün hizmetlerin makul ve düzenli şekilde verilmesi gerekiyor. Mayıs ayı içerisinde inşallah bununla alakalı bir çalıştay yapmayı düşünüyoruz. İki günlük sürecek bu çalıştayı da bir kitapçık haline getirip ilgili bütün kuruluşlara paylaşacağız. Yalova’nın küçük bir il olması nedeniyle de pilot bir uygulama yapılabileceğini ve bununda Türkiye genelinde uygulanabileceği kanısındayız.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/ozdemir-mayis-ayinda-bir-calistay-yapmayi-dusunuyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Feb 2024 00:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2024/02/yalova-kent-konsey-engelli-meclis-baskan-huseyin-ozdemir-gazete-haber.JPG" type="image/jpeg" length="37116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim Neferinden 2. Döneme Merhaba!]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/egitim-neferinden-2-doneme-merhaba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/egitim-neferinden-2-doneme-merhaba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli Öğretmen Niyazi Bektaş anılarını Videolu Köşede paylaşmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emekli Öğretmen Niyazi Bektaş anılarını Videolu Köşede paylaşmaya devam ediyor.<br />
Emekli Öğretmen Niyazi Bektaş, Yalova Gazetesi’nin videolu köşesine konuk oldu ve öğretmenlik anılarını anlattı. İkinci dönem ders zilinin çalması ile birlikte, Sömestır anılarınada değinen eğitim emektarı Niyazi bektaş, günümüz eğitim sorunlarına da değinirken, yanında eğitim neferi emeklisi arkadaşı da şiirleriyle eşlik etti. Keyifli söyleşide ikinci eğitim ve öğretim döneminde başarılar dileyen Bektaş, yardıma muhtaç öğrenciler konusunda ekstra hassasiyet ve gözetim gerektiğini aktardı. Anılarını aktarırken, bir taraftan da eleştiriler ve öneriler sunan Bektaş, 14 Şubat’ta ameliyat geçireceğini, bir aksilik olmaz ise, anılarını anlatmaya ve eğitim ile ilgili anekdotlarını anlatmaya kaldığı yerden devam edeceğini aktardı. Niyazi Bektaş’ın eğitim anılarını dinlemek için videoyu izleyiniz.<br />
<br />
Haber: Duygu Saral</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/egitim-neferinden-2-doneme-merhaba</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Feb 2024 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2024/02/haber/emekli-ogretmen-niyazi.jpg" type="image/jpeg" length="33118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klinik Psikolog B. Begüm Yalçın; Bağımlılık Hayat Boyu Devam Eden Bir Süreç]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/klinik-psikolog-begum-yalcin-bagimlilik-hayat-boyu-devam-eden-bir-surec</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/klinik-psikolog-begum-yalcin-bagimlilik-hayat-boyu-devam-eden-bir-surec" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova Gazetesi, Ruh Sağlığı Bölümü’ne Klinik Psikolog Betül Begüm Yalçın’ı konuk aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yalova Gazetesi, birbirinden farklı ve merak edilen konuları Videolu Köşe’sine taşımaya tüm hızıyla devam ediyor. Alanında uzman kişilerle görüşmeler gerçekleştirdiğimiz serimizin Ruh Sağlığı Bölümü’nde yeni bir ismi ağırladık. &nbsp;Bağlarbaşı Mahallesi Şehit Ömer Faydalı Caddesi'nde hizmet veren&nbsp;Mono Psikoloji&nbsp;&amp;&nbsp;Akademi’nin danışmanlarından olan Klinik Psikolog Betül Begüm Yalçın, sizinle buluştuğu ilk haftada “Bağımlılık” konusunu ela aldı.<br />
“Bağımlılar yeni yaşam planı oluşturmalı”<br />
Bağımlılık hakkında bilgi veren Yalçın, “Bir maddenin yaşamı olumsuz etkilemesine rağmen kişinin kullanmaya başladıktan sonra kullanmayı durduramamasına bağımlılık denir” dedi. Bir insanın bağımlı hale gelmesinde çevre faktörünün önemli bir etkisinin olduğunu vurgulayan Yalçın, “İnsanlar, bağımlı oldukları maddeyi kullanan insanlarla zaman geçirdiklerinde ve bunu merak ettiklerinde kişiler bağımlılığa daha fazla çekilebiliyorlar. Bu yüzden biz tedavi sürecinde bu ortamlarını değiştirmelerini istiyoruz ve yeni bir yaşam plan oluşturmaları çok önemli” ifadelerini kullandı.<br />
“Kişi bağımlı olmaktan vazgeçmek istemiyorsa yapabilecek bir şey kalmıyor”<br />
İlişki bağımlılığı gibi bağımlılık türlerinin de olduğunu söyleyen Yalçın, “Fakat biz bunu ilişki problemleri üzerinden çalışıyoruz. Teknoloji bağımlılığı, sigara bağımlılığı, alkol bağımlılığı gibi bağımlılıklar daha çok bizim uzmanlık alanımıza giriyor” şeklinde konuştu. Bağımlılığın kronik bir beyin hastalığı olduğunu açıklayan Yalçın, “Kişi bazen bize geliyor ve “ben bağımlı değilim, 1 haftadır kullanmıyorum ve bıraktım” diyor. Bu cümleler kişinin özgüven seviyesinin artmasına ve tekrar bir kaymanın yaşanmasına sebep olabiliyor. Biz o noktada danışana şu noktayı hatırlatıyoruz; Bağımlılık devam eden bir süreç ve o gibi ortamlardan uzak durması gerekli. Bazen çevresindeki insanlar veya aileleri zorla getirebiliyorlar. Bu tedavide bizimle iş birliğini engelleyen bir durum… Biz mümkün olduğunca motivasyonel teknikler uygulayarak bağımlılığın ne kadar zararlı olduğunu hatırlatarak bu sürece devam etmeye çalışıyoruz. Ancak kişi bağımlı olmaktan vazgeçmek istemiyorsa bizim yapabileceğimiz bir şey kalmıyor” dedi.<br />
“Bağımlı olduklarını söyleyemedikleri ortam bağımlı olduklarını unutturuyor”<br />
Bağımlılık tedavisi konusunda grup terapisinin önemine değinen Yalçın, “Çalıştığım yerlerde, 23 senedir alkol kullanmayan ama her hafta grup terapisine gelenler vardı. Bu insanlar “ben temizim, hala kayma yaşamadım” demek için geliyorlar. Grup terapisi çok kıymetli bir şey. Çünkü bağımlı olan kişileri bir arada tutup, onların kendilerini anlatması, terapist olarak orada durmamız, kendilerini ne kadar açmaları gerektiği konusunda yardımcı olmamız çok kıymetli oluyor. Bazen bağımlı kişiler birbirlerine örnekte olabiliyor. Bazen bu bağımlı bireyler dışarıda yargılanabiliyorlar. Bağımlı olduklarını söyleyemedikleri bir ortam var ve bu bağımlılığı unutturan bir şey. Kişi bağımlı olduğunu hatırlamalı ve ona göre yaşamalı” ifadelerini kullandı. Bağımlılığın ömür boyu devam eden bir hastalık olduğunu belirten Yalçın, “Kişi eğer bağımlıysa terapiye devam etmesi gerek. Kişinin bağımlı olduğunu kabul etmesi ve buna göre yaşam planı oluşturması çok kıymetli” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/klinik-psikolog-begum-yalcin-bagimlilik-hayat-boyu-devam-eden-bir-surec</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Dec 2023 00:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/12/begum-psikolog-klinik-yalova-haber-bagimlilik-alkol-uyusturucu-1.JPG" type="image/jpeg" length="10738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Farklı Kültürler Aynı Sofrada Buluşuyor” Projesi Görkemli Bir Törenle Sona Eriyor]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/farkli-kulturler-ayni-sofrada-bulusuyor-projesi-gorkemli-bir-torenle-sona-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/farkli-kulturler-ayni-sofrada-bulusuyor-projesi-gorkemli-bir-torenle-sona-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova gazetesi 'Videolu Köşe' programının konuklarından biri olan ve herkesin tanıdığı Uluslararası Kadın ve Toplumsal Gelişim Derneği (KATFA-DER) Başkanı Nurten Anıl, ürettikleri projelerle sık sık gündeme geliyor. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayata geçirdiği “Farklı Kültürler Aynı Sofrada Buluşuyor” projesi ile Türkiye’nin 7 bölgesinden ve 20 ülkeden kadınların yaptığı yemekler beğeniye sunuluyor. &nbsp;Çoğunluğu Yalova’ya gelin olarak gelmiş kadınların yanı sıra çeşitli nedenlerle kentte göç eden kadınlardan oluşuyor.<br />
&nbsp;<br />
Uygulama Oteli'nde mutfağa giren kadınlar, kendi yörelerine ait yemekleri yapıyor ve birbirlerine yardımcı oluyor. Proje ortakları ise Yalova Valiliği, Yalova Belediyesi, İl Özel İdaresi, Kültür Turizm İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü de destek veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Anıl, “ 18 Aralık Pazartesi günü, Yalova Üniversitesi’nde &nbsp;büyük bir finalle bu yıl ki bölümünü sonlandırıyoruz. Bu programda büyük elçiliklerden birer temsilci de davet ettik. Üniversite de Yalova’ya ait ürünlerde olacak. Bu ürünleri de Yalova Üniversitesi’nde ki öğrencilerimiz yapacak. 20 ülkenin kadınları burada pişirdikleri yemeklerin sunumunu yapacak. Gastronomi Festivali görüntüsünde bir programla bitireceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/farkli-kulturler-ayni-sofrada-bulusuyor-projesi-gorkemli-bir-torenle-sona-eriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 17 Dec 2023 00:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/katfa-der-kadin-goc-mutfak-yalova-yabanci.JPG" type="image/jpeg" length="17998"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEMA Çınarcık İlçe Sorumlusu Orçun Emrah Eren; Doğal Dengeyi Sanayi Devrimi ile Birlikte Son Yüzyılda Alt Üst Ettik]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/tema-cinarcik-ilce-sorumlusu-orcun-emrah-eren-dogal-dengeyi-sanayi-devrimi-ile-birlikte-son-yuzyilda-alt-ust-ettik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/tema-cinarcik-ilce-sorumlusu-orcun-emrah-eren-dogal-dengeyi-sanayi-devrimi-ile-birlikte-son-yuzyilda-alt-ust-ettik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEMA Vakfı’nın Çınarcık İlçe Sorumlusu olan Orçun Emrah Eren, Ekolojik Okur-Yazarlık: Doğa Eğitimlerinin Önemi konusunda önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yalova Gazetesi’nin Videolu Köşesi yeni isimleri ağırlamaya ve sizlerle buluşturmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta ilk kez Videolu Köşe’de konuk aldığımız TEMA Vakfı’nın Çınarcık İlçe Sorumlusu olan Orçun Emrah Eren bu hafta “Ekolojik Okur-Yazarlık: Doğa Eğitimlerinin Önemi” konusunu ele aldı.<br />
“Beşeri unsurların devam edebilmesi için insan ve doğa arasında uyum olmalı”<br />
Doğada bütün canlıların birbirleriyle ilişki içerisinde olduğunu söyleyen Eren, “ Nefes almak, beslenmek, barınmak, ihtiyacı olan ürünleri üretmek için doğal ortamdan yararlanmaktadır. Bu durumda hava, su, toprak gibi doğal unsurlarla, insan faaliyetleri sonucu ortaya çıkan köprü, sanayi tesisi, bina gibi beşerî unsurlar arasında bir uyumun bulunması ve bu uyumun devam edebilmesi ancak insanların doğayla uyumlu bir şekilde yaşamasıyla mümkün olacaktır. Aksi hâlde ormanların tahrip edilmesi, tarım alanlarının yerleşim ve sanayi alanına dönüşmesi, iklim değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan olumsuz gelişmelerin yaşanması gibi birçok sorun çözümsüz kaldığından artarak karşımızda durmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. Ekolojik Okuryazarlık ve Ekolojik Yazar hakkında bilgi veren Eren, “Yeryüzünde hayatı mümkün kılan doğal süreçleri anlamaya ekolojik okuryazarlık, doğanın ilkelerini ve sınırlarını bilen, doğayla uyumlu yaşamayı ilke edinmiş kişiye de ekolojik okuryazar denir” dedi.<br />
“Ekolojik Okuryazar sayısı gittikçe artıyor”<br />
Milli Eğitim Bakanlığı ve TEMA Vakfı arasındaki anlaşmaya açıklık getiren Eren, “MEB ve TEMA Vakfı işbirliği ile 2011’de tohumları atılan Ekolojik Okuryazarlık Öğretmen Eğitimi, kök salmaya ve yeşermeye devam ediyor. Ekolojik Okuryazarlık Öğretmen Eğitimi’ne ilk iki yılda 50 ilden 134 öğretmen katıldı. 2013’te gerçekleşen üçüncü Ekolojik Okuryazarlık Öğretmen Eğitimi ile toplamda 59 ilde ve 249 Ekolojik Okuryazar öğretmen sayısına ulaşıldı ve bu sayı artarak devam ediyor. Ekolojik okuryazar öğretmenlerimiz, geçtiğimiz yıllar içerisinde öğrencileriyle birlikte ekolojik bahçeler oluşturdu, sergiler, şenlikler düzenleyerek, fidanlar dikti, öğrencilerine doğal varlıkları sınırsızmış gibi görmenin ne kadar yanlış olduğunu, doğayı sadece sevmenin yeterli olmadığını, doğaya sadece bakmak değil, bakınca görmek ve yorumlamak gerektiğini anlattılar” şeklinde konuştu.<br />
“Doğa insanlar olmadan da varlığını sürdürür”<br />
Ekolojik Okuryazarlık Öğretmen Eğitimi’nden bahseden Eren, “Uygulamalı ve teorik eğitimler ile atölye çalışmalarından oluşan Ekolojik Okuryazarlık Öğretmen Eğitimi, MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü uzmanları, TEMA Vakfı Bilim Kurulu üyeleri ve çalışanları ile bilim insanları, uzmanlar ve STK Temsilcileri tarafından veriliyor. Ekolojik Okuryazar öğretmenlerimiz ile doğanın ilkelerinin günlük yaşamdaki yeri ve bu ilkelerle uyumlu yaşamın Türkiye ve dünyadaki örneklerini birlikte tartışıyoruz. Ayrıca, doğada her şeyin birbirine bağlı olduğunu, doğayla kurulan her türlü bağ ve etkileşimin olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğurduğuna, doğada hiçbir şeyin sonsuz olmadığı gibi, yok olmadığının da altını çiziyoruz. Çünkü biz insanlar doğanın bir parçasıyız. Doğa insanlar olmadan da varlığını sürdürmeye devam eder. Ama bizler nefes almak, karnımızı doyurmak, suyumuzu içmek, barınmak, aklınıza gelebilecek her türlü durumda doğaya muhtacız. Oysa doğa ihtiyaçlarımızı onu sevmemiz ve korumamız dışında hiçbir karşılık vermeden bizlere cömertçe sunuyor” ifadelerini kullandı.<br />
“Kutulanmış çocuklar haline geliyorlar”<br />
Ekolojik okuryazarlığın bize doğayla uyumlu yaşamayı öğrettiğini vurgulayan Eren, “Dünyada nadir örnekleri görünen ekolojik okuryazarlık programını MEB’in destekleri ile ülkemizde ve üstelik de öğretmenlerimize yönelik olarak uygulamaktan dolayı umut doluyuz. Çünkü, eğitimlerimize katılarak ekolojik okuryazar olan öğretmenlerimiz, yarının yöneticilerini, karar vericilerini, meslek sahibi bireylerini yine bu anlayışla yetiştiriyorlar. Öğretmenlerin, öğrencilerinin ekolojik okuryazar olmalarını desteklemeleri, gelecekte alınan kararların ve atılan adımların insan-doğa çatışmasını artıran bir yönde değil doğayla uyumlu bir yaşam yönünde atılmasını sağlayacak” dedi. Günümüz çocuklarının sokaklara daha az çıktığını belirten Eren, “Vakitlerinin büyük çoğunluğunu evde bilgisayar veya televizyon başında, okulda ise sınıflarda geçirerek, ‘kutulanmış çocuklar’ haline geliyorlar. Oysa araştırmalar toprağa dokunan, doğayı gözlemleyen, hisseden, koklayan, merak ederek keşfeden, doğayla temas eden çocukların, bedensel sağlıklarının, duyularının güçlendiğini, özgüvenlerinin arttığını, okul başarılarının ve yaratıcılıklarının geliştiğini gösteriyor. MEB ve TEMA işbirliği ile hayata geçen Ekolojik Okuryazarlık Öğretmen Eğitimi, öğretmenlerimizin bilgi dağarcıklarını yeni yöntemler ve farklı bir bakış açısıyla geliştirerek, ‘okur ve yazar’, yani ‘bilen ve uygulayan’ nesillerin yetişmesi için daha donanımlı hale getiriyor” şeklinde konuştu.<br />
“Ekolojik Okur-Yazar olsaydık ormanlarımızı yok etmezdik”<br />
Ülkemizin Okur-Yazar bir toplum olması halinde olabilecekler hakkında bilgiler veren Eren, “Toplumun ve toplumu oluşturan tüm bireylerin ekolojik okuryazar olmasının, gezegenimizin ve insanlığın geleceğini olumlu yönde etkileyeceğine ve değiştireceğine inanıyoruz. Bizler milyonlarca yılda oluşmuş doğal dengeyi sanayi devrimi ile birlikte son yüzyılda alt üst ettik, iklim değişikliği sürecini hızlandırdık. Eğer ekolojik okuryazar bir toplum olsaydık ormanları yok etmez, suyumuzu, havamızı kirletmez, canlı türlerinin nesillerinin tükenmesine neden olmaz, dünyamızın bizlere karşılıksız sunduğu ekolojik kapasitenin 1.5 katını tüketmezdik” ifadelerini kullandı.<br />
Konuşmacı/TEMA Çınarcık İlçe Sorumlusu Orçun Emrah Eren<br />
Kameraman/Duygu Saral</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/tema-cinarcik-ilce-sorumlusu-orcun-emrah-eren-dogal-dengeyi-sanayi-devrimi-ile-birlikte-son-yuzyilda-alt-ust-ettik</guid>
      <pubDate>Sun, 17 Dec 2023 00:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/12/yalova-tema-gonullu-faaliyet-stk.jpg" type="image/jpeg" length="80485"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEMA Çınarcık İlçe Sorumlusu Orçun Emrah Eren; “Sivil Toplum Kuruluşları kar amacı gütmez”]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/tema-yalova-temsilcisi-orcun-emrah-eren-yalovada-460-dernek-faaliyette</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/tema-yalova-temsilcisi-orcun-emrah-eren-yalovada-460-dernek-faaliyette" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEMA Vakfı’nın Çınarcık İlçe Sorumlusu olan Orçun Emrah Eren, Türkiye’de STK kültürü ve TEMA hakkında Yalova Gazetesi’ne önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin Videolu Köşesi yeni isimleri ağırlamaya ve sizlerle buluşturmaya devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda TEMA Vakfı’nın Yalova Şubesi Başkanı Arzu Demir ile birlikte birçok önemli konuyu ele almıştık. Bu kez de TEMA’nın Çınarcık İlçe Sorumlusu olan Orçun Emrah Eren ile 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü kapsamında “Türkiye’de STK kültürü ve TEMA” konusunu konuştuk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Sivil Toplum Kuruluşları kar amacı gütmez”<br />
Sivil toplum kuruluşları hakkında bilgi veren Eren, resmî kurumların dışında kalan ve bunlardan bağımsız olarak çalışan,&nbsp;politik,&nbsp;sosyal,&nbsp;kültürel,&nbsp;hukukî&nbsp;ve çevresel amaçları doğrultusunda&nbsp;lobi&nbsp;çalışmaları (ikna ve eylemlerle) yapan; üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alan, kâr amacı gütmeyen ve gelirlerini bağış veya aidatlar ile sağlayan kuruluşlardır. . STK’lar oda,&nbsp;sendika,&nbsp;vakıf&nbsp;ve&nbsp;dernek&nbsp;adı altında faaliyet gösterir. Vakıf ve dernekler topluma yararlı bir hizmet geliştirmek için kurulmuş yasal topluluklardır ve herkese yardım etmek için kurulmuşlardır. Ayrıca demokrasi kültürünün de yerelleşmesini sağlarlar. Bu kapsamlı tanıma rağmen STK’ları kategorize etmek oldukça zordur. Bazı araştırmacılar amaca yönelik, bazıları çıkara yönelik, bazıları da hesap verebilirliğe, bazıları kapsama (kadın-erkek) yönelik bir sınıflandırma yapmışlardır. Türkiye’de sivil toplum kuruluşları (STK’lar) son yıllarda büyüme ve görünürlükleri ile daha fazla gündemde. Öte yandan bu büyümeye rağmen kurumsallaşma, kapasite, katılım, demokratiklik, şeffaflık gibi birçok konuda eleştiriler de mevcut. Hem toplum, hem yöneticiler nezdinde, hem de bizzat diğer STK yöneticileri, genellikle olumsuz bir önyargıya sahip. Bu durumun hem nedenleri, hem de sonuçları ortaya çıkıyor. Bu durum zaman zaman bir kısır döngüye dönebilmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“STK sayısı konusunda yolun başındayız”<br />
Türkiye’deki STK’ların yapısı ve sayıları hakkında bilgi veren Eren, “Türkiye’deki dağılımları incelendiğinde ağırlığı, daha çok toplulukların ve grupların oluşturduğu STK’ların meydana getirdiği, tek tek bireylerin bir araya gelerek kurdukları STK’ların ise tablonun alt sıralarında kaldığı görülmektedir. İçişleri Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 101.088 faal, 213027 kapatılmış dernek var. Darbe sonrası sıkıyönetim dönemleri, topluma zararlı dernekler, vs. Ayrıca 129 tane de yabancı dernek mevcut. Bu STK’ların %75’i erkek ağırlıklı. Yalova’da da 460 dernek faaliyette bulunmakta. Bu rakamlar iyi gibi görünse de gelişmiş ülkeler ile karşılaştırıldığında nüfusa oranla hala yolun başında olduğumuzu belirtmemiz gerekmektedir. Yapılan karşılaştırmalarda Türkiye’deki STK’ların sayıca az oluşuna yönelik olarak Türkiye’nin farklı bir sivil toplum dokusuna sahip olduğu ve bunun merkezinde de hayırseverliğin yer aldığı yönünde itirazlar gelir. Ne var ki Türkiye’nin hayırseverlik düzeyleri de diğer ülkelerle karşılaştırıldığında yüksek değildir. &nbsp;Dünya ülkelerini sivil toplum alanıyla en çok özdeşleştirilen “hayırseverlik” davranışı üzerinden sıralamaya tabi tutan World Giving Index (WGI)30 raporunda Türkiye 2014 yılında 135 ülke içerisinde 128. Sırada yer almaktadır” şeklinde konuştu.</p>

<p>“En büyük eksiklik yetersiz finansman ve medyadaki görünür olma eksikliği”<br />
Türkiye nüfusuna oranla STK üyeliğini incelediğinde %10-15 oranı karşımıza çıktığını ve 85 milyon nüfusun olduğunu düşünüldüğünde bu oranın çok düşük kaldığını belirten STK üyelik verilerini paylaştı. Eren, "<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Gönüllülerin sadece 5’te 1’i yani %20’si kadın. STK yöneticiliğinde ise bu oran %14.<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;STK’larda aktif çalışanların çoğu serbest meslek sahibi veya emekli; çocuklu bireyler.. Ev hanımlarının ise oranı çok az. (%2)<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;En fazla %35 ile Marmara, en az %6 ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri geliyor.&nbsp;<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Yaş grubu olarak genellikle 31-50 yaş aralığındaki bireylerin STK üyeliğine daha sıcak baktığını görüyoruz.&nbsp;<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Gönüllü olunması düşünülen STK’larda en başta hayırsever STK’lar ve doğa ile ilgili olanlar (TEMA) geliyor.&nbsp;<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;STK üyelerinin hemen hemen yarısı üniversite mezunu. İlkokul veya ortaokul mezunu olup STK üyesi olanların oranı ise sadece %20.<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Hiçbir STK’ya gönüllü olmayı düşünmeyenlerin oranı ise nüfusumuzun %85’i.<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Toplumun büyük kesimi, gönüllüsü veya üyesi olmadığı STK’nın herhangi bir etkinliğine katılmıyor.<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Düzenli bağış oranı %10. Hiçbir STK’ya daha önce bağış yapmamış kişilerin oranı ise %70 civarında. Yaş ve cinsiyet açısından incelendiğinde bu açıdan önemli bir fark görülmemektedir.<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;Kamu yöneticilerinin STK’ları, STK temsilcilerinin de yöneticileri ziyaret etme oranı oldukça yüksek. (%80- %90) Amaç genel olarak bilimsel toplantılar, tanıtım ve işbirliği istekleri. (karar alma süreçlerine katılım talebi arttırılmalı.)<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;STK’ların basında görünürlüğü de kısıtlıdır. En fazla meslek/ sektör odaklı STK’lar haberlere konu olmaktadır. En fazla adı geçen STK’lardan biri de TEMA’dır. (%2-3- içerik olarak araştırma, rapor, yayın)<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;STK’ların hedef kitlesi ağırlıklı olarak toplumun bütünüdür.<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;En sık kullanılan araç internettir. (e-mail listeleri, STK web siteleri, sosyal medya,vb.) Bir çok STK profesyonel anlamda iletişim bölümü kurmaktadır.<br />
⦁&nbsp;&nbsp; &nbsp;STK’ların en büyük verileri, kampanyalarının etkilerini değerlendirmeleridir. (ön-son test)<br />
STK’ların en büyük sorunları yetersiz finansman ve medyada görünürlük eksikliğidir” dedi.<br />
“Ülkemizi temsil ediyoruz”<br />
TEMA Vakfı hakkında bilgi veren Eren, “TEMA Vakfı Türkiye’nin en iyi bilinen, en şeffaf, en pozitif algıya sahip, 1 milyonu aşkın gönüllüsü ile en önemli STK’larından biridir. Yurtiçinde 81 ilde ve yurtdışında temsil edilmekte ve her yaştan, her cinsiyetten gönüllümüz ile birlikte faaliyetlerimizi yürütmekteyiz. Uluslararası çevre örgütlerinde üye veya gözlemci olarak ülkemizi temsil etmekteyiz. örgütlerinde üye veya gözlemci olarak ülkemizi temsil etmekteyiz. TEMA Vakfı 2012 yılında Birleşmiş Milletler Çölleşmeye Karşı Sözleşme (UNCCD) tarafından ilk defa verilen Yaşam İçin Toprak Ödülünü (Land for Life) almaya hak kazanmıştır. TEMA Vakfı olarak çalışmalarımız ile uluslararası gündemi ve standartları takip ederek küresel bilgiyi ulusal ölçeğe taşıyoruz, küresel standart ve hedeflerin ülkemizde de uygulanması için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.<br />
“3 tür gönüllülük var”<br />
TEMA’daki gönüllülük söz konusu olunca 3 tür gönüllülükten bahsedebileceğini açıklayan Eren, “Bunlardan ilki “Örgütlenme”dir. Burada il temsilcileri, ilçe ve mahalle sorumluları, genç TEMA başkanları, mezun TEMA temsilcileri ve yardımcıları vardır. İkincisi “Saha”dır ve burada Eğitim, etkinlik, savunuculuk ve kampanyalar, minik, yavru, ortaokul, lise TEMA öğrencileri bulunur. Son ve üçüncü olarak “Destek” var. Burada ise Danışmanlar, proje gönüllüleri, mezun TEMA’lar, ofis gönüllüleri, kaynak geliştirme gönüllüleri ve iletişim, sosyal medya gönüllüleri var” şeklinde konuştu ve TEMA gönüllüsü olabilmek için yapılması gerekenleri sıralarken, “Gönüllü formumuzu online olarak doldurabilir ve kredi kartınız aracılığıyla gönüllülük bağışınızı anında gerçekleştirebilirsiniz. Gönüllü formumuzu bilgisayarınıza indirerek çıktısını alabilir, gönüllülük bağışınızı havale / EFT aracılığıyla aşağıda paylaştığımız banka hesaplarımıza gerçekleştirerek gönüllü formunuzu ve dekontunuzu e-posta olarak gonullu@tema.org.tr adresine gönderebilirsiniz” dedi.<br />
“Geleceğiniz hakkında söz hakkına sahip olmak istiyorsanız TEMA’ya gelin”<br />
Gönüllülük bağış ücretleri hakkı bilgi veren Eren, “0 - 13 yaş aralığında iseniz 20 TL’dir. 14 yaşına geldiğinizde gönüllülük kaydınızı yenilemeniz gerekmektedir. 14 - 24 yaş aralığında iseniz 20 TL’dir. 25 yaşına geldiğinizde gönüllülük kaydınızı yenilemeniz gerekmektedir. 25 yaş ve üzeri iseniz 50 TL’dir. 25 yaş ve üzeri gönüllülük ömür boyudur. Gönüllülük kayıt işlemlerinizin tamamlanmasının ardından; gönüllü kartınızı basılı olarak tercih etmeniz durumunda rozetinizle birlikte 1 ay içerisinde belirttiğiniz adrese, elektronik kart olarak tercih etmeniz durumunda ise 3 iş günü içerisinde e-posta adresinize iletilecektir. Demokrasinin en önemli temellerinden olan katılım hakkınızı kullanmak, geleceğiniz hakkında söz sahibi olmak için sizleri de TEMA gönüllüsü olmaya davet ediyoruz. Birlikte umut yeşertelim” ifadelerini kullanarak konuşmasına son verdi.&nbsp;<br />
Konuşmacı/Çınarcık İlçe Sorumlusu Orçun Emrah Eren<br />
Kameraman/Duygu Saral</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/tema-yalova-temsilcisi-orcun-emrah-eren-yalovada-460-dernek-faaliyette</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Dec 2023 00:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/12/yalova-tema-gonullu-faaliyet-stk.jpg" type="image/jpeg" length="99044"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klinik Psikolog İmge Emine Koçak Şema Terapiyi Anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/klinik-psikolog-imge-emine-kocak-sema-terapiyi-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/klinik-psikolog-imge-emine-kocak-sema-terapiyi-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mono Psikoloji & Akademi kurucusu Klinik Psikolog İmge Emine Koçak, günümüzde yaygın olarak kullanılan psikoterapi yöntemlerinden biri olan Şema Terapisi'ni anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi, birbirinden farklı ve merak edilen konuları Vidolu Köşesi'ne taşımaya devam ediyor. Alanında uzman kişilerle görüşmeler gerçekleştirip siz değerli takipçilerimizle paylaşıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda Videolu Köşe'mizin bir parçası olarak yepyeni serimiz "Ruh Sağlığı Bölümü"nü başlatmıştık. Bağlarbaşı Mahallesi Şehit Ömer Faydalı Caddesi'nde hizmet veren Mono Psikoloji &amp; Akademi'nin kurucusu Klinik Psikolog İmge Emine Koçak ilk iki hafta sizlere, Psikoloji Bilimi ve Klinik Psikoloji konularında önemli bilgiler vermişti. Koçak ile bu hafta gerçekleştidiğimiz görüşmemizde, Mono Psikoloji &amp; Akademi'de de uyguladıkları Şema Terapisi hakkında&nbsp;bilinmeyen ve merak edilen konuları A'dan Z'ye kadar anlattı. Ruh Sağlığı Bölümü'nde sizlerle her hafta önemli konularla birlikte olmaya devam edeceğiz. Bizi takipte kalın.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Muhabir/Kameraman-Göktuğ Doğukan Yüksel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/klinik-psikolog-imge-emine-kocak-sema-terapiyi-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/12/yalova-video-ruh-sagligi-bolum-sema-terapi.JPG" type="image/jpeg" length="11432"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Kadınlarımız Mecliste İstediğimiz Çoğunlukta Değil" ]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/kadinlarimiz-mecliste-istedigimiz-cogunlukta-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/kadinlarimiz-mecliste-istedigimiz-cogunlukta-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Fadime Yıldırım Karoğlu Videolu Köşe'de, 5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme hakkının verilmesi üzerine konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Fadime Yıldırım Eroğlu, "Bugünkü konumuz 5 Aralık Türk Kadına Seçme ve Seçilme hakkının verildiği gün. Cumhuriyet devrimlerinin belki de en önemli adımlarından biridir. 1934 yılında birçok medeni ülkelerin dışında ilk defa bize verilmiş ve bizim için gurur verici. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e minnetimiz çok büyük. İngiltere'de kadınlar sokaklarda bizim Türk kadınlarından neyimiz eksik gibi pankartlarla yürüdüğü esnada biz bu haklara sahip olmuşuz.<br />
İlk yıllarda kadınlar, seçmen olmanın dışında seçilmişlerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne de 18 milletvekili olarak girmişlerdir. 89 yıl geçti. Bugün baktığımızda yerelde veya ulusalda kadınlarımız mecliste istediğimiz çoğunlukta değil. Nicel olarak belki de varlar ama nitelik olarak bizi temsilen neler yapılıyor? Bunları sorgulamak gerekir. Bu bağlamda bizde kadın meclisi olarak tarihsel sürecin nasıl işlediğiyle ilgili Yeditepe Üniversitesi'nden Yalovalı Doç.Dr Furkan Kaya'yı konferansımıza davet ettik. Bununla ilgili bize paylaşımlarda bulunacak. Tarihsel süreçte kadının neden seçiyor da seçilemiyor kısmını konuşacağız. İl Özel İdaresi Konferans Salonunda dizilerle bunları paylaşacak. Belki interaktif de olacak. Kadınlar soracaklar neden biz kadınlar siyasete bu kadar geriden katılıyoruz ya da katılamıyoruz. Siyasi partilerin kadın kotaları belki konuşulacak" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/kadinlarimiz-mecliste-istedigimiz-cogunlukta-degil</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/12/yalova-kadin-kent-konsey-baskan-videolu-kose.JPG" type="image/jpeg" length="67488"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Engelli Meclisi Başkanı Özdemir; 3 Aralık Bir Kutlama Günü Değil!]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/engelli-meclisi-baskani-ozdemir-3-aralik-bir-kutlama-gunu-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/engelli-meclisi-baskani-ozdemir-3-aralik-bir-kutlama-gunu-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Hüseyin Özdemir, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin Kent Konseyi ile ortaklaşa gerçekleştirdiği program “Meclisler Konuşuyor” tüm hızıyla devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda Yalova Gazetesi aracılığıyla toplumu birçok konuda bilgilendiren ve bilinçlendiren Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Hüseyin Özdemir bu hafta, ülkemizin birçok yerinde farkındalık yaratmak amacıyla kutlanan 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında çok önemli bilgiler verdi.</p>

<p>“Asıl amaç farkındalık oluşturmak”</p>

<p>3 Aralık Dünya Engelliler Günü hakkında bilgi veren Başkan Özdemir, “Birleşmiş Milletlerin 1992 yılında aldığı karar sonrası Dünya Engelliler Günü olarak ilan edildi. 3 Aralık o gün itibariyle engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek amacıyla belirlenmiş bir gündür. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü bir kutlama ya da bayram yapılacak bir gün değil, aksine karşılaşılan sorunların gündeme getirileceği ve bunların çözümü için yapılabileceklerin ele alınacağı bir farkındalık günüdür. Bunu iyi ayırt etmemiz gerekiyor. Birçok yerde görürsünüz, kutlama şeklinde yapılıyor. Ama burada işin aslı ve ana fikri engellilerin yaşadığı sıkıntılar ve bu sıkıntıların nasıl çözüm bulacağıyla alakalı toplumda farkındalık oluşturmaktır” dedi.</p>

<p>“Engellilik artık bir önyargı durumu”</p>

<p>Günümüzde engelliliğin tanımının değiştiğine dikkat çeken Başkan Özdemir, “Engellilik, ülkemizde ve dünyada artık çevresel faktörlerden kaynaklanan bir durum olduğu kabul görmüş bir unsurdur. Burada örnek verirsek; bir yere gideceksiniz, rampadan veya asansör olmadığından dolayı gidemiyorsanız, gittiğiniz yerde park yeri bulamıyorsanız ve “siz zaten yapamazsınız” şeklinde duruma maruz kalıyorsanız asıl engel burada demektir. Yani asıl engel, hayatın her alanının erişilebilir olarak düzenlenmemiş olması ve “sen bunu yapamazsın” şeklinde ortaya çıkan ön yargı durumudur. Biz burada toplum olarak ön yargıların kırılabilmesi için “3 Aralık” gibi özel günlerde bir farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Bu dünyada ve ülkemizde de farklı programlarla dile getirilebilen bir durumdur” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Herkesin potansiyelini gerçekleştirebilmesi için zemin hazırlanmalı”</p>

<p>Çoğu yerde “herkes potansiyel bir engelli adayıdır” gibi sözlerin kullandığını belirten Başkan Özdemir, “Bu doğrudur ancak buradan çıkılacak çözüm yolu şu değildir; “Biz Allaha şükür sağlıklıyız, onlar gibi değiliz. Olabiliriz, halimize şükredelim” bakış açısı değildir. Biz burada herkesi insan olarak kabul ettiğimizde eşit ve adil şartlarda kendi kapasitesi, potansiyeli dahilinde kendini gerçekleştirebilmesi için zemin hazırlamalıyız. Engelliler için en çok karşılaştığımız durum budur. Rehabilitasyonun tanımında da bu vardır. Nedir bu tanım? Kişinin kapasitesi ve potansiyeli dahilinde toplum nezdinde bağımsızlığını en üst seviyeye çıkarmasıdır. Biz genel engelli durumuna baktığımızda fiziksel, toplumsal, kişisel, sosyal, eğitim ve sağlık gibi birçok alanda yaşadığı sıkıntıları doğru belirleyip, bunlar üzerine çalışmalar yapıp, bunların farkında olup çözümler üreteceğimiz bir sürece sokmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>

<p>“Biz Avrupa’dan farklıyız”</p>

<p>Türkiye toplumunun engellilere bakışı konusunda konuşan Başkan Özdemir, “Daha öneki söyleşilerimizde de dile getirmiştik. Sempati, acınma ve empati değimiz 3 kavram var. Biz toplum olarak Avrupa’dan farklıyız. Avrupa ile ilgili hep duyarsınız; “ orada sistem var, engelli hakları daha iyidir vs.” şeklinde… Avrupa’daki sistem şunun üzerine kurulu; Engelsiz insanlar engellilerin giderleri için daha az vergi versinler diye o sistem kurulu ve engellileri o yüzden topluma ve iş hayatına kazandırmaya çalışıyorlar. Buradaki niyet farklı. Biz burada Avrupa’dan ayrılıyoruz. Niye? Çünkü biz vicdanlı bir toplumuz. Bu vicdanımızla farkındalığımızı birleştirebilirsek daha güzel günler göreceğimiz üzerine daha ümitli olacağız. Tabi ki ülkemizde bugüne kadar engelliler adına birçok çalışma yapıldı, birçok yol kat edildi. Bunlardan dolayı da camiamız adına çok memnunuz. Ama yeterli midir? Tabi ki yeterli değildir. Daha iyisi olması için de çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmacı/Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Hüseyin Özdemir</p>

<p>Kameraman/Göktuğ Doğukan Yüksel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/engelli-meclisi-baskani-ozdemir-3-aralik-bir-kutlama-gunu-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Dec 2023 00:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/12/yalova-engelli-kent-konsey-meclis-baskan-gun-farkindalik.jpg" type="image/jpeg" length="13869"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekli Öğretmen Niyazi Bektaş Anılarını Videolu Köşede Paylaştı]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/emekli-ogretmen-niyazi-bektas-anilarini-videolu-kosede-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/emekli-ogretmen-niyazi-bektas-anilarini-videolu-kosede-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli Öğretmen Niyazi Bektaş, Yalova Gazetesi’nin videolu köşesine konuk oldu ve öğretmenlik anılarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin videolu köşesi, hem yeni hem de daimi konuklarını ağırlamaya büyük bir hızla devam ediyor. Daha önceki haftalarda eğitim sistemi ve 24 Kasım Öğretmenler Günü özelinde duygu ve düşüncelerini aktaran Emekli Öğretmen Niyazi Bektaş, kendisiyle görüşmemizin 3. Haftasında öğretmenlik anılarını anlattı. Bektaş ilk öğretmenlik gününde yaşadığı olayı, öğrencileriyle olan iletişimlerini, müdürlük yaptığı okulda yaşadığı ilginç olayları ve hatıralarına kalanları samimi bir şekilde muhabirimize anlattı. Gerçekleştirdiğimiz keyifli röportaj için kendisine teşekkür ediyoruz.<br />
Kameraman/Göktuğ Doğukan Yüksel</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/emekli-ogretmen-niyazi-bektas-anilarini-videolu-kosede-paylasti</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Dec 2023 00:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/yalova-haber-roportaj-niyazi-bektas-ogretmen-1.JPG" type="image/jpeg" length="64076"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEMA Vakfı Yalova Şubesi Başkanı Arzu Demir; İklim İçin Harekete Geç!]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/tema-vakfi-yalova-subesi-baskani-arzu-demir-iklim-icin-harekete-gec</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/tema-vakfi-yalova-subesi-baskani-arzu-demir-iklim-icin-harekete-gec" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova TEMA Vakfı Yalova Şube Başkanı Arzu Demir, Yalova Gazetesi’nin videolu köşesinde “İklim Değişikliği” konusunu ele aldı. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yalova&nbsp;Gazetesi’nin&nbsp;TEMA&nbsp;VAKFI Yalova şubesi ile gerçekleştirdiği ortaklık tüm hızıyla devam ediyor. Gazetemizin videolu köşesinde TEMA Yalova Şube&nbsp;Başkanı&nbsp;Arzu Demir’i ağırlıyor ve ülkemiz için hayati önem arz eden konuları masaya yatırıyor. Başkan Demir bu hafta, dünyayı ve ülkemizi tehdit eden “İklim Değişikliği” konusunu anlattı.<br />
“İklim Eylemi Hemen Şimdi”<br />
Dünyanın tehdit altında olduğunu söyleyen Başkan Demir, “Gezegenimiz; Ozon tabakasının incelmesinden, verimli topraklarımızın kaybına, arazi tahribatından plastik kirliliğine, biyolojik çeşitlilik kaybından yıkıcı ormansızlaşmaya, susuzluktan hava kirliliğine kadar birçok ekolojik sorunla boğuşuyor. Bunlar sadece birimizin ya da sadece birkaç bölgenin,&nbsp;ülkenin sorunu değil. Bunlar tüm yerkürenin sorunu, hepimizin, yaşamın devamlılığının sorunu”. İklim için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayan vakfımız &nbsp;“Eğer hemen şimdi bir şeyler yapmaya başlamazsak gelecek nesiller iklim krizinin en kötü sonuçlarına katlanacaklar. Atmosferimizin dengesini bozup küresel sıcaklık artışlarına yol açan karbondioksit gazı en çok fosil yakıtlar sebebiyle atmosferimize karışıyor. Fosil yakıtlar sadece bununla kalmıyor, ülkemiz özelinde kömür için Akbelen gibi ormanlarımız yok ediliyor, arazilerimiz topraklarımız tahrip ediliyor. Tam da bu sebeple fosil yakıtlardan çıkılması, yerine temiz ve yenilenebilir enerji kaynakları oluşturulması için çalışmalara başlanması gerektiğini vurguluyoruz. ‘iklim eylemi hemen şimdi’ diyoruz” ifadelerini kullandı.<br />
“Küresel sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz”<br />
İklim değişikliğinin bugüne kadar insanlığın karşılaştığı en büyük ortak sorun olduğu bugün Dünya’nın en prestijli kurumları ve bilim insanları tarafından kabul edildiğini belirten Başkan Demir, “TEMA Vakfı, iklim değişikliği konusunda politikalar geliştirmekte ve bunları karar vericiler ile paylaşmaktadır. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine (UNFCCC), Türkiye’den gözlemci olarak akredite olan ilk Sivil Toplum Kuruluşu olarak, uluslararası süreçleri yakından takip etmekte ve bu süreçleri etkileme konusunda diğer Sivil Toplum Kuruluşları ile birlikte çalışmaktadır. Ortak politikalar üreten ve iklim değişikliği konusunda çalışan EEB (European Environmental Bureau) ve CAN-E (Climate Action Network Europe) gibi sivil toplum ağlarında etkin rol almaktadır. Bu ağlar sayesinde, uluslararası politika yapma süreçlerini etkileyerek, iklim değişikliği konusundaki küresel sorumluluğunu da yerine getirmektedir” şeklinde konuştu.<br />
“Yerel yönetim düzeyinde de çalışmaları destekliyoruz”<br />
TEMA Vakfı’nın Türkiye’de de iklim değişikliği konusunda kapasite arttırma ve farkındalık yaratma projeleri sürdürdüğünü açıklayan Başkan Demir, “Uluslararası alandaki deneyimini, Türkiye’deki diğer paydaşlarla paylaşan Vakıf, Türkiye’nin iklim değişikliği konusunda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi için çalışmalar yürütmektedir. Bir yandan iklim değişikliği ile mücadele için farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yaparken bir yandan da iklim değişikliğine sebep olan yatırımları ve hükümet politikalarını yakından izlemektedir. TEMA Vakfı, Türkiye’nin mutlak sera gazı azaltım hedefi belirlemesi ve iklim değişikliği ile mücadele ve uyum konularında doğru stratejilerin katılımcı yöntemle belirlenmesi için çalışmalarını sürdürmektedir. TEMA Vakfı, yalnızca ulusal ve uluslararası düzeyde değil yerel yönetimler düzeyinde de iklim değişikliği ile mücadelenin önemini vurgulamaktadır. Bu doğrultuda; TEMA Vakfı katılımcı ve bütüncül hazırlanacak İklim Eylem Planları çalışmalarını desteklemekte, temsilcilerinin iklim eylem planlarına ilişkin kapasitelerinin artırılmasına ve yerel yönetimlerden bu yönde talepte bulunmaya yönelik çalışmalar yapmaktadır” dedi.<br />
“Doğa eğitim projesi ücretsiz”<br />
Vakfın yaptığı çalışmalarla ilgili örnekler veren Başkan Demir, “Vakfın bu kapsamda yaptığı çalışmalardan biri İklim Elçileri Projesi’dir. Proje kapsamında TEMA Vakfı gönüllülerinin iklim değişikliğiyle ilgili kapasitesinin artırılmasına, gönüllülerin “iklim elçileri” olarak kentlerinde savunuculuk yapmasına, karar alıcılarla diyalogun geliştirilmesine ve yerel-ulusal medyada iklim konusunda haberler yayınlanmasına ilişkin çalışmalar yapılmıştır. Yine iklim özelinde yapılan bir diğer proje de İklim için Kadın Liderler Projesi olup kadın gönüllülerimizin yerelde iklim savunuculuğu yapmasının desteklenmesi, düşük karbonlu ve iklim değişikliğine dayanıklı bir toplum için bilinçlendirme çalışmalarının gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmüştür. Vakfımızın iklimtema.org sitesi İklim Değişikliği Eğitim VE Farkındalık Projesi - Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile TEMA vakfı tarafından tasarlanan bir doğa eğitim projesidir. &nbsp;Bu siteden tüm Türkiye de bulunan eğitimciler faydalanabilirler tamamen ücretsiz” ifadelerini kullandı.<br />
Konuşmacı/Yalova TEMA Vakfı Şube Başkanı Arzu Demir<br />
Kameraman/Duygu Saral</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/tema-vakfi-yalova-subesi-baskani-arzu-demir-iklim-icin-harekete-gec</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Dec 2023 00:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/yalova-gazete-video-kose-tema-sube-erozyon-hafta-kuraklik-su.JPG" type="image/jpeg" length="65668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEMA Yalova Şube Başkanı Arzu Demir; Su Fakiri Olma Yolunda İlerliyoruz]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/tema-yalova-sube-baskani-arzu-demir-su-fakiri-olma-yolunda-ilerliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/tema-yalova-sube-baskani-arzu-demir-su-fakiri-olma-yolunda-ilerliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEMA Yalova Şube Başkanı Arzu Demir, videolu köşemizde bu hafta “su” konusunu ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin TEMA VAKFI Yalova şubesi ile gerçekleştirdiği ortaklık tüm hızıyla devam ediyor. Gazetemizin videolu köşesinde TEMA Yalova Şube Başkanı Arzu Demir’i ağırlıyor ve ülkemiz için hayati önem arz eden konuları masaya yatırıyor. Başkan Demir, bu hafta Türkiye’deki su sorununa dikkat çekti.<br />
“Sularımızı kanuna kavuşturmak istiyoruz”<br />
Konuşmasına suyun önemini belirterek başlayan Başkan Demir, “Su bir kaynak değil, bir doğal varlıktır. Su ticari bir meta olarak düşünülemez. Yeterli miktar ve kalitede suya erişim bir insan hakkıdır. Bunun yanı sıra su sadece insanların değil, ekosistemdeki tüm canlıların hakkıdır. TEMA Vakfı olarak suyu yukarıdaki üç temel ilke çerçevesinde yorumluyoruz. Suyu yaşamın kaynağı olarak görüyor ve “yaşamı savunmak” ilkemiz çerçevesinde sularımızı bir kanuna kavuşturmak istiyoruz. Mevzuatımızda sularla ilgili bir çerçeve kanunun olmaması ve aşırı su tüketimi, su varlıklarının kaybı, kirlilik gibi sorunlarının artması nedeniyle 2010 yılında TEMA Vakfı olarak başladığımız Su Kanun Tasarısı ile ilgili çalışmalarımızı 2012 yılında tamamlayarak bir basın toplantısı ile kamuoyuyla paylaştık. TEMA Su Kanunu Tasarısı ile su varlıklarımızın yönetişim süreçlerinin Netleştirilmesi, su konusunda farklı kurumların yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi, su varlıklarımıza ilişkin katılımcı bir yöntem oluşturularak doğanın ve toplumun ortak yararıyla birleştirilmesi konularına dikkat çekiyoruz” ifadelerini kullandı. Ülke yönetiminin su politikalarını eleştiren Başkan Demir, “Türkiye’nin çelişen su mevzuatı ve politikalarıyla su varlıklarımızın kirletilmesinin ve tüketilmesinin önü açılmaktadır. Su varlıklarımızın korunması gerekliliğini, kömür madenciliği ve kömürlü termik santrallerin neden olduğu tahribatı ortada. Tarım Politikalarında İklimin Yaygınlaştırılması için Sivil Toplum Ağı projemiz kapsamında Türkiye’nin su varlıklarını ve tarımda su kullanımını, iklim değişikliğinin etkileri ile incelediğimiz İklim Değişikliğiyle Uyum Bağlamında Tarımsal Su Politikaları raporumuz 2022 yılında yayınlandı” dedi.<br />
“Kuralık sorunu derinleşecek”</p>

<p>Türkiye’nin yıllık yağış ortalamasının dünyaya göre düşük kaldığını söyleyen Başka Demir, “Türkiye yılda ortalama 573,4 mm yağış almaktadır. Bu, dünya ortalamasının (800 mm) altındadır. Bu toplam yağışın, günümüz teknik ve ekonomik şartları çerçevesinde, meydana getirdiği yerüstü ve yeraltı su potansiyeli yılda ortalama toplam 112 milyar m3 olup, 58,41 milyar m3 ’ü kullanılmaktadır. Türkiye’nin su varlığı zamansal değişim de göstermektedir. Coğrafi konumu nedeniyle Türkiye dönemsel olarak şiddetli kuraklıkların yaşandığı ve su talebinin en yüksek olduğu aylarda su potansiyeli önemli miktarda azalabilen bir ülkedir. Türkiye’de kişi başına düşen su miktarına bakıldığında; DSİ verilerine göre 112 milyar m3 olan toplam kullanılabilir su miktarı, 2022 yılı nüfus sayımı esas alındığında, kişi başına yılda 1.322 m3 su düşmektedir. Bu miktar, genel uluslararası kriterlere göre Türkiye’yi “su stresi” içinde olan bir ülke yapmaktadır. Türkiye nüfusunun 2050 yılında, (farklı senaryolara göre 93-111 milyonu bulacağı) TÜİK projeksiyonlarına göre 105 milyonu bulacağı ve kişi başına düşen su miktarının da bu nüfusa göre 1.069 m3 ’lerde olacağı tahmin edilmektedir. Bu tahminler ışığında, Türkiye’nin 2050 yılından itibaren 1.000 m3’ün altına doğru bir seyir izleyerek “su fakirliği” durumuna gerilemesi beklenmektedir. Türkiye’nin 2025 yılı itibarıyla, toplam kullanılabilir su potansiyelini %100 oranında kullanması durumunda, su varlıkları üstündeki baskı çok daha fazla artacaktır. İklim kriziyle sebebiyle aşırı sıcak geçecek kışlar ve yazlar da kuraklık sorununu derinleştirecektir. TEMA Vakfı su ile ilişkili olarak çok sayıda proje ve faaliyet yürütmüştür. Su varlıklarımızın korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için politika üretmeye, su varlıklarımızın durumunu yakından takip etmeye devam etmektedir” şeklinde konuştu.<br />
Konuşmacı/Arzu Demir<br />
Kameraman/Duygu Saral</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/tema-yalova-sube-baskani-arzu-demir-su-fakiri-olma-yolunda-ilerliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Nov 2023 00:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/yalova-gazete-video-kose-tema-sube-erozyon-hafta-kuraklik-su.JPG" type="image/jpeg" length="15791"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEMA Yalova Şube Başkanı Arzu Demir; Kuraklık Yaşanıyor]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/tema-yalova-sube-baskani-arzu-demir-kuraklik-yasaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/tema-yalova-sube-baskani-arzu-demir-kuraklik-yasaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEMA Yalova Şube Başkanı Arzu Demir, 13-19 Kasım tarihleri arasında Erozyon ile Mücadele Haftası kapsamında, Yalova Gazetesi’nin videolu köşesine konuk oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEMA Vakfı, 13-19 Kasım tarihleri arasında farkındalık aratmak amacıyla kutlanan Erozyonla Mücadele Haftası’nı “Türkiye Çöl Olmasın” sloganıyla karşılıyor. Gazetemizin “Videolu Köşe” serisindeki daimi konuklarımızdan olan TEMA’nın Yalova Şube Başkanı Arzu Demir TEMA Vakfı Genel Merkezi’nin tüm şubelere yolladığı metin doğrultusunda çölleşme, kuraklık, su ve iklim krizi konularında takipçilerimizi bilgilendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Türkiye çöl olmasın”</p>

<p>Türkiye’nin çölleşme tehlikesi altında olduğunu belirten Demir, “Türkiye 1994 yılında, TEMA Vakfı’nın yıllardır birlikte anıldığı “Türkiye Çöl Olmasın!” sloganı ile tanışmış ve slogan o dönem toplumda büyük yankı uyandırmıştı. Önlem alınmadığı takdirde, ülkemizin çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya olduğu ilk kez bu kadar yüksek sesle dile getirilmişti. TEMA Vakfı 29&nbsp;yılın ardından insan faaliyetlerinin neden olduğu ekolojik tahribatların ve bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük tehdit olan iklim krizinin şiddetinin artması nedeniyle bir kez daha “Türkiye Çöl Olmasın” diyor ve iklim krizi, erozyon, çölleşme ve kuraklığın ülkemizdeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre; iklim krizinin sebep olduğu, dünyanın ortalama sıcaklığındaki 1.1°C artış iklim krizinden en çok etkilenecek yerlerden biri olan ve ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası’nda, dünyanın geri kalanına göre %50 oranında daha fazla yaşanacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Su fakiri olabiliriz”</p>

<p>İklim krizine dur demezsek sıcak hava dalgaları sıklığını ve şiddetini artıracak, buna bağlı olarak su varlıklarımız giderek azalacak” diyen Demir, “Bugün kişi başına düşen 1.347 m3 su miktarı ile su kıtlığı çeken bir konumda olan ülkemizin, nüfus artışı ve su potansiyelindeki azalma ile birlikte 2030 yılından önce su fakiri bir ülke konumuna geleceği öngörülüyor. Yapılan araştırmalar, 2070 yılına gelindiğinde Akdeniz Havzası’nın en büyük gölü olan Beyşehir Gölü başta olmak üzere ülkemizin birçok su varlığının yok olacağını gösteriyor. Ülkemizin su potansiyelinde 2100 yılına kadar; iyi senaryoda %15-20, kötü senaryoda ise %40-45 oranında azalma olacağı düşünülüyor” şeklinde konuştu.</p>

<p>“Her yıl 642 milyon toprak erozyona uğruyor”</p>

<p>Artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar sonucu yaşanan kuraklıkların, tarımsal üretimi de ciddi boyutta etkilediğine vurgulayan Demir, “Ülkemizin birçok bölgesinde şiddetli kuraklık yaşanıyor. Küresel ısınmanın 1.5°C’de sınırlanmaması durumunda, 2050 yılına gelindiğinde tarımsal ürünlerin verimliliği %45 oranında azalacak. Küresel gıda ihtiyacının %35-56 oranında artacağı göz önünde bulundurulduğunda, toprak varlığımızı korumanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Ancak ülkemiz karasal alanının yaklaşık 3/4’ü orta ve yüksek şiddette çölleşme riski altında. Çölleşmenin en önemli sebeplerinden biri de erozyon. İklim kriziyle artan şiddetli yağışlarsa erozyonu artırarak topraklarımızı yok ediyor. Ülkemizde her yıl 642 milyon ton toprak erozyona uğruyor. Bu da en az 500 yıl gibi bir zamanda oluşan 1 cm’lik verimli üst toprağın 16 yıl gibi kısa bir sürede kaybedilmesi anlamına geliyor” dedi.</p>

<p>“Toprağı korumak hepimizin görevi”</p>

<p>“Toprak; atmosferden karbonu alan bitkilerin yaşam alanı olmasının yanı sıra en büyük karbon deposudur. Bu nedenle iklim krizinin etkilerini azaltan çözümlerin odağında toprağın korunması yer alıyor. İklim kriziyle mücadele için toprağı korumak hepimizin görevi” ifadelerini kullanan Demir, “Sera gazı salımının 2030 yılına kadar en az %35 oranında azaltılması, kömür başta olmak üzere fosil yakıt kullanımına son verilmesi ve toprak varlığımızın korunarak çölleşme ile mücadele edilmesi konusundaki çağrımızı yineliyoruz” diyerek konuşmasını bitirdi.</p>

<p></p>

<p>Konuşmacı/Arzu Demir</p>

<p>Kameraman/Duygu Saral</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/tema-yalova-sube-baskani-arzu-demir-kuraklik-yasaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Nov 2023 00:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/yalova-gazete-video-kose-tema-sube-erozyon-hafta-kuraklik-su.JPG" type="image/jpeg" length="19383"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Anıl: "Bu Proje Yalova'da Örnek Olacak"]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/baskan-anil-bu-proje-yalovada-ornek-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/baskan-anil-bu-proje-yalovada-ornek-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Kadın ve Toplumsal Gelişim Derneği (KATFA-DER) Başkanı Nurten Anıl,  önemli projelerini değerli takipçilerimizle paylaşmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KATFA-DER Derneği Başkanı Nurten Anıl, bu hafta dünyada ve ülkemizde yaşanan problemlerin en başında gelen su sıkıntısını ele aldı.&nbsp;</p>

<p>"Suyumun Yolculuğu önemli bir proje"&nbsp;</p>

<p>Anıl, 'Suyumun Yolculuğu' projesiyle kentte yeni bir bakış açısı kazandıracaklarını dile getirerek, "Suyumun Yolculuğu' projesi. Oldukça önemli bir proje. Çünkü dünya, iklim krizinde ve su sıkıntısı tüm dünyada var. Tüm dünyada su savaşları başlamak üzere. Biz daha önceki yıllarda da 'Suyun Yolculuğu' diye bir proje yapmıştık. Bu projenin devamını getirmek için şimdi ise 'Suyumun Yolculuğu' projesiyle yola çıkmak istedik. Projemizin ortakları, Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Özel İdaresi ve Yeşil Körfez Su Birliği ile birlikte yol alacağız. Amacımız suyun tasarruflu kullanılması. İlk önce çocuklarla birlikte yapacağız. Çünkü belli bir yaştan sonra alışkanlıklarımızı değiştiremiyoruz. Bu nedenle dedik ki biz çocuklardan başlayalım ve çocuklardan bir şeyler öğrenelim. İnanın çocuklardan öğrenecek çok şeyimiz var. Onlardan bir şeyler öğrenebiliyoruz ve olaylara farklı bakabiliyoruz. Suyun musluğumuzdan akana kadar hangi aşamalardan geçtiğini, nasıl musluğumuza geldiğini, hangi zorluklardan, hangi süreçleri yaşadığını görmelerini sağlamayı hedefledik. Sosyal etkinlik kapsamında öğrencileri öğretmenleriyle birlikte Milli Eğitim Müdürlüğü'nün tespit ettiği bir gün ve saatte araçla okuldan alacağız. Yeşil Su Körfez Birliği'ne götüreceğiz. Çocuklar su havuzlarını, suyun arıtılmasını, damıtılmasını, musluktan akana kadar ki tüm süreci görecekler" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu proje Yalova'da örnek olacak"</p>

<p>Proje kapsamında Yalova'da ki okullarla da birlikte hareket edeceklerini ifade eden Başkan Anıl şunları kaydetti: "Okullardan şunu isteyeceğiz. Okul, çocuğu göndermeden önce sarf ettiği su metreküpünü bir yere not edecek. Projeye başladıktan sonra çocukların farkını görebilmek için daha sonraki aydaki su kullanım metreküplerini de takip edecekler. Biz bu takipten sonra en fazla su tasarrufu hangi okul yapmış bunu göreceğiz. Bu okulu da ödüllendirmek istiyoruz. Böylece çocuklarımızı da mutlu etmiş olacağız. Çocuklar belki de ailelerine böyle bir etki yaratarak evdeki su kullanımını da en aza indirecekler. Musluktan akan suyla bahçe sulanmaması gerektiğini öğrenecek, ya da sebze yıkadığımız bir suyun biriktirilip çiçek sulamakta kullanabileceğimizi öğrenecek. Biz sadece oraya götürüp çocukları bir dolaştıralım, getirelim değil. Çocuklara gerçekten suyun tasarruflu kullanılması için neler &nbsp;yapmaları gerektiğini göstereceğiz. Sürdürülebilir kalkınma planları içerisinde gerçekten su çok önemli o olmazsa hayat olmaz. Çocuklarında eminim ki bu projede büyük desteği olacak. Ben Yalova'nın bu konuda örnek olacağına inanıyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/baskan-anil-bu-proje-yalovada-ornek-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Nov 2023 00:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/yalova-katfa-der-nurten-anil.jpg" type="image/jpeg" length="92394"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bektaş: Yalova'daki Mevcut Öğretmen Sayısı Kadar Türkiye'de Öğretmen Yoktu]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/bektas-yalovada-ki-mevcut-ogretmen-sayisi-kadar-turkiyede-ogretmen-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/bektas-yalovada-ki-mevcut-ogretmen-sayisi-kadar-turkiyede-ogretmen-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova gazetesi 'Videolu köşe' programının bu hafta ki konuğu emekli öğretmen Niyazi Bektaş oldu. Uzun yıllar öğretmenlik yapan ve edindiği tecrübeleri siz değerli takipçilerimize anlatan Niyazi Bektaş, Türkiye ve Yalova'da ki eğitim sistemi üzerine önemli açıklamalarda bulundu. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de ki eğitim sisteminin iyi olmadığını dile getiren Bektaş, "Son 20 yılda Türkiye'de eğitim geriye gitti. Yalova'da bundan nasibini aldı. Denetim sistemi ortadan kaldırıldı. Kuralsız bir ortam oluşturuldu. Şu anda Yalova'da ki mevcut öğretmen sayısı kadar Türkiye'de öğretmen yok" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/bektas-yalovada-ki-mevcut-ogretmen-sayisi-kadar-turkiyede-ogretmen-yok</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Nov 2023 00:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/niyazi-bektas.JPG" type="image/jpeg" length="95032"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KATFADER Başkanı Nurten Anıl Kolyoncu; Güçlü Kadın Hikayeleri]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/katfader-baskani-nurten-anil-kolyoncu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/katfader-baskani-nurten-anil-kolyoncu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KATFADER Başkanı Nurten Anıl Kalyoncu, Yalova Gazetesi’nin Videolu Köşesi’ne 4. kez konuk oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi farklı konuları ela aldığı Videolu Köşe serisini devam ettiriyoruz. Yalova’nın en faal STK’larından biri olan Uluslararası Kadın ve Toplumsal Gelişim Derneği Başkanı Nurten Anıl Kalyoncu ile görüşmelerimizi sizlerle paylaşıyoruz. Başkan Kalyoncu ile görüşmelerimizin 4. Haftasında “Güçlü Kadın Hikayeleri”ni ele aldık. Başkan Kalyoncu, Yalova’daki güçlü kadınlar ile yaptıkları çalışmalardan teker teker bahsetti.</p>

<p>Konuşmacı/Nurten Anıl Kalyoncu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kameraman/Göktuğ Doğukan Yüksel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/katfader-baskani-nurten-anil-kolyoncu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Nov 2023 00:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/katfa-der-yalova.jpg" type="image/jpeg" length="81427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEMA Yardımseverlik İçin İstanbul’da Koştu]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/tema-yardimseverlik-icin-istanbulda-kostu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/tema-yardimseverlik-icin-istanbulda-kostu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEMA Vakfı Yalova Şubesi Başkanı Arzu Demir, Yalova Gazetesi’nin Videolu Köşesinde bu hafta katıldıkları 45. İstanbul koşusu ve yangın konularını ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yalova Gazetesi’nin Videolu Köşe serisi tüm hızıyla devam ediyor. Yalova’daki farklı konulardan uzmanlaşmış kişileri konuk aldığımız serimizde TEMA Vakfı Yalova Şubesiyle de görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Tema Vakfı Yalova Şube Başkanı Arzu Demir 6. Haftadaki bölümde, 5 Kasım Cumartesi günü gerçekleşen 45. İstanbul koşusu ve yangın konularından bahsetti.<br />
“Farkındalık projesi için koştuk”<br />
Konuşmasına başlayan Demir, “5 Kasım’da gerçekleşen 45. İstanbul Maratonu’nda, Vakfımızın Daha Yanmadan Orman Yangınları Eğitim ve Farkındalık Projesi için TEMA Gönüllüleri, TEMA Çalışanları, kurumsal koşu takımları ve Adım Adım üyesi koşucular Daha Yanmadan Orman Yangınları Eğitim ve Farkındalık Projemiz için iyilik peşinde koştular ve köprüyü geçtiler. Maratonda yardımseverlik koşusu yaparak proje kapsamında orman yangınları farkındalık elçisi olacak gençlere ulaşmamızda, gençlerin bu konudaki bilgi ve farkındalığını artırmamızda ve gençler adına oluşturulacak Daha Yanmadan Ormanı’yla erozyonla mücadeleye katkı sağlamamızda destek olduğunuz için yeniden teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.<br />
“Farkındalık artmalı”<br />
Ormanların önemini vurgulayan Demir, “Ormanlar; iklimi düzenleme, su üretimi, sel, çığ ve taşkınları önleme, kuraklık etkilerini azaltma işlevleri ve sahip olduğu biyolojik çeşitlilik nedeniyle, iklim kriziyle mücadele ve biyolojik çeşitliliğin korunması konularında anahtar role sahip. Bu bilinçle çalışmalarımızı yürütürken, başlattığımız “Orman Yangınları Farkındalık Projesi” ile 2022 yılı yaz aylarında, geçmişte yaşanan yangınlardan dersler çıkarılmasını ve kamuoyunda orman yangınlarını önlemeye yönelik bilinç oluşturulmasını hedefledik. Bu sene, projenin 2. yılında ise Türkiye’deki orman yangınlarının çok büyük bir kısmının insan kaynaklı olduğu gerçeğinden hareketle, yangınların daha çok yaşandığı yaz aylarında insanların ihmal ve dikkatsizliklerinden kaynaklanan orman yangınlarının önüne geçmek için farkındalığın artırılmasını hedefliyoruz” dedi.<br />
“İnsan faktörü çok yüksek”<br />
Orman yangınlarında insan faktörünün büyük olduğunu belirten, “2021 yılı yaz aylarında yaşanan ve afet boyutuna dönüşen orman yangınları Türkiye gündeminin temel konularından birini oluşturmuştu. Türkiye tarihinin en büyük orman yangını felaketlerini oluşturan yangınlarda resmi verilere göre 133 bin hektar orman, 26 bin hektar tarım alanı yandı. 9 kişi ve milyonlarca canlı hayatını kaybetti. Türkiye doğası ve yangın bölgelerindeki yaşam ağır yara aldı. Ülkemizde, son 25 yıldaki orman yangınlarının çıkış sebebinin % 12’sinin doğal, %88'sinin ise kasıt, ihmal ve kaza ve sebebi bilinmeyen olarak tanımlanması yangınlarda insan etkisinin büyük olduğunu kanıtlıyor. Orman yangın istatistikleri göstermektedir ki; her yıl çıkan orman yangınları doğrusal olarak artıyor. 2000-2010 yıllarında yılda ortalama yaklaşık 2.000 orman yangını çıkarken, 2010 yılından günümüze bu sayı %28 artarak 2.600’ü aştı. Bu artış da hiç şüphesiz yangın sezonunda orman-insan etkileşiminin artıyor olmasından kaynaklanıyor. Orman varlıklarımızın %60’ı yangın riskinin en yüksek olduğu yerlerde yer alıyor. Bu durum da ülkemiz için hayati olan ormanların korunması adına yangınlara karşı çok dikkatli olmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.<br />
“112 veya 177 aranarak ihbarda bulunun”<br />
Orman yangınlarını çıkış noktalarından bahseden Demir, “Ormana ya da ormana yakın alana atılan bir izmarit, çevresindeki otları ve bitkileri yakmaya başlayabilir. İyi söndürülmemiş bir mangal ateşi, rüzgarın etkisiyle tekrar tutuşabilir. Ormana atılan bir cam şişe ya da benzer özelliklerdeki bir atık, güneş ışınlarının mercek etkisi ile ateş oluşturabilir. Anız yakımları orman sınırına yakın alanlarda yapıldığında, bir orman yangınına dönüşebilir” dedi ve yapılması gerekenleri sıralarken, “Orman alanlarında ve orman sınırlarına yakın alanlarda kesinlikle ateş yakılmamalı. Ormanlarda izin verilen piknik alanları dışında piknik yapılmamalı. Yakılan piknik ateşlerinin tamamen söndürüldüğünden emin olunmalı. Ormana çöp, plastik, cam şişe ve cam parçaları atılmamalı. Ormanlık alanlarda sigara içilmemeli ve orman kenarı karayollarına, ormana yakın alanlara sigara izmaritleri kesinlikle atılmamalı. Anız yakmaktan vazgeçilmeli. Yangın riski görülen durumlarda ise hemen Acil Çağrı Hattı 112 veya Orman Yangını İhbar Hattı 177 aranarak ihbarda bulunulmalı. TEMA Vakfı olarak küçük ihmallerin felaket getirdiğini hatırlatıyor, yaz aylarında artan orman yangını riskine karşı tüm halkımızı dikkat göstermeye çağırıyoruz” ifadeleri kullandı.<br />
Konuşmacı/Arzu Demir<br />
Kameraman/Duygu Saral</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/tema-yardimseverlik-icin-istanbulda-kostu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Nov 2023 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/yalova-istanbul-tema-kosu-yangin.JPG" type="image/jpeg" length="56058"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadın Meclisi Başkanı Karoğlu; 25 Kasım’da Kadına Şiddet İçin Toplanacağız]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/kadin-meclisi-baskani-karoglu-25-kasimda-cevdet-aydin-parkinda-olacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/kadin-meclisi-baskani-karoglu-25-kasimda-cevdet-aydin-parkinda-olacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Fadime Yıldırım Karoğlu, Videolu Köşe'de kadına şiddet için toplanacaklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin en ilgi çekici serilerinden biri olan Videolu Köşe serimiz büyük bir hızla devam ederken, farklı konunun uzmanları serimize konuk olarak takipçilerimizi bilgilendiriyor. Kent Konseyine bağlı olarak çalışan Kadın Meclisleri de daimi konuklarımızdan bir tanesi oldu. Kadın Meclisi Başkanı Fadime Yıldırım Karoğlu, 6. bölümümüzde kadına şiddet konusunu ele aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmacı/Fadime Yıldırım Karoğlu</p>

<p>Kameraman/Göktuğ Doğukan Yüksel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE, KADIN, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/kadin-meclisi-baskani-karoglu-25-kasimda-cevdet-aydin-parkinda-olacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Nov 2023 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/yalova-kadin-meclis-kent-konsey-siddet-mucadele.jpg" type="image/jpeg" length="85993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Dondurmacıoğulları; Tüm Engelli Gruplarına Hizmet Ediyoruz”]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/baskan-dondurmaciogullari-tum-engelli-gruplarina-hizmet-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/baskan-dondurmaciogullari-tum-engelli-gruplarina-hizmet-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Yaşam Engelliler Derneği Başkanı Lale Dondurmacıoğulları, Yalova Gazetesi’nin “Videolu Köşe” serisine konuk oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin Videolu Köşe serisi, birbirinden önemli konuklarını ağırlamaya devam ediyor. Serimizde farklı alanlardaki uzman kişileri sizlerle buluşturuyoruz ve yeni isimler ile karşınıza çıkıyoruz. Yalova’da faaliyet gösteren en önemli derneklerden olan Yeni Yaşam Engelliler Derneği Başkanı Lale Dondurmacıoğulları serimize konuk oldu ve bundan sonra her hafta yeni konularıyla sizlerle birlikte olacak.</p>

<p>“Aldığımız meşaleyi devam ettiriyoruz”</p>

<p>Konuşmasına başlayan Başkan Dondurmacıoğulları, “İlk sohbetimizde sizlere derneğimizin tanıtımını yapmak istiyorum. Yalova Yeni Yaşam Engelliler Derneği, 1995 yılında kurulmuş olup, Yalova’da ilk defa engelliye hizmet veren bir dernektir. O günden bugüne 28 yıldır değişik konularda, değişik günlerde hem derneğin tanıtımı hem de projeler anlamında çalışmalar yapıyoruz. Tabi ki derneğimizin bizden önceki yaptığı çalışmalar bize bu ışık tuttu. İlk ve en önemli çalışmalarından bir tanesi Yalova’da bilinen Milli Piyango binası… O dönemlerde Belediye, Aile ve Sosyal Politikalar ile Yalova Yeni Yaşam Engelliler Derneği’nin üçlü protokolüyle o bina Yalova’ya kazandırılmıştır. Derneğimiz, 2005 yılına kadar henüz Yalova’da Rehabilitasyon Merkezleri, Özel Bakım Merkezleri yokken 150 civarında çocuğa ücretsiz ve diğerleri de sigortadan karşılanmak üzere rehabilitasyon ve fizik tedavi konusunda hizmet verdi. O dönemde de yöneticilerin büyük bir bölümü, fizyoterapistlerin ve çalışanların ücretlerini ceplerinden ödeyerek bu derneği bugüne kadar ulaştırdılar. Biz aldığımız o meşaleyi aynı şekilde devam ettirmeye çalışıyoruz. Ben öncelikle gidenlere rahmet diliyorum, kalan arkadaşlara da emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. O gün bugündür değişik projeler yaptık. Bu dernek çok önemli işlere imza attı. Biz aynı zamanda Spastik Engelliler Federasyonu’na bağlı bir derneğiz. Spastik Engeliler Federasyonu da Sakatlar Konfederasyonu’na bağlı... Federasyon Başkanımız Murat Arslanhan, Sakatlar Konfederasyonu’nda Başkan Yardımcısı. Yani biz yerelde de ulusalda da çalışmalar yapıyoruz. Belki Yalova’da, ulusaldaki çalışmalarımızdan haber olunmuyor ama biz topluma zaman zaman anlatmaya çalışıyoruz. Yasalar konusunda dolaylı olarak bizden de fikirler alınıyor. Biz engellilere ne şekilde yardımcı olabiliyorsak o şekilde yardımcı olmaya çalışıyoruz. Derneğimiz aynı zamanda Hayat Boyu Eğitim konusunda çalışmalar yapıyor. Çünkü özel eğitim okullarında okuyan çocuklar, mezun olduktan sonra gidecekleri hiçbir yer yok. Bu işi aileler hiçbir şekilde çözemiyorlar. Biz Yeni Yaşam Engelliler Derneği olarak Hayat Boyu Eğitim ile ikinci bir okul oluyoruz. İŞKUR ile ve İç İşleri Bakanlığı ile değişik projelerimiz var. Mesela meslek eğitimi anlamında Kesme Gül Kursu açtık. Orada bizim çocuklarımızın neler yaptığını herkes gördü. Ama daha sonra istihdama kazandırmıyoruz. Yalova’da bu konuda kısır döngü var. Aslında çok uygun bir iş. Görme engelliye, işitme engelliye, serebral palsili’ye ya da zihinsel engelliye hitap edecek bir mesleki eğitimdi… Ancak istihdam edilemediler. Ayrıca bizim burada yaptığımız iş, bütün camiaya hizmet veriyor. Görme Engelli Derneği kendini tasfiye etti, bize geldi. İşitme Engelliler Derneği yine kendini tasfiye etti, bize geldi. Yani bizim çatımızın altında her tür engel grubu var. İşitmeden otizme kadar her tür engel grubu var. Ben bu işe girerken engellinin ne olduğunu bilmiyordum. Bunu daha sonraki programlarda, bu gönüllülükle nasıl çalıştığımı belki daha iyi anlatırım. Ama şu anda biz tüm gruplara hizmet ediyoruz. Dolayısıyla haftanın 5 günü bizim burada kursumuz var. Sabah 11’den akşam 5’e kadar tamamen okul gibi çalışıyoruz. Tabi zaman zaman üretilen şeyleri sergilerimizde sergiliyoruz. Zaman içinde kendileri de nakde çeviriyorlar. Hem onlar gelir elde etmiş oluyor hem de günlerini boş geçirmemiş oluyorlar. Burada sadece özel çocuklarımıza değil annelere de terapi veriliyor. Annelere de kurs açıyoruz. Çocuklar kurstayken annelerde dışarıda kendilerini rahatlatıyor ve nefes alıyorlar. Bir aile yuvası gibiyiz. İnşallah da böyle devam etmeye çalışacağız. Projeler çok. Hepsini birden yüklemek istemiyorum. Size, zamanla ve sırayla hepsini anlatırım. Çünkü anlatacak çok şeyimiz var ve anlatacak çok şey olduğu için tanıtımı bu kadarla bitiriyorum. Haftaya projelerimizi teker teker anlatayım. Şimdilik bu kadar, teşekkür ediyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmacı/Lale Dondurmacıoğulları</p>

<p>Kameraman/Göktuğ Doğukan Yüksel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/baskan-dondurmaciogullari-tum-engelli-gruplarina-hizmet-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Nov 2023 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/11/yeni-yasam-engelli-dernek-yalova.jpg" type="image/jpeg" length="47262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Engelli Meclisi Hüseyin Özdemir; İlkokul Çağı Kurtlar Sofrası]]></title>
      <link>https://www.yalovagazetesi.com/engelli-meclisi-huseyin-ozdemir-ilkokul-cagi-kurtlar-sofrasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yalovagazetesi.com/engelli-meclisi-huseyin-ozdemir-ilkokul-cagi-kurtlar-sofrasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Hüseyin Özdemir, Yalova Gazetesi’ne engelli çocuklar ve erken yaş çocukluklarındaki eğitimi konusunda bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova Gazetesi’nin Videolu Köşe serisi büyük bir hızla devam ediyor. Serimizin daimi konuklarından olan Yalova Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Hüseyin Özdemir bu kez, engelli çocukların küçük yaş dönemi alacakları eğitimin önemini vurguladı.<br />
“Her ailenin yoğunlaştırılmış eğitimi karşılayacak gücü yok”<br />
Konuşmasına başlayan Başkan Özdemir; “Bugünkü konumuz engelli çocuklar ve erken yaş çocukluktaki eğitimleri üzerine olacak. Bu konu benim kendi alanım olduğu için biraz daha içeriden ve mesleki açıdan konuşacağım. Biz engelli çocuklar deyince buradaki yaş yelpazesi geniş… Ama bizim için altın çağ dediğimiz ve 0-78 ay aralığı olarak belirlediğimiz bir dönem var. Bunu 0-36 ay ve 36 ay sonrası diye de ikiye bölebiliriz. Biz bu dönemde çocukların taramalarını ne kadar erken yaptırırsak… Örnek vermek gerekirse, ailelerinde anlayacağı şekilde yapalım; Çocuğunu kreşe gönderiyor. 2,5-3 yaşına bir çocuğu var. Öğretmen bir farklılık seziyor, aileyle görüşüyor. Bir çocuk psikiyatriye yönlendiriyor. Diyelim ki çocukta otizm spektrum bozukluğundan şüpheleniliyor. Erken tanılama yapılıyor. Burada aile ne yapmalı? Bir vaka üzerinden konuşacak olursak, erken bir şekilde çocuk tanılandıysa ilk önce aile bilinçlendirilmeli. Her aile çocuğu ile ilgili olayı öğrendiğinde bilinçli bir şekilde davranamaz. Makul bir çözüm arayamaz ve bunun bir kabullenme süreci vardır. Bu süreçte aileye mutlaka profesyonel bir yardım gerekmektedir. Bu bir rehber ya da bir psikolog aracılığı ile verilebilir. Sonrasında da bu konuyla alakalı özellikle 0-78 ay dediğimiz dönemdeki… Nedir bu 78 ay? Çocuğun ilkokula başlama zamanı. Orası bir kurtlar sofrasıdır, orası bir akran zorbalığı yoğun olabileceği bir alandır. Çocuğun kişisel gelişiminin, özgüveninin belli bir seviye, toplumsal uyumunun belli bir seviyeye geleceğe kadar ve o 78 aylık süreye gelene kadar yoğunlaştırılmış eğitim alması gerekmektedir. Bu da şöyledir; Çeşitlendirilebilir. Temelde özel eğitimdir. Bu konuda bazı aileler bilinçlidir, bunu kendi eğitim kurumlarımızdaki örneklerini görüyoruz. &nbsp;Aile, 2-2,5 yaşında öğreniyor, hemen yoğunlaştırılmış eğitim programları araştırıyor. Ondan sonra bu eğitimlere başlanıyor ve bunun meyvesini fazlasıyla görüyor. Bu noktada doğru yönlendirme çok önemli. Erken bilinçlenen aileler ya da aileler içerisinde konuyla alakası mesleki bilgisi olanlar doğru yönlendirmeyi alabiliyorlar. Ama bu olmadığı zaman o 0-78 dediğimiz altın aralık heba olabiliyor. Çünkü o 78 aydan sonra çocuğa aldıracağınız eğitimlerin ilerleme hızı çok yavaş oluyor ve sonrasında bu eğitim süreçlerinin çok çok ileriye uzamasına sebep olabiliyor. Bir de şöyle bir durum var; Aile 2-2,5 yaşındaki çocuğunun özel durumunu öğreniyor. Çocuğuyla alakalı araştırıyor ve her şeyi yapmak istiyor ama bu sefer de maddi durumu buna el vermiyor. Neticede yoğunlaştırılmış eğitim dediğimiz şey, külfetli… Bugün en basit bir özel eğitim seansını aldırtmak isteseniz 500 liradan 1000 liraya kadar gideceğiniz yere göre değişen ücretler var. Yoğunlaştırılmış eğitimler haftalık 8-10 seanstan başlayan eğitimler oluyor. Her aile bunu karşılayamıyor. Peki, bu aileler ne yapmalı ya da bu aile için ne yapmalı? Burada karar alıcı mekanizma dediğimiz Milli Eğitim Bakanlığı, bu alanda çalışma yapmalıdır. Çünkü Sağlık Bakanlığı’nın tanılama ile alakalı bir çalışmasının olduğunu biliyoruz. Önek vermek gerekirse 18-36 ay arasında otizm taraması yapıyor. Birkaç yıldır yapıldığını biliyoruz ve çok güzel bir çalışma. Evet, erken tanılama çok önemli ama devamı da çok önemli. Devamında da erken çocukluk dönemindeki engelli çocuklarımıza yoğunlaştırılmış eğitimin giderlerini de devletin karşılaması önem arz etmektedir. Çünkü aileler bunu bilseler bile alamıyor. Çünkü çok ciddi rakamlar olan aylık 10,20,30 bin gibi rakamlar çıkıyor. Bunu her ailenin ödeme durumu yoktur. Bu konuda özel sektörün önü açılabilir. Bakanlık bununla alakalı çalışma yapabilir. Hali hazırda Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezleri bu işi yapıyor. İlgili bakanlık bununla alakalı bir düzenleme yaparsa… Her çocuk ve her yaş grubu için demiyoruz. İhtiyacı olan ve o gaza basılması gereken dediğim o dönemde, 0-78 ayda bu çalışmanın yapılması geleceğe yönelik, aileye, devlete ve topluma ciddi manada fayda sağlayacaktır. Kamu ve devlet kaynaklarının daha doğru kullanımını sağlayacaktır. Bu konuda kazanan toplum olacaktır. Çocuğu topluma ne kadar erken kazandırabilirsek o kadar kolay bağımsızlaşacak, topluma kazandırılacak, iş hayatına atılacak ve birey haline gelecektir” ifadelerini kullandı.<br />
Konuşmacı/Hüseyin Özdemir<br />
Kameraman/Duygu Saral</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arda Yavuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>VİDEOLU KÖŞE, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.yalovagazetesi.com/engelli-meclisi-huseyin-ozdemir-ilkokul-cagi-kurtlar-sofrasi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Nov 2023 00:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yalovagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yalovagazetesi-com/uploads/2023/10/huseyin-ozdemir.jpg" type="image/jpeg" length="70100"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
