Salman, “Satmak kolaycılıktır”

Yalova Belediyesi eski meclis üyesi ve CHP Belediye Başkanlığı aday adaylığı için ismi geçen Vefa Salman, mevcut belediye binasının büyük geldiği yönünde açıklama yapan Belediye Başkanı Yakup Koçal’ın bu düşüncesinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Salman, “Satmak kolaycılıktır”
Açıklamanın altında belediye binasının satmanın hazırlığı yapıldığının yattığını belirten Vefa Salman, nisan dönemi belediye meclisinde oy çokluğuyla  kabul edilen, Yalova Lisesi bahçesinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne ait arsaya imar izninin verilmesini de “Kimse kusura bakmasın, Gençlik Merkezi yapılması amacıyla  2 dönümlük araziye imar izni vermeyi masum bir yaklaşım olarak görmüyorum” sözleriyle eleştirdi.

“Kimsenin Yalovalıyı enayi yerine koymaya hakkı yok”

Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal’ın belediye binasını satma düşüncesinde olduğunu belirten Salman, “Yalova’da yanlışlıklar zinciri belediye zeminli devam ediyor. Ne bulursan satmak bir virus gibi makam koltuğuna bulaştı ve bir hastalık musallat olmuşcasına Yalova’nın yakasına yapıştı. Artık sıra belediye binasına geldi. Neymiş efendim mevcut belediye binası büyük geliyormuş. Ne yalan söyleyeyim hizmet veren bir binanın küçük geldiğini yöneten kademelerinden çok duydum, okudum ama büyük geldiği söylemine ilk kez şahit oluyorum.

Kimsenin Yalova insanını enayi yerine koymaya hakkı yok. İbrahim Uzun döneminde, ilk Yakup Koçal döneminde ve Barbaros Binicioğlu döneminde büyük gelmeyen (ki Yalova nüfusu şimdiki kadar değilken) bina, hayret ki ne hayret büyük gelmeye başlamış. ZAMBAK diye üretilen ütopik bir proje var. Türkçesi evden dükkanı idare etmek. Olmayacak duaya amin demek yani. Belediyeye yakın kaynaklardan! aldığım bilgiye göre toplam ZAMBAK sayısı 8 kişi. Fakat bu 8 kişi yüzünden belediye binası büyük geliyormuş. Burada ince bir nokta var. Eski adıyla Gelir Müdürlüğü, şimdiki adıyla İşletme ve İştirakler Müdürlüğüne bağlı emlak servisine yolunuz düştüğünde bir bakın. Yerleri mi dar? Belleri mi dar? Daracık bir yerde, toplam 3 personel günlük ortalamayla 500'ün üzerinde işleme cevap vermeye çalışıyorlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu misali, bu nasıl ZAMBAK? Bu nasıl büyük gelen belediye binası?” eleştirisinde bulundu.

“Belediyenin en önemli müdürlüklerinden Fen İşleri, Su ve Kanalizasyon birim ile birlikte Çınarcık yolunda arıtma tesislerinin binasında, kamuya yakışmayan bir ortamda hizmet üretmeye çalışıyor” diyen Salman, “Yine önemli birimlerden biri olan Zabıta Müdürlüğü, Dörtyolda adeta merdiven altı derme-çatma bir binada çalışmaya çalışıyor. Gidince şahsen benim vicdanım sızlıyor.

Veteriner İşleri Müdürlüğü, prefabrik bir binada mezbahanın içinde emanetmiş gibi hizmette. Şimdi soruyorum nasıl oluyor da belediye binası büyük geliyor.  Bu açıklamanın altında ne yatıyor yanıtını ben vereyim. Bu Sayın Belediye Başkanı Yakup Koçal’ın belediye binasını satma planının hazırlığıdır. Satışa kamuoyunu hazırlamanın alt yapısı ve romantik söylemidir. Aynı şekilde Yalova Lisesi bahçesine imar izini verilerek girilmesini de belediye binası hazırlığı misali özdeş görüyorum. Orta vadeli satış planlamasının kokusunu alıyorum. Zamanında arberotuma giren kurtun, Yalova Lisesinin yaklaşık 13 dönümlük arazisinin 2 dönümlük bölümüne imar verilerek sokulduğunu ve zamanla burayı yiyeceğini biliyorum” diye konuştu.

Şapka düştü, kel göründü…

Salman açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu bağlamda konuyu detaylandırmadan önce Sayın Yakup Koçal’ın eski belediye başkanı sıfatıyla Nisan 2008 de ‘Artık Yeter’ başlığıyla yerel basına yaptığı yazılı açıklamasının son bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum: Belediye olarak tek bir çivi çakmadan girdiğiniz bataktan kurtulmak için, gözü Yalovaspor tesislerine dikmeniz, en kibar dille ayıptır. Bu niyetinizi aynı Yalova Lisesi bahçesini satma, konusu gibi inkâr edebilirsiniz. Ama şapka düşmüş ve kel görünmüştür.

Yalovaspor tesisleri gibi Yalova Lisesi de halkın ortak malıdır. 60’lı yıllarda Lisenin yerinin alınmasında tüm Yalovalıların maddi katkısı olmuştur. Tüm hemşerilerimizin ufak maddi katkılarıyla oluşturulan para ile alınan Yalova Lise arazisi de, aynı Yalovaspor tesisler gibi mülkiyeti kamuda olsa bile halkın ortak malıdır. Yalova Lisesinin bahçesinin satılmasını yalanladınız, ama imar planlarında bağımsız parsel üretmekten geri kalmadınız. Eğer imar açısından mecburen yaptık diyorsanız, o parseli plana “yeşil alan” olarak işleyebilir ve niyetinizin kötü olmadığını gösterebilirdiniz. Korkarım yakında, Yalovaspor tesislerinin olduğu yerde de plan değişikliği yaparak, konut alanına çevirirsiniz. Artık yeter, düşün Yalova’nın yakasından.

Peki şimdi ne değişti?

Ben ne yazık ki Yalova Lisesi mezunu değilim. Bu nedenle kimse yaşanan gelişmeye duygusal yaklaştığımı düşünmesin. Ama Yalova Lisesi ve yeri,  kentimizin markalarından biri. Bırakın markanın yerini yok etmeyi, karizmasını çizmek bile kente ve kentin eğitimine ciddi hasar vermektir.  Kimse kusura bakmasın, Gençlik Merkezi yapılması amacıyla  2 dönümlük araziye imar izni vermeyi masum bir yaklaşım olarak görmüyorum. Sakın birileri çıkıp bunda kamu yararı var demesin. Bir tarafı yapalım derken diğerini yıkmakla kamu yararı olmaz. Kaldı ki üzerinde Amerikalı şirketin bağışıyla yapılmış binalar duruyor. Bunları yıkınca hayırsever kişi ve kurumlar bir daha benzer yardımı yaparlar mı? Ben olsam yapmam, kimse de yapmaz. Bırakın yıkmayı, yok etmeyi, yaptığım ayni ya da nakti yardım amacından bile saparsa, saptırılırsa bir daha oraya asla yardım etmem de, ettirmem de.”

Eğitim Kompleksi projesi hayali ve uçuk bir proje…

Yalova Lisesi Bahçesi’nde yapılacak Gençlik Merkezi için ağaçların kesilmesinin Yürüyen Köşk gerçeğini bir kez daha hatırlattığını belirten Salman, “Bina yapılırken kesilecek ağaçlara gelince, yalan yok aklıma Yürüyen Köşk gerçeği geliyor. Ne olacak o ağaçlar ve güzel kuşlar diyorum, okulun sembolü leyleği düşünüyorum. İlgili sivil toplum örgütlerini göreve çağırırken, Milli Eğitim Müdürlüğüne de seslenmek istiyorum. Yöneticilik ister siyasetten gelin, ister bürokrat olun sorumluluk gerektirir. 

Milli Eğitim Müdürümüzün dikkatini  özellikle çekiyorum. Nisan belediye meclisinde imar tadilatı kararı alınan, eski çöplük arazisi üzerinde yer alan 100 dönümlük eğitim kompleksi projesinin hayali ve uçuk olduğunun altını çok kalın bir çizgiyle çiziyorum.Amaç Milli Eğitim Müdürlüğünün gündem değiştirme çabası ise Yalova kamuoyu bunu kaldırmaz. Yalova eğitimde 10 yıl içerisinde hızla irtifa kaybetti. Üniversite sınav sonuçlarında küme düştü. Geçtiğimiz hafta açıklanan YGS sonuçlarına göre Yalova 13. sıraya kadar geriledi. İlk üçe abone olduğumuz yıllar geride kaldı.

Siz gelin bununla uğraşın, bırakın liselerin fiziki mekanlarını. Kulağa hoş gelen bir söylem; bütün liseler aynı eğitim kompleksi içinde konuşlandırılacakmış. Çok merak ediyorum.Nereden bunu model aldınız? Hangi ülkede gördünüz? Birincisi 100 dönüm kesinlikle bu düşünceye yetmez onu bilin. Asıl önemlisi, benim gezdiğim, inceleme şansı bulduğum ülkelerde, liseler mahalle okulları tarzında olmasına özel özen gösteriliyor. Öğrenci sayısının toplam 300-400 ü geçmesi arzu edilmiyor. Çünkü öğrencinin öğretiminden çok eğitimi önemli.

Okul yönetici ve öğretmen kadrosunun öğrenciyi bire bir tanıması esas. Yani Avrupalı, eğitim sisteminde öğretmenin öğrenciyi yakından tanımasını istiyor. Ki bu son derece doğru bir yaklaşım.Diyelim ki kompleksi hayata geçirdiniz. 15 lisenin konuşlandığını düşünelim. Önce bu işin maliyetinin altından kim ve nasıl kalkacak onun cevabını verin. Donanımlı bir lisenin maliyeti 10 milyon Türk Lirası civarında. Demek ki sadece okullar için en az 150 milyon Türk Lirası lazım olacak. Bu çılgın para hangi kaynaktan, hangi bütçeden karşılanacak? Bilen varsa açıklasın. İkincisi 10 bin öğrenciyi ve 1000 öğretmeni oraya nasıl toplayacaksın? Nasıl taşıyacaksın?

Serbest kıyafetin şekillendiği okullarda güvenlik zafiyetinin önüne nasıl geçeceksin?Bir de üçlü gerçek var. Ev-okul-dersane. Dersaneleri de mi oraya taşıyacaksınız? Öğrenci hareketini sağlamak bile başlı başına sorunken, 11 bin gündüz nüfusu olacak coğrafyayı nasıl lokalize edeceksin? Bu proje seçim yatırımından başka bir şey değil biliyorum. Ve yine biliyorum oluru yok. Ama Nasreddin Hoca misali testiyi kırmadan ben tedbiri aldırayım istedim. Satmak belediyenin bir hastalığı haline geldi ve kolaycılık. Babanın malı olsa bu kadar kolay satar mısın diye adama sormazlar mı. Düşünüyorum da belediye binasının bir şekilde pazarlanmasından sonra sırada Yalova Lisesi mi var? Sonrasında hangi okul ya da okullar var? Yakup Koçal’ın 2008 Nisan demecini yeniden okuyunca korkuyorum. Acaba sırada Yalovaspor Tesisleri mi  var???” diye sordu.

YORUM EKLE

banner137

banner138