Yalova Kent Konseyi’nin 2012 Kent Konferansları serisinin üçüncüsünde, “Kentlilik ve Hemşehrilik” konusu masaya yatırıldı. Yalova Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen

konferansın konuşmacıları ise Kamu Politikaları Enstitüsü Başkan Yardımcısı Tahsin Bulut ve Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Enes Keskin oldu. Konferansı, konsey üyesi sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra, AKP Yalova Milletvekili Temel Coşkun ve UCLG-MEWA adına gözlemci sıfatıyla konferansa katılan Ülkü Gül de izledi. Konsey Genel Sekreteri Hasan Soygüzel’in başlattığı konferansın açılış konuşmasını Yalova Kent Konseyi Başkanı Ömer Fitoz yaptı.

“YALOVA KONSEPTİ ÜZERİNDE BULUŞMAK LAZIM”

AKP Yalova Milletvekili Temel Coşkun da konuşmasında, Yalova konsepti ve sevdası üzerinde birleşmenin şart olduğunu söyledi. Coşkun, “Bir heyecan oluşturmak lazım, bir aksiyon oluşturmak lazım. Belki temel sorunumuz bu ülkenin genelinde olan. Ama Yalova’da biraz daha öne çıkmış. Bu güzel şehirde Kent Konseyi’nin başlattığı ve kent ortamında yapılması gereken önemli konuları gündemine alıp ta Yalovalılarla paylaşma arzusunu, Yalova’da yaşayan herkesin hissetmesi duyması yaşaması lazım ve katkı sağlaması lazım. diye konuştu. Coşkun, “Bunları kırmanın yolu da ortak değerler üzerinde birleşmekten geçiyor. Yalova konsepti üzerinde, Yalova sevdası üzerinde buluşmak lazım, bu şehri ortak sahiplenmek lazım. Derdini dert etmek lazım. Mesele yalnızca Kent Konseyi’nin meselesi değil, bizim meselemiz demek lazım. Sadece yerel yönetimin belediyenin meselesi değil, bizim meselemiz demek lazım. Sadece iktidarın ya da muhalefetin meselesi değil, bu mesele bizim meselemiz demek lazım. Bu işbirliği, aidiyet, hemşerilik duygusunu sağlıklı paylaşan yerlerde, bunu başaran yerlerde güzel ilerlemeler var. Demokrasi açısından var, hukuk yönünden var, sosyal yönden var, her yönden var” diye konuştu.

BULUT, “VANDALİZM GİDEREK YAYGINLAŞIYOR”

İlk konuşmacı olan Kamu Politikaları Enstitüsü Başkan Yardımcısı Tahsin Bulut, kentlilik bilincinin gelişmesinin tüm ‘kentlilerin’ sorumluluğunda olduğunu kaydettiği konuşmasında, Vandalizm kültürünün her geçen gün etkisini arttırdığını kaydederek, “Kentsel dönüşüm projelerinin yanı sıra, bir Kentsel Sosyal Dönüşüm projesi de mutlaka olmalı” diye konuştu. Bulut, “Kentli olmak yaşadığın kentin tüm yapısını algılamayı, özümsemeyi ve yaşamayı gerektirir. Ancak günümüzde göçe bağlı olarak her geçen gün nüfusları daha da artan kentlerde kentlilik yerine bir Vandallaşma hakim. Kentlere farklı kültürlerden gelen insanların bir entegrasyon sorunu yaşıyor. Dolayısıyla da kentlerde yaşayanlar yalnızlaşmaya itiliyor. Bundan sıyrılmanın tek yolu ise kentlilik bilincinin ve hemşehrilik hukukunun oturtulmasından geçiyor” dedi.

“KENTSEL SOSYAL DÖNÜŞÜM DE OLMALI”

Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Enes Keskin ise sunumunda Bursa’da yürütülen Kent Kültürü ve Kentlilik Bilinci Araştırması Projesi hakkında bilgiler verdi. Keskin, Yalova’da da aynı sorulara benzer oranda yanıtlar verilebileceğini öngördüğünü belirterek, bu projenin aydınlatıcı bilgiler içerdiğini kaydetti.

Keskin, ‘Kaç yıldır Bursa’da yaşıyorsunuz’ sorusuna yüzde 28’lik bir çoğunluğun 11-20 yıl arasında yanıtını verdiğini, Bursa için ‘mecbur kalırsam ayrılırım’ diyenlerle, ‘hiçbir şekilde ayrılmayacağım’ diyenlerin oranlarının yüzde 44,3 ve yüzde 42,2 ile birbirine çok yakın oranda ama tamamen farklı eğilimleri işaret ettiğini kaydetti.

‘Kimler Bursalıdır’ sorusunda ise yüzde 32,5 oranında ‘kendini Bursalı hisseden herkes’, yüzde 25,8 oranında ise ‘Bursa’da yaşayan herkes’ yanıtlarının verildiğini, buna karşın yüzde 23,5 gibi bir oranın ise ‘Bursa’da doğan herkes’ yanıtını verdiğini kaydeden Enes Keskin, “Bu yanıtlar gösteriyor ki, yüzde 58’lik bir dilim, hemşericilik kavramından uzak ya da kente ait olmak için o kentte doğmuş olmanın gerekmediğini düşünüyor” dedi.

“İNSANLAR KENTLİLİK PROJELERİNE HAZIR”

“İnsanların kendilerini Bursa’ya ait hissetmeleri için sizce, biz Bursa’da yaşayanlar olarak neler yapmalıyız” sorusunun yanıtının yüzde 12,3 ile ‘herkese saygılı olmalıyız’ ve yine yüzde 12,3 ile ‘ayrımcılık yapmamalıyız’ şeklinde ortaya çıktığını belirten Keskin, “Kent hayatının daha düzenli olması için kentte yaşayanların nelere en çok dikkat etmesi gerektiğine dair soruya ise yüzde 30’u topluma saygılı olmak, yüzde 28,4’ü toplumsal kurallara uymak yanıtını veriyor. Yine mahalle veya semti güzelleştirme derneği kurulursa buna katılacağını belirtenlerin oranı yüzde 63,3. Bu da halkın, yerel yönetimlerce oluşturulacak kentlilik hareketlerine katılma talebinin yüksek olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

“KENT KÜLTÜRÜNÜN GELİŞTİRİLMESİ BİR PROJEDİR”

Projenin sonuç ve öneriler kısmında elde edilen bulguları dile getiren Keskin, “Yerel yönetimler, fiziksel dönüşüm çalışmalarıyla birlikte sosyal dönüşüm çalışmalarına da ağırlık vermelidirler. Sosyal dönüşüm sürecine yönelik çalışmalar, yerel yönetimlerin yanı sıra tüm kurum kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerince önemsenmeli ve bu konuda rol üstlenilmelidir. Örgün eğitimde kent kültürü ve kentlilik bilincini geliştirecek dersler konulmalı veya tarih, coğrafya, turizm gibi derslerde öğrencilerin dikkatlerini yaşadıkları kente çekecek çalışmalar yapılmalıdır. Hemşehri derneklerinin sahip olduğu enerji, göçle gelen hemşehrilerin yaşadıkları kente entegrasyonu sürecine yönlendirilmelidir. Kent Konseyi gibi katılımcı mekanizmalar güçlendirilmeli ve yerel demokratik yönetişim mekanizması işlevi görmeleri sağlanmalıdır” dedi.



Kemal BAYRI

Muhabir: TE Bilişim