Yalova Doğal ve Tarihi Özellikleri İle İlgi Odağı

Bahar aylarının gelmesi ile birlikte doğaseverlerde Yalova’nın çiçeklerle bezeli yaylalarını, tarih kokan mekanlarını ve doğal güzelliklerini ziyaret etmek için adeta birbirleri ile yarışmaya başladılar

Yalova Doğal ve Tarihi Özellikleri İle İlgi Odağı

Bahar aylarıyla birlikte Yalova’nın başta yaylaları olmak üzere her yanı çiçeklerle bezenmeye başladı. Ortaya çıkan bu güzellik ise doğa tutkunlarını kendine çekiyor. Ülkenin bir çok noktasından gelen doğaseverler ilin yaylaları, doğal güzellikleri ve tarihi noktalarını ziyaret ediyorlar.
Tarihi açıdan da oldukça eskilere dayanan Yalova Hititler, Frigler, Romalılar ve Osmanlılar gibi farklı medeniyetlerin izlerini taşıyor.  Yalova’nın, ilk yerleşim tarihi M.Ö. 3000 öncesine kadar uzanıyor. Şehir ekolojik çeşitliliği, kültürel zenginliği ve sağlık turizmi merkezleriyle ön plana çıkıyor. Türkiye'nin en küçük ili olarak bilinen Yalova, Marmara’nın saklı cennetlerinden biri olarak ziyaretçilerine görsel bir şölen sunuyor.
Bu kapsamda ilin en çok ilgi gören yerleri de hep bu misyonu taşıyan noktalar olarak ön plana çıkıyor.

Yürüyen Köşk

Büyük Önder Atatürk’ün gerçekleştirilmesi bugün bile imkansız direktifi “Ağaç kesilmeyecek, bina kaydırılacak.” verdiği ve hayata geçirildiği yerdir. Baş mühendiş Ali Galip Alnar ve ekibi tarafından 1930 yılında bina temeli kazılıp altına raylar döşenerek Ulu Çınar ağacından yaklaşık 5 metre kadar uzaklaştırılır ve böylece kesmekten kurtulur. O günden beri köşkün adı “YÜRÜYEN KÖŞK” olarak kalmıştır. Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 12.07.1980 gün ve 12238 sayılı kararı ile korunması gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları arasında sayılmış ve tescili yapılmıştır. 2006 Yılında, Yalova Belediyesi tarafından restorasyonu yapılarak ziyaretçilere açılmıştır.

Sudüşen Şelalesi

Yalova Termal ilçesinde bulunan Sudüşen Şelalesi, şehrin doğa harikalarından biri. Samanlı Dağları'nın arasında bulunan şelale ormanlık bir alanla çevrili. Şelaleye giden yol, rahat ve doğal bir yürüyüş parkuru olup, yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerce yoğun olarak tercih edilmektedir.

Kara Kilise

Yalova'nın 3 km. doğusunda Çiftlikköy İlçesi sınırları içindedir. Yapı, tuğladan yapılmıştır. Kubbesi ve kemerlerı günümüze sağlam gelebilmiştir. M.S.6. yüzyılda hamam, M.S.8-9 yüzyılda'da kilise olarak kullanılmıştır. Bizans dönemine ait bir kilise olduğu sanılmaktadır. Bu yapı daha önce burada bulunan Roma dönemine ait bir mabedin üzerine kilise olarak yapılmıştır. Kilise moloz taş ve tuğladan açık Yunan haçı planında yapılmıştır. Haç planlı mekâna oldukça geniş bir kapıdan girilir. Haçın kolları beşik tonozla örtülüdür. Orta mekânda, 8 penceresi bulunan yüksekçe kasnaklı bir kubbe bulunmaktadır. Kilise, serbest haç planının değişik bir örneğidir. Kara Kilise'nin kuzey-güney doğrultusunda uzunluğu 13 metre, doğu-batı doğrultusunda uzunluğu 10 metredir.

Çınarcık

Yalova'nın en büyük ilçesidir. Doğuda Yalova,Gökçedere;Güneyde Bursa ili,Gemlik ilçesi;Batıda Armutlu ve Kuzeyde Marmara Denizi ile çevrilidir. Kente 20 kilometre mesafede yer alan ilçenin tarihi M.Ö. 4000 yılına kadar uzanıyor. Frigyalılar, Kimiryalılar ve Romalılar'ın izlerini taşıyan ilçenin Bizans Dönemi'ndeki adı ‘temiz havası olan şehir' anlamına gelen KİO olarak anıldığı biliniyor. Çınarcık isminin nerden geldiği ise bilinmiyor. yalova’nın turizm gelirleri açısından önemli ilçelerindendir.

Termal Kaplıcalar

Yalova Termal Kaplıcaları, Yalova il merkezinden 12 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Türkiye'de altın madalya sahibi tek Türk Kaplıcası. Sularının kaliteli ve içilebilir olması nedeniyle de dünyaca ünlüdür. İlk hamamın Bizans İmparatoru Constantinus tarafından yaptırıldığı kaplıcalarda bulunan yeni banyolar ve köşkler Sultan Abdülmecid Dönemi'ne aittir. 1929’da Atatürk'ün emriyle hem Türkiye'ye hem de dünyaya tanıtılan kaplıcalar 1. dereceden doğal, arkeolojik ve tarihi sit alanı olarak korunmakta.

Dipsiz Göl

Çınarcık İlçesi, Teşvikiye beldesi, Erikli yaylasında yer alır. Kent ormanından 2,5 Km mesafede 530 metre rakımda bulunan büyük dipsiz göl ve bu gölden 1,5 kilometre mesafede 570 metre rakımda olan küçük dipsiz göl çevrelerinde bulunan zengin orman florası ve yaban hayatı yönünden yedi göller bölgesindeki güzellikleri aratmayacak nitelikleriyle doğaseverlerin vazgeçilmez noktalarından biridir.

YORUM EKLE