“Ulusal denizimiz, Marmara denizi” paneli yapıldı

Yalova Belediyesi tarafından organize edilen “Ulusal denizimiz, Marmara Denizi” paneli, RDKM Kültür Merkezi’nde Geleneksel Balıkçılığı Yaşatma Derneği, YAÜ Armutlu MYO Su Ürünleri Bölümü ve Merkez Su Ürünleri Balıkçılar Kooperarifi’nin paydaşlığında yapıldı.

“Ulusal denizimiz, Marmara denizi” paneli yapıldı
Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden Prof. Dr. Enis Morkoç’un yönettiği panele İÜ Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Gülşen Altuğ, EÜSÜF emekli öğretim görevlisi deniz-balık bilimci Ömer Faruk Kara, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Dilek Ediger ve Dr. Leyla Tolun, konuşmacı olarak katıldı. İÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nden Yrd. Doç. Dr. Ahsen Yüksek’in son anda katılamadığı panelde sunumunu onun yerine Geleneksel Balıkçılığı Yaşatma Derneği Başkanı Nezih Bilecik yaptı.

Dereli, “Marmara Denizi öncelikli ilgi alanımızdır”

Panelin açılış konuşmasını yapan ve Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal’ın mesajını ileten Belediye Başkan Yardımcısı Cengiz Dereli, “Toplumun ilgi alanına giren her konu aslında yerel yönetimlerin yükümlülük alanına dahildir. Bugünkü panelin konusu olan çevre ve çevre sağlığı da buna dahildir.  Günümüzde belediyelerimizi balıkçılıkla ilgili olarak bağlayan temel yükümlülük, balık hallerinin yapımı konusudur.  Yalova bir sahil kentidir, dolayısıyla denizlerimiz her yönüyle öncelikli ilgi alanımızdır. Merkez Balıkçılar Kooperatifi de ortak projeler yaptığımız bir sivil toplum kuruluşudur. Bununla ilgili en son uygulamamız geçen sonbahar gerçekleştirdiğimiz yapay resif projesi olmuştur. Marmara Denizi’nin en ayrıcalıklı özelliği aynı zamanda ulusal denizimiz olmasıdır. Haliyle sadece Marmara’ya kıyısı olan kentleri değil tüm ülkemizi ilgilendirmektedir. Marmara Denizi’nin tüm özelliklerinin gelecek kuşaklara intikalinde öncelikli pay yerel yönetimlere düşmektedir.  Bu nedenle Marmara Denizi ile uygulamalarda bir hataya düşmemek için bu denizimizle ilgili olarak yapılan bilimsel çalışmaların ışığı altında önlemlerin üretilmesi bir gerekliliktir” diye konuştu.

Dr. Dr. Güroy, “Üniversite olarak balık çeşitlerini artıracak projeler yürütüyoruz”

Armutlu MYO Su Ürünleri Balıkçılık Bölümü’nden Doç. Dr. Derya Güroy ise, “Yalova Üniversitemiz de Marmara Denizi’ne kıyısı olan bir üniversitemizdir. 2009’dan bu yana su ürünlerinde çeşitli araştırmalar yaparak nasıl katkı sağlayabilir noktasında çalışmalar sürdürüyoruz. En son olarak Marmara Denizi’nde istakozun varlığını ortaya koyarak, istakozdan nasıl yumurta alabiliriz, nasıl üretiriz diye bir çalışma yaptık. Halen devam ediyor ve Tarım Bakanlığımızdan yakın zamanda alacağımız tekne ile balıkçılık konusundaki çalışmalarımızı artırarak, bu bölgedeki balık çeşitliliğini nasıl artırabileceğimizle ilgili sorunların yanıtlarını bulmaya çalışacağız” dedi.

Tokalak, “Tuttuğumuz balık hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz”

Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Erdal Tokalak ise, “Hepimizi rahatsız eden ciddi bir konu bu. Bizler denizde çalışan insanlarız ama denizlerimizden tuttuğumuz balıklarla ilgili yeterli bilgiye sahip değiliz. Bu bilgilerden yoksun kalıp teknolojiyle yetişmeye çalışıyoruz. Bu panelin arkasından balığın nasıl yaşayabileceği anlatılacak. Katılan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Bilecik, “Sucul ortamlar bütün olarak belediyelerin ilgi alanındadır”

Geleneksel Balıkçılığı Yaşatma Derneği Başkanı Nezih Bilecik ise, “Sucul canlı kaynakların, sürdürülebilir kalkınma modeli çerçevesinde gelişmesine katkıda bulunmak ve merkezi otoritenin her türlü bilim dışı baskılardan arındırılmasına olanak yaratmak ve onun çağdaş uygulamalar radikal önlemler alarak katkıda bulunmasını sağlamak derneğimizin öncelikli bir amacıdır. Bu amaca katkıda bulunmak için yakın geçmişte diğer STK’larla özellikle endüstriyel balıkçılıkta gırgır avcılığının daha derin sulara çekilmesi konusunda merkezi otoriteye tam destek vermiştir. Bu anlamda işbirliği önemlidir. Geçtiğimiz sonbaharda Yalova’da yapay resif projesinin devreye girmesi de bu tarz işbirliğinin somut örneklerinden biridir. Sucul ortamlar bir bütün olarak belediyelerimizin ilgi alanına dahildir. Bu nedenle Marmara Denizi’nin kıyı kenti olan Yalova’da, böyle bir etkinliğin düzenlenmesi önemlidir” diye konuştu.

Prof. Dr. Gülşen Altuğ biyolojik çeşitliliği anlattı

Ardından gerçekleştirilen panelde konuşmacılar ‘Marmara Denizi ve Bakteriyolojik Kirlilik”, “Canlı kaynaklar açısından Marmara Denizi’nin güncel durumu üzerine araştırmalar”, “Güdümlü balıkçılık araştırmaları açısından Marmara Denizi’nin halihazır konumu üzerine görüşler”, “İzmit Körfezi su kalitesinin ve karasal girdilerin izlenmesi ve kirliliğin önlenmesine yönelik önerilerin geliştirilmesi”, “Kıyı alanlarının sistem yaklaşımı ile değerlendirilmesi, uygulama alanlarından biri olarak İzmit Körfezi” konu başlıkları hakkında konuştular. Panel sonunda yapılan genel değerlendirme ile Marmara Denizi’ne kıyısı olan belediyelere öneriler dile getirildi. 
YORUM EKLE

banner137

banner138