Yalova Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Tahsin Eren Sayar, dijital medya ve oyun sektörü üzerine yaptığımız röportajda oyunlarda hikâye anlatımının önemini, Türkiye’nin oyun sektöründeki gelişimini ve yapay zekânın oyun üretimine etkisini değerlendirdi. Oyunların yalnızca bir eğlence aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Sayar, gençlere “Her zaman hikâyeler üretin, senaryolar yazın, hayal gücünüz her zaman daha ileriyi görmeye yönelik olsun ve denemekten vazgeçmeyin” tavsiyesinde bulundu.
“OYUNLARI ELEŞTİREL BİR GÖZLE DEĞERLENDİRİYORUZ”
Oyunları akademik açıdan incelemenin oyun deneyimine etkisine değinen Sayar, iletişim eğitiminin kişilere medya içeriklerini eleştirel bir gözle değerlendirme alışkanlığı kazandırdığını söyledi. Akademik eğitimin film izlerken olduğu gibi oyun oynarken de farklı ayrıntılara odaklanmalarını sağladığını belirten Sayar, bu durumu şu sözlerle anlattı:
“Dijital oyunları oynama sürecinde de okulda da verdiğimiz eğitimlerde de bunun sürekli katkılarını görüyoruz ve öğrencilerimize de sürekli bu alanda kendilerini daha eleştirel bir gözle görmeleri gerektiğini ifade ediyoruz. Evet oyunları oynarken ister istemez bunun hikayesi acaba şöyle olsa daha mı iyi olurdu? Burada karakter tasarımında neler farklı olabilirdi gibi süreçlerle karşı karşıya kalıyoruz.”
Oyunların hikâyesini, karakterlerini ve anlatım biçimini sorgulamanın akademik eğitimin kazandırdığı bakış açısının bir parçası olduğunu belirten Sayar, öğrencilerin de dijital oyunları eleştirel bir gözle değerlendirmeleri gerektiğini bildirdi.
“HİKÂYE ANLATIMI GİDEREK ÖNEM KAZANIYOR”
Modern dijital oyunlarda hikâye anlatımının giderek daha fazla öne çıktığını belirten Sayar, geçmişteki oyunlarla günümüzdeki yapımlar arasında anlatım açısından farklılıklar bulunduğunu söyledi. Günümüz oyunlarının sinematik ögelerden daha fazla yararlandığını kaydeden Sayar, karakterlerin, diyalogların ve hikâyenin oyun deneyimindeki önemine dikkat çekti.
Sayar, oyunların yalnızca hikâye üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini de vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Artık günümüzde dijital oyunlar da sinematik ögelerden daha fazla faydalanır hale geldi. Bu da aynı zamanda bizim için hikayenin anlatımının da ne kadar önemli olduğunu ön plana çıkarmış oldu. Dolayısıyla hikaye anlatımı bizim için önemli. Karakterler, karakterlerin kurmuş olduğu diyaloglar bizim için önemli. Ama aynı zamanda oyunun en büyük özelliklerinden olan eğlendirme ve eğitme özellikleri de bizim için önemli. Çünkü oyunları biz aslında bir bütün olarak görüyoruz. Bunların hepsini de bu bütünü oluşturan bir parça olarak değerlendiriyoruz.”
Oyunların hikâye, karakter tasarımı, mekân tasarımı ve oyuncuya yaşattığı duyguyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sayar, farklı unsurların bir araya gelmesinin oyun deneyimini şekillendirdiğini aktardı.
“KENDİ KÜLTÜREL ÖGELERİMİZİ DAHA FAZLA GÖRMELİYİZ”
Türkiye’nin oyun sektöründeki gelişimine dikkat çeken Sayar, özellikle mobil oyun teknolojilerinde önemli bir noktaya gelindiğini söyledi. Bilgisayar ve PlayStation gibi platformlara yönelik oyunlarda da gelişimin sürdüğünü belirten Sayar, sektöre yapılan yatırımların ve dijitalleşme çalışmalarının bu sürece katkı sağladığını ifade etti.
Türkiye’de oyun sektörünün gelişmesinin sevindirici olduğunu dile getiren Sayar, yerli kültürel ögelerin oyunlardaki yerine ilişkin değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi:
“Türkiye son yıllarda özellikle mobil oyun teknolojilerinde dünyadaki en önemli oyun üreticisi ve endüstrilerden biri haline geldi. Bu bizim için mutluluk verici bir durum.”
Sektördeki gelişimde yatırımların ve dijitalleşme çalışmalarının da etkili olduğunu belirten Sayar, bu alandaki çalışmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Hükümetimiz tarafından bu alanda kalkınma planları bağlamında daha fazla yatırımlar yapılıyor. Ülkemizde başta BTK olmak üzere birçok farklı kurum aracılığıyla dijitalleşmeye olan yatırımlar daha fazla artıyor. Bu da bizim için olumlu bir süreç. Ülkemizde de biz de bunun karşılıklarını görüyoruz.”
Hikâye temelli oyunlarda Türkiye’nin kültürel değerlerinin daha fazla görülmeye başlandığını belirten Sayar, bu gelişimin ilerleyen süreçte artması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Mobil oyunlarda yaşanan gelişimin içerisinde belki bu gelenekselliği çok fazla göremiyoruz. Ama bunun dışında daha demin de anlattığım gibi hikaye temelli yapılan oyunlarda evet kendi kültürel ögelerimizi görmeye başladık. Ve bence bunu bundan sonraki süreçte daha da fazla görmeliyiz. oyunları basit bir eğlence aracı olarak görmekten ziyade aynı zamanda insanların hayatlarını yönlendiren, onlara belirli bir eğitim seviyesi oluşturan ve onları belirli bir toplumsal farkındalığa oluşturmak noktasında da faydaları olan bir araç olarak düşünmek hepimiz için daha iyi olacaktır.”
Sayar, oyunların yalnızca eğlence amacıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, kültürel değerlerin ve toplumsal konuların oyunlar aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırılabileceğine dikkat çekti.
“DENEMEKTEN VAZGEÇMEYİN”
Oyunlarda oyuncuya tanınan özgürlüğün tasarım sürecindeki önemine değinen Sayar, özgürlüğün oyunların temel özelliklerinden biri olduğunu ifade etti. Hikâyenin, karakterlerin ve mekânın sürükleyici bir bütünlük içerisinde tasarlanmasının oyun deneyimini güçlendireceğini belirten Sayar, sektörde yer almak isteyen gençlere de tavsiyelerde bulundu.
Gençlerin hayal güçlerini geliştirmeleri, hikâyeler üretmeleri ve senaryolar yazmaları gerektiğini söyleyen Sayar, deneme yapmanın başarı şansını artırdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu yüzden biz her zaman bu sürecin endüstrinin içerisinde yer alacak genç arkadaşlarımıza şu öğütlerde bulunuyoruz. Her zaman hikayeler üretin, senaryolar yazın, hayal gücünüz her zaman daha ileriyi görmeye yönelik olsun ve denemekten vazgeçmeyin.”
Sayar, oyun sektöründe başarılı olmak isteyen gençlerin farklı fikirler geliştirmesi ve üretim süreçlerinde denemeler yapması gerektiğini belirterek, “Bu işte ne kadar çok denersek başarılı olma şansımız o kadar artar” dedi.
“YAPAY ZEKÂ EĞİTİMİN YERİNİ TAMAMEN ALMIYOR”
Yapay zekânın oyun üretim süreçlerine etkisini değerlendiren Sayar, teknolojinin içerik üretimini ve bazı teknik işlemleri kolaylaştırdığını ancak mesleki eğitimin önemini koruduğunu söyledi. Yapay zekânın oyun üretiminde yeni olanaklar sunduğunu belirten Sayar, bu alanda iki farklı yaklaşımın öne çıktığını işaret etti.
Sayar, yapay zekâ sayesinde kişilerin kendi oyun içeriklerini üretebilmesinin mümkün hâle geldiğini ancak senaryo yazımı ve dijital oyun tasarımı gibi alanlarda bilgi sahibi olmanın önemini sürdürdüğünü belirtti.
Konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Yapay zeka gerçekten insanların belirli süreçleri daha kolay bir şekilde yapmalarını kolaylaştırıyor ancak ben hala alınacak eğitimin de önemli olduğunu düşünüyorum.”
Oyun geliştirmenin yalnızca kod üretmekten ibaret olmadığını vurgulayan Sayar, senaryo yazımı, karakter tasarımı, mekân tasarımı ve oyun içi kontroller gibi alanlarda yeterli bilgiye sahip olmanın önemine dikkat çekti. Yapay zekâ araçlarının tek başına yeterli olmayacağını belirten Sayar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çünkü siz her ne kadar belirli bir oyun kodlarını üretebilir ve bunu belirli bir yazılımsal düzleme getirebilir olsanız da eğer senaryo yazmayı bilmiyorsanız, oyun içi karakter tasarımının nasıl olması gerektiğini bilmiyorsanız, oyunda mekan tasarımı, işte tuş konfigürasyonlarının nasıl olması gerektiğini bilmiyorsanız bu konuda ne kadar çaba sarf etseniz de kendinizi belirli bir noktaya kadar taşıyabilirsiniz. Özellikle oyun konsollarının olduğu platformlara yönelik yapacağımız yayınlarda ve içerik üretimlerinde buna daha fazla dikkat etmeniz gerekir. Çünkü bu sefer yaptığınız iş sadece basit bir eğlence aracı olmaktan öteye gidemez ki bu da bizim çok fazla kabul ettiğimiz bir yaklaşım tarzı değil.”
Özellikle bilgisayar ve PlayStation gibi platformlara yönelik oyunların geliştirilmesinde tasarım ve içerik üretimi süreçlerinin dikkatle ele alınması gerektiğini belirten Sayar, oyunların nitelikli yapımlara dönüşebilmesi için teknik araçların yanı sıra yaratıcı düşünceye ve alan bilgisine de ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.




