Geçtiğimiz hafta Yalova’daki hastane ücretlerindeki artışa ilişkin resmi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Yalova gündemini belirleyen Eczacı Kürşat Emre Çandır, Yalova Gazetesi’nin konuğu oldu. Açıklamalarının gerekçelerini paylaşan Çandır, Yalova’da 2005 yılından bu yana sağlık politikalarının yanlış yürütüldüğünü öne sürdü.

Yalova’da ikinci basamak sağlık kuruluşu olan devlet hastanesinin bulunmadığına dikkat çeken Çandır, bu nedenle sağlık hizmetleri zincirinde önemli bir kopukluk yaşandığını söyledi. Ayrıca, 1 Temmuz itibarıyla güncellenen Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) sonrasında, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde muayene olmak isteyen vatandaşların 90 TL ödemek zorunda kalacağını belirten Çandır, Yalova’yı temsil eden milletvekillerinin bu konuyu gündeme taşımamasının kendisini hayal kırıklığına uğrattığını ifade etti.

"Yalova’nın sağlık konusundaki talihsizliği 2005 yılına kadar gidiyor"

Yıllar içerisinde Yalova’daki sağlık politikalarını neden eleştirdiğine açıklık getirerek sözlerine başlayan Çandır, "Aslında Yalova’nın sağlık alanındaki talihsizliği, 10 Şubat 2005’te uygulamaya konulan 'Sağlıkta Dönüşüm Projesi' ile başladı. O dönemde hatırlayacaksınız; Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), Bağ-Kur, Emekli Sandığı ve Yeşil Kart sistemi farklı yapılar altında hizmet veriyordu. 10 Şubat 2005’ten sonra tüm bu kurumlar Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında birleştirildi. Yalova açısından sorun da tam bu noktada başladı.

Rahmetli eski Bakanımız Yaşar Okuyan, 1999 Büyük Marmara Depremi’nin ardından Yalova için çok önemli hizmetler gerçekleştirmişti. Çiftlikköy’de bulunan Yaşar Okuyan Bölge Hastanesi de bunlardan biriydi. 2005 öncesinde bu hastane yalnızca SSK’lı vatandaşlara hizmet veriyordu. O dönemde Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve daha sonra Yeşil Kart kapsamındaki vatandaşlar ise Yalova Devlet Hastanesi’nden hizmet alıyordu. Yani 2005 öncesinde Yalova’da fiilen iki hastane vardı: Biri Çiftlikköy’deki SSK Yaşar Okuyan Bölge Hastanesi, diğeri ise bugün İl Sağlık Müdürlüğü’nün bulunduğu yerde hizmet veren 120 yataklı Yalova Devlet Hastanesi." dedi.

"İkinci basamak sağlık hizmeti sunan devlet hastanemizi kaybettik"

Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nden sonra Türkiye’de örneği görülmeyen bir durumun Yalova’da ortaya çıktığını söyleyen Çandır, "Biz bu birleşmeyi yanlış anladık. Birleşme; tüm hastanelerin kapatılması ve tek bir hastaneden hizmet verilmesi anlamına gelmiyordu. Amaç, vatandaşın sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırmaktı. Örneğin 2005 öncesinde Emekli Sandığı mensubu bir vatandaş SSK hastanesinden hizmet alamıyordu, SSK’lı bir vatandaş da devlet hastanesinden yararlanamıyordu. Birleşme sonrasında beklenti, tüm vatandaşların tüm sağlık kuruluşlarından yararlanabilmesiydi.

Türkiye’nin birçok yerinde bu model başarılı şekilde uygulandı. Ne yazık ki Yalova’da devlet hastanesi kapatıldı ve vatandaşların önemli bir bölümü Çiftlikköy’e yönlendirilmek zorunda kaldı. Böylece hem SSK’lı hastaların sağlık hizmetine erişimi zorlaştı hem de Bağ-Kur, Emekli Sandığı ve Yeşil Kart kapsamındaki vatandaşlar Çiftlikköy’e gitmek zorunda bırakıldı. Oysa yapılması gereken, tüm sağlık kuruluşlarının birlikte çalışarak Yalova’nın sağlık yükünü paylaşmasıydı.

Hastanenin ağır hasarlı ya da orta hasarlı olduğu yönünde çeşitli gerekçeler öne sürüldü ve bina kapatıldı. Ancak keşke o kapanışın hemen ardından yeni bir Yalova Devlet Hastanesi yapılmış olsaydı. Süreç bugünlere kadar böyle geldi. Sonuç olarak, geçmişte iki hastanesi bulunan Yalova, bugün Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin açılmasının ardından ikinci basamak sağlık hizmeti sunan devlet hastanesini kaybetmiş oldu." şeklinde konuştu.

Birinci basamak, ikinci basamak ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarını açıkladı

Birinci basamak, ikinci basamak ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları hakkında bilgi veren Çandır, "Birinci basamak sağlık kuruluşları; vatandaşlarımızın en kolay ulaşabildiği, gerektiğinde randevu almadan kapısını çalıp hizmet alabildiği sağlık kuruluşlarıdır. Bunların en bilinen örnekleri aile hekimlikleri, eski adıyla sağlık ocaklarıdır. Ayrıca eczaneler de birinci basamak sağlık kuruluşları arasında yer alır. Bunun yanında iş yeri hekimlikleri de birinci basamak sağlık hizmeti sunan kuruluşlardır. Bunlar, sağlık hizmeti almak istediğimizde ilk başvurduğumuz kurumlardır.

İkinci basamak sağlık kuruluşları ise devlet hastaneleri ve özel hastanelerdir. Örneğin Yalova’da iki özel hastane bulunuyor. Çiftlikköy’ü bu değerlendirmeye katmadan söylüyorum: Uzmanlar Hastanesi, Atakent Hastanesi ve normal şartlarda olması gereken Yalova Devlet Hastanesi bu gruba girer.

Üçüncü basamak sağlık kuruluşları ise daha çok akademik çalışmaların yürütüldüğü, ileri düzey tanı ve tedavi hizmetlerinin sunulduğu sağlık kuruluşlarıdır. Tıp fakülteleri, şehir hastaneleri ve eğitim araştırma hastaneleri bu grupta yer alır. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi de üçüncü basamak sağlık kuruluşu olarak kabul edilmektedir. Özetle; birinci basamak aile hekimlikleri ve eczaneler, ikinci basamak devlet ve özel hastaneler, üçüncü basamak ise tıp fakülteleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile şehir hastaneleridir." ifadelerini kullandı.

Yalova Eczaci Saglik Politika Elestiri Basamak Kuruluslar Muayene Ucret Artis Haber (1)

Yalova’daki Sağlık Zinciri Koptu mu?

Yalova’daki mevcut durumu Türkiye’deki uygulamalarla kıyaslayan Çandır, "Yalova ile benzer ölçekte birkaç ili örnek verebiliriz. Rize’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi var. Üstelik bu yapı, Yalova Üniversitesi ve Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden çok daha önce kurulmuş ve hizmet vermeye başlamış durumda. Buna rağmen Rize’de Devlet Hastanesi de bulunuyor.

Benzer büyüklükteki diğer illere baktığınızda da eğitim ve araştırma hastanesi ya da tıp fakültesi bulunan illerin tamamında ikinci basamak sağlık kuruluşunun da hizmet verdiğini görüyorsunuz. Zaten sağlık hizmeti sunumu bir zincirdir. Bu zincir birinci basamakla başlar, ikinci basamakla devam eder ve üçüncü basamakla tamamlanır.

Birinci basamak sağlık kuruluşuna gittiğinizde aile hekiminiz sağlık sorununuzu çözemeyeceğini düşünüyorsa, daha ileri tetkik gerekiyorsa ya da bir uzman hekim görüşüne ihtiyaç duyuyorsa sizi ikinci basamak sağlık kuruluşuna yönlendirir. Yani Yalova Devlet Hastanesi’ne, Rize Devlet Hastanesi’ne, Düzce Devlet Hastanesi’ne ya da Bursa Devlet Hastanesi’ne...

Ancak bir şehirde ikinci basamak sağlık kuruluşu yoksa vatandaş doğrudan üçüncü basamak sağlık kuruluşuna yönlendirilmiş oluyor. Bu, olması gereken bir durum değil. Bunu sadece ben söylemiyorum. Sağlık çalışanları ve sağlık alanındaki tüm paydaşlar da aynı görüşü dile getiriyor.

Doğru olan, birinci basamaktan ikinci basamağa geçiş yapılmasıdır. Sorun devlet hastanesinde çözülemezse, o zaman tıp fakültesi veya eğitim ve araştırma hastanesinden destek alınır. Bizde ise ikinci basamak olmadığı için vatandaş aile hekimliğinden doğrudan üçüncü basamağa geçiyor. Bu, sağlık sisteminin doğal işleyişine uygun olmayan ve anlaşılması güç bir durumdur. Bu durum yalnızca Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yükünü artırmakla kalmıyor, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin verimliliğini de olumsuz etkiliyor." dedi.

"Yalova'nın sağlık hizmeti talebinin karşılanmasını da zorlaştırıyor"

Eğitim ve Araştırma Hastaneleri'nin akademik çalışmaların yürütüldüğü, asistan hekimlerin eğitim aldığı ve bilimsel faaliyetlerin gerçekleştirildiği kurumlar olduğuna dikkat çeken Çandır, "Basit bir sağlık raporu, hafif bir bel ağrısı ya da kolaylıkla çözülebilecek bir uzman hekim muayenesi için üçüncü basamak bir sağlık kuruluşunun meşgul edilmesi doğru bir yaklaşım değildir.

Sorun sadece bununla da sınırlı değil. Bu durum aynı zamanda Yalova'nın sağlık hizmeti talebinin karşılanmasını da zorlaştırıyor. Çünkü Yalova artık eski Yalova değil. Sürekli göç alan, nüfusu hızla artan ve sağlık hizmetine duyulan ihtiyacın her geçen gün arttığı bir il hâline geldi.

Özellikle yaz aylarında çevre ilçe ve bölgelerden gelen vatandaşlara da hizmet veriyoruz. Bugün Orhangazi'den, İznik'ten ve Karamürsel'den gelen vatandaşlar, 'Eğitim ve Araştırma Hastanesi' tabelasını gördüklerinde doğrudan buraya geliyor. Oysa bir devlet hastanesi olsaydı öncelikle bu hastalar devlet hastanesine yönelirdi. Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan profesörlerimizden, doçentlerimizden ve akademisyen hekimlerimizden de gerçekten ihtiyaç duyulan durumlarda yararlanılırdı.

Ancak ilimizde yalnızca eğitim ve araştırma hastanesi bulunduğu için Orhangazi, Karamürsel ve İznik gibi çevre ilçelerden de yoğun bir talep oluşuyor. Bu talep karşılanmakta zorlanıyor ve bunun en somut sonucunu da Merkezi Hekim Randevu Sistemi'ndeki randevu yoğunluğunda görüyoruz." ifadelerini kullandı.

"Eğitim ve Araştırma Hastanesi gereksiz bir yoğunlukla karşı karşıya kalmamalı"

Daha kolay çözülebilecek sağlık sorunları yaşayan vatandaşların, Yalova’da devlet hastanesi bulunmaması nedeniyle Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönlendirildiğini belirten Çandır, bunun da eğitim ve araştırma faaliyetleri yürütmesi gereken üçüncü basamak sağlık kuruluşlarının işleyişini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Yalova'da Anne Adaylarına Doğuma Hazırlık Eğitimi
Yalova'da Anne Adaylarına Doğuma Hazırlık Eğitimi
İçeriği Görüntüle

Çandır, "Bir eğitim ve araştırma hastanesi, basit bir tansiyon raporu, hafif bir bel ağrısı ya da basit bir karın ağrısı nedeniyle gereksiz bir yoğunlukla karşı karşıya kalmamalı. Bu yükü devlet hastanesi taşımalıdır. Devlet hastanesinde çözülemeyen, teşhisi konulamayan veya tedavisi gerçekleştirilemeyen hastalar ise ilgili uzman hekimlerin görev yaptığı eğitim ve araştırma hastanelerine yönlendirilmelidir. Ne yazık ki Yalova'da devlet hastanesi olmadığı için vatandaşlarımız doğrudan eğitim ve araştırma hastanesine başvurmak zorunda kalıyor. Bu da hem hastanenin yükünü artırıyor hem de sağlık sisteminde olması gereken işleyişi olumsuz etkiliyor." şeklinde konuştu.

"Yalova’da devlet hastanesi olmadığı için 90 TL muayene ücreti ödeyeceğiz"

1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren yeni muayene katılım payları hakkında bilgi veren ve Yalova halkının mağduriyet yaşadığını ifade eden Çandır, "Öncelikle şunu belirtmek isterim; aile hekimliklerinde hâlâ herhangi bir muayene ücreti ödemiyoruz. Bu son derece olumlu bir uygulama. Çünkü aile hekimlikleri, vatandaşlarımızın sağlık hizmetine ücretsiz ve mümkün olduğunca kolay ulaşmasını sağlayan kurumlardır. Bu nedenle vatandaşlarımızın bir sağlık kuruluşuna başvuracakları zaman öncelikle aile hekimliklerine gitmeleri gerektiğini düşünüyorum. Böylece hem ücretsiz sağlık hizmeti alınmış olur hem de az önce bahsettiğimiz sağlık hizmeti zinciri doğru şekilde işletilmiş olur.

Aile hekimliklerinde muayene ücretsiz. Devlet hastanelerindeki muayene ücreti ise daha önce 26 TL idi, bugün 50 TL’ye yükseldi. Yalova açısından dikkat çeken nokta ise eğitim ve araştırma hastanesindeki muayene ücretidir. Bugün Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir poliklinik muayenesi için vatandaşın ödemesi gereken ücret 90 TL’dir.

İşte bu durum, Yalova’da ikinci basamak sağlık kuruluşunun bulunmamasının ortaya çıkardığı sonuçlardan yalnızca biridir. Keşke Yalova’da bir devlet hastanemiz olsaydı. Böylece hem randevu almak bu kadar zorlaşmazdı hem eğitim ve araştırma hastanesi gereksiz bir yoğunluk yaşamazdı hem de vatandaşlarımız 50 TL ödeyerek muayene olabilirdi. Ancak Yalova Devlet Hastanesi’nin bulunmaması nedeniyle vatandaşlarımız bugün 90 TL ödeyerek eğitim ve araştırma hastanesinde muayene olmak zorunda kalıyor." dedi.

"Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bütçesi ilaç, medikal malzeme ve sarf malzemelerini karşılamaya yetmiyor mu?"

Muayene ücretlerinin son aylarda yüzde 246 oranında arttığına dikkat çeken Çandır, "Bence bu konuya bir de bu açıdan bakmak gerekiyor. Bugün açıklanan enflasyon oranları yüzde 35-40 seviyelerindeyken, yalnızca birkaç ay içerisinde muayene ücretine yüzde 246 oranında zam yapılmasının gerekçesi kamuoyuna açıklanmalıdır.

Neden yüzde 246’lık bir artış öngörüldü? Bunun sebeplerinin açık bir şekilde paylaşılması gerektiğini düşünüyorum. Yani Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bütçesi ilaç, medikal malzeme ve sarf malzemelerini karşılamaya yetmiyor mu? Ya da bu kadar yüksek oranlı zamların gerekçesi nedir?

Ne yazık ki bu konuda ne Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan ne de ilgili yetkililerden tatmin edici bir açıklama alabildik. Bir vatandaş olarak bu soruyu sormanın en doğal hakkımız olduğunu düşünüyorum. Çünkü ülkemizde vatandaşlarımızın ekonomik şartları ortada. Kılı kırk yararak geçinmeye çalışıyoruz. Emeklilerimizin maaşı belli, asgari ücretlinin geliri belli. Böyle bir ortamda yalnızca bir poliklinik muayenesi için 90 TL ödemek bana göre kabul edilebilir bir durum değil." ifadelerini kullandı.

"Yalova milletvekillerinden girişim beklemiştim"

Yeni muayene ücretleri belirlenirken Yalova’nın özel bir statüye sahip olması gerektiğini belirten Çandır, "Çünkü ilimizde ikinci basamak sağlık kuruluşu bulunmuyor. Bu nedenle üçüncü basamak sağlık hizmeti almak zorunda kalan vatandaşlarımızın, ikinci basamak sağlık kuruluşundan hizmet alıyormuş gibi 50 TL muayene ücreti ödemesi yönünde özel bir uygulama hayata geçirilebilirdi.

Biz bu konuyu birkaç gün önce gündeme taşıdık. Ancak ne Yalova milletvekillerimizden ne de ilgili kişi ve kurumlardan bu konuda herhangi bir adım atıldığını görebildik. Açık konuşmak gerekirse ben, Yalova milletvekillerimizden bu konuda bir girişim bekledim. Çünkü ortada açık bir gerçek var. Yalova’da üçüncü basamak sağlık kuruluşu var, ancak ikinci basamak sağlık kuruluşu yok.

O hâlde vatandaş neden 90 TL ödemek zorunda kalsın? Biz de 50 TL ödeyebilmeliyiz. Bu yönde bir adım atılmasını bekledim. Ancak ne yazık ki bugüne kadar böyle bir gelişme yaşanmadı." diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Göktuğ Doğukan Yüksel