Türkiye'nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türk Yeşilay Cemiyeti'nin Yalova Şube Başkanı İbrahim Akkanat, daha önce Yalova Gazetesi'ne konuk olarak Yeşilay'ın tarihçesi ve genel faaliyetleri hakkında bilgi vermişti. Açıklamalarını sürdüren Akkanat, göreve geldiği günden bugüne geçen son bir buçuk yılda hayata geçirilen çalışmaları anlatırken, yönetimiyle birlikte gelecekte gerçekleştirmeyi planladığı projeleri de paylaşmış ve Yalova kamuoyunun dikkatini çeken önemli değerlendirmelerde bulunmuştu.

Yeşilay'ın kuruluş amacı olan bağımlılıkla mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akkanat, bu alandaki en önemli hizmetlerden biri olan Yeşilay Danışmanlık Merkezi'ne (YEDAM) dikkat çekerek açıklamalarının ilk bölümünü tamamlamıştı.

Yalova Gazetesi'ne açıklamalarını sürdüren Akkanat, alkol, sigara ve uyuşturucu bağımlılığının Türkiye ve Yalova'daki mevcut durumuna ilişkin verileri paylaşırken, son yıllarda giderek önem kazanan teknoloji bağımlılığına da dikkat çekti.

Bağımlılıkla mücadele yöntemleri hakkında da konuşan Akkanat, bağımlı bireylerle ailelerin kuracağı sağlıklı iletişimin büyük önem taşıdığını belirterek, doğru yaklaşımın tedavi ve iyileşme sürecindeki en önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi.

Tütün, alkol ve uyuşturucu kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Akkanat, "Tütün kullanımı toplumun geniş bir kesimini etkiliyor. Alkol kullanımında sınırlı ancak dikkat çekici bir artış söz konusu. Sentetik uyuşturucular ise özellikle gençler açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Bu nedenle bağımlılıkla mücadelenin önleme, erken müdahale, tedavi ve sosyal destek süreçleriyle birlikte yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz." dedi.

Yalova Yesilay Sube Baskan Uyusturucu Alkol Tutun Teknoloji Bagimlilik Mucadele Haber (2)

Tütün, Alkol ve Uyuşturucu Kullanımı Artmış

Tütün, alkol ve uyuşturucu kullanımına ilişkin ellerinde güncel veriler bulunduğunu ancak bu verilerin klinik bağımlılık tanısı konulan kişi sayısını göstermediğini vurgulayan Akkanat, "Türkiye'de tütün kullanımına baktığımızda, 15 yaş ve üzeri bireylerde her gün tütün kullananların oranı 2022 yılında yüzde 28,3 iken, 2025 yılında yüzde 30,1'e yükselmiş durumda. Erkeklerde bu oran yüzde 42,9, kadınlarda ise yüzde 17,5 olarak görülüyor. Yani yaklaşık her 10 kişiden 3'ü her gün tütün kullanıyor. Bu artış, koruyucu ve önleyici çalışmaların daha da güçlendirilmesi gerektiğini açıkça gösteriyor. Bu veriler, TÜİK tarafından yayımlanan Türkiye Sağlık Araştırması'nın 2025 sonuçlarına dayanıyor.

Alkol kullanımına baktığımızda ise son 12 ay içinde alkol kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 12,1 iken, 2025 yılında yüzde 12,6'ya yükselmiş. Erkeklerde bu oran yüzde 18,7, kadınlarda ise yüzde 6,6 olarak görülüyor. Kullanım oranındaki artış sınırlı görünse de toplumsal etkileri oldukça önemli. Özellikle erken yaşta alkol kullanımını bağımlılık riskini artıran en temel etkenlerden biri olarak görüyoruz. Bu değerlendirmeler de yine Türkiye Sağlık Araştırması verilerine dayanıyor.

Uyuşturucu ve sentetik madde kullanımına ilişkin verilere baktığımızda ise 2024 yılında doğrudan madde kullanımına bağlı 420 ölüm tespit edilmiş. Bu sayı, bir önceki yıla göre yüzde 42 artış anlamına geliyor. Bu gerçekten çok kritik bir veri. Hayatını kaybedenlerin yaklaşık yüzde 60'ı 30 yaşın altında. Yani bu sorun özellikle gençleri etkiliyor." ifadelerini kullanan Akkanat, uyuşturucuya bağlı ölümlerde bonzai ve metamfetamin gibi sentetik maddelerin öne çıktığını belirtti.

Yalova'daki Durum Ne?

Yalova'daki güncel bağımlılık oranlarına ilişkin sorumuzu yanıtlayan Akkanat, il genelinde bağımlılık yaygınlığına dair kamuoyuyla paylaşılmış güncel ve kapsamlı bir istatistik bulunmadığını söyledi.

Akkanat, "İlimizde bağımlılık yaygınlığına ilişkin kamuoyuyla paylaşılmış güncel ve kapsamlı bir istatistik bulunmuyor. Bu nedenle Yalova'nın Türkiye ortalamasının altında ya da üstünde olduğunu söylemek doğru olmaz. Ancak emniyet ve jandarma verileri, uyuşturucu arzının Yalova açısından önemli bir risk oluşturduğunu gösteriyor.

2025 yılının ilk dört ayında emniyet bölgesinde uyuşturucu ticaretine yönelik 55, kullanma ve bulundurmaya yönelik ise 279 olay tespit edildi. Jandarma bölgesinde ise uyuşturucu ticaretine yönelik 19, kullanma ve bulundurmaya yönelik 58 olay kayıtlara geçti.

Bu operasyon sayılarını doğrudan bağımlılık oranı olarak değerlendirmemek gerekir. Bunlar daha çok kolluk kuvvetlerinin yürüttüğü faaliyetleri ve tespit edilen olayları göstermektedir. Dolayısıyla bu veriler bağımlılık oranını değil, güvenlik birimlerinin müdahale ettiği vakaları ortaya koymaktadır. Bağımlılık yaygınlığına ilişkin düzenli ve kapsamlı veriler paylaşılmadığı için bu konuda daha ayrıntılı değerlendirme yapamıyoruz." dedi.

Güllü'nün Kızına Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi
Güllü'nün Kızına Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi
İçeriği Görüntüle

Yalova'da Bağımlılıkla Mücadele Nasıl Yürütülüyor?

Yalova'da bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara değinen Akkanat, "Valilik koordinasyonunda faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu üç ayda bir toplanıyor. Bu kurulda bağımlılıkla ilgili önemli kararlar alınıyor, Yalova'nın mevcut durumu değerlendiriliyor ve tüm kurumların katılımıyla önleyici çalışmalar planlanıyor. Burası kamu kurumlarının ortak çalışma alanı niteliğinde.

Bunun yanında YEDAM bünyesinde ücretsiz psikolojik ve sosyal destek hizmetleri sunuluyor. Sağlıklı Hayat Merkezleri ve ayakta tedavi hizmetleri de vatandaşlara destek veriyor. Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullarda koruyucu ve önleyici eğitimler düzenleniyor. Yeşilay'ın gönüllülük faaliyetleri ve farkındalık çalışmaları da Yalova'nın bu alandaki kapasitesini güçlendiriyor." ifadelerini kullandı.

Bağımlılık ortaya çıkmadan önce önlem almanın önemine dikkat çeken Akkanat, bunun Yeşilay'ın temel hedeflerinden biri olduğunu belirterek şöyle konuştu:

"Ailelerde farkındalık oluşturmak, okul temelli eğitimleri yaygınlaştırmak, tütün ve alkol kullanımına karşı erken müdahale mekanizmalarını güçlendirmek, sentetik uyuşturucular ve internet üzerinden yapılan yasa dışı satışlara karşı bilinç oluşturmak gerekiyor. Bunun yanında tedavi ve danışmanlık hizmetlerinin bilinirliğinin artırılması büyük önem taşıyor. Yalova'da tüm kurumların ortak hareket etmesini en önemli önceliklerimiz arasında görüyoruz."

Yalova Yesilay Sube Baskan Uyusturucu Alkol Tutun Teknoloji Bagimlilik Mucadele Haber (4)

"Teknoloji, Geçici Bir Alışkanlığın Ötesine Geçti"

Son yıllarda teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte teknoloji bağımlılığının önemli bir sorun hâline geldiğini belirten Akkanat, bu alanda da yoğun çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Akkanat, "Dijital araçların kullanım yaşı her geçen gün daha da düşüyor. Ekran karşısında geçirilen süre yalnızca çocuklar ve gençler için değil, hepimiz için artıyor. Sosyal medya ve dijital oyunlar artık günlük yaşamımızı doğrudan etkilemeye başladı. Sorun, geçici bir alışkanlığın ötesine geçerek ciddi bir bağımlılık eğilimi göstermeye başladı.

Ancak şunu özellikle belirtmek gerekir ki her teknoloji kullanımı bağımlılık değildir. Bu konu oldukça hassas ve dikkatli değerlendirilmesi gereken bir alan. Bağımlılığın en temel göstergesi teknolojik kullanımın kontrol edilememesidir. Kullanım süresinin sürekli artması, bırakmak ya da ara vermekte zorlanılması, teknolojinin diğer faaliyetlerin önüne geçmesi ve ortaya çıkan olumsuz sonuçlara rağmen kullanılmaya devam edilmesi bağımlılığın önemli göstergeleri arasında yer alıyor.

Bizim için temel ölçüt bunun günlük yaşamı etkileyip etkilemediğidir. Eğer çocuğun okul başarısında düşüş yaşanıyorsa, aile ilişkileri zayıflıyorsa, sosyal hayattan uzaklaşıyorsa, uyku düzeni bozuluyorsa, günlük sorumluluklarını ihmal ediyorsa ya da öfke, huzursuzluk ve içe kapanma gibi belirtiler görülüyorsa burada ciddi bir riskten söz edebiliriz. Dolayısıyla önemli olan yalnızca ekran başında geçirilen süre değil, bunun bireyin yaşamı üzerindeki etkileridir." dedi.

"Aileler de Kendi Teknoloji Kullanımlarıyla Çocuklarına Örnek Olmalı"

Teknoloji bağımlılığına ilişkin güncel verileri paylaşan Akkanat, çözümün teknolojiyi yasaklamak değil, bilinçli kullanımı öğretmek olduğunu vurguladı.

Akkanat, "Problemli sosyal medya kullanımına baktığımızda bu oran 2018 yılında yüzde 7 iken, 2022 yılında yüzde 11'e yükselmiş durumda. Problemli dijital oyun kullanımında ise gençlerin yaklaşık yüzde 12'sinin risk altında olduğu görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri de teknoloji bağımlılığının artık ciddi bir toplumsal sorun hâline geldiğini ortaya koyuyor.

Aslında burada amaç teknolojiyi yasaklamak değil, doğru kullanmayı öğretmektir. Çünkü teknoloji artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Ondan tamamen uzak durmamız mümkün değil. Önemli olan, teknolojiyi bilinçli ve kontrollü kullanabilmektir.

Bu nedenle kullanım sürelerinin yaşa uygun şekilde sınırlandırılması gerekiyor. Çocuklara dijital okuryazarlık becerileri kazandırılmalı. Aileler de kendi teknoloji kullanımlarıyla çocuklarına örnek olmalı. Okul ve aile bu süreçte birlikte hareket etmeli.

Bunun yanında çocuklarımızı ve gençlerimizi gerçek hayatla daha güçlü bağ kurabilecekleri alanlara yönlendirmemiz gerekiyor. Spor, sanat, kitap, doğa, sosyal etkinlikler ve gönüllülük çalışmaları bu açıdan büyük önem taşıyor." dedi.

"Yasaklamak Değil, Sağlıklı Sınırlar Oluşturmak Gerek"

Teknoloji bağımlılığıyla mücadelenin diğer bağımlılık türlerinden bazı yönleriyle ayrıldığını belirten Akkanat, ailelerin bu süreçte bilinçli hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Akkanat, "Teknoloji; eğitimin, iletişimin ve çalışma hayatının vazgeçilmez bir parçası. Bu nedenle teknolojiden tamamen uzaklaşmak mümkün değil. Dolayısıyla burada farklı bir yaklaşım ortaya koymak zorundayız.

Diğer bağımlılık türlerinden farklı olarak teknoloji kullanımında amaç tamamen yasaklamak değil, sağlıklı sınırlar oluşturmaktır. Bunun için öncelikle ev içerisinde belirli kuralların oluşturulması gerekiyor. Teknoloji kullanım süresi çocuğun yaşına uygun olmalı. Kurallar açık, anlaşılır ve tutarlı bir şekilde uygulanmalı.

Yemek saatleri ekransız geçirilmeli, aile buluşmalarında telefon kullanılmamalı ve özellikle uyumadan önce ekran kullanımı sınırlandırılmalı. Ayrıca telefon ve tabletler çocukların odalarında bulundurulmamalı.

Burada ailelere çok önemli görevler düşüyor. Anne ve babaların çocuklarına rol model olması gerekiyor. Ebeveynler önce kendi teknoloji kullanımlarını kontrol edebilmeli ki çocuklarına örnek olabilsinler. Belirlenen kurallar yalnızca çocuklar için değil, ailedeki herkes için geçerli olmalı. Anne ve baba da koydukları kurallara uymalı.

Aileler çocuklarıyla daha kaliteli zaman geçirmeli. Yasaklayıcı bir dil yerine açıklayıcı ve rehberlik eden bir iletişim dili kullanılmalı. Çocukların duygu ve ihtiyaçları dikkatle dinlenmeli. Çünkü çocuklar söylenenlerden çok, gördüklerini örnek alırlar." ifadelerini kullandı.

Yalova Yesilay Sube Baskan Uyusturucu Alkol Tutun Teknoloji Bagimlilik Mucadele Haber (1)

"YEDAM'da Ücretsiz Psikolojik Destek Sunuyoruz"

Teknoloji bağımlılığında profesyonel desteğin ne zaman alınması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akkanat, "Eğer teknoloji kullanımı çocuğun okul başarısını düşürüyorsa, uyku düzenini bozuyorsa, aile ilişkilerini zayıflatıyorsa, sosyal hayattan uzaklaşmasına neden oluyorsa ya da günlük sorumluluklarını yerine getirmesini engelliyorsa mutlaka profesyonel destek alınmalıdır.

Bu desteğin alınabileceği kuruluşlardan biri de bugün röportajımızı gerçekleştirdiğimiz YEDAM'dır. YEDAM'da bireylere ücretsiz psikolojik destek sunuyoruz. Ailelere danışmanlık hizmeti veriyor, sosyal destek çalışmaları yürütüyoruz. Her birey için kişiye özel değerlendirme ve takip süreçleri oluşturuyoruz. Aynı zamanda kontrollü teknoloji kullanımına yönelik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri de sağlıyoruz.

Yani çözüm yalnızca ekranı kapatmak değildir. Asıl çözüm, çocuğun gerçek hayatla olan bağını yeniden güçlendirmekten geçiyor." dedi.

"Ani Yasaklamalar ve Ağır Cezalardan Kaçınılmalı"

Bağımlılık riski taşıyan çocuklarla kurulacak iletişimin büyük hassasiyet gerektirdiğini belirten Akkanat, ailelerin öncelikle sakin kalması gerektiğini ifade etti.

Akkanat, "Öncelikle ailelerin paniğe kapılmaması gerekiyor. Çocuğumuza kaygımızı hissettirecek ani ve sert tepkiler vermemeliyiz. Önce dikkatli bir gözlem yapmalıyız.

Tek bir belirtiye bakarak 'Çocuğum bağımlı.' demek doğru değildir. Ancak uyku düzeninde bozulma, okul başarısında düşüş, arkadaş çevresinden ve aileden uzaklaşma, ani öfke patlamaları, içe kapanma, para harcamalarında artış ve günlük sorumlulukların ihmal edilmesi gibi belirtiler dikkatle takip edilmelidir.

Çocukla doğru iletişim kurmak büyük önem taşıyor. Konuşmak için sakin ve güvenli bir ortam tercih edilmeli. Suçlayıcı ya da tehdit edici bir dil kullanılmamalı. Çocuğu sonuna kadar dinlemek ve duygularını ifade etmesine fırsat vermek gerekiyor.

'Sen bağımlısın.' demek yerine, 'Sende bazı değişiklikler görüyorum ve senin için endişeleniyorum.' gibi ifadeler kullanmak çok daha sağlıklı olacaktır.

Ayrıca aile içinde tutarlı sınırlar belirlenmeli. Ani yasaklamalardan ve ağır cezalardan kaçınılmalı. Kurallar açık, anlaşılır ve ailedeki herkes için geçerli olmalıdır. En önemlisi ise çocuğun sorunu gizlemesine neden olacak sert ve yargılayıcı tepkiler verilmemesidir." diye konuştu.

"YEDAM Yalnızca Bağımlılara Değil, Ailelerine de Destek Veriyor"

Sorunların devam etmesi hâlinde profesyonel desteğin geciktirilmemesi gerektiğini belirten Akkanat, "Psikolog veya psikiyatrist desteğine başvurulabilir, okulun rehberlik servisiyle iletişim kurulabilir. Ayrıca YEDAM'ın ücretsiz hizmetlerinden de yararlanılabilir.

Çocuk destek almak istemese bile aileler tek başlarına danışmanlık hizmeti alabilir. Çünkü YEDAM yalnızca bağımlı bireylere değil, ailelerine de destek sunuyor. Aileler, bağımlılıkla nasıl mücadele edecekleri konusunda ücretsiz danışmanlık hizmeti alabiliyor.

Sorunun büyümesini beklemeden harekete geçmek gerekiyor. Erken fark etmek, doğru iletişim kurmak ve zamanında profesyonel destek almak iyileşmenin en önemli unsurlarıdır. Bağımlılık çözümsüz değildir. Doğru destek ve doğru yaklaşımla iyileşmek mümkündür." ifadelerini kullandı.

"115 YEDAM Danışma Hattı Üzerinden Bize Ulaşabilirsiniz"

Röportajın sonunda Yalovalılara da seslenen Akkanat, YEDAM'ın tamamen gizlilik esasına göre hizmet verdiğini vurguladı.

Akkanat, "YEDAM bizim için gerçekten çok kıymetli bir merkez. Burası tamamen gizlilik esasına göre hizmet veren bir kurumdur. Başvuran hiçbir vatandaşımızın kimliği paylaşılmaz, mahremiyetleri titizlikle korunur. İnsanların kendilerini rahatça ifade edebilecekleri güvenli bir ortam sunuyoruz.

Temel hedefimiz, vatandaşlarımızın YEDAM'a ihtiyaç duymadan önce bağımlılığı önleyebilmektir. Ancak bağımlılık geliştiğinde de burada psikolojik, sosyal ve rehabilitasyon süreçleriyle kişilere destek veriyoruz.

Yeşilay olarak YEDAM, Genç Yeşilay ve diğer çalışmalarımızla çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı bir geleceğe ulaşması için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

YEDAM Yalova Merkezimiz, Bahçelievler Mahallesi Piri Reis Sokak No: 4 Merkez/Yalova adresinde hizmet veriyor. Ayrıca vatandaşlarımız 115 YEDAM Danışma Hattı üzerinden ücretsiz olarak bizlere ulaşabilir, randevu oluşturabilir ve bağımlılıkla mücadele konusunda uzman desteği alabilirler.

Bağımlılık konusunda bilgi almak isteyen, danışmanlık hizmetinden yararlanmak isteyen ya da Yeşilay'ın gönüllülük ve farkındalık çalışmalarına katılmak isteyen tüm Yalovalıları aramızda görmekten mutluluk duyarız." diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Göktuğ Doğukan Yüksel