BAKÜ’YE DOĞRU
Hayatta rastlantı yoktur, olacağı varsa karşına çıkar, senin algın açıksa farkına varırsın. Nette gezinirken üst üste Bakü tanıtım videoları karşıma çıktı, beni buldu.
İlk dikkatimi çeken sokaklar temiz, trafik kurallarına uyuluyor, ucuz, tarih kokan yer. İki Devlet bir millet deniyor ya . Deniyor da lisan tam aynı değil, hatta bazı kelimeler çok farklı anlama geliyor.
Saat Türkiye’den 1 saat ileri
Anlatacaklarıma, her gün çok şey eklendi.
Aldım Azer havayollarından bileti, bilet satanlar bile güler yüzlü ilgili.
Vize yok, pasaport yok kimlikle geliyorsun
Uçakta hostesler beni Rus sandılar, bana bir şey diyor, kelimelerin ucundan bile Türkçe kelime yakalayamadım. İçimden eyvah dedim. Lisan böyleyse ,bu saatten sonra yeni dil öğrenmem gerekecek. Meğer Rusça , et mi istersiniz, tavuk mu diyormuş. Anlamadım dedim (şimdi olsa başa düşmedim derdim)
Türk müsünüz, ben sizi Rus sandım dedi.
Etin tadı uzun yıllar geriye götürdü.
Et böyleydi ya dedim, salatadan tatlıya, istediğin içecekler.
Uçakta yemekler nefis, her şey ücrete dahil (reklam almadım) benim tarafsız gözlemlediğim, anlatacaklarım hep yaşadıklarım olacak.
Önceden gidip bakayım, aklıma yatarsa yerleşirim dedim.
Facebook da yine önüme ilk okul arkadaşım çıktı. Azerbaycan Türkü bir hanımla evliymiş,10 yıldır Bakü de yaşıyorlarmış. Bir şeyin olacağı varsa yollar açılıyor.
Zaten bir şey olmuyorsa zorlamamak lazım. Allah sizi bir şeylerden koruyordur.
Kira olayında ev sahibinden korumuş da zaman az diye zorladık.
Sağ olsun çocukluk arkadaşım beni havaalanından karşıladı, Bakü’yü çok beğendim . Marketler ve eczaneler 24 saat açık. Haziran sonu 1 manat 27 TL idi
İlk izlenimim, bizim 80’ler dedim. Kıyafetler, Murat 124 tipi arabalar, insanlar güler yüzlü, sevecen, trafik kurallarına herkes uyuyor.
Kadınlara saygı var, erkeklere kişi deniyor.
Kişi berberi, Cenap bey demek. x ve q harfi var telaffuz da zorlandım .
6 günlük zaman diliminde, zamanla yarışıyorsun kiralık ev bulmak için. İş olarak da İtalyanca öğretmenlik konuştuk. Sonradan öğrendim ki burada İtalyanca’ya rağbet yok.
Tabi maddi olarak, bütün birikim gidiyor. Arkadaşa yakın olsun diye aynı site de ev tuttum, burada kira kontratsız yapılıyor dediler. Manatları da elden aldı. Yeni bir ülke adetini bilmezsin, kanunlarını bilmezsin demek böyleymiş dedim. (Bu konu çok uzun) zaman zaman değineceğim.
Kısa zaman da çok şey yaşamak bu dedim.
Azla çok şeyi yaşamanın anlamını öğrendim
Peynir kutusundan çatallık yaptım, karton bardağı bardak olarak kullandım. Naylonu delip süzgeç yaptım. Yani az eşyalarla da yaşanılıyor. Yaş yapabilirliktir derim hep, bu her gün daha da ispatlanıyor. Sen kalk bu saatten sonra ülke değiştir.
Düzenini boz, konfor alanından çık, geçmişi, anıları sevdiğin insanları bırak.
Cidden çılgınlık, para (pul deniyor)
Çok olsa hareket kabiliyetin olur.
Para pul oldu diye söz vardır, vardır da manat pulu, paradan değerli.
Evet anlatacaklar çok, devamı gelecek. Eskiden radyo da arkası yarın vardı, yani bildiğin Tv dizilerinin seslileri.
Ses var görüntü yok. Burada tevellüt kaç diye soruyorlar. Rahmetli babam hiç zorlanmazdı, çoğunlukla bilmece de sorulan sorular gibi, zor ne demek çetin demek.
Neyse yeni haberlerle görüşürüz. Sağlıkla,iyilikle kalın.