Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının en büyük yatırım araçlarından biri olan altın, 2026 yılının başları itibarıyla ons bazında 5.600 dolara kadar çıkarak rekor üstüne rekor kırmıştı. Gram cinsinden 8 bin 200 Türk Lirası’na kadar değerlenen altının düşüşü ise yükselişi kadar dramatik olmuştu.
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a saldırması sonrası tarihi bir rekor kıran altın, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma girişiminden olumsuz etkilenmiş ve son yıllarda hiç olmadığı kadar düşüş yaşayarak ons bazında 3 bin 900 dolar seviyesine kadar gerileyerek yatırımcılarını endişelendirmişti.
İran ve ABD arasındaki savaştan olumsuz etkilenen ve Türkiye piyasalarında gram cinsinden 6 bin Türk Lirası seviyelerinde aylar boyunca değerlenen altın, Ağustos ayının başları itibarıyla yeniden yükselmeye başladı. An itibarıyla ons bazında 4 bin 600 dolarlık bir değerle piyasalarda işlem gören altının nasıl bir seyirde ilerleyeceği ise şimdiden büyük bir merak konusu oldu.
Tüm dünya piyasalarında olduğu gibi Yalova halkından da büyük ilgi gören altının son dönemi ve geleceğine ilişkin açıklamalar yapan, Yalova Gazetesi’nin düzenli konuklarından Yalova Kuyumcular Derneği Başkanı Hüseyin Cihangir Gemici’den yeni bir değerlendirme daha geldi.
Gazetemize konuşan Başkan Gemici, 2026 yılından itibaren yaşanan gelişmeleri hatırlattı ve Ağustos ayındaki yükselişe dair fikirlerini paylaştı.
“Altın, petrol fiyatları sebebiyle geriledi”
Gram altının Türkiye piyasalarında 8 bin 200 Türk Lirası’na çıktıktan sonra ABD ve İran arasındaki savaştan olumsuz etkilendiğini hatırlatan Başkan Gemici, “Bu savaşta öngörülemeyen bir şey oldu ve Hürmüz Boğazı kapatıldı. Hürmüz Boğazı kapatılınca petrol kıymete bindi. Petrol fiyatları yükselince bütün yatırımcılar petrole yatırım yaptı. Sonuçta yatırım dünyası, nerede bir ışık görürse oraya koşar. Ben o zaman da demiştim. Hürmüz Boğazı düzene girerse altın tekrar yükselmeye başlar demiştim. Petrol fiyatları nedeniyle altın geriledi, geriledi ve 6 bin 100 lira seviyelerine kadar düştü. Ondan daha da geri gelmedi. Çünkü altın, her zaman söylüyorum, kim ne derse desin, ne olursa olsun dünyada her zaman en sağlam ve en geçerli emtiadır. İsmine ‘güvenli liman’ demelerinin sebebi de budur” dedi.
Altının Yükselişinde Hangi Faktörler Etkili Oldu?
Hürmüz Boğazı’nın eski günlerine dönmesinin Ağustos ayı itibarıyla altının yükselişindeki önemli etkenlerden biri olduğunu söyleyen ve diğer faktörlerden bahseden Başkan Gemici, “İkincisi, Çin’in altın fiyatları yükselmeye devam ederken bile altın almaya devam etmesi. Bu da talebi artırdı ve altının daha da değer kazanacağına dair beklentiyi güçlendirdi. Üçüncüsü ise Amerika’daki faiz beklentileri. Amerika’nın faiz artırması yönündeki beklentiler iyice zayıfladı. Hatta geçen bir yerde dinledim; faiz artırımı beklentisi yüzde 55’ten yüzde 40’a düşmüş. Yüzde 50’nin üzerinde olması, faiz artırılacağı beklentisinin güçlü olduğu; yüzde 50’nin altında olması ise büyük ihtimalle faiz artırılmayacağı anlamına geliyor. Bunu yatırımcıların ve piyasanın nabzı açısından söylüyorum. Amerika’daki faiz beklentileri azaldığı için yine altına olan talep arttı. Sonuçta bir şeyin fiyatını yükselten, o şeye olan taleptir. Talep ne kadar fazla olursa fiyat da o kadar artar. Dünyanın her yerinde böyledir” şeklinde konuştu.
Amerika Birleşik Devletleri’nin içerisinde yaşanan gelişmelerin de altının yükselişine etki ettiğini belirten Başkan Gemici, “İstihdam verileri Amerika’da çok kötü geldi. Yine öğrendiğim kadarıyla 83 bin kişilik artış beklenirken 23 bin kişilik istihdam kaybı raporu çıktı. Bu da Amerika’da iş gücünün zayıfladığına dair bir algı yarattı. Artı, jeopolitik gelişmeler de etkili oldu. Dediğim gibi, petrolün havası söndükten sonra altın yeniden en güvenli liman hâline geldi” şeklinde konuştu.
“İnişlerin ve çıkışların olması da çok normal”
Altının son yıllarda yaşadığı büyük yükselişlerin ardından son dönemde düzeltme yaparak düşüş yaşayıp yaşamadığına ilişkin sorumuzu cevaplayan Başkan Gemici, “Altın dediğim gibi, kanlı canlı dünyanın en değerli emtialarından bir tanesi. Uluslararası geçerliliği olan bir emtia. Burada arz-talep meselesi, arz-talep dengesi önemli. Fırtınalı bir denizde, hani fırtınaya yakalandığınız zaman, illaki o sular durulur. Sonra üç gün sonra tekrar başka bir fırtına çıkar. Geminizin seyri değişir, konforu da değişir. Yani hiçbir emtia sürekli ve düzenli olarak, hiç sallanmadan yukarıya doğru gitmez. İnişler ve çıkışlar olur. Ekonomi piyasalarının gerçeği bu. Hatta hayatın gerçeği bu, aslına bakarsanız. Dümdüz, düzgün, ip gibi giden hayatta hiçbir şey yok sonuçta. Ekonomi piyasaları da bu şekilde. Altın da ekonomik ve jeopolitik sebeplerden doğrudan etkilenen en önemli madenlerden bir tanesi. O yüzden bu inişlerin ve çıkışların olması da çok normal” ifadelerini kullandı.
“Başka bir gelişme olmazsa yine altının yukarı doğru gideceğini düşünüyorum”
Altının geleceğine ilişkin beklentilerini paylaşan Başkan Gemici, “Ben dediğim gibi, altına olan güvenimi hiçbir zaman kaybetmedim. Kaybetmem de mümkün değil. Sizinle sık sık bir araya geliyoruz; ayda bir, iki ayda bir, üç ayda bir görüşüyoruz. Bu zamana kadar hep öngördüklerimin gerçekleştiğini, farkındaysanız, siz de görüyorsunuz. ‘Altın 7 bin lirayı bulursa hiç şaşırmam.’ dedim, 8 bin 200 liralara kadar çıktı. ‘Hürmüz Boğazı biraz dengeye girerse altın fiyatları tekrar yükselir.’ dedim. Aynısını yaşıyoruz. Sonuçta bazı şeyler için çok fazla kahin olmaya gerek yok. Ama neyin, ne zaman olacağını da kimse bilemiyor. O yüzden işler bu şekilde ilerliyor” dedi.
Altının yükselişine dair tahminlerini iletmeye devam eden Başkan Gemici, “Bu savaş da sonsuza kadar sürmeyecek. Petrol fiyatları da zamanla bir dengeye oturacak. Hürmüz Boğazı daha da düzene girecek. Artık tansiyon sürekli düşüyor. Başka bir gelişme olmazsa yine altının yukarı doğru gideceğini düşünüyorum. Şu anda, son bir ayda dünyada yaşanan gelişmeler ışığında altının bu şekilde fiyatlandığını söyleyebiliriz. Önümüzdeki günleri yaşayacağız, göreceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.




