CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Türkiye’de hanehalkı borçluluğunun son yıllarda ciddi bir artış gösterdiğini belirterek, ekonomik koşulların vatandaşları borçlanmaya zorladığını ifade etti. Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve reel ücretlerdeki gerilemenin etkisiyle özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kredi kartı ve ihtiyaç kredilerine yöneldiğini dile getirdi.
Gıda, barınma, enerji ve ulaşım giderlerindeki artışın vatandaşın bütçesini zorladığını vurgulayan Becan, bu durumun borçlanmayı kaçınılmaz hale getirdiğini söyledi.
Borç Yükü Ağırlaşıyor
Becan, kredi kartı bakiyeleri ile ihtiyaç kredilerindeki yükselişin hanehalkı borçluluğunu tarihsel ortalamaların üzerine taşıdığını belirtti. Açıklanan verilere göre, vatandaşların toplam borcu 2016 yılından bu yana yaklaşık 14 kat artarak 6,3 trilyon liraya ulaştı. Bu borcun 3,1 trilyon lirasını tüketici kredileri, 3 trilyon lirasını ise kredi kartı borçları oluşturdu.
Takibe düşen borçların da dikkat çekici seviyeye ulaştığını ifade eden Becan, bu rakamın 14,1 kat artarak 272 milyar liraya yükseldiğini belirtti. Bu tabloyun, vatandaşların önemli bir bölümünün ağır borç yükü altında olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Bankacılık Sektörüne de Yansıyor
Artan borç yükünün bankacılık sektöründe de etkisini gösterdiğini söyleyen Becan, bankaların takipteki alacaklarının 650 milyar liraya yaklaştığını ifade etti. Bu durumun, borçların geri ödenmesinde yaşanan güçlüğün yaygınlaştığına işaret ettiğini belirtti.
Meclis’e Araştırma Önergesi Verildi
Kredi kartı faizleri ve gecikme faizlerindeki artışın, borcun tamamını ödeyemeyen geniş kesimleri daha da zor durumda bıraktığını vurgulayan Becan, konunun tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne araştırma önergesi sunduğunu açıkladı.
Becan, özellikle gençler, asgari ücretle çalışanlar ve emekliler arasında kredi kartı ve ihtiyaç kredisi kullanımının arttığına dikkat çekerek, bu durumun uzun vadeli tasarruf imkanlarını azalttığını ve ekonomik güvencesizlik hissini büyüttüğünü ifade etti.
Borçlanmanın geçici bir çözüm olmaktan çıkarak kalıcı bir geçim yöntemi haline geldiğini belirten Becan, bunun sosyal refah ve toplumsal denge açısından ciddi riskler barındırdığını söyledi. Ayrıca bankacılık sektörünün kârlılığı artarken, vatandaşın borç yükünün ağırlaşmasının ekonomik adalet açısından da değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Becan, hanehalkı borçluluğunun gelişimi, gelir gruplarına göre borç dağılımı, takipteki alacaklar, icra süreçlerinin sosyoekonomik etkileri ve faiz politikalarının vatandaş üzerindeki yükünün ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirterek, gerekli önlemlerin gecikmeden alınması çağrısında bulundu.







