Bazı insanlar bireysel çalışmayı sever, bazıları ise bir grubun parçası olduğunda daha iyi hisseder. Ben ikinci gruba dahil olduğumu çok küçük yaşlarda fark etmiştim.
Ortaokul yıllarında gitar çalmaya heves etmiştim. İlk olarak özel ders almaya başladım. Birebir eğitim, kişiye özel ilgi ve hızlı ilerleme açısından avantajlı görünüyordu. Ancak ikinci haftanın sonunda sıkıldığımı hatırlıyorum. Sonrasında halk eğitimin açtığı grup gitar kursuna katıldım. Bisikletime binip sırtıma gitar çantamı takarak kursa gitmek benim için yalnızca bir müzik eğitimi değildi. Orada benimle aynı heyecanı paylaşan insanlarla birlikte olmanın keyfini yaşıyordum.
O yıllarda bunun nedenini açıklayamazdım. Fakat bugün dönüp baktığımda, grup dinamiklerinin beni her zaman daha fazla motive ettiğini görüyorum.
Yüksek lisans eğitimim sırasında üzerinde çalıştığım ve tezimin temelini oluşturan Self-Determination Theory (Öz Belirleme Kuramı), motivasyonun içsel ve dışsal kaynaklarını açıklıyordu. İçsel motivasyon, bireyin yaptığı aktiviteden aldığı keyif ve tatminle ilgilidir. Dışsal motivasyon ise çevreden gelen destekler, sosyal etkileşimler, takdir edilme, aidiyet hissetme gibi unsurları kapsar.
Spor alanındaki deneyimlerim de bu teoriyi doğrular nitelikteydi. İstanbul’da yaşadığım yıllarda birçok farklı koşu grubuna katıldım. Bazılarında yalnızca birkaç antrenman yaptım, bazılarında ise uzun süre kaldım. Aradaki fark çoğu zaman antrenmanın kalitesi değil, hissettiğim aidiyet duygusuydu.
İnsan sosyal bir varlık. Bazen sabah erken saatte antrenmana çıkmamızı sağlayan şey sadece spor sevgisi olmuyor. Birlikte koşacağımız insanları bilmek, aynı hedefe yürümek, deneyimleri paylaşmak ve grubun bir parçası olduğunu hissetmek de güçlü bir motivasyon kaynağına dönüşebiliyor.
Bugün iş hayatımda da benzer bir eğilim gösterdiğimi fark ediyorum. Grup dersleri vermek, insanların birbirlerinden güç aldığı ortamlar oluşturmak ve ortak hedefler etrafında buluşmalarını sağlamak bana her zaman daha doğal geliyor. Belki de yıllar önce sırtımda gitar çantasıyla bisiklet sürerek gittiğim o kurslar, bugün yaptığım işlerin küçük bir habercisiydi.
Motivasyonun yalnızca bireyin içinde başlayan bir süreç olmadığını düşünüyorum. Bazen bir grubun enerjisi, bir arkadaşın desteği ya da aynı amaç için bir araya gelmiş insanların varlığı, kişinin kendi potansiyelini ortaya çıkarmasına yardımcı olabiliyor.