Yalova’da geçtiğimiz yılın sonunda yaşanan kuraklık nedeniyle ortaya çıkan su krizine ilişkin tartışmalar gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. 2025 yılının yaz ve sonbahar aylarında yaşanan kuraklığın ardından yeterli yağışın alınamaması sonucu Gökçe Barajı’ndaki su seviyesinin dip noktalara kadar düşmesiyle meydana gelen su krizi nedeniyle yaklaşık 50 gün boyunca planlı su kesintileri uygulanmıştı.
2026 yılının başlangıcından itibaren Yalova’nın da içinde bulunduğu Marmara Bölgesi’nde etkili olan yağışlar sonrasında mevcut durumda herhangi bir sorun yaşanmasa da su konusunun, Yalova’nın geleceği açısından en öncelikli meselelerden biri olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Yalova’nın su konusundaki yeterliliğine ilişkin tartışmalara son olarak önemli bir isim daha katıldı. TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yalova İl Temsilciliği görevini 2009-2017 yılları arasında 12., 13., 14. ve 15. dönemlerde başarıyla yürüten Yüksek Mimar İsmail Hakkı Gültekin, Yalova Gazetesi’ne yaptığı değerlendirmelerde su sorununa dikkat çekti.
Yalova’daki nüfus artışına işaret eden Gültekin, yetkili kurumların sorumluluklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunduktan sonra, Gökçe Barajı’na ek olarak ikinci bir barajın yapılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Gültekin, ilerleyen dönemlerde su problemi yaşanmaması için üç öneri sunarak düşüncelerini Yalova kamuoyuyla paylaştı.
“Tüm teknik veriler Gökçe Barajı Planlama Raporu olarak kayıt altında”
Yalova’da su konusunun çözümü için geçmiş dönemlerde yapılan çalışmaları hatırlatarak açıklamalarına başlayan Gültekin, “1980 yılında inşaatına başlanan ve 1986 yılında Yeşil Körfez Su Birliği oluşturularak Yalova, Çınarcık, Karamürsel, Değirmendere, Gölcük ve İhsaniye belediyelerine içme, kullanma ve endüstri suyu temini için faaliyete sokulan Yalova Gökçe Barajı ve arıtma tesislerinin inşaatı, o dönem Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nce belediyeler adına bedeli karşılanmak suretiyle gerçekleştirilmiştir. İller Bankası Genel Müdürlüğü’nce kimyasal içme suyu arıtma tesisi, isale hattı ve su depolarının inşaatları tamamlanmıştır. 1980’li yıllarda Gökçe Barajı Planlama Raporu Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nce hazırlanmış olduğundan, işin ihalesindeki tüm teknik veriler ‘Gökçe Barajı Planlama Raporu’ adı altında kayıt altına alınmıştır” dedi.
“Su konusundaki yönetmeliklere ilave maddeler eklenmeli”
Gökçe Barajı Planlama Raporu’ndaki bilgileri Yalova halkıyla paylaşmak istediğini belirten Gültekin, “Gökçe Barajı Planlama Raporu’nun 48. sayfasında bölgenin nüfus projeksiyonu hesapları yapılmış ve 1980 yılından 2010 yılına kadar nüfus projeksiyonu belirlenmiştir. Sayfada da görüldüğü üzere Yalova'nın nüfus projeksiyonu 2010 yılı için 112 bin 400 olarak gözüküyor. Bu durumda, şu anda bizim barajdan beslenen su alanlarında var olan nüfus ile 2020 yılı için öngörülen 300 bin kişilik nüfus projeksiyonu dikkate alındığında ve ileriki yıllar da düşünüldüğünde, Yalova’da ikinci bir barajın veya yeni su kaynaklarının aciliyeti açık ve net bir şekilde görülmektedir” ifadelerini kullandı.
Yalova Mimarlar Odası Temsilciliği’ni yürüttüğü dönemde, Yalova’nın artan nüfus projeksiyonuna göre yeni su kaynaklarının devreye alınması gerektiğini ve su kaynaklarının korunup kollanmasına yönelik özel hükümlerin getirilmesini sürekli dile getirdiğine dikkat çeken Gültekin, “Yalova’da yaşanan son olaylar ve özellikle Kurtköy Su Havzası’ndaki içme suyu tesislerine yapılan sabotajlar, şu andaki mevcut koruma ve kollama hükümlerine ilave maddeler getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Gökçe Barajı Planlama Raporu’na göre 84 kilometrekare olan içme suyu havzasının büyük bir bölümü Gemlik, yani Bursa ili sınırları içerisinde olduğundan, bu alanlardaki içme suyu kaynaklarına ve Kurtköy su kaynaklarına yönelik ilave tedbirler alınması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle bu konuda imar planlama notlarına ilave hükümler getirilmesi gerekir. Ayrıca Çevre Bakanlığı yetkililerinin, su havzalarında sabotajlara karşı alınacak ilave tedbirleri yeniden değerlendirmesi gerekir” şeklinde konuştu.
“Su havzalarının koruyucu ve kollayıcı hükümler yeniden değerlendirilmeli”
Yalova genelinde günlerce tartışılan ve içme suyu güvenliğini yeniden gündeme taşıyan dava kararının, Yalova kamuoyunda hayal kırıklığı yarattığını söyleyen Gültekin, “Karar, özellikle içme suyu altyapısının güvenliği ve denetimlerin önemi konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Benim bu konudaki düşüncem, su havzalarının koruyucu ve kollayıcı hükümlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğidir. Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından bugüne kadar bir çalışma yapılmış mıdır? Yalova Valiliği sitesindeki İl Afet Risk Azaltma Planı’na baraj koruma tedbirleri planı eklendi mi? Bu insan eliyle oluşturulmuş sabotaj girişimi, aylık faaliyet takip toplantılarında ilgili yönetim paydaşları tarafından değerlendirildi mi? Evet, hayat enteresan. Kritik tesis ve su havzamızı bu olaydan ders çıkararak sabotajlara karşı korumamız ve bunu bir plan olarak düşünmemiz için belki de bir fırsat. Ayrıca bunları, ‘ne öğrendik?’ sorusunun cevabı niteliğinde bir doküman olarak kurum hafızasına kalıcı şekilde kazımalıyız. Kurumsal şirketler buna ‘know-how’ diyor” dedi.
Yetkililere Sorular Yöneltti
Yetkili isimlere sorular yönelten Gültekin, “Yalova’nın yıllık ve aylık bazda su bütçesi ne kadardır? Her ay giren ve çıkan su miktarı ne kadardır? Her ay su kayıp-kaçak iyileştirme planının hedefi ve mali bütçesi nedir? Her ay sanayiye, gemilere su satışı gibi alanlardaki tonaj hedefleri nedir? Her ay kuyular bazında tonaj hedefleri nedir? Her ay Teşvikiye ve Safran derelerinden su geri kazanımına yönelik projelerin tonaj hedefi nedir? Bunlar yoksa her şey gelişigüzel ve tesadüflere bağlı olur” ifadelerini kullandı.
Gültekin Sordu, Grok Cevapladı
Su sorununa ilişkin sorumluluğun kimlerde olduğuna dair tartışmalarda her kafadan farklı ses çıktığını ve bu nedenle yapay zekâ uygulaması Grok’a danıştığını açıklayan Gültekin, “Valilik yönetimi zafiyeti, belediye yönetimi zafiyeti, DSİ’nin yeni baraj yatırımında geç kalması, şehir politik bileşenlerinin iş birliği olmaması ve şehirde yaşayan nüfus ile sanayi arasında dengeyi ifade eden stratejik planın olmaması” konu başlıklarını belirterek yapay zekâ uygulamasından bunları yüzdelik dilimlerle sıralamasını ve değerlendirmesini istedim” dedi.
Yapay zekâ robotu Grok’a göre şöyle bir tablo çıktı:
• Belediye Yönetimi Zafiyeti: %40 (En yüksek öncelik)
AK Parti kaynakları başta olmak üzere yoğun eleştiri burada yoğunlaşıyor: DSİ'nin 2014'te devrettiği kuyuların bakım ve onarımının yapılmaması, Nisan 2025'te yapılan uyarıya rağmen önlem alınmaması, kriz öncesi tedbir eksikliği ve belediye başkanının bilgi eksikliği iddiaları gibi konular öne çıkıyor. “Tedbirsizlik ve işletme hatası” vurgusu oldukça güçlü.
• Şehirde Yaşayan Nüfus ile Sanayi Arasında Dengeyi İfade Eden Stratejik Planın Olmaması: %25
Artan nüfus ve sanayi baskısı (özellikle tersaneler ve OSB’ler), yıllardır ertelenen altyapı ve alternatif kaynak yatırımları ile suyun sektörler arasında dengesiz tahsisi, en çok tekrarlanan yapısal nedenler arasında yer alıyor. Uzman yorumları ve haberler bunu “temel neden” olarak gösteriyor.
• Şehir Politik Bileşenlerinin İş Birliğinin Olmaması: %15
Valilik koordinasyon toplantıları yapmış olsa da (Kasım 2025’ten itibaren), siyasi tartışmalar (Belediye ile Valilik, AK Parti ile CHP arasındaki tartışmalar) ve karşılıklı suçlamalar süreci geciktirmiş ve politize etmiş görünüyor. Ortak strateji eksikliği hissediliyor ancak kriz anında Valilik önderliğinde bir miktar iş birliği sağlanmış.
• Valilik Yönetimi Zafiyeti: %12
Valilik, geç de olsa İl Su Kurulu’nu toplayıp kesinti ve kısıtlama kararları aldı, koordinasyonu sağladı. Eleştiriler daha az; genel değerlendirmeler “geç kalındı” yönünde değil, “yeterli önlem alındı” yönünde.
• DSİ’nin Yeni Baraj Yatırımında Geç Kalması: %8
En düşük öncelik. DSİ projeleri (Kınalı Barajı’nın proje aşaması tamamlanmış olup 2026 yatırım programına alınması planlanıyor, diğer projeler ise master plan ve planlama aşamasında) bulunuyor. Ancak baraj inşaatları ortalama 10-12 yıl sürdüğünden ve “hazır bekleyen proje yok” açıklamaları öne çıktığından, bu başlık daha düşük oranda sorumlu görülüyor. Belediye Başkanı’nın “20 yıldır neden baraj yapılmıyor?” eleştirisine karşılık, ilgili çevreler “süreç uzun, yatırım çalışmaları devam ediyor” görüşünü savunuyor. Kuraklık ana tetikleyici unsur olarak görülürken, DSİ’nin gecikmesi ikincil bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Grok’un son yaptığı değerlendirmeye göre;
Bu kriz büyük ölçüde kuraklık tarafından tetiklendi. Ancak “önlenebilir” kısmı büyük oranda belediye yönetiminin acil tedbirleri (kuyuların devreye alınması, tasarruf planlarının uygulanması vb.) zamanında hayata geçirememesinden kaynaklanmış görünüyor. Yapısal sorunlar ise (sanayi-nüfus dengesizliği ve yeni kaynak eksikliği) orta ve uzun vadede asıl tehdit olmaya devam ediyor.
Yapay zekâ uygulamasının Yalova’daki su sorununa ilişkin değerlendirmelerini paylaştıktan sonra kendi fikir ve önerilerini üç maddelik bir sonuç bildirgesi hâlinde açıklayan Gültekin;
- “Yalova’nın acilen ikinci bir içme, kullanma ve endüstri suyu temin barajını hayata geçirmesi gerekmektedir. Bu konuda tüm kamu kurum ve kuruluşları ile siyasi partiler el ele vermelidir. Gökçe Barajı Planlama Raporu’nun 7. sayfasına göre, 84 kilometrekarelik Gökçe Barajı su havzasında ortalama yıllık su verimi 77 milyon metreküp olarak öngörülmüştür. Bu konuda çalışmalar verilere dayalı olarak yapılmıştır. Şu anda Gökçe Barajı’nda 21 milyon metreküp depolama yapılabilmektedir. Demek ki 56 milyon metreküplük ek depolama imkânımız bulunmaktadır.
- Gökçe Barajı su havzası ve Kurtköy su havzasındaki koruyucu ve kollayıcı özel hükümler yeniden gözden geçirilmelidir. İmar planlama çalışmalarında plan notlarına sabotajlara karşı güvenliği artırıcı ilave tedbirler eklenmelidir. Bu konuda sabotaj yapanlar için cezaların artırılmasına yönelik yasal düzenleme yapılması amacıyla ilgili kurumlara yazı yazılmalıdır.
- Atıksu arıtma tesislerinden çıkan suların sulama ve proses suyu olarak kullanılmasına yönelik ilgili kurumların proje içeriklerini buna göre planlaması gerekmektedir” diyerek açıklamasına son verdi.




