Yalova’nın Bağlarbaşı Mahallesi’nde 8 aylık hamile Sultan Pelit D.’nin eşi tarafından silahla vurularak hayatını kaybetmesinin ardından Kadın, Farkındalık Toplumsal Gelişim ve Aile Derneği (KATFA-DER) tarafından yazılı açıklama yapıldı.
Kadına yönelik şiddete dikkat çekilen açıklamada, yaşanan olayın yalnızca bir “aile meselesi” olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı. KATFA-DER, kadınların şiddet görmeden önce korunması gerektiğine dikkat çekerek kamu kurumları ve yerel yönetimlere çağrıda bulundu.
“Kadına yönelik şiddet aile meselesi değildir”
Açıklamada, kadın cinayetlerinin “aile içi mesele” ya da “aile dramı” şeklinde tanımlanmasının şiddetin niteliğini gölgelediği savunuldu. KATFA-DER, hiçbir tartışma, kıskançlık, ekonomik sorun veya ailevi anlaşmazlığın bir kadının yaşam hakkının elinden alınmasını meşru kılamayacağını belirtti.
Dernek açıklamasında, “Kadına yönelik şiddet bir aile meselesi değildir. Bir insan hakları ihlalidir. Bir yaşam hakkı ihlalidir. Bir toplum sorunudur” ifadelerine yer verildi.
Roman kadınlara yönelik ayrımcılığa dikkat çekildi
Olayın Roman vatandaşların yoğun olarak yaşadığı Bağlarbaşı Mahallesi’nde meydana gelmesine de değinilen açıklamada, cinayetin Roman kimliğiyle veya Roman toplumuyla özdeşleştirilmemesi gerektiği vurgulandı.
Roman kadınların da şiddetten korunma, adalete erişme, sosyal hizmetlerden yararlanma ve güven içinde yaşama hakkına sahip olduğu belirtilirken, kadınların yaşadığı mahalleye, ekonomik durumuna veya sosyal statüsüne göre yaşam hakkının değerinin değişmeyeceği ifade edildi.
KATFA-DER’den 7 maddelik çağrı
KATFA-DER, Yalova’daki kamu kurumları, yerel yönetimler, kolluk güçleri, sağlık ve sosyal hizmet birimleri, baro, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarını kadına yönelik şiddetle mücadelede birlikte hareket etmeye çağırdı.
Derneğin açıklamasında şu talepler sıralandı:
- Kadına yönelik şiddet vakalarının “aile içi mesele” olarak görülmemesi ve şiddet riski taşıyan ihbarların etkin biçimde değerlendirilmesi.
- Kadın cinayetlerinin meydana gelmesinin ardından değil, öncesinde önlenmesine yönelik koruma ve önleme mekanizmalarının güçlendirilmesi.
- Silahlara erişim ve silah kullanımına ilişkin denetimlerin artırılması.
- Kadınların yaşadığı mahallelere ulaşan, sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve hukukçuların yer aldığı mahalle temelli kadın destek mekanizmalarının oluşturulması.
- Roman kadınların adalete, hukuki desteğe, sosyal hizmetlere ve koruma mekanizmalarına erişimini kolaylaştıracak çalışmalar yapılması.
- Emniyet, jandarma, sağlık, sosyal hizmetler, belediye, baro, üniversite ve kadın örgütleri arasında etkin koordinasyon sağlanması.
- Yalova’da “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Kadın Dayanışma Masası” oluşturulması.
“Kadınların hayattayken yanında olmak istiyoruz”
KATFA-DER, açıklamasının sonunda kadın cinayetlerinin ardından yalnızca başsağlığı mesajları yayımlamak istemediklerini belirterek, kadınların şiddet görmeden önce korunması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, “Bir kadın ‘korkuyorum’ dediğinde, bir kadın ‘eşim beni tehdit ediyor’ dediğinde, bir kadın ‘gidecek yerim yok’ dediğinde, bir kadın yardım istediğinde henüz ölmemişken yanında olmak istiyoruz” denildi.
Sultan Pelit D.’nin ardından bir kez daha “Bir kadının daha ölmesini mi bekleyeceğiz?” sorusunun yöneltildiği açıklamada KATFA-DER; hesap sorulması, sorumluluk alınması, önlem alınması ve adalet sağlanması çağrısında bulundu.
Dernek, Sultan Pelit D.’yi unutmayacaklarını belirterek, hayatını kaybeden kadının ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Açıklamada ayrıca olayda ağır yaralanan ve yaşam mücadelesi veren bebeğin sağlıkla hayata tutunması temennisinde bulunuldu.



