yalova-eski-belediye-baskan-yakup-bilgin-kocal-yeni-kitap-s (1)Halil İnalcık Kültür Merkezinde düzenlenen ‘Şehri Yeniden Kurmak’ isimli kitabın söyleşisine vatandaşlar büyük ilgi gösterdi, salon doldu taştı. Yalova eski Belediye Başkanı, yazar Yakup Bilgin Koçal’ın son kitabı ‘Şehri Yeniden Kurmak’ ile ilgili gerçekleştirdiği söyleşi yoğu ilgi gördü. Söyleşiye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Koçal, “Aziz dostum Yalova İl Kültür ve Turizm Müdürü Ziya Karatekin 'Şehri Yeniden Kurmak' adlı yeni kitabımla ilgili bir söyleşi yalova-eski-belediye-baskan-yakup-bilgin-kocal-yeni-kitap-sehri-yeniden-kurmak-soylesi (2)yapmamı istemişti. Olur derken aslında biraz tereddüt ettim. Konusu seçim, parti, futbol olmayan, tam aksi sorgulama, düşünce, fikir olan bir söyleşiye kaç kişi gelirdi ki! Söyleşiyi sosyal medyadan duyurdum ve yanıldığımı anladım. Salon doldu. Çok kişi yer olmadığı için geri döndü. Benim için zor bir konuşmaydı, çünkü hitap ettiğim kitle nitelikliydi. İstemeyerek de olsa yanlış lâf edilemezdi. Gerçi eleştirilmekti arzu ettiğim ama yine de dikkatli olmayı gerektiren bir durumdu. Bir de kalabalıklara karşı konuşmayalı on yılı geçmişti. Çok beğenilmişti sunumum ama eve gidince çekilen videoyu seyredince ne kadar çok ve bence önemli noktalara değinmediğimi fark ettim. Eh, bir saatte ancak bu kadar diye kendimi avuttum. Dostlara ve kitapseverlere teşekkür ediyorum” dedi.

yalova-eski-belediye-baskan-yakup-bilgin-kocal-yeni-kitap-s (5)Türk'ün Fikir Sistemi Gönül Ontolojisiyle Şehri Yeniden Kurmak

Gökyüzü turuncuya boyandı Gökyüzü turuncuya boyandı

Neoliberalizmin ideolojisi, ırk, renk, inanç veya etnik köken üzerinden kavga çıkarmak ve ideolojisiz bir dünya yaratmaktı. Başardılar. Böylece birlikte direnme imkânı kalmayan insanlık tüketim girdabında sömürü çarkını döndürmeye mahkûm oldu. Özgürlük için çare kapitalizmi aşacak yeni bir modeli yani tüm insanlığın birliğini ve dayanışmasını sağlayacak yeni bir ideolojiyi oluşturmak değil mi?
“Şehri Yeniden Kurmak” geleceğe atılan bir işaret fişeği, durgun suya atılan bir taş, belki de Türk’ün Fikir Sistemi için göle yalova-eski-belediye-baskan-yakup-bilgin-kocal-yeni-kitap-s (4)çalınan bir maya. Cemil Meriç’in “her telkine açık, tembel ve serseri bir tecessüs…” olarak tanımladığı okumuşumuz, durgun bir su gibi. İhtiyacımız durgunluk değil berraklık. Su bulanmadan berraklaşır mı? Benimkisi sadece bir cesaret. Attığım taş; bulandırsın yeter! Cesaret veren üstadın sözüydü: “Aydınlarımızın havsalaya sığmayan gafletlerine son verecek her teşebbüs kıymetli…” Töreye uyan Türk’tür, tarifiyle yola çıktım. Gönül ontolojisi kabulüyle harekete geçtim. Birliktelik, verimlilik ve özgürlük üç ilkem oldu. İlkelerin ışığında ve zamanın ruhuna uygun beş projeyi de Türk Fikir Sistemi’nin uygulamaları olarak detaylandırdım. Çıkış noktası kendi hikâyem.
Kızılelma’yı güncellemek umuduyla yazdım, çünkü artık Türk milleti için, ama’sız, fakat’sız, vakit geçirmeden, ne pahasına olursa olsun hep birlikte Yunus’un nefesiyle kavgasız adil bir dünyanın yani ‘Daimi Barış’ın sesi olmak gerektiğine inanıyorum.

Editör: Arda Yavuz