Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Ağustos 1929 yılında Yalova’yı ilk kez ziyaret etmesi ve daha sonra da yaşamının son yıllarında Yalova’nın önemli bir yer tutması nedeniyle her yıl 19 Ağustos tarihinde çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor.

Atatürk’ün Yalova’ya ilk kez gelişinin 97. yıl dönümü üzerine de bu yıl ilimiz birçok programa ev sahipliği yaparken, aynı zamanda şehrin önemli isimleri tarafından Atatürk ve Yalova ilişkisine dair yazılar kaleme alındı.

Yalova’nın yerel tarihi, Atatürk ve çevre konularındaki araştırmalarıyla tanınan, Yalova’nın sayılı entelektüellerinden emekli kurmay albay ve araştırmacı yazar Ahmet Akyol da ziyaretin yıl dönümü üzerine yazı yazanlardan biri oldu. Uzun yıllardır Yalova Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapan Akyol, “Atatürk’ün Yalova’ya Gelişinin Yıl Dönümü” başlıklı yazısında Atatürk ve Yalova ilişkisine dair birçok detay verdi. Atatürk’ün Yalova’nın gelişiminde çok önemli bir rolü olduğuna dair birçok örnek veren Akyol, inşa çalışmaları devam eden Yalova Valiliği Hizmet Binası’nın önüne “Atatürk ve Yalova Anıtı” yapılması gerektiğini ifade etti. Akyol, bu sayede gelecek nesillere anlamlı bir armağan verilme şansının doğacağının altını çizdi.

Yalova Valilik Hizmet Bina Ataturk Anit Yapilma Cagri (2)

“Atatürk, Yalova dışında hiçbir yere bu kadar sık gitmedi”

Vali Usta, Sugören’deki Üreticiyle Buluştu
Vali Usta, Sugören’deki Üreticiyle Buluştu
İçeriği Görüntüle

Atatürk’ün hayatında önemli yerlerden birinin Yalova olduğunu işaret eden Akyol, Atatürk’ün ilk kez geldiği 19 Ağustos 1929’dan son kez ayrıldığı 1 Şubat 1938 tarihine kadar her yıl düzenli olarak Yalova’ya geldiğini ve en önemli çalışmaların burada yapıldığını söyledi. Kendi yaptığı çalışmalar ve incelemelere göre Atatürk’ün 17 kez günübirlik geldiğini ve aynı gün içerisinde de geri dönüş yaptığını belirten Akyol, 27 kez gelişinde ise 313 gün ve 270 gece Yalova’da kalmış olduğunun bilgisini verdi. Atatürk’ün Yalova dışında hiçbir yere bu kadar sık gitmediğini, hiçbir yerde iki çiftliği ve üç evinin birden olmadığını söyleyen Akyol, Atatürk’ün yaşantısında ve geleceğe dönük tasavvurlarında Yalova’nın varlığının tartışma konusu olamayacağını ifade etti.

“Atatürk gelmeden önce Yalova sivrisinek bataklığıydı”

Atatürk’ün Yalova’ya ilk gelişinden önce bölgenin sivrisinek bataklığı olduğunu ve sıtma rahatsızlığının kol gezdiğini aktaran Akyol, şu ifadeleri kullandı:

“Neredeyse yüksek bölgelerdeki köylerin bile nüfusu Yalova merkezinden fazlaydı. Bu olumsuz durum, Atatürk’ün 1929 yılında Yalova’ya gelişine kadar devam etti. Atatürk, buradaki durumu görünce hemen bir Sıtma Mücadele Ekibi’ni Yalova’ya getirtti. Sivrisinek yatakları ve bataklıklar kurutulunca, ilaç tedavisi de devam ettiği için sıtma hastalığı giderek kontrol altına alınmaya başladı. Atatürk, 1929 yılında Yalova’ya geldiğinde, Yalova’da elektrik, telefon, telgraf, itfaiye ve polis teşkilâtı, hastane gibi sosyal tesisler, kurum ve kuruluşlar ya yoktu ya da son derece yetersizdi. Kent içi yollar olması gerektiği gibi değil; merkezi çevre il, ilçe ve köylere bağlayan yollar yok denecek gibiydi. İstanbul’dan Yalova’ya işleyen vapur seferleri düzensizdi. Yalova’nın içinde bulunduğu durumu çok iyi değerlendiren Atatürk’ün verdiği direktifler ışığında, Yalova tüm idarî eksiklikleri tamamlanarak modern bir kent haline getirildi. Yalova İmar Plânı hazırlandı. Örnek çiftlikler kuruldu; çevreye önem verildi; Yalova çağdaş bir Su Şehri haline geldi. Termal dünyaca ünlü bir sağlık merkezine dönüştürüldü.”

Yalova Valilik Hizmet Bina Ataturk Anit Yapilma Cagri (1)

“Atatürk’ün Kenti’nde yaşamakla övünen Yalovalı, Atatürk’e vefasını göstermelidir”

Atatürk’ün Yalova için çok şey yaptığını ve yaptırdığını verdiği örneklerle destekleyen Akyol, Yalovalıların Atatürk’ün kendilerine emanet ettiklerine sahip çıkmadığından dert yandı. Yalova halkına eleştirilerini sürdüren Akyol, “Eğer Yalovalı, ‘Yalova Atatürk’ün Kentidir’ diyorsa, Atatürk’ün emanetlerine sahip çıkmak zorundadır. Atatürk’ün emanetlerine sahip çıkmayan Yalovalının, ‘Yalova Atatürk’ün kentidir’ demeye hakkı yoktur” ifadelerini kullandı.

Köşe yazısının son kısmında ise önemli bir konuya parmak basan Akyol, “Aldığım duyumlara göre, yıkılıp yeniden yapılan Valilik binasının önüne Osman Beg heykeli konacakmış. Atatürk’ün Kenti Yalova’da, valilik binası önüne, Osman Beg Heykeli değil, özgün yapısı ve anlamlı çeşitli rölyeflerle eşsiz bir ‘Atatürk ve Yalova Anıtı’ yapılmalıdır. Bu anıt, belki de ödüllü bir yarışmayla gerçek bir sanat eserine dönüşebilir. Gelecek nesillere de anlamlı bir armağan olur. Bence Yalova’ya yakışan da bu olacaktır. Atatürk’ün Kenti’nde yaşamakla övünen Yalovalı, Atatürk’e vefasını göstermelidir. Ben sade bir vatandaş olarak düşüncelerimi paylaşmak istedim. Bu düşüncemi sık sık paylaşıyorum. Kimsenin rağbet gözüne takılmasa da fakire düşen görev bir vatandaş sorumluluğudur” diyerek yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemiş oldu.

Muhabir: Göktuğ Doğukan Yüksel