Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yalova İl Temsilciliği görevini 2009-2017 yılları arasında 12., 13., 14. ve 15. dönemde başarıyla sürdüren Yüksek Mimar İsmail Hakkı Gültekin, Yalova’nın mimari açısından sorunlu olarak gördüğü konular üzerine açıklamalar yapmaya devam ediyor.
İlk olarak Çınarcık-Kadıköy kavşağındaki trafik kaosunu gündeme getirerek çözüm önerileri sunan Yüksek Mimar Gültekin, Fatih Caddesi, Gazipaşa Caddesi ve Şehit Ömer Faydalı Caddesi arasında “Arboetum” olarak adlandırılan bölgede, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen imar değişikliğini eleştirerek Yalovalıların mağduriyet yaşadığını söylemişti.
Son olarak Adnan Menderes Mahallesi’ndeki Şehir Yaşar Kuş Caddesi ve Rahmi Üstel Caddesi ile Gazi Osman Paşa Mahallesi’ndeki Kazım Patıl Caddesi’nde yoğunlaşan bir başka soruna daha dikkat çeken Yüksek Mimar Gültekin, bahsettiği alanlarda konut olarak planlanmış zemin katlara ait ön bahçe mesafelerinin sessiz sedasız bir şekilde işyerlerine dönüştürüldüğünü söyleyerek tepki göstermişti.
Yalova’yı ilgilendiren 3 konu üzerine itirazlarını dile getiren Yüksek Mimar Gültekin yeni bir konuyu daha ele aldı. Geçtiğimiz haftalarda DAEŞ mensupları İsmetpaşa Mahallesi’nde çıkan çatışmayı hatırlatan Yüksek Mimar Gültekin bu bölgedeki kaçak yapılaşmanın güvenlik tehlikesi yarattığını öne sürdü.
“Çünkü bu saldırı yalnızca terörün değil, yıllardır süren ihmallerin, göz yummaların ve sorumsuzlukların sonucudur”
Yalova’da geçtiğimiz haftalarda üç polisin şehit olduğu saldırının Türkiye’nin kanayan yarası olduğunu söyleyen ve baş sağlığı dileklerini paylaşan Yüksek Mimar Gültekin, “Ancak bu acının ardından artık yas tutmakla yetinmek değil, hesap sormak zorundayız. Çünkü bu saldırı yalnızca terörün değil, yıllardır süren ihmallerin, göz yummaların ve sorumsuzlukların sonucudur. Teröristlerin bulunduğu ev, çevresinde boş arsaların, yarım kalmış inşaatların, altyapısız sokakların ve ruhsatsız yapıların olduğu bir bölgede yer almaktadır. Bu tablo, yalnızca şehircilik açısından değil, doğrudan güvenlik açısından da bir felakettir. Yarım bırakılmış binalar gecekonduya dönüşmekte, altyapısı olmayan sokaklar karanlık ve denetimsiz kalmakta, boş arsalar ise suç ve terör için gizlenme alanına dönüşmektedir. Bu tür bölgeler, sahipsiz mekânlar haline gelir; ne komşuluk ilişkisi vardır ne de toplumsal gözlem mekanizması. Böylece terör için en uygun saklanma ve hazırlık alanı ortaya çıkar” dedi.
“İhmali olanlar yalnızca istifa etmekle değil, cezalandırılmakla yükümlüdür”
Kaçak yapıların devlet otoritesinin yok sayılması anlamına gelebileceğine dikkat çeken Yüksek Mimar Gültekin, “Kaçak yapı demek, güvenlik zafiyeti demektir. Kaçak yapı demek, terörün saklanacağı, plan yapacağı, saldırı hazırlığı yapacağı mekân demektir. Bu nedenle artık tek tek kurumları değil, devletin bütün mekanizmasını sorumlu tutmak zorundayız. Yerel yönetimler, merkezi idare, denetim mekanizmaları ve güvenlik birimleri bir bütün olarak görevini yerine getirmemiştir. İhmali olanlar yalnızca istifa etmekle değil, cezalandırılmakla yükümlüdür. Bu ülkede kaçak yapıya göz yuman, denetimi aksatan, ruhsatsız bina yükselmesine izin veren herkes hakkında adli süreç işletilmelidir. Çünkü bu ihmaller doğrudan can kaybına yol açmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Kent Koruma Gücü, devletin tüm kurumlarıyla koordineli çalışarak, kaçak yapılaşmayı sıfır toleransla ortadan kaldırmalıdır”
Kent Koruma Gücü kurulması önerisinde bulunan Yüksek Mimar Gültekin, “Bu güç, kaçak yapılaşmayı yalnızca imar değil, doğrudan güvenlik tehdidi olarak ele almalı; ruhsatsız binaları derhal mühürlemeli, sorumluları cezalandırmalı, denetimsiz alanları ortadan kaldırmalıdır. Kent Koruma Gücü, devletin tüm kurumlarıyla koordineli çalışarak, kaçak yapılaşmayı sıfır toleransla ortadan kaldırmalıdır. Çünkü kaçak yapı yalnızca şehircilik sorunu değil, doğrudan güvenlik sorunudur. Şehitlerimizin kanı yerde kalmamalı. Bu acı olay, ihmaller zincirini kırmak için bir dönüm noktası olmalı. Çünkü her kaçak bina, her yarım kalmış inşaat, her altyapısız sokak, bir sonraki saldırının pususudur. Ve biz buna artık izin veremeyiz. Sorumlular göreve, ihmali olanlar cezalandırılmaya! Bu milletin canı üzerinden siyaset yapan, göz yuman, erteleyen herkes artık açıkça sorumludur” diyerek açıklamasına son verdi.




