Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararına ilişkin dikkat çeken bir basın açıklaması yayımladı. Açıklama, ADD Yalova Şubesi Başkanı Melike Tomris Önder tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.
Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu vurgulanırken, anayasa gereği hiçbir kurum ve kişinin kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamayacağı ifade edildi. Siyasi parti kongreleri dahil tüm seçim süreçlerinin Yüksek Seçim Kurulu’nun denetim ve gözetiminde yürütüldüğü belirtilen açıklamada, seçim sonuçlarına ilişkin son karar merciinin YSK olduğu ve YSK kararlarının kesin hüküm taşıdığı hatırlatıldı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin, CHP’nin 38. Kurultayı hakkında “mutlak butlan” kararı vererek yaklaşık üç yıl önce gerçekleştirilen ve sonuçları YSK tarafından kesinleştirilen kurultayı geçersiz saymasının eleştirildiği açıklamada, mahkemenin ayrıca Yargıtay süreci beklenmeden icra heyeti görevlendirmesinin de yetki aşımı olduğu savunuldu.
ADD tarafından yapılan değerlendirmede, söz konusu kararın yalnızca CHP’yi değil, doğrudan anayasal düzeni, demokratik rejimi ve seçim güvenliğini ilgilendiren ciddi bir mesele olduğu ifade edildi. Açıklamada, bu tür kararların uygulanmasının gelecekte seçim ve referandum sonuçlarının yıllar sonra mahkeme kararlarıyla değiştirilebilmesi gibi tehlikeli bir sürecin önünü açabileceği belirtildi.
Basın açıklamasında ayrıca, milyonlarca CHP üyesinin iradesini yok sayan, somut delil ve kanıttan yoksun olduğu öne sürülen bir mahkeme kararıyla siyasi partilerin yönetim organlarının belirlenmesinin hukukla bağdaşmayacağı ifade edildi.
Öte yandan, Adalet Bakanı’nın karar henüz taraflara tebliğ edilmeden kamuoyu önünde açıklama yapmasının da “olağan bir uygulama olarak görülemeyeceği” vurgulandı.
Açıklamanın sonunda, yargı organlarının kararı ivedilikle düzelterek ülkenin bu hukuki ve siyasi açmazdan çıkarılması çağrısında bulunulurken, “Demokrasiler kurumlar ve kurallarla yönetilen, hukukun üstünlüğünün, anayasanın ve yasaların kayıtsız koşulsuz uygulandığı rejimlerdir. Bundan vazgeçilemez. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ifadelerine yer verildi.




