Geçtiğimiz günlerde ihracat verileri açıklandı. Açıklanan rakamlara göre rekor seviyeye çıkmışsız. Haberi okuyunca aklıma gelen ilk soru ise tabiki vatandaş bu rekorun ne kadar farkında? Bir başka soru ise bu rakamın Yalova ekonomisine katkısı ne kadar oldu?

Yalova’nın 2026 yılının ilk sekiz ayında gerçekleştirdiği ihracat rakamı 846 milyon 523 bin dolar. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 372 milyon 562 bin dolar olan ihracatın bir yılda yüzde 127,2 oranında artması, elbette Yalova adına önemli bir ekonomik başarıdır.

Elde edilen bu başarıdan dolayı tabiki katkı sağlayan herkesi tebrik ediyoruz. Ama benim konum bu değil. Benim konum daha önce ki yazılarımda da olduğu gibi yapılan her ne iş olursa olsun “Yalova’ya olan katkısı ne?” bunu sorgulamak.

Bazen o rakamların arkasına bakmak, rakamın kent insanının hayatına ne kadar yansıdığını sorgulamak gerekir. Bende bunu yapmaya çalışıyorum. İşte tam da burada sorulması gereken soru bence şu; “Yalova’nın 846 milyon dolarlık ihracatı, Yalova’ya ne kazandırdı?”

Çünkü ihracatın artması ile kentte yaşayan insanların refahının artması aynı şey değildir.

Rakamların ayrıntısına baktığımızda Yalova ihracatının önemli ölçüde gemi ve yat sektörüne dayandığını görüyoruz. İlk sekiz aylık ihracatın yaklaşık 743 milyon dolarlık bölümünü gemi, yat ve hizmetleri oluşturuyor. Bu rakam, sektörün Yalova ekonomisindeki ağırlığını açıkça ortaya koyuyor. Gemi inşa sanayimizin dünya pazarlarında rekabet edebilmesi ve yüksek miktarda ihracat gerçekleştirmesi kentimiz adına önemli bir avantaj.

Ancak Yalova’nın toplam ihracatının yaklaşık yüzde 88’inin tek bir sektörden gelmesi, güçlü olduğumuz alanın yanında kırılgan olduğumuz noktayı da gösteriyor. Neden derseniz bu sektörde yaşanacak bir kriz ya da daralma Yalova’nın ihracatının durması anlamına geliyor. O nedenle daha öncede ekonomi ile ilgili yazdığı yazılarımda sektörlerin desteklenmesiyle ilgili konuları gündeme getirmiştim. Bu yazımızda bu konuya tekrar girmeyeceğim.

Rakamları gördükten sonra aklıma takılan sorulardan biri de “Bu ihracatın ne kadarı Yalova ekonomisinin içinde kalıyor?” oldu.

Bir geminin milyonlarca dolarlık ihracata konu olması elbette büyük bir ekonomik değerdir. Ancak o geminin üretiminde kullanılan malzemelerin, makinelerin, elektronik sistemlerin, mobilyaların, yazılımların ve hizmetlerin ne kadarı Yalova’daki firmalardan karşılanıyor? Kaç yerel işletme büyük sanayi kuruluşlarının tedarik zincirinde yer alıyor?

Bu soruların cevapları, ihracat rakamının kendisi kadar önemli.

Çünkü ekonomik kalkınma sadece büyük fabrikaların üretim yapması değildir. Büyük işletmelerin çevresinde küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyümesi, yerel tedarik zincirinin güçlenmesi, esnafın iş hacminin artması ve çalışanların gelirlerinin yükselmesi de kalkınmanın önemli parçalarıdır.

Yalova’da bugün 846 milyon dolarlık ihracatı konuşuyorsak, aynı zamanda bu ihracatın istihdama etkisini de konuşmalıyız.

Çünkü bir şehrin ekonomik başarısını sadece dolar cinsinden ölçmek eksik bir değerlendirmedir. Başarı; istihdamla, ücretlerle, kişi başına gelirle, yerel işletmelerin büyümesiyle ve vatandaşın yaşam kalitesiyle birlikte değerlendirilmelidir.

Yalova’nın bugün önünde önemli bir fırsat var. Nitelikli iş gücü sağlamak. Sanayinin ihtiyacı olan personeli başka şehirlerden getirmek yerine Yalova’nın gençlerini bu sektörlere hazırlamalı. Meslek liselerinin ve üniversitenin sanayiyle daha güçlü bir şekilde buluşturulması, ihracatın kentte bıraktığı ekonomik değeri de artıracaktır.

846 milyon dolarlık ihracat küçümsenecek bir rakam değil. “Bu ihracatın ne kadarı Yalova’da kalıyor ve Yalovalının refahına ne kadar dönüşüyor?” Bence asıl mesele burada.

Çünkü ihracat yapan şirketlerin büyümesi elbette önemlidir. Ama aynı zamanda çalışan kazanıyorsa, yerel tedarikçi kazanıyorsa, esnaf kazanıyorsa, gençler iş buluyorsa ve kentte yaşayan insanların yaşam standardı yükseliyorsa, işte o zaman gerçek anlamda ekonomik kalkınmadan söz edebiliriz.

Yalova’nın 846 milyon dolarlık ihracatı bize büyük bir potansiyeli gösteriyor. Şimdi yapılması gereken, bu potansiyelin kent ekonomisinin tamamına yayılmasını sağlamak.

Çünkü mesele sadece daha fazla ihracat yapmak değil; ürettiğimiz değerin daha büyük bölümünü Yalova’da bırakabilmek.