Özdemir, mağdur yatırımcıların zararlarının sorumluların mal varlıklarından karşılanması gerektiğini savunarak, “Vatandaşın parasını da cebine geri koyacaklar. Bunu yapmak zorundalar” dedi.

Anahtar Parti Yalova İl Başkanı Hüseyin Özdemir, Yalova Gazetesi’ne verdiği röportajda Türkiye gündemindeki fon soruşturmasını, sermaye piyasalarındaki denetim eksikliklerini, küçük yatırımcıların mağduriyetini ve ekonomi yönetiminde yapılması gereken reformları değerlendirdi. Yaşanan gelişmelerin yalnızca finansal bir sorun olarak ele alınamayacağını belirten Özdemir, sürecin arkasındaki siyasi ve idari sorumlulukların da araştırılması gerektiğini ifade etti.

“Bu Bir Fon Krizi Değil, Fon Rezaletidir”

Fon soruşturmasının ortaya çıkış nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdemir, yaşananların klasik bir finansal kriz olarak tanımlanmasına karşı çıktı. Özdemir, “Bu tamamen siyaset ve bürokrasinin el ele büyük bir başarısızlığı ve koordinasyonsuzluğuyla oluşmuş bir rezalettir aslında” ifadelerini kullandı.

Sürecin daha önceki dönemlere uzanan bir geçmişi olduğunu ve denetleyici mekanizmaların gerektiği gibi çalışmadığını savunan Özdemir, olayın yalnızca fon yatırımcılarıyla sınırlı olmadığını dile getirdi. Özdemir, “Fon meselesinde 450 bin civarında mağdur vatandaşımız var ama Borsa İstanbul'un da genelinin değer kaybettiğini düşünecek olursak yaklaşık 7 milyon kişiyi, aileleriyle birlikte düşündüğümüzde 20 milyon insanı etkileyen bir olaydan bahsediyoruz” dedi.

Yaşananların yakın tarihin en büyük dolandırıcılık olaylarından biri olduğunu öne süren Özdemir, “Bu fon rezaletidir. Açık bir şekilde” sözleriyle değerlendirmesini özetledi.

Denetim Mekanizmalarının Neden Çalışmadığını Sordu

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve ilgili kamu kurumlarının sorumluluklarına dikkat çeken Özdemir, olağan dışı getirilerin ve piyasalardaki anormal fiyat hareketlerinin zamanında denetlenmediğini savundu.

Yalova Belediyesi’nde 2027 Bütçe Mesaisi Başladı
Yalova Belediyesi’nde 2027 Bütçe Mesaisi Başladı
İçeriği Görüntüle

Özellikle bazı şirketlerin hisse değerlerindeki olağan dışı yükselişlere ilişkin daha önce bildirimlerde bulunulduğunu hatırlatan Özdemir, buna rağmen gerekli müdahalelerin yapılmadığını ileri sürdü.

Özdemir, “Bu denetim mekanizmaları neden çalışmadı? SPK neden görevini yapmadı? Bu kadar halka arz olmaması gereken şirket nasıl halka arz işlemine onaylanarak girdi? BDDK ne yaptı? Burada Maliye Bakanlığımız ne yaptı?” ifadeleriyle kamu kurumlarının sorumluluğunun araştırılmasını istedi.

Milyarlarca liralık para transferlerinin nasıl gerçekleştiğinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Özdemir, soruşturma kapsamında yurt dışına para çıkaran kişilerin ve varsa bu süreçte ayrıcalık elde edenlerin kamuoyuna açıklanmasını talep etti.

“Mağdurların Zararı Vergilerle Karşılanmamalı”

Fon mağdurlarının birikimlerini geri alıp alamayacağına ilişkin endişelerine değinen Özdemir, çözümün kamu kaynaklarından değil, haksız kazanç elde edenlerin mal varlıklarından sağlanması gerektiğini söyledi.

Devletin mağdur yatırımcıların zararlarını karşılaması gerektiğini ancak bunun bütün vatandaşların vergileriyle yapılmasına karşı olduğunu belirten Özdemir, şöyle konuştu:

“Bu ödemelerin fon mağdurlarına maliyenin hesabından, yani bizim vergilerimizle ödenmesine karşıyım. Çünkü vatandaşın genel suçu ne? Niye biz yine vergilerimizle bir şeyleri karşılamak zorundayız?”

Sorumluların kim olduğuna bakılmaksızın hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, “Kendi içimizde görevini suistimal edenler, yetkiyi, makamı kötü niyetle kullananlar, kendi menfaatine kullananlar hepsi afişe edilerek en ağır cezalarla karşı karşıya kalmalı. Sebepsiz zenginleştirilmiş bütün kaynaklara devlet el koymalı ve vatandaşın zararını tazmin etmeli” dedi.

“Güven Ortamı Oluşmadan Yatırımcı Geri Dönmez”

Fon soruşturmasının finansal piyasalara duyulan güveni ciddi şekilde sarstığını belirten Özdemir, Türkiye'nin ekonomik sorunlarının yalnızca enflasyon ve faiz politikalarıyla açıklanamayacağını ifade etti.

Vatandaşın uzun süredir ekonomik darboğazda olduğunu söyleyen Özdemir, küçük birikimlerini değerlendirmek isteyen yatırımcıların da yaşanan gelişmelerden etkilendiğini kaydetti.

Özdemir, “Para tekrar kazanılabilir. Sistem yeniden kurulabilir ama güveni kazanmak çok zordur. Yeni bir güven ortamı oluşturulmadan vatandaşın tekrar borsaya güvenerek yatırım yapacağını düşünmüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Borsa İstanbul'daki değer kaybının yalnızca fon yatırımcılarını değil, köklü şirketleri ve üretim ekonomisini de etkilediğini savunan Özdemir, güven ortamının yeniden tesis edilmemesi halinde hem yerli hem de yabancı yatırımcıların yeni yatırımlar konusunda temkinli davranacağını dile getirdi.

Başkan Özdemir Haber (2)

“Siyasetin Yargı Üzerindeki Gölgesi Kalkmalı”

Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar nezdindeki itibarının da zarar gördüğünü belirten Özdemir, yabancı sermayenin bir ülkeye yatırım yapabilmesi için hukuki güvence, öngörülebilirlik ve istikrar aradığını söyledi.

Özdemir, “Siyasetin vesayetinin karabulut gibi her şeyin üzerinden kalkması gerekmektedir. Siyasetin haddini hududunu bilmesi, gereken yere çekilmesi, bürokrasinin işler duruma gelmesi ve bir güven ortamı oluşması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Yerli şirketlerin de yatırım ve üretim bakımından desteklenmesi gerektiğini belirten Özdemir, yabancı yatırımcılara sağlanan avantajların yerli işletmeler için de değerlendirilmesini istedi.

Meclis Araştırma Komisyonu Kurulmasını İstedi

Fon soruşturmasının yalnızca adli süreçlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Özdemir, olayın ortaya çıkmasına zemin hazırlayan siyasi, idari ve kurumsal sorumlulukların da araştırılması gerektiğini belirtti.

Konuyla ilgili Meclis araştırma komisyonu kurulmasına yönelik teklifin reddedildiğini hatırlatan Özdemir, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Özdemir, “Burada mesele şudur. Hiçbiri birbirinden bağımsız olamaz. Burada siyaset ile bürokrasi birbirinden ayrı değil. Kişilere takılmadan hızlı bir şekilde neşter vurulması gereken alanlar var” dedi.

Soruşturmanın üzerinden yaklaşık iki ay geçmesine rağmen kamuoyunu tatmin edecek somut adımların atılmadığını savunan Özdemir, sorumluların kim olduğuna ve hangi makamda bulunduğuna bakılmaksızın yargı önüne çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Anahtar Parti'nin Ekonomi Yönetimi İçin Reform Önerileri

Anahtar Parti'nin ekonomi yönetimi ve sermaye piyasalarının denetimine yönelik politikalarına da değinen Özdemir, öncelikli hedeflerinin yönetim sisteminin yeniden düzenlenmesi olduğunu belirtti.

Mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin artık işleyemez bir noktaya geldiğini savunan Özdemir, yarı başkanlık veya parlamenter sistem gibi alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özdemir, “Bakanların Meclis'ten çıkması gerekmektedir. Bakanlar Meclis'e sorumlu olması gerekmektedir. Meclisin gensoru hakkı olması gerekmektedir. Meclisin bütçe hakkı olması gerekmektedir” dedi.

Devletin uzun ve orta vadeli planlama yapabilmesi için Devlet Planlama Teşkilatı'nın yeniden kurulmasını savunan Özdemir, Varlık Fonu'nun yapısının da siyasetin etkisinden çıkarılacak şekilde değiştirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Bürokratik atamalarda liyakatin ön plana çıkarılması gerektiğini vurgulayan Özdemir, kamu görevlilerinin imza attıkları kararların sorumluluğunu taşıması gerektiğini belirterek, “Denetim mekanizmasını işletirsek bunlar yapılmaz. Biz devletin bu noktada siyasetle bürokrasinin uyumlu çalışmasını oluşturacak mekanizmayı kurmayı vaat ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Vatandaşın Parasını Cebine Geri Koyacaklar”

Röportajın sonunda birikimlerini kaybetme endişesi yaşayan vatandaşlara seslenen Hüseyin Özdemir, yatırımcıların herhangi bir art niyet taşımadan, birikimlerini korumak amacıyla yatırım yaptıklarını söyledi.

Yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için şeffaflık, hesap verebilirlik ve etkin denetimin zorunlu olduğunu belirten Özdemir, Anahtar Parti'nin bu konuda kararlı bir tutum sergileyeceğini ifade etti.

Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Vatandaşımız merak etmesin. Onların desteğiyle biz buna izin vermeyeceğiz. Bu fon rezaletinin, bu borsayı maalesef yarı yarıya düşürmüş olan bu rezaletin, siyasetle bürokrasinin iç içe beraber yarattığı bu rezaletin konuşulması, gündemde kalması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Onların sesini yükseltmeye devam edeceğiz.”

Anahtar Parti iktidarında benzer olayların yaşanmaması için güvenilir ve denetlenebilir bir sistem oluşturacaklarını belirten Özdemir, yatırımcıların haklarının korunmasının öncelikleri olacağını kaydetti.

Muhabir: Sezgin Altınel