Cumhuriyet Halk Partisi Yalova Milletvekili Tahsin Becan, basın özgürlüğünün korunması ve gazetecilere yönelik artan şiddet olaylarının önüne geçilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun teklifi verdi. Teklifte, gazetecilere karşı işlenen bazı suçların “ağırlaştırıcı sebep” kapsamına alınması öngörülüyor.
Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın “2024-2025 Basın Özgürlüğü Raporu”na atıfta bulunan Becan, 2025 yılı içerisinde 56 gazetecinin fiziksel saldırıya uğradığını, 90 gazetecinin sözlü tehditlere maruz kaldığını ve üç basın kuruluşunun hedef gösterildiğini belirtti. Basın özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Becan, “Basın özgürlüğü, demokratik toplum ve devleti birleştiren en önemli halkadır. Gazetecilik, kamuoyunun bilgi alma hakkının yapı taşıdır” dedi.
6 Nisan’ın Öldürülen Gazeteciler Günü olduğunu hatırlatan Becan, Türkiye’de gazetecilerin baskı, tehdit ve gözaltılarla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Becan, “Son yıllarda gazetecilere yönelik şiddet ve tehditlerin arttığı görülmektedir. Bu tür eylemler, yalnızca muhalif gazetecileri sindirmeyi değil, aynı zamanda tüm basın mensuplarına gözdağı vermeyi amaçlamaktadır” diye konuştu.
Mevcut yasal düzenlemeleri de eleştiren Becan, “Dezenformasyonla mücadele” adı altında çıkarılan yasaların gazeteciler üzerinde baskı oluşturduğunu ve ifade özgürlüğünü kısıtladığını savundu.
Hazırlanan kanun teklifine ilişkin bilgi veren Becan, düzenlemenin 5187 sayılı Basın Kanunu’na eklenecek yeni bir maddeyi kapsadığını belirtti. Buna göre, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan kasten yaralama, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının; gazetecilere, yaptıkları haber veya düşünce açıklamaları nedeniyle işlenmesi halinde, verilecek cezaların yarı oranında artırılması amaçlanıyor.
Basının kamuoyunu bilgilendirme ve toplumu aydınlatma görevine dikkat çeken Becan, “Basın özgürlüğünün korunması yalnızca bireysel bir hak değil, aynı zamanda demokrasinin korunması anlamına gelmektedir. Devletin, bağımsız ve tarafsız gazeteciliğin sürdürülebilmesi için gerekli önlemleri alması anayasal bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.









