Yalova Gazetesi’ne konuk olan Cumhuriyet Halk Partisi Yalova Milletvekili Tahsin Becan, ilin geleceği açısından önemli iki konuya ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. Yalova’da Altınova ve Çiftlikköy’deki sanayi yatırımlarının bölgede yeni ihtiyaçlar doğurduğunu belirten Becan, bu konudaki eksikliklere dikkat çekti.
Görüşmenin ikinci bölümünde ise Yalova’da geçtiğimiz yılın sonlarında yaşanan su problemine değinen Becan, kente yapılması gereken baraj projelerinin yanı sıra su kayıp-kaçak oranının yüksekliğine işaret etti. Becan, bu konuda yerel belediyelerin de yerine getirmesi gereken sorumluluklar bulunduğunu vurguladı.
Altınova’daki Hastane Açığını Dile Getirdi
Yalova’nın doğu kısmında yapılan sanayi yatırımlarına bu bölgenin hazır olmadığının görüldüğünü belirten Vekil Becan, “Daha geçtiğimiz günlerde Tıp Bayramı dolayısıyla hastane ziyaretinde bulunduk. Altınova’da yalnızca 15 yataklı bir hastane bulunuyor. Oysa tersanelerin bulunduğu bu bölge, en tehlikeli sektörlerden birine ev sahipliği yapıyor. Burada sık sık yaralanmalı ve ölümlü kazalar meydana geliyor. Bu tür durumlarda yaralıların devlet hastanesine zamanında ulaştırılması oldukça zor. Bu nedenle en azından bölgede faaliyet gösteren şirketlere ve orada yaşayan insanlara hizmet verecek donanımlı bir hastanenin yapılması gerekiyor. Bildiğim kadarıyla bu konu planlar içerisinde yer alıyor. İnşallah en kısa sürede Altınova’ya bir devlet hastanesi kazandırılır” dedi.
“Altınova’da yeni konut alanları oluşturması anlamlı değil”
Bölgenin yavaş yavaş konut alanı olmaktan çıktığını söyleyen Vekil Becan, “Bugün mevcut tersanelere ek olarak yeni tersaneler de kurulacak. OSB’ler tamamlandığında ise tersanelerden daha fazla sayıda çalışan bölgede istihdam edilecek. Bu çalışanların büyük bir kısmı da bölgede yaşamayı tercih ediyor. Ancak Altınova halkı, aynı dairede çok sayıda işçinin birlikte yaşamasından rahatsız. Özellikle “bekâr evleri” olarak adlandırılan bu durum, çeşitli sosyal sorunları da beraberinde getiriyor. Bu nedenle Altınova’nın zamanla sanayi ve yan sanayi faaliyetlerinin yoğunlaştığı bir bölgeye dönüşeceğini düşünüyorum. Bölge halkının ise daha çok Çiftlikköy tarafına yönelmesi muhtemel. Planlamaların da bu doğrultuda yapılması gerektiği kanaatindeyim. Altınova’da yeni konut alanları oluşturmanın çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla Altınova; yolları, konut yapısı ve sanayi tesisleriyle birlikte bütüncül bir şekilde ele alınması gereken, Yalova’nın en önemli bölgelerinden biridir. Öte yandan, son dönemde tersanelerde işlerin durgun olduğunu ve işçi çıkarmalarının yaşandığını da biliyoruz. Bu durum Altınova esnafını ve halkını ciddi şekilde etkiliyor. Yani bölgenin her türlü ihtimale karşı hazırlıklı olması ve planların buna göre yapılması gerekiyor. Bu noktada siyasilere, özellikle de Altınova Belediyesi’ne büyük görev düşüyor” şeklinde konuştu.
“Sadece baraj yapmak çözüm değil, kayıp-kaçak önlenmeli”
Yalova’da geçtiğimiz yılın sonu itibariyle yaşanan su probleminin hatırlatılması ve mevcuttaki baraj projelerinin hangi durumda olduğunun sorulmasına üzerine Vekil Becan, “Çağlayan Barajı ile ilgili daha önce ihale aşamasına gelindiği ifade edilmişti. Ancak şu an ne zaman başlanacağına dair net bir bilgim yok. Hepimizin bildiği gibi Yalova ciddi bir susuzluk yaşadı. Bu tür sorunlar ortaya çıkmadan önce önlem almak gerekiyor. Tıpkı deprem meselesinde olduğu gibi… Depremin olacağı bilinen bir gerçek, ancak çoğu zaman gerekli önlemler önceden alınmıyor. Oysa kentsel dönüşümden toplanma alanlarına, prefabrik yapılardan acil barınma çözümlerine kadar birçok hazırlığın önceden yapılması gerekiyor. Deprem anında panik yaşandığı için istenilen sonuçlar elde edilemiyor. Su konusu da benzer şekilde ele alınmalı. Sadece baraj yapmak çözüm değil. Bildiğim kadarıyla Yalova’da ciddi bir su kayıp-kaçak oranı bulunuyor. Öncelikle bu kayıpların önlenmesi gerekiyor. Baraj yatırımları kısa sürede tamamlanabilecek projeler değil; 3-5 yıllık süreçler gerektiriyor. Bu nedenle kısa vadede kaçakların önlenmesi, mevcut kuyuların bakımının yapılması ve göletlerin değerlendirilmesi gibi adımlar atılmalı” ifadelerini kullandı.
“Devlet Su İşleri (DSİ) olmak üzere yerel yönetimlere büyük sorumluluk düşüyor”
Yalova’ya kurulacak yeni OSB’lerle birlikte su ihtiyacının daha fazla olacağına dikkat çeken Becan, “Bu da ayrı bir planlama gerektiriyor. Bunun dışında Ankara’da bir Hollanda firmasıyla su arıtma sistemleri üzerine görüşmeler yaptım. Bu firmanın önerdiği sistemler Türkiye’de henüz yaygın değil. Ancak bu sistemler sayesinde arıtılan su; bahçe sulamada, seralarda ve evsel kullanımda (örneğin temizlikte) yeniden değerlendirilebiliyor. Bu tür sistemler kurulduğunda devlet, işletme maliyetlerinin bir kısmını, örneğin elektrik giderlerini karşılayabiliyor. Belediyelerin bu tür alternatif çözümleri araştırması gerekiyor. Aksi halde suyu arıtıp doğrudan denize bırakmanın bir anlamı yok. Suyun yeniden kullanılması büyük önem taşıyor. Sonuç olarak, yalnızca yeni barajlar yapmak yeterli değil. İki ya da üç baraj inşa edilse bile, eğer yüzde 40 oranında su kaybı yaşanıyorsa ve bu su boşa gidiyorsa, yapılan yatırımın etkisi sınırlı kalır. Oysa kayıp-kaçağı azaltmaya yönelik çalışmalar ve suyun yeniden kullanımını sağlayan sistemler, daha düşük maliyetle daha etkili sonuçlar verebilir. Bu konularda başta Devlet Su İşleri (DSİ) olmak üzere yerel yönetimlere büyük sorumluluk düşüyor” diyerek sözlerini tamamladı.


