Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 14 Nisan Salı günü gerçekleşen silahlı saldırının etkisi henüz geçmemişken, 15 Nisan Çarşamba günü Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda bir silahlı saldırı yaşanması ve bunun sonucunda 9 öğrenci ile 1 öğretmenin hayatını kaybetmesi, tüm Türkiye’de büyük bir şok etkisi yarattı.
Arka arkaya gelen iki saldırıyı gerçekleştiren faillerin de öğrenci olması, kamuoyunda büyük bir tartışmaya neden olurken; Türkiye’de bireysel silahlanma olgusu üzerine açıklamalar yapılmaya devam ediyor.
Uzmanlar yaptıkları değerlendirmelerde, bireysel silahlanmanın her geçen yıl daha da arttığına dikkat çekerken, bu durumun Türkiye’de yaşayan milyonlarca vatandaşın can güvenliği açısından tehdit oluşturduğu yönünde değerlendirmelerde bulunuyor.
Bireysel Silahlanmaya Dikkat Çekip Adım Atmıştı
Tüm bu yaşananlarla birlikte, Yalova’da 2026 yılı başında yaşanan olay da akıllara geldi.
Yalova SGK İl Müdürlüğü’nde görev yaptığı sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren 31 yaşındaki Zekeriya Polat ve ailesinin yaşadığı trajik olayın ardından bireysel silahlanma konusunu gündemine alan Cumhuriyet Halk Partisi Yalova Milletvekili Tahsin Becan, konuya ilişkin olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde soru önergesi vermiş ve kanun teklifinde bulunmuştu. Türkiye’de artan suç oranlarını hatırlatan Becan, ruhsatsız silah sayısının 30 milyonu aştığını belirtmiş ve Türkiye’nin silaha sahip olma oranında dünyada 10. sırada yer aldığını ifade etmişti. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un ve diğer mevzuatların günümüz koşulları için yetersiz olduğunu belirten Becan, değişiklik için adım atmıştı.
Ne Demişti?
Türkiye’de bireysel silahlanmaya karşı faaliyet gösteren Umut Vakfı’nın verilerine göre, AK Parti iktidarı döneminde bireysel silahlanmanın büyük bir hızla arttığını belirten Becan, “Vakfın son verilerine göre Türkiye’de 2,5 milyon ruhsatlı silah bulunmaktadır. Ruhsatsız silah sayısının ise 30 milyonu aştığı ifade edilmektedir. Umut Vakfı’nın son açıkladığı Türkiye Silahlı Şiddet Haritası 2024 Raporu’na göre, 2024 yılında Türkiye’de 3 bin 801 silahlı şiddet olayı yaşanırken, bu olaylarda 2 bin 400 kişi hayatını kaybetmiştir. Söz konusu vakaların yüzde 82’sinde silah kullanıldığı dile getirilmiştir. 2024 yılıyla birlikte son 11 yılda ise Türkiye’de toplam 37 bin 998 silahlı şiddet olayı basına yansımış; bu olaylarda 23 bin 804 kişinin hayatını kaybettiği, 35 bin 36 kişinin ise yaralandığı belirtilmiştir” ifadelerini kullanmıştı.
Dünyada silaha sahip olma oranında Türkiye’nin 10. sırada yer aldığını belirten Becan, “Bireysel silahlanma yalnızca suç oranlarını artırmakla kalmayıp, özellikle kadınlar ve çocukların kamusal ve özel alanlarda kendilerini güvende hissetmelerini engellemekte, toplumsal korku iklimini beslemekte ve şiddetin olağanlaşmasına yol açmaktadır. Toplumsal gerilimin ve kutuplaşmanın arttığı dönemlerde silahlı şiddetin yaygınlaşması, huzuru tehdit eden bir unsur haline gelmektedir. Bu durum, Anayasa’da güvence altına alınan yaşam hakkı, beden bütünlüğü ve çocukların korunması ilkeleriyle açıkça çelişmektedir. Bu bağlamda, bireysel silahlanmanın nedenleri, yaygınlık düzeyi, silah kaynaklı suç ve şiddet olaylarının bölgesel ve demografik dağılımı, ruhsatsız silahların dolaşımı, mevcut mevzuatın uygulanabilirliği ile denetimlerin yeterliliğinin bilimsel ve nesnel verilerle incelenmesi; toplumsal kutuplaşma ve iç karışıklık risklerinin azaltılması, vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Nitekim, çok yakın zaman önce Yalova SGK İl Müdürlüğü’nde emekliliği reddedilen bir kişi, kurum avukatı Zekeriya Polat’ı tabancayla vurdu. Üstelik, maluliyet talebinin reddi ve buna ilişkin yargı sürecini gerekçe göstererek ruhsatlı silahıyla saldırıyı gerçekleştirdi” demişti.
Meclis araştırma önergesinde, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun başta olmak üzere tüm mevzuatın günümüz koşulları ve toplumsal ihtiyaçlar çerçevesinde yeterliliğinin ve caydırıcılık düzeyinin tüm yönleriyle ele alınması gerektiğini belirten Becan, “Bu doğrultuda, uygulamada karşılaşılan eksiklik ve boşluklar ayrıntılı bir biçimde incelenmeli; ruhsatlandırma süreçlerinde silah edinme şartları sıkılaştırılmalı, psikolojik değerlendirme, adli sicil ve risk analizlerinin etkinliği artırılmalıdır” ifadelerini kullanmış ve 6136 sayılı kanunda değişiklik yapılarak valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanlara ateşli silah taşıma ve bulundurma imkânının kaldırılması için kanun teklifinde bulunmuştu.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen silahlı saldırılar sonrası toplumda artan şiddet olgusunun nedenlerine ilişkin tartışmalar yapılması ve bireysel silahlanma tehdidine yeniden dikkat çekilmesinin ardından, TBMM’de konuya dair yeni bir hamlenin gelip gelmeyeceği önümüzdeki günlerde konuşulmaya devam edecek.





