ABD’nin Maskelenmiş Yüzü -4

ABD KÜBA İLİŞKİLERİ

Küba Cumhuriyeti, Karayipler'de bir ada ülkesidir. Adını taşıyan ana adanın yanı sıra 4.195 ada, adacık ve mercan adasından oluşmaktadır.

Karayip Denizi, Meksika Körfezi ve Atlantik Okyanusu'nun birleştiği noktada yer alan Küba, Yucatan Yarımadası'nın doğusunda, Florida ve Bahamalar'ın güneyinde, Hispanyola'nın batısında ve Jamaika ile Cayman Adaları'nın kuzeyinde yer almaktadır.

Küba, yaklaşık 10 milyon nüfusuyla Haiti ve Dominik Cumhuriyeti'nden sonra Karayipler'in en kalabalık üçüncü ülkesidir. Yüzölçümü bakımından ise Karayipler'in en büyük ülkesidir. Kültürel olarak Küba, Latin Amerika'nın bir parçası olarak kabul edilir. Havana en büyük şehri ve başkentidir.

Küba, Karayip Denizi, Meksika Körfezi ve Atlantik Okyanusu'nun birleştiği noktada, ABD'nin (Florida) sadece 150 km güneyinde yer alan, deniz ticaret yolları ve jeopolitik açıdan kritik bir ada ülkesidir.

Amerika kıtasına yakınlığı ve geçiş noktasındaki konumuyla, tarihsel olarak bölgesel güç dengelerinde önemli bir rol oynamıştır. Küba'nın stratejik konumunun temel özellikleri şunlardır:

  • Deniz Ticaret Yolu:

Meksika Körfezi'nden Atlantik Okyanusu'na açılan en önemli suyolları üzerinde yer alır.

  • ABD'ye Yakınlık:

ABD'nin güney kıyılarına 150 km mesafede olması, onu Soğuk Savaş döneminden günümüze kadar ABD dış politikasında önemli bir unsur yapmıştır.

  • Karayipler'in Merkezi:

Karayip Denizi'ndeki en büyük ada olması ve çevresindeki ABD, Bahamalar, Jamaika, Meksika, Haiti gibi ülkelerle olan deniz sınırları, onu bölgesel bir merkez haline getirmektedir.

  • Jeopolitik Önemi:

Özellikle 1962 Küba Füze Krizi'nde görüldüğü gibi, küresel güçlerin (eski SSCB, şimdi Rusya/Çin) ABD'nin "arka bahçesinde" etki alanı kurabileceği bir nokta olarak görülmektedir.

Özetle, "Karayipler'in İncisi" olarak da bilinen Küba, Amerika kıtasındaki ticaret ve güvenlik trafiği üzerinde doğrudan etkisi olan stratejik bir "kontrol noktası" görevi görmektedir.

ABD-KÜBA ilişkileri

*Yaşanan göç, *Terörle mücadele, *Siyasi haklar, *İnsan hakları, *Seçimlere müdahale, *Dezenformasyon kampanyaları, *İnsani yardım, *Ticaret politikası, *Mali talepler, *Kaçakların iadesi ve Küba’nın dış politika konularındaki keskin görüş farklılıkları nedeniyle ilişkiler önemli ölçüde kötüleşmişti.

Küba bölgede nispeten müreffeh bir ticaret ortağı, tütün ve şeker üretiminin merkezi haline gelmişti. Bu dönemde Kübalı tüccarlar giderek Kuzey Amerika limanlarına seyahat ederek uzun yıllar süren ticaret sözleşmeleri yapmışlardı.

· 1840'ların sonlarında Başkan James K. Polk, Küba'yı satın almak için 100 milyon dolar teklif etme göreviyle İspanya'ya elçisi Romulus Mitchell Saunders'ı gönderdi. Ancak Saunders İspanyolca bilmiyordu ve o zamanki Dışişleri Bakanı James Buchanan'ın belirttiği gibi "bazen İngilizce bile berbat konuşuyordu".

  • Saunders beceriksiz bir müzakereciydi, bu da İspanyolları hem eğlendirdi hem de kızdırdı. İspanya, “Küba'nın satılması yerine, okyanusta batmasını tercih edeceklerini” söyledi.
  • 1848'de Whig olan Zachary Taylor'ın seçilmesi, adayı satın alma yönündeki resmi girişimleri sona erdirdi.
  • Tarihçiler tarafından On Yıl Savaşı olarak adlandırılan, İspanyol yönetimine karşı 1868-1878 yılları arasındaki Küba isyanı, Amerika Birleşik Devletleri'nde geniş bir sempati kazandı. Aralık 1898’de İspanya ve Amerika Birleşik Devletleri Paris Antlaşması’nı imzaladı ve antlaşmaya göre İspanya Küba üzerindeki tüm haklarından vazgeçti.
  • Bu antlaşma Amerika’daki İspanyol İmparatorluğunu sona erdirdi ve ABD’nin bölgedeki genişlemesinin ve uzun vadeli siyasi egemenliğinin başlangıcı oldu ve ABD’ye ait ‘Küba Adası Gayrimenkul Şirketi’ Amerikalılara Küba topraklarını satmak üzere çalışmaya başladı.

ABD'nin Küba'ya yönelik Suç Sayılabilecek Eylemleri,

Özellikle 1959 Küba Devrimi'nden sonra yoğunlaşan, uluslararası hukuk açısından tartışmalı ve "savaş suçu" veya "insanlığa karşı suç" kapsamında değerlendirilen çeşitli askeri ve ekonomik müdahaleleri içermektedir. Bu eylemler genellikle doğrudan bir savaş ilanından ziyade, gizli operasyonlar, ekonomik abluka ve sabotaj şeklinde gerçekleşmiştir.

ABD'nin Küba'daki Başlıca Müdahaleleri ve İddialar:

  • Domuzlar Körfezi Çıkarması (1961):

CIA destekli Kübalı sürgünlerin Fidel Castro hükümetini devirmek amacıyla gerçekleştirdiği bu askeri operasyon, bir devletin egemenliğine yönelik doğrudan saldırı girişimi olarak kabul edilir.

  • Ekonomik Abluka ve Ambargo (1960’dan taaa günümüze kadar süregelen):

ABD'nin 1960'lardan bu yana uyguladığı kapsamlı ekonomik ambargo, gıda ve ilaç gibi insani ihtiyaçları da hedef aldığı gerekçesiyle "soykırıma varan bir kuşatma" veya insani suç olarak nitelendirilmektedir. Bu ambargo, Küba halkının temel yaşam haklarını doğrudan etkilemektedir.

  • Sabotaj ve Suikast Girişimleri:

CIA, Castro döneminde Fidel Castro'ya yönelik çok sayıda suikast girişimi düzenlemiş ve Küba ekonomisine (tarım, sanayi) zarar vermek amacıyla sabotaj eylemleri organize etmiştir.

Bu eylemler, ABD'nin Küba'nın iç işlerine müdahale etme ve bölgesel hakimiyet kurma çabalarının bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

- Küba ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki modern diplomatik ilişkiler, tarihsel çatışmalar ve farklı siyasi ideolojilerden kaynaklanan hep soğuk ve gerilimli bir ilişki olarak süregelmiştir.

- ABD, 1952'den 1958'e kadar Küba'yı yöneten Fulgencio Batista'nın askeri diktatörlüğüne; silah, para ve otorite desteği sağladı. Bu durum, 1959 Küba Devrimi sırasında kötüleşti.

- ABD, adada şiddet içeren bir terörizm ve sabotaj kampanyası yürütmek, sivilleri öldürmek ve ekonomik hasara yol açmak için Küba'da ajanlar görevlendirdi.

(İki ülke, Soğuk Savaş sırasında ‘1961' kesilen diplomatik ilişkilerini 20 Temmuz 2015'te yeniden kuruldu.)

- ABD hükümetinin Küba'ya karşı terörizm kampanyası 1960'ların başlarından itibaren hızlandı. Aynı yılın sonlarında Küba, ABD'ye ait tüm kıyı petrol rafinerilerini millileştirerek yaklaşık 1,7 milyar dolarlık ABD petrol varlığına el koydu.

- 1961'de ABD, Küba ile diplomatik ilişkilerini kesti ve ülkeyi işgal etmeye çalıştı; başarısızlığının ardından ABD, Küba hükümetini devirmek için şiddetli bir terör saldırısı kampanyası başlattı ve önemli sayıda sivili öldürdü.

- Bir yıl sonra, Füze Krizi sırasında Küba, Sovyetler Birliği'nin adaya nükleer füzeler yerleştirmesine izin verdi ve bu da ABD hükümetinin adayı abluka altına almasına yol açtı.

2015-2017 yılları arasında, ABD Başkanı Barack Obama ve Komünist Parti Birinci Sekreteri Raul Castro döneminde, Küba yumuşaması olarak bilinen bir çaba ile ilişkileri kısa süreliğine normalleşti

ABD'nin Küba'ya yönelik Suç Sayılabilecek Eylemleri,

Özellikle 1959 Küba Devrimi'nden sonra yoğunlaşan, uluslararası hukuk açısından tartışmalı ve "savaş suçu" veya "insanlığa karşı suç" kapsamında değerlendirilen çeşitli askeri ve ekonomik müdahaleleri içermektedir. Bu eylemler genellikle doğrudan bir savaş ilanından ziyade, gizli operasyonlar, ekonomik abluka ve sabotaj şeklinde gerçekleşmiştir.

ABD'nin Küba'daki Başlıca Müdahaleleri ve İddialar:

  • Domuzlar Körfezi Çıkarması (1961):

CIA destekli Kübalı sürgünlerin Fidel Castro hükümetini devirmek amacıyla gerçekleştirdiği bu askeri operasyon, bir devletin egemenliğine yönelik doğrudan saldırı girişimi olarak kabul edilir.

  • Ekonomik Abluka ve Ambargo (1960’dan taaa günümüze kadar süregelen):

ABD'nin 1960'lardan bu yana uyguladığı kapsamlı ekonomik ambargo, gıda ve ilaç gibi insani ihtiyaçları da hedef aldığı gerekçesiyle "soykırıma varan bir kuşatma" veya insani suç olarak nitelendirilmektedir. Bu ambargo, Küba halkının temel yaşam haklarını doğrudan etkilemektedir.

  • Sabotaj ve Suikast Girişimleri:

CIA, Castro döneminde Fidel Castro'ya yönelik çok sayıda suikast girişimi düzenlemiş ve Küba ekonomisine (tarım, sanayi) zarar vermek amacıyla sabotaj eylemleri organize etmiştir.

  • Guantanamo Körfezi Deniz Üssü (1902’den-Günümüze):

ABD'nin Küba topraklarında, Küba hükümetinin rızası olmaksızın (1902 tarihli zoraki bir anlaşmaya dayanarak) işlettiği ve özellikle 11 Eylül sonrasında terör şüphelilerine işkence iddialarıyla gündeme gelen Guantanamo askeri hapishanesi, uluslararası hukukun çiğnendiği bir alan olarak görülmektedir.

Bu eylemler, ABD'nin Küba'nın iç işlerine müdahale etme ve bölgesel hakimiyet kurma çabalarının bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

Değerli okurlar bir sonraki yazım KONGO-RUANDA-ABD ilişkileri olacaktır.

Sevgiyle, mutlulukla ve sağlıcakla kalınız.