Son 3 yıldır Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Acil Tıp Uzmanlığı görevini başarıyla üstlenen Dr. Bora Köktürk, 15 yıldır insanlığa dair konular üzerine notlar tutuyordu. Bu entelektüel merakı üzerine giden Dr. Köktürk, yazdığı notları derleyerek kitap haline getirmeye karar verdi ve bu süreç 6 yıl önce başladı. Dr. Köktürk’ün büyük emeğinin meyveleri ortaya çıktı ve “Akıllara Şifa Bir Yolcu: İnsanoğlu” ismini verdiği kitabını Kutlu Yayınevi üzerinden geçtiğimiz Temmuz ayı itibariyle yayınladı.
Dr. Köktürk’ün insanlığa dair bir çağrı olarak yazdığı “Akıllara Şifa Bir Yolcu: İnsanoğlu” adlı kitabının hikayesini Yalova Gazetesi aracılığıyla anlattı.
“Uzun yıllar 112 Acil Yardım İstasyonu’nda görev yaptım”
İlk olarak kendini tanıtan Dr. Köktürk, “İstanbul Üsküdar’da 1964 yılında dünyaya geldim. Babamın görevi icabı ilk, orta ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Kısa bir Anadolu macerasından sonra üniversite eğitimime İstanbul Tıp Fakültesi’nde devam ettim ve buradan mezun oldum. Daha sonra doktor olarak çeşitli görevlerde bulundum. Uzun yıllar 112 Acil Yardım İstasyonu’nda görev yaptım. Asistanlığımı tamamladıktan sonra Acil Tıp Uzmanı olarak Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzmanlık eğitimimi bitirdim. Ardından Türkiye’nin farklı şehirlerinde görev yaptım. En son Yalova Devlet Hastanesi’nde ve ardından Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde üç yıl boyunca Acil Tıp Uzmanı olarak çalıştım” dedi ve tayini çıktığı için Muğla Ortaca Devlet Hastanesi’nde göreve başlayacağı bilgisini verdi.
“Notlarımı yok etmek üzereyken “Evet, ben bunları bir kitaba dönüştürmeliyim.” dedim”
Yazmaya başlama ve kitabını oluşturma hikayesinden bahseden Dr. Köktürk, “Bu kitabımın arka planında uzun yıllara dayanan bir çaba var. Önceleri hayata dair kısa kısa notlar almaya başladım. Bu notlar, çeşitli etkilenimlerin, başka yazarların ve köşe yazarlarının yazılarından süzülen ve benim de sentezlediğim fikirlerden oluşuyordu. Ancak bir süre sonra bu notların bir anlam ifade etmeyeceğini düşünüp yok etmek istedim. Tam bu sırada bir yakınım, notlarımın çok değerli olduğunu ve mutlaka kitap haline getirmem gerektiğini söyledi. Bu benim hoşuma gitti. Notlarımı yok etmek üzereyken “Evet, ben bunları bir kitaba dönüştürmeliyim.” dedim. Böylece kısa kısa notlarım, 6 yıllık bir emeğin sonunda bir kitaba dönüştü. Aslında bu sürecin başlangıcı 15 yıl öncesine dayanıyor. İlk 9 yıl boyunca notlar topladım. Ardından onları yok etmeye karar verdiğim bir dönemde, 6 yıllık bir süreçle yeniden çalışmaya başladım. Bu süreçte geceleri kalkıp yazılar yazdım, bilgisayar başında uzun vakitler geçirdim. Hatta eşim, çocuğumuzu ihmal ettiğimi bile söylemişti. Zorlu bir süreçti ama sonuçta ortaya çıkan eserin güzel olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.
“Kitabımın köprüden önceki son uyarılardan biri olmasını istedim”
Kitabına verdiği ismin anlamını açıklayan Dr. Köktürk, “Ben hekimim, fakat kitabımın adı aslında ironik bir anlam taşıyor. “Akıllara şifa” ifadesi olumlu gibi görünse de “akıllara ziyan” anlamında kullandım. Çünkü kitabım, insanın yaratılışı üzerine düşüncelerimi içeriyor. İnsanoğlu, boşuna ya da sebepsiz yere yaratılmış bir varlık değil. Bizler çok büyük bir sistemin küçük ama en zirvedeki parçalarıyız. Tıp eğitimi sayesinde insanın yaratılışındaki ayrıntıları öğrenme şansına sahip olduğumuz için bu mucizeyi daha iyi kavrıyoruz. Fakat çoğu zaman hayatın koşuşturması içinde bu mucizeyi fark etmiyoruz. Kitabın amacı, insanların bu gerçeği görmesini sağlamak. İnsanoğlu olarak bizim bir amacımız, bir misyonumuz var. Eğer bunu fark edemezsek, yaratılışımızın anlamı ortadan kalkıyor. Günümüz dünyasında ise çoğunluk sadece eğlenmek, vakit geçirmek, hoşça zaman sürmek üzerine bir hayat kuruyor. Oysa bu sürdürülebilir değil. Ben bir sona yaklaştığımızı düşünüyorum. Kitabımın da köprüden önceki son uyarılardan biri olmasını istedim” ifadelerini kullandı.
“Bu kitap, okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulacağı bir kitap”
Kitabının içeriği ve amacı hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Köktürk, “600 sayfalık bir eser. Amacı sadece okunmak değil, insanlara düşündürmek. Okuyanların zorlandığını gördüm, çünkü insanlar rahatlarından uzaklaşmak istemiyor. Ancak kitabım felsefi bir eser olsa da sadece felsefe olsun diye yazılmadı. İçinde benim günlük hayatımda edindiğim birikimler, izlenimler var. Bu kitap, okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulacağı bir kitap. Kolay bir kitap değil, üzerinde düşünülmesi, satır aralarının okunması gereken bir eser. Bir nörolog arkadaşım bana, “Boracığım, kitabın okunmuyor diye üzülme. Bu kolay okunan bir kitap değil. Üzerinde düşünülmesi gereken bir eser.” dedi. Bu yorum beni mutlu etti. Ben de bu kitabın hızlıca bitirilecek bir kitap olmadığını düşünüyorum. Bir roman gibi okuyup geçmek mümkün değil. Daha çok keçiboynuzu gibi: tadına varmak için çok çiğnemek gerekiyor” dedi. Kitabının Kutlu yayınevinden çıktığının bilgisini veren Dr. Köktürk, “Kendilerine teşekkür ediyorum. Kitabım dijital platformlarda mevcut. Ayrıca Kitapyurdu, Kitantik gibi sitelerden de edinilebilir. Kutlu Yayınevi’nin satış sayfasından da doğrudan sipariş verilebilir” şeklinde konuştu.
“İkinci kitabım, herkesin anlayabileceği bir dille yazılmış tıp ve sağlık konularını içerecek”
Yazmaya devam edeceğini belirten Dr. Köktürk, “Yazmak insana bulaştığında durdurulamayan bir süreç oluyor. İkinci kitabım için çalışmalarım var. Ancak ilk kitabımla ilgili geri dönüşler tam anlamıyla alınmadığı için biraz çekimser davranıyorum. İkinci kitabım, herkesin anlayabileceği bir dille yazılmış tıp ve sağlık konularını içerecek. Çünkü bu alanda da çok ciddi yanlışlarımız var. İnsanlara bu yanlışları göstermek ve onları bilinçlendirmek istiyorum” ifadelerini kullandı. Son olarak insanlığa ve okuyucularına mesajını ileten Dr. Köktürk, “Hayat çok hızlı geçiyor. Bugün önemsemediğimiz şeylerin yarın çok büyük sonuçlar doğurabileceğini unutmamalıyız. Sigara örneğinde olduğu gibi… Hekim arkadaşlarım bile sigara içiyor. Onları uyarıyorum ama “Biz daha genciz, mutluyuz.” diyorlar. Oysa çok kısa bir sürede o sigaranın ölümcül etkilerini yaşayacaklarını biliyorum. Hayatımızı, “iş işten geçmeden” anlamlandırmalıyız. Yaratılışımızın amacını unutmadan, sistemin bir parçası olduğumuzu bilerek yaşamalıyız. Birbirimize bağlı olduğumuzu, 14 milyar yıllık bir mucizenin son örnekleri olduğumuzu unutmamalıyız” diyerek sözlerine son verdi.