2019’da hayata geçen Artemisia, bugün milyonlarca fide üretimi ve eğitim çalışmalarıyla sektörde önemli bir yer edindi.
Yalova doğumlu ziraat teknikeri Gülnur Erol, eğitim ve çalışma hayatında edindiği deneyimleri girişimciliğe dönüştürerek tıbbi ve aromatik bitkiler alanında kendi markasını oluşturdu. 1979 yılında Yalova’da doğan Erol, lise ve üniversite eğitimini ziraat alanında tamamladıktan sonra mezun olduğu lisede usta öğretici olarak görev yaptı. Özel sektörde üretim şefliği yapan, Halk Eğitim bünyesinde bahçecilik eğitimleri veren Erol, son olarak mezun olduğu okulun süs bitkileri bölümünde görev yaparken kendi işini kurmak için istifa etti.
Kendi hikayesini anlatan Gülnur Erol, üretim tutkusunun girişimciliğe uzanan yolu açtığını belirterek “Okulda küçük bir alanda üretim yapıyordum. Üretmeyi çok sevdiğim için hem gezebileceğim hem de bitki üretimi yapabileceğim bir iş kurmayı hayal ediyordum” dedi.
Bu süreçte Düzce Üniversitesi’nde yürütülen tıbbi ve aromatik bitkiler projesine danışman olarak katıldığını anlatan Erol, piyasada fide eksikliği olduğunu fark ettiğini belirterek “Projelerde bitki fidesi bulmakta zorlandığımızı gördüm. Bu eksikliği gidermek gerektiğini düşündüm ve kendi firmamı kurmaya karar verdim” ifadelerini kullandı.
“Artemisia’yı ikinci çocuğum gibi görüyorum”
Ortaklık girişimlerinin sonuçsuz kalmasına rağmen alınan siparişler nedeniyle üretime devam etme kararı aldığını belirten Erol, sera arayışına girerek kendi yolunu çizdi. Serasının sözleşmesini 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde imzaladığını belirten Erol, kuruluş sürecinin kendisi için özel tarihlere denk geldiğini söyleyerek “Kızımın doğum günü olan 25 Mart’ta firma kuruluş süreci ilerledi, vergi levham ise 1 Nisan’da çıktı. Artemisia’yı ikinci çocuğum gibi görüyorum” dedi.
Firma isminin ortaya çıkışı da dikkat çekici bir hikayeye dayanıyor. Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bölüm Başkanı Ahmet Bircan Tınmaz’ın önerdiği bitki türlerini araştırırken Artemisia ismine rastladığını anlatan Erol, “Artemisia ’nın güçlü kadın karakter anlamına geldiğini ve aynı zamanda tıbbi bir bitkinin Latince adı olduğunu öğrendim. O an firmamın adının Artemisia olması gerektiğine karar verdim” diye konuştu.
“Bu işte öncü olmak bu işte bir şeyler yapmak çok güzel”
Erol, işe başladığı dönemde kadın girişimci sayısının az olduğunu belirterek bugün üretim yapan kadın sayısındaki artışın kendisini mutlu ettiğini dile getirdi: “Evet, benim başladığım dönemde çok azdı. Şimdi biraz daha arttı ama şöyle arttı. Ben şu an 50 çeşitten fazla tıbbi aromatik bitki fidesi üretiyorum ve satıyorum. Tabii ki farklı yine buna benzer firmalar var. Tabii bu işte kadının yeri de daha büyük. Tarımla, toprakla daha çok kadınlar daha çok uğraşıyor. Ama şöyle sayı arttı. Fide satıp, üretip satan değil de daha çok arazisine, tarlasına işte birkaç çeşit tıbbi aromatik dikip onun hasadını yapıp satışını yapan ve devamında yine butik şekilde yağını çıkartan bunu bitki çayı yapan kadınlarımız da çoğaldı. Bu çok mutluluk verici benim adıma tüm kadınlar adına da. Bu işte öncü olmak bu işte bir şeyler yapmak çok güzel.”
Başlangıçta kiralık arazide üretim yaptıklarını ancak daha sonra Milli Emlak’tan arazi kiralayarak kendi alanlarına geçtiklerini belirten Erol, şu an 14 dekarlık alanda faaliyet gösterdiklerini söyledi. Dört seranın bulunduğu arazide açık ve gölgelikli üretim alanları da yer alıyor. Ayrıca beş dekarlık alanda aronya üretimi gerçekleştiriliyor.
“Şu anda kırlangıç otu oldukça revaçta”
Son dönemde bazı bitkilere yoğun talep oluştuğunu belirten Erol, “Okaliptus ve birçok anaç bitki de arazimizde yer alıyor. Hem fide üretimi hem de tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği yapıyoruz. Son dönemde kara mürver, melisa, ekinezya ve arnika montana gibi bitkiler daha fazla talep görüyor. Taleplere göre üretimimiz değişebiliyor. Şu anda kırlangıç otu oldukça revaçta ve Türkiye’nin birçok yerine satış yapıyoruz. Adaçayı, kekik ve nane de her zaman talep gören bitkiler arasında yer alıyor. Aronya ise sağlık açısından faydalı görüldüğü için yoğun ilgi görüyor” diye konuştu.
“Şimdi hedefimiz üç milyon fide üretmek”
Kuruluş sürecinde hedefinin yıllık bir milyon fide üretmek olduğunu belirten Erol, bugün bu hedefe ulaştıklarını söyleyerek yeni hedefini de paylaştı: “Şimdi hedefimiz üç milyon fide üretmek. İnternet üzerinden ve doğrudan satışlarımızla talepleri karşılıyoruz.”
“Zehirsiz tarımı anlatmak ve yaygınlaştırmak benim için çok önemli”
Eğitim çalışmalarına da önem verdiğini vurgulayan Erol, özellikle zehirsiz tarım konusunda insanları bilinçlendirmek istediğini belirterek “Evet, eğitim vermeyi çok seviyorum. Zehirsiz tarımı anlatmak ve yaygınlaştırmak benim için çok önemli. Anaokulu öğrencilerinden özel gereksinimli çocuklara kadar birçok gruba eğitim veriyoruz. Eğitimlerde en çok temiz gıdanın nasıl üretileceği soruluyor. Kompost yapımı, kimyasal ilaçlara alternatif çözümler ve doğal üretim yöntemleri hakkında bilgi veriyoruz. İnsanlar yapılanı gördüklerinde daha çok inanıyor. Ben de yaptığımı göstermek istiyorum. Çünkü yalnızca benim zehirsiz üretmem yeterli değil. Çevremdeki herkesin de aynı yöntemi uygulaması gerekiyor. Bu yayılımın en etkili yolu eğitimdir” ifadelerini kullandı.
“Gençlerin toprağı ve üretimi sevmesi gerekiyor”
Gençlere de çağrıda bulunan Erol, temiz gıdanın geleceğin en önemli konusu olduğuna dikkat çekerek “Mutlaka bu alana yönelmelerini tavsiye ederim. Temiz gıda artık çok önemlidir. Gençlerin toprağı ve üretimi sevmesi gerekiyor. Her şeyden tasarruf edilebilir fakat gıdadan edilemez. Bu nedenle gençlerin doğaya ve toprağa sahip çıkması gerekir” dedi.
Tıbbi ve aromatik bitkilerin yalnızca çay ya da baharat olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Erol, herkesin evinde bu bitkilerden yetiştirmesini önererek sözlerini şöyle tamamladı: “Tıbbi aromatik bitkiler hayatımızın her alanında yer alıyor. Bu bitkileri yalnızca çay veya baharat olarak düşünmemeliyiz. İnsan sağlığı, doğa ve hayvan sağlığı açısından büyük öneme sahiptirler. Herkesin balkonunda ya da bahçesinde bu bitkilerden bulunmasını isterim. Zararlı böcekleri uzaklaştırır ve faydalı böcekleri çekerler. İnsanların kendi baharatlarını ve bitkilerini yetiştirmeleri büyük bir keyiftir.”





