İNSAN NE İÇİN YAŞAR

Bu hafta sizlere farklı bir konuyla giriş yapmak istedim. İnsan ne için Yaşar sorusunu ünlü Rus Yazar Tolstoy ele almış kitap olarak biz okuyuculara sunmuş.
Zamanında zengin olma hayalleri olan birisi varmış. Yaşadığı dönemde oldukça cömert bir insanda kim ne kadar isterse o kadar yer vereceğini eşe dosta söylermiş. Bunu duyan hikayenin kahramanı bu cömert insanla tanışmış. Hayallerinin peşinden koşmak için gördüğü bu umut ışığı onu heyecanlandırmış.
Güneşin doğuşundan batışına kadar geçen süre içerisinde yürüyebildiğin yer senin olacak demiş.Yalnız gün batmadan başladığın noktaya gelmezsen bütün haklarını kaybedersin demiş cömert adam.Bizim ki bir heyecan ve tutkuyla yürümeye başlamış.Ucu bucağı gözükmeyen arsalar kahramanımızı oldukça bahtiyar kılmış. O tutkuyla yürürken güneş yavaş yavaş onu ısıtmaya başlamış.Hiçbirine aldırmadan zengin olma hayalini canlı tutmak uğruna mücadelesine devam etmiş.Gün içerisinde yalnızca hedefine odaklanan kahramanımız vaktin akşama doğru yaklaştığını bir an için farkına varmış.Büyük bir azimle koşarak başladığı noktaya olanca gücüyle koşmaya başlamış.Koştukça terlemeye vücudunun ısınmaya kalp atışlarının hızlandığını bütün benliğiyle fark etmiş.Ne kadar koştuysa da hedefinden bir o kadar uzak olduğunu anlamış.Son çırpınışları da fayda etmeyince olduğu noktaya yığılmış.Başını gökyüzüne doğru baktığında güneşin artık battığını ve havanın karardığını anlayınca yaptığının hatanın farkına varmış
İnsanoğlu ölümlü bu dünyada sanki hiç gitmeyecek gibi bir şeyler edinme telaşına girmektedir.Dost edinmenin aslında en zor şey olduğunu bir an için akıldan çıkarma gafletinde bulunmaktadır.Halk arasında derler ya bu dünya Kanuniye bile kalmadı.İnsanlığımızdam uzaklaştıkça giderek daha karmaşık bir yapıya bürünüyoruz.
Geçenlerde bir esnaf abimizle bir yerde sohbet ettik.Derken konu ekonomiye ve ülkemize geldi.Kendisi çarşı merkezde 10 yakın dükkanın sahibi.Hocam dedi:Ben pandemi de hiçbir kiracımdan kirasını almadım.Dedim ki insanlar iş yapmadıkça işletmeler kapalı olduğu sürece nasıl bir geçim olabilir.Ne kadar güzel bir yaklaşım.Duygulandım.Tuttum ellerinden bu güzel insanlar iyi ki bu yaşamda bizimle birlikte bulunmuşlar.Sarıldım biz ancak birbirimizin ilacı olduğumuz sürece özümüze dönebiliyoruz.
Ben her zaman söylerim yaşam bir sesten ibaret.Bu kubbede hoş bir seda bırakabiliyorsak ne mutlu bizlere gerisi teferruat..Güzel insanların yaşamımızda daim olması dileğiyle bu haftaki yazımı burada noktalarken yeni gündemler de buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın…
 

YORUM EKLE