Yalova İl Kültür ve Turizm Müdürü Ziya Karatekin, 13 Aralık 2022 tarihinde başladığı görevinden üç yılı aşkın sürenin ardından ayrıldığını duyurdu. Göreve geldiği ilk günlerde Yalova’nın en güçlü yönünün %60’ı aşan orman varlığı olduğunu saptadıklarını belirten Karatekin, tüm planlamaları bu gerçek üzerine inşa ettiklerini ifade etti. "Yeşil Mavi Yol" projesini turizmin ana omurgası olarak kabul ettiklerini vurgulayan Karatekin, mesajında şunları dile getirdi:
“Göreve başladığım ilk günlerde, kurum olarak kendimize çok temel bir soru sorduk: Yalova’yı diğer şehirlerden ayıran, onu özel ve güçlü kılan değer nedir? Çünkü biliyorduk ki, turizmde artık şehirler birer marka olarak var oluyor. Bu sorunun cevabını bulmak için Valiliğimiz ve Yalova Üniversitemiz ile birlikte bir Turizm Çalıştayı gerçekleştirdik. Aslında daha önce hazırladığımız 'marka kimliği' çalışmasını da teyit eden çok net bir sonuç ortaya çıktı.
Yalova’nın en güçlü yönü doğasıydı. Biz de bütün planlarımızı bu gerçek üzerine inşa ettik. Yüzde 60’ından fazlası ormanlarla kaplı bu güzel şehirde, doğayı merkeze alan bir turizm anlayışı geliştirmeye çalıştık. Bu noktada geçmişte yapılan çok kıymetli bir çalışmayı yeniden gündemimize aldık: Yeşil Mavi Yol Projesi… Açıkçası biz bu projeyi bir ana omurga, bir otoban gibi düşündük. Doğa turizmine dair ne varsa, bu yolun etrafında şekillendirmeyi hedefledik. Yalova küçük bir şehir… Bu da zaman zaman kaynak anlamında zorluklar yaşamak demek. Ama biz şuna inandık: Eğer kurumlar birlikte hareket ederse, bu zorluklar aşılır ve beraberinde ilimizde ortak çalışma kültürüne bir zemin oluşturmuş oluruz. Bu inançla; Valiliğimizden Belediyelerimize, Üniversitemizden Ticaret ve Sanayi Odamıza, sivil toplum kuruluşlarından YATUB'a(ki YATUB Yalova turizmi için aktif tutulması gereken çok stratejik bir birlik), sektör temsilcilerine kadar herkesle aynı masada buluşmaya gayret ettik. Ortak bir turizm bakış açısı oluşturmak için çok sayıda görüşme gerçekleştirdik. İsmini andığımız kent paydaşlarının desteğiyle; infoturlar düzenledik, turizm profesyonellerini Yalova’da ağırladık, gastronomi odaklı ziyaretler gerçekleştirdik. Şehrimizi daha görünür kılmak için tüm imkanlarımızı kullandık.
Yalova Altınova'dan Armutlu'ya kadar doğanın bütün zenginliklerini sunduğu, Türkiye nüfusunun üçte birinin yaşadığı, 3 büyük metropolün ortasında her birine 1 saatten az mesafede bulunan bir doğa harikası. Altınova'dan başlayan turunuz: Hersek lagünü-kuş gözlem kulesi, botanik bahçe tıbbi aromatik bitkiler merkezi, fener Etnografya müzesi, Subaşı Göç Evi, Yürüyen Köşk, Güneyköy, Geofit Bahçesi, Rosarium, Yalova Kent Müzesi, İbrahim Müteferrika Kağıt Müzesi, Atatürk ve Çocuk Müzesi, Solo Plant Orkide Tesisleri, Bonsai Müzesi, Karaca Arboretum, Termal Tesisleri, Termal Atatürk Köşkü, Sudüşen Şelalesi, Çınarcık ve Teşvikiye Vadisi boyunca devam eder ve bu vadi boyunca Mera Şelalesi, Çifte Şelale, Dipsizgöl, Delmece Yaylası daha nice doğa harikasına tanıklık edersiniz. Velhasıl iki günde tamamlayamayacağınız yoğun bir tur...
Yalova budur ve Yalova'da tüm bu rotalar boyunca ve ormanın derinliklerinde yapılacak sayısız doğa aktivitesi potansiyeli mevcuttur, ama bütün bunların turizme dahil edilmesi için sağlıklı altyapılara kavuşturması gerekir. İşte bir zincire benzettiğimiz Turizm Yalova'da bu halkaların eksiksiz bir şekilde tamamlanmasıyla ancak doğal seyrine kavuşacak ve bunların tamamlanması ile Yalova turizmden hak ettiği payı alan bir şehir hüviyeti kazanacaktır. Biz çalışmalarımızı bu vizyon doğrultusunda şekillendirdik.
Altyapıda Dev Projeler: 7 Parkur ve Yamaç Paraşütü
Yalova'nın en büyük sorununun altyapı eksikliği olduğuna dikkat çeken Karatekin, görev süresi boyunca bu eksikliği gidermek adına şu somut adımları attıklarını belirtti:
Doğu Marmara Kalkınma Ajansı ile teknik destek projeleri geliştirdik. Doğa yürüyüşleri konusunda ilimizdeki öncü isimlerle birlikte 7 ayrı yürüyüş parkurunun fizibilite çalışmalarını tamamladık. Bu parkurların uluslararası standartta olması için üniversitemizle ortak çalışmalar gerçekleştirdik ve bunların hayata geçirilmesi için Yalova Orman İşletme Müdürlüğü, Yalova Belediyesi, İl Özel idaresi ve Yalova Ticaret Sanayi Odası arasında görev paylaştırması yaptık. Yine Doğu Marmara Kalkınma Ajansı'ndan yaptığımız Teknik Destek Projesi ile ilimizde önemli potansiyele sahip Yamaç Paraşütü altyapısı için fizibilite çalışmalarını tamamladık ve sürecin ilerlemesi yolunda kurumlarımızla ortak hareket ettik. Özellikle potansiyeli yüksek olan Teşvikiye Tepe Parkuru'nun 1. Doğa Sporları Festivali'nde profesyoneller nezdinde rağbet görmesi bizleri mutlu etti. Umuyorum süreç içinde gerek bu, gerek diğer parkurlar birer birer hayata geçirilerek ilimizdeki doğa turizmi altyapısı imrenilecek bir aşamaya ulaşır, zira güçlü bir potansiyele sahip olmasına rağmen Yalova'nın temel sorunu, turizmde altyapı eksikliğidir. Bunlarla birlikte; kaya tırmanışı, kamp-karavan alanları, su sporları parkurları ve Koruköy çevresindeki su altı zenginliklerinin dalış turizmine kazandırılması gibi başlıkların da Yalova’nın geleceğinde önemli yer tutacağına inanıyorum. Bugün Yalova’da 2025 verileriyle 5 mavi bayraklı plajımız ve bir marinamız var. Bunların korunması ve sayısının artırılması da hepimizin ortak sorumluluğudur.
Erişim ve altyapı sorunlarına dikkat çekti
Yalova'nın yazlıkçı kimliğinden kurtulup gerçek bir turizm destinasyonu olması için altyapı eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini hatırlatan Karatekin, şehir merkezinde tur otobüsleri için park alanı eksikliği ve Yürüyen Köşk’e ulaşım gibi kronikleşen sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi temennisinde bulunarak “Yalova'mızın yazlıkçı hüviyetini aşarak bir turizm destinasyonuna dönüşmesi ancak, gerek doğa-termal, gerek tarih ve kültür, gerekse deniz-kum-güneş bağlamında sağlam bir altyapıyı oluşturmasıyla mümkün olacaktır. Halkalarıyla eksiksiz ve sağlam bir zincir olarak tanımladığımız turizmde bütüncül tasarım olmazsa olmazdır. Biz görev süremiz boyunca bu zincirin kopuk halkalarını tamamlamaya çalıştık. Bazılarında başarılı olduk, bazıları ise maalesef henüz tamamlanmayı bekliyor. Örneğin çok basit bir düzenlemeyle çözülmesi mümkün olduğu halde, şehir merkezinde tur otobüslerinin yolcu indirip bekleyebileceği bir alan hâlâ yok. Yine Yürüyen Köşk’e ulaşım meselesi tam anlamıyla çözülebilmiş değil. Türsab araçları için Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü'yle yazışmamız sonucu, Enstitü içinden geçilmesi suretiyle nispi bir çözüm üretmeye muvaffak olduk, ama kalıcı çözümlere hâlâ ihtiyaç var. Çünkü turizmde erişim her şeydir. Yalova’nın önemli değerlerinden Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü içinde yer alan Geofit Bahçesi ve yanına eklenen Rosaryum’un daha düzenli ziyaret edilebilir hale gelmesiyle birlikte, aynı güzergahtan Yürüyen Köşk'e ulaşılması burayı etkili bir destinasyon haline getirecektir. Ve Güneyköy, sanatı, üretimi ve gastronomisiyle çok özel bir köy; çevresinde yer alan Lavanta Bahçesi ve yapımına yeni başlanan Defne Ekolojik Orman Parkı'nın hayata geçmesiyle bir günlük doğa, kültür ve sanatın iç içe geçtiği önemli bir turizm köyü kimliği kazanacaktır inancındayım” dedi.
Kültür-Sanat ve “Uluslararası Yalova Kağıt Günleri”
Görev süresi boyunca kentin sosyal hayatını canlandırmaya çalıştıklarını belirten Karatekin,
“Kıymetli Yalovalı'lar, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak biz sadece turizmle değil, kültür ve sanatla da Yalova’ya katkı sunma misyonuna sahibiz. Göreve başladığımızda Bakanlığımız uhdesinde bulunan Devlet Tiyatroları'nı, koroları ve senfoni orkestralarını şehrimize getirmek için yoğun çaba gösterdik. 2023 yılında Bursa Devlet Tiyatrosu ile her ay düzenli oyunlar sahneledik. Ancak 6 Şubat depreminin ardından gelen tasarruf tedbirleri bu süreci ne yazık ki sekteye uğrattı. Ama biz durmadık… Haftalık periyodik Kütüphane Buluşmaları, Sinema Buluşmaları adı altında film okumaları, her ay düzenli Şiir Akşamı etkinlikleri yaparak her alanında Yalova'nın kültür-sanat hayatına bir canlılık getirmeye çalıştık. Geleneksel Türk Süsleme Sanatlarımızın yaşatılıp sürdürülmesi, sanatçılarımızın eserlerini il içi ve il dışı sergilerde sanatseverlere buluşturmaları için daima onların yanında yer aldık. Yalova’nın sadece doğasıyla değil, kültürel etkinliklerle de bir marka olması gerektiğine inandık.
Bu doğrultuda ülkemizde kağıdın ilk üretildiği yer olması bakımından, el yapımı kağıdın Yalova'nın somut olmayan kültürel mirası olduğu gerçeğinin altını çizerek, 5-7 Nisan 2025 tarihlerinde Uluslararası Yalova Kağıt Günleri’ni başlattık; bunun her yıl düzenlenen bir festivale dönüşmesi için proje altyapısını oluşturduk ve ilimizdeki paydaş kurumlarla görüşmelerini gerçekleştirdik.
2025 yılında 2.'si gerçekleşen Yalova Film Festivali’nin şehrimizin yeni marka değerlerinden biri olacağına inancımı ifade ederken, Doğa Sporları Festivali, Aronya Festivali, Kivi Festivali ve yıllardır süregelen folklor festivallerinin de bu şehrin önemli değerlerinden olduğunun altının çizilmesi gerekiyor. Bunların etkisi artarak yaşaması çok önemli diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Müze ve kütüphane için yer tahsisleri tamamlandı
Ziya Karatekin, görev süresi içinde en çok zorlandıkları konunun fiziki mekan eksikliği olduğunu itiraf ederken, gelecek dönem için devrim niteliğinde iki önemli yer tahsisini gerçekleştirdiklerini müjdeledi:
“Belki en zorlandığımız hususlardan biri fiziki mekan eksikliğiydi, bu zaman zarfında Yalova'mıza yakışır bir Kütüphane, Müze, Kültür Merkezi ve Müdürlük hizmet binası inşa edememiş olsak da, bu yapıların hayata geçirilmesi için arazi tahsislerini müdürlüğümüze kazandırmayı başardık.
Bağlarbaşı Mahallesi'nde (İl Emniyet Müdürlüğü’nün bulunduğu alanın yanında) İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Hizmet Binası, Kültür Merkezi ve Arkeoloji Müzesi yapılması için 14 dönümlük alanın müdürlüğümüze tahsisi ve İl Halk Kütüphanesi yapımı için Bahçelievler Mahallesi'nde 7.5 dönümlük alanın tahsisini sağlamış bulunuyoruz.
Kurum olarak bu projeleri görev sürem içinde tamamlama imkanı bulamamasam da arkamda somut adımlar bırakmanın iç huzurunu yaşıyorum ve inanıyorum ki benden sonra görevi devralacak arkadaşlarım bu projeleri hayata geçirecek ve Yalova fiziki olarak çok daha güçlü bir kültür ve sanat altyapısına kavuşacak.
Umut ederim ki, benim gerçekleştirmeyi çok istediğim Kültür Merkezi’ninin hayata geçirilmesi sonrası, Bursa Devlet Tiyatrosu Yalova Sahnesi'nin burada açılmasını ve Yalova izleyicisine düzenli olarak Devlet Tiyatroları oyunlarını seyrettirme imkanını benden sonraki arkadaşlarım sunmuş olur.”
“Yalova’ya hizmet etmek bir onurdur”
37 yıldır yaşadığı Yalova’ya hizmet etmenin kendisi için büyük bir onur olduğunu dile getiren Karatekin, mesajını şu sözlerle noktaladı:
“Bu şehirde birlikte yol yürüdüğüm herkese teşekkür etmek istiyorum. Üç yılı aşkın süredir birlikte hizmet üretme onuruna mazhar olduğum Sayın Valilerim, Vali yardımcılarım, Millet Vekillerim, ilimizin siyasetine yön veren yolumuzu açan idarecilerim, İl ve İlçe belediye başkanlarım, Üniversitemizin Rektörü, Rektör Yardımcıları ve güçlerini daima yanımızda hissettiğimiz idealist öğretim görevlileri, İl müdürlerim ve kurumlarının değerli çalışanları, turizm sektörünün gayretli idareci ve çalışanları, sivil toplum önderleri ve onların çalışma arkadaşları, kentimizi değer üreterek güzelleştiren pek değerli sanatçılarımız, katkılarıyla nice etkinliği gerçekleştirme imkanına erdiğimiz kültür insanları, akademisyenler, tüm kültür sanat etkinliklerimizde gönüllerini ortaya koyarak yanımızda olan sevgili sanat severler dostlar ve bütün bunlarla birlikte hizmet sürem boyunca işlerimi kolaylaştıran İl Müdürlüğü, İl/İlçe Halk Kütüphanesi, Müze Müdürlüğü çalışma arkadaşlarım sizlerle çalışmak benim için büyük bir zevkti. İyi ki varsınız, sizleri tanımaktan büyük mutluluk duydum. Hakkınızı helal edin. 37 yılı aşkındır yurt tutmanın bahtiyarlığını duyduğum ve gönül bağıyla bağlı olduğum Yalova'ya tam 3 yıl 3 ayı aşkın süredir İl Müdürü olarak idealist bir ruhla hizmet etme mazhariyeti yaşadım, bu benim için onurdur. Çeşitli nedenlerle hedeflenen noktaları yakalayamamanın burukluğunu yaşadığım anlar oldu, ama görev alanımda ufkum ve gücüm nisbetinde müsbet yönde değişim oluşturmak için var gücümle çalışmanın gönül huzurunu yaşıyorum. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”


