Yalova'nın önde gelen isimlerinin daveti üzerine kente gelen Ersin Tatar, birkaç gün boyunca çeşitli temaslarda bulundu.

Yalova Valiliği, Yalova Belediyesi, Yalova Üniversitesi, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası ile Yalova Üniversitesi Türk Dünyası Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle 29 Haziran Pazartesi günü düzenlenen Doğu Akdeniz'de Türk Varlığı" ve "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Stratejik Önemi” adlı konferansın onur konuğu olan Tatar, konuşmasında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (18)

Yalova Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programa; Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Karamürselbey Eğitim Merkezi ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mehmet Tahir Göncüoğlu, Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, Yalova İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ercan Altın, Yalova İl Genel Meclisi Başkanı Hasan Soygüzel, AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü ile Yalova protokolünden çok sayıda isim ve vatandaş katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda; Yalova Üniversitesi Türk Dünyası Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Cihan Yalvar, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cemil Demiryürek, Yalova İl Genel Meclisi Başkanı Hasan Soygüzel, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel ve Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta birer konuşma yaptı. Konuşmacılar, Ersin Tatar'ı Yalova'da ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (3)

ADD Yalova’nın Çalışmalarını ve Projelerini Anlattı
ADD Yalova’nın Çalışmalarını ve Projelerini Anlattı
İçeriği Görüntüle

Protokol konuşmalarının ardından Ersin Tatar'ın "Kıbrıs Vizyonu" başlıklı tanıtım filmi izletildi. Daha sonra davetlilere Tatar'ın özgeçmişi okundu.

Özgeçmişinin okunmasının ardından kürsüye çıkan Tatar, Kıbrıs'ta geçmişten günümüze yaşanan gelişmeleri anlatarak adanın Türkiye açısından taşıdığı stratejik öneme değindi. Kıbrıs'ta federal çözüm modelinin artık geçerliliğini yitirdiğini savunan Tatar, adadaki sorunların ancak iki devletli çözüm modeliyle aşılabileceğini ifade etti.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (10)

“Kıbrıs, Anadolu'ya yalnızca 60 kilometre uzaklıkta”

Kıbrıs Türk’ü olarak Dr. Fazıl Küçük'ü, Rauf Raif Denktaş'ı ve onların dava arkadaşlarını örnek aldığına dikkat çeken Tatar, “Bu yolda büyük bir heyecanla yürüdük. Çeşitli görevlerde bulunduk. Daha sonra siyasete girdik. Milletvekili olduk, bakan olduk. Allah nasip etti; Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanlığı, -Başbakanlık ve 2020-2025 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı görevlerini yürüttük. Cumhurbaşkanlığımız döneminde, Denktaş ekolünü esas alarak dünyaya Kıbrıs Türk halkının ayrı egemen bir halk olduğunu anlatmaya çalıştık. Bu çok önemliydi. Ayrı egemen bir halk olduğumuzu, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü ilkesini savunduk. Bu yaklaşımı, 27-28 Nisan 2021 tarihinde resmî olarak ortaya koyan bir Kıbrıs Türk lideri ve Cumhurbaşkanı olarak tarihte yerimizi aldık. Çünkü daha önce, Sayın Cumhurbaşkanı'nın da az önce ifade ettiği gibi, yıllarca federasyon modeli konuşuldu. O dönemin anlayışı, Kıbrıs'ta federal bir çözüm kurulması ve Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların tek egemenlik, tek devlet ve tek uluslararası kimlik altında bir araya gelmesiydi. Ancak biz, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'nin nasıl işlemediğini ve verilen hakların nasıl ortadan kaldırıldığını yaşayarak gördük” dedi. Ada’nın tarihçesinden mevcut konumundan bahseden Tatar, “1878 yılında ada İngiliz yönetimine bırakıldı. O tarihe kadar yaklaşık 350 yıl boyunca Osmanlı Devleti'nin bir parçası olan Kıbrıs'ın, çok daha eski dönemlerden, hatta Selçuklu döneminden itibaren Türklerle güçlü bağları bulunuyordu. Kıbrıs, Anadolu'ya yalnızca 60 kilometre uzaklıktadır. Yunanistan ise yaklaşık bin kilometre mesafededir. Bugün bazıları Kıbrıs için "Avrupa adasıdır" diyor. Oysa Brüksel ile Kıbrıs arasındaki mesafe yaklaşık 2.500 kilometredir. Coğrafyaya ve tarihe baktığımızda Kıbrıs'ın Osmanlı mirasını taşıyan, kültürüyle, değerleriyle ve maneviyatıyla bize ait önemli bir ada olduğu açıkça görülmektedir. Biz Kıbrıs'ta en zor yıllarda bile Anadolu'dan hiçbir zaman kopmadık. Kıbrıs Türkü'nün en büyük başarısı budur. 1878'den sonra İngiliz yönetimi altında çok zor şartlarda yaşadık. Ancak anavatan Türkiye ile bağlarımızı hiçbir zaman koparmadık” şeklinde konuştu.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (15)

“Kıbrıs’taki başarı tüm Türk milletinindir”

1974 Barış Harekâtı'ndan sonra Kıbrıs ile Türkiye arasındaki ilişkiler çok daha ileri bir noktaya taşındığını işaret eden Tatar, “Kimileri Kıbrıs'ta askerlik yaptı, kimileri öğrenci olarak geldi, kimileri iş insanı olarak yatırım yaptı, kimileri oteller inşa etti, kimileri ev sahibi oldu. Artık aramızdaki bağlar çok daha kuvvetlidir. Bugün öyle bir noktaya geldik ki İstanbul'dan günde yaklaşık 10, Ankara'dan 4-5, Antalya'dan 6-7, İzmir'den 5-6 sefer düzenleniyor. Diyarbakır'dan, Kayseri'den, Gaziantep'ten, Adana'dan ve Çukurova'dan her gün uçaklar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne inip kalkıyor. Bayram günlerinde ise Ercan Havalimanı'na yaklaşık 100 uçağın iniş ve kalkış yaptığını görüyoruz. Eski Ercan Havalimanı'nın yıllık yolcu kapasitesi yaklaşık 2 milyondu. Yeni terminal binasıyla bu kapasite en az 10 milyona ulaştı. Pandemi dönemi hariç tutulduğunda yolcu sayısı her yıl düzenli olarak artmaktadır. Yapılan tahminlere göre beş-altı yıl içerisinde yıllık yolcu sayısı 10 milyona ulaşacaktır. O zaman yeni bir terminal daha yapmak gerekecektir” ifadelerini kullandı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin uyguladığı baskılara, ambargolara ve uluslararası alandaki haksızlıklara rağmen her geçen gün daha fazla kabul gören bir gerçek olduğunu söyleyen Tatar, “Evet, henüz uluslararası anlamda tanınmamış olabiliriz; ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gerçeği giderek daha fazla kabul edilmektedir. Bu hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır. Aslında bu başarı, bütün Türk milletinin ortak başarısıdır. 1974 Barış Harekâtı öncesinde, 15 Temmuz 1974'te Yunanistan'daki cunta ve Kıbrıs'taki iş birlikçileri, Kıbrıs Türk halkını tamamen ortadan kaldırmaya yönelik saldırı planlarını uygulamaya koymuştu. Akritas Planı doğrultusunda Kıbrıs Türklerinin adadan silinmesi hedefleniyordu. İşte o kritik dönemde merhum Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar'ın kararlı duruşuyla Kıbrıs Barış Harekâtı gerçekleştirildi. Elde edilen zafer, bugün Doğu Akdeniz'de bağımsız devletimiz olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin temellerini oluşturmuştur. Bazen bu konuşmaları "hamaset" olarak değerlendirenler oluyor. Elbette gerektiğinde hamaset de yapılır. Çünkü yaşanmış acıları ve verilen mücadeleyi unutmamak zorundayız” dedi.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (12)

“Kıbrıs Türkü büyük bir direniş gösterdi”

Kıbrıs’ın tarihi hakkında örnekler vermeyi sürdüren Tatar, “1878 yılına kadar Kıbrıs Osmanlı Devleti'nin egemenliği altındaydı. Daha sonra İngiltere ile yapılan bir kira anlaşması çerçevesinde ada İngiliz yönetimine bırakıldı. Ancak Çanakkale Savaşları'nın başlamasıyla İngiltere bu anlaşmayı tek taraflı olarak feshederek adayı ilhak etti. Lozan Antlaşması ile de İngiliz egemenliği resmen kabul edildi. 1923 Lozan Antlaşması'nın ardından yaklaşık 37 yıl sonra İngiltere adadan çekilmeye karar verdiğinde Rumlar ve Yunanistan, Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamak amacıyla her türlü girişimde bulundu. Bu süreçte merhum Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu büyük bir mücadele verdi. Aynı şekilde Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş da 1955-1960 yılları arasındaki müzakerelerde Kıbrıs Türk halkının haklarını büyük bir kararlılıkla savundu. 1960 Antlaşmaları ile Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Kıbrıs Türkleri eşit kurucu ortak oldu. En önemlisi ise Türkiye Cumhuriyeti'ne Garanti Antlaşması ile tek taraflı müdahale hakkı tanınmış olmasıydı. İşte bu tarih, Kıbrıs Türkü için bir dönüm noktasıdır. Ancak bu ortaklık yalnızca üç yıl sürdü. 1963 yılında Kanlı Noel olayları yaşandı. Binbaşı Nihat İlhan'ın eşi ve çocuklarının da aralarında bulunduğu çok sayıda Kıbrıs Türkü katledildi. Yüzlerce masum insan hayatını kaybetti. Amaç yine Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamaktı. Bu süreçte Türk Hava Kuvvetleri'nin müdahaleleri ve Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel'in kahramanlığı sayesinde Rumların ve Yunanistan'ın planları bozuldu. O zor yıllarda Kıbrıs Türkü büyük bir direniş gösterdi. Köylerimiz saldırıya uğradı, katliamlar yaşandı. Ancak insanlar sabırla Anadolu'yu, Toros Dağları'nı ve Anamur kıyılarını gözleyerek Türkiye'nin gelişini bekledi” şeklinde konuştu.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (16)

“Annan Planı'nı reddeden Rum tarafını AB’ye tam üye yaparak ödüllendirdiler”

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adaya çıkmasıyla birlikte Kıbrıs’ta yeni bir dönemin başladığını belirten Tatar, “1983 yılında Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edilmiştir. Böylece bütün dünyaya Kıbrıs'ta artık tek devlet anlayışının sona erdiği ilan edilmiştir. O dönemde yine federal çözüm anlayışı doğrultusunda müzakereler devam etti. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da ifade ettiği gibi, 60 yılı aşkın süre boyunca federasyon temelinde yürütülen bütün görüşmeler sonuçsuz kaldı. Çünkü Rum tarafı hiçbir zaman samimi davranmadı ve önerilerin tamamını reddetti. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterleri defalarca farklı önerilerle masaya geldiler. Ancak Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle tüm girişimler başarısız oldu. Yaklaşık 20 yıl önce gerçekleştirilen Annan Planı referandumunda Kıbrıs Türk halkı "evet", Rum tarafı ise "hayır" dedi. Buna rağmen Avrupa Birliği, Annan Planı'nı reddeden Rum tarafını tam üyeliğe kabul ederek adeta ödüllendirdi. Bu gelişme, Kıbrıs meselesinin çözümünü daha da zorlaştırdı. Çünkü artık Rum tarafı Avrupa Birliği'nin, Yunanistan ise zaten Birliğin bir parçasıydı. Annan Planı sonrasında 2017 yılında İsviçre'nin Crans-Montana kentinde yeniden görüşmeler yapıldı. Ancak Rum lider Nikos Anastasiadis masayı bir kez daha terk etti. Böylece müzakereler yine sonuçsuz kaldı” ifadelerini kullandı.

“Rum tarafı hiçbir zaman gerçek anlamda federal bir çözüme "evet" demeyecek”

Federasyon temelli çözüm arayışlarının sona ermesi gerektiğini açıklayan Tatar, “İki devletli çözüm modelinin tek gerçekçi yol olduğunu savunduk. Bu politikayı geliştirdik ve bütün dünyaya ilan ettik. Bundan sonra da aynı kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Bugün Kıbrıs'ta seçimler yapılıyor, yönetimler değişiyor, farklı beklentiler ortaya çıkıyor. Ancak değişmeyen tek gerçek şudur: Rum tarafı hiçbir zaman gerçek anlamda federal bir çözüme "evet" demeyecektir. Bütün işaretler bunu göstermektedir. Elbette yeni denemeler yapılabilir, yeni müzakere süreçleri başlayabilir. Ancak Rum tarafının böyle bir çözümü kabul etmesi mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla değerli dostlar, değerli arkadaşlar, değerli yavrularımız; bir kez daha vurgulamak istiyorum ki Mavi Vatan'ın ayrılmaz bir parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, ayrı bir devlet olarak, Kıbrıs Türk halkının da ayrı ve egemen bir halk olarak kendi maneviyatı, kültürü ve kimliğiyle varlığını sürdürmesi, milletimiz açısından son derece önemlidir. Bunca mücadeleden, bunca fedakârlıktan sonra artık iki devletli yapı bana göre kurumsallaşmış ve kalıcı hâle gelmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sadece kuzeydeki 3 bin 800 kilometrekarelik kara parçasından ibaret değildir. Aynı zamanda deniz yetki alanlarıyla, kıta sahanlığıyla, karasularıyla, münhasır ekonomik bölgesiyle o coğrafyada kendi toprağının yaklaşık altı katı büyüklüğünde bir egemenlik alanına sahiptir. Buna bir de "Gök Vatan" dediğimiz hava sahası eklendiğinde, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte Doğu Akdeniz'de hakkımızı, hukukumuzu ve onurumuzu koruyabilecek güçlü bir konuma ulaşmış bulunuyoruz. İşte bu nedenle "Ana Vatan", "Yavru Vatan", "Mavi Vatan" ve "Gök Vatan" anlayışını birlikte değerlendiriyor, geleceğe bu dört vatan anlayışıyla güçlü adımlarla yürümemiz gerektiğini ifade ediyoruz” dedi.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (20)

“Toprak meselesi bizim için hayati öneme sahiptir”

KKTC’nin topraklarından taviz vermesini istediklerini iddia eden Tatar, “Geçtiğimiz günlerde yine çeşitli haberler çıktı. Güya yeni taslaklar hazırlanıyormuş. Güzelyurt verilecek, Maraş verilecek, yaklaşık 60 köy devredilecek deniliyor. Zaten adanın yaklaşık yüzde 60'ı Rum tarafında, yüzde 35'i bizim tarafımızda. Arada da Birleşmiş Milletler kontrolündeki ara bölge bulunuyor. Peki geriye ne kalacak? Kuzey Kıbrıs'ın dağları, tepeleri ve ormanlık alanları... Oralarda ne yeterli tarım yapılabilir ne de sürdürülebilir bir yaşam kurulabilir. Böyle bir durumda biz neyi vereceğiz, nereye gideceğiz? Onun için söylediklerimiz hamaset değildir. Toprak meselesi bizim için hayati öneme sahiptir. Bu gerçeği hep birlikte savunmak zorundayız. Çünkü zaman zaman öyle bir hava oluşturuluyor ki insanlar bu söylemlere kapılabiliyor. Buna asla müsaade etmemeliyiz. Egemenliğimize de sonuna kadar sahip çıkmalıyız. Çünkü egemenlik demek, bu devletin tapusu demektir. Ben bunu rahmetli Rauf Raif Denktaş'tan öğrendim. Denktaş Bey derdi ki: "Eğer bir anlaşma egemenliğe dayanmıyorsa, o anlaşma buz üzerine yazılmış yazı gibidir. Buz eridiğinde elinizde hiçbir şey kalmaz." şeklinde konuştu.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (19)

“Türkiye Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz'de Mavi Vatan'ın en güçlü devletidir”

1960'ta Türkiye garantör ülke olduğunu ve buna rağmen 3 yıl sonra adayı Yunanistan’a bağlamak için saldırı başlatıldığını hatırlatan Tatar, “Bugün oynanan oyun da farklı değildir. Federal çözüm adı altında Kuzey ile Güney'in birlikte Avrupa Birliği içerisinde yer alacağı söyleniyor. "Hepimiz Avrupa Birliği vatandaşı olacağız, pasaport alacağız, vizesiz dolaşacağız." Bunlar kulağa hoş geliyor. Peki sonra ne olacak? Bir süre sonra Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adadan çekilmesi istenecek. Bunu ben kendim uydurmuyorum. Bugün dile getirilen öneriler tam olarak bunu içeriyor. Federal çözüm, toprak tavizleri, Türkiye'nin garantörlüğünün kaldırılması, bunun yerine NATO benzeri farklı güvenlik modellerinin getirilmesi ve Türk askerinin adadan çekilmesi... İşte o zaman Toros Dağları'ndan Beşparmak Dağları'na güvenle bakamayız. Bugün Türkiye Cumhuriyeti benim ana vatanımdır. Türkiye Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz'de Mavi Vatan'ın en güçlü devletidir. Aynı zamanda garantör devlettir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti, tarihî haklarını, uluslararası hukuk çerçevesindeki kazanımlarını ve Doğu Akdeniz'deki menfaatlerini sonuna kadar koruyacaktır. Nitekim 18 Ekim 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde oy birliğiyle kabul edilen kararda da Kıbrıs'ta çözüm modelinin iki devletli çözüm olduğu açıkça ortaya konulmuştur. Dolayısıyla değerli arkadaşlar, Kıbrıs Türk halkının siyasi, ekonomik ve kültürel gelişimine hep birlikte sahip çıkmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (14)

“Türkiye’den KKTC’ye her yıl 75 milyon metreküp su ulaşıyor”

Kıbrıs’ın an itibariyle jeostratejik, jeopolitik, güvenlik, ticaret ve enerji politikalarının tam merkezinde olduğunu belirten Tatar, “Adeta uçak gemisinden bile daha büyük stratejik öneme sahip bir adadır. Üstelik Türkiye'ye sadece 60 kilometre uzaklıktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin gerçekleştirdiği en büyük projelerden biri de Anadolu'dan Kuzey Kıbrıs'a su götürülmesi olmuştur. Her yıl yaklaşık 75 milyon metreküp su Kuzey Kıbrıs'a ulaştırılmaktadır. On yıllık süreçte bu miktar 750 milyon metreküpe ulaşmıştır. Bu su yalnızca içme ve kullanma suyu olarak değil, aynı zamanda tarımsal sulamada da büyük katkı sağlamaktadır. Kuraklık yaşayan adada yer altı su kaynakları yeniden yükselmeye başlamıştır. Bunlar yaşanmış gerçeklerdir. İşte biz Kıbrıs'ta bütün bu başarıları Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte gerçekleştirdik. Bunların tamamını hep birlikte başardık. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, tüm kurum ve kuruluşlarıyla, Türkiye Cumhuriyeti'nin katkıları ve hayata geçirilen projeler sayesinde her geçen gün daha da güçlenmektedir. Su projesinin ardından doğal gaz ve elektrik bağlantıları, hastaneler, yollar, altyapı yatırımları ve diğer büyük projelerle çağdaş bir devlette bulunması gereken bütün imkânların zaman içerisinde oluşturulacağı güçlü bir potansiyele sahiptir” dedi.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (13)

“Maraş'ın açılmasıyla birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliği ve Mavi Vatan'daki varlığı daha da güçlendi”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güneş enerjisi yatırımları, yeni teknolojiler, yapay zekâ uygulamaları, araştırma-geliştirme faaliyetleri, yazılım ve yazılım mühendisliği alanlarında da önemli adımlar atmaya hazırlandığını açıklayan Tatar, “Amacımız, Kıbrıs Türk halkının refah seviyesini yükseltmek, ekonomisini daha da güçlendirmek ve kendi toprağına daha güçlü şekilde sahip çıkmasını sağlamaktır. Aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bütün Türk dünyasının Doğu Akdeniz'e açılan penceresi, bir serhat vatanı olarak tarihteki yerini almaya devam edecektir. Cumhurbaşkanlığım döneminde yıllarca konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen Maraş açılımını gerçekleştirdik. Uzun yıllar boyunca bu konuda karar alınamamıştı. Ben bu projeyi Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunduğumda, kendisi değerlendirmesini yaptı ve tam destek verdi. Ardından Maraş'ın açılması yönünde tarihi adımı attık. Maraş sıradan bir yer değildir. Maraş tarihtir, maneviyattır, Osmanlı mirasıdır. Açıldığı günden bugüne yaklaşık yedi yıllık süreçte 3,5 milyona yakın insan Maraş'ı ziyaret etmiştir. Maraş'ın açılmasıyla birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliği ve Mavi Vatan'daki varlığı daha da güçlenmiştir” şeklinde konuştu.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (2)

“Türk Silahlı Kuvvetleri'nin caydırıcı varlığı; barışın, huzurun, güvenliğin ve istikrarın yegâne teminatıdır”

Mevcut uluslararası siyasi atmosfer üzerine hatırlatmalarda bulunan Tatar, “Bundan yaklaşık yirmi yıl önce Annan Planı sürecinde, "Artık savaşlar olmayacak, halklar kardeş olacak. Güvenlik meseleleri de önemini yitirecek." deniliyordu. Ancak bugün geriye dönüp baktığımızda o gün söylenenlerin hiçbirinin gerçekleşmediğini görüyoruz. O dönemde ne Bosna'da savaş yaşanmıştı, ne Ukrayna'da savaş vardı, ne Suriye'deki büyük krizler başlamıştı, ne Irak'taki gelişmeler yaşanmıştı, ne Libya'daki iç savaşlar vardı, ne de Gazze'de bugün yaşanan büyük trajediler yaşanıyordu. Şimdi ise İran'da yaşanan gelişmeleri de hep birlikte takip ediyoruz. Bütün bunlar bize göstermektedir ki dünyadaki dengeler çok hızlı değişebilmektedir. Küresel güç dengeleri yer değiştirebilmekte, güçlü olanın zayıfı nasıl ezebildiğine hep birlikte şahit olmaktayız. İşte bu nedenle bizim Anadolu sevgimiz, Türkiye sevgimiz ve Türkiye ile olan bağlarımız her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Biz inanıyoruz ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Türkiye Cumhuriyeti'nin garantörlüğü ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin caydırıcı varlığı; barışın, huzurun, güvenliğin ve istikrarın yegâne teminatıdır” ifadelerini kullandı.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (11)

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türk dünyasının en güneydeki devletidir”

Kendisine “hamasi bir söylem” kullandığına ilişkin eleştirilere cevap veren Tatar, “Şimdi açıkça söylüyorum; buna ister hamaset desinler, ister başka bir şey söylesinler, hiç umurumda değil. Keşke başkaları da aynı kararlılıkla bunları dile getirebilse. Eğer sürekli "Anlaşma şarttır, Kıbrıs Türkü anlaşmaya mecburdur, aksi hâlde gençler gelecek göremeyecek, vize alamayacak." gibi söylemlerle hareket ederseniz, o zaman davanızın temelini zayıflatırsınız. Elbette siyaset yapılacaktır. Farklı görüşler olacaktır. Ama değişmeyen tek gerçek vardır. Rahmetli Rauf Raif Denktaş'ın da söylediği gibi, en önemli mesele egemenliktir. Egemenlik, bir devletin tapusudur. Egemenlik; şehitlerin kanıdır, verilen mücadeledir, ödenen bedellerdir. Bu nedenle altını özellikle çiziyorum: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin özü egemenliğidir. Egemenlik devlettir. Devlet; gelecek demektir. Devlet; güvenlik, barış, huzur ve istikrar demektir. İşte esas olan da budur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise Türk dünyasının en güneydeki devletidir. Uluslararası alanda tanınmamış olabilir. Çeşitli ambargolar uygulanıyor olabilir. Ancak o topraklar bizim bayrağımızdır, vatanımızdır, tarihimizdir ve maneviyatımızdır. Geçmişten bugüne omuzlarımızda taşıdığımız tarihî sorumluluğun gereği olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne sonuna kadar sahip çıkmak ve egemenlik haklarımızdan hiçbir şart altında taviz vermemek hepimizin ortak görevidir” diyerek sözlerini tamamladı.
Konuşmasını tamamlayan Tatar, kendisine yöneltilen soruları cevaplandırdı. Program; Tatar’a plaket takdim edilmesinin ardından son buldu.

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (6)

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (7)

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (8)

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (4)

Yalova Dogu Akdeniz Kibris Kktc Eski Cumhurbaskani Konusma (5)

Muhabir: Göktuğ Doğukan Yüksel