8 Ocak Perşembe günü Marmara Bölgesi genelinde etkisini hissettiren lodos nedeniyle yaşamın birçok alanı olumsuz etkilendi. Fırtına nedeniyle İstanbul ve Yalova arasındaki deniz seferleri iptal olurken il genelinde maddi hasarlar da ortaya çıktı.
Lodos fırtınasından en fazla nasibini alan toplumlar gruplarından başında ise Yalova’daki süs bitkisi üreticileri oldu. Yalova’nın birçok farklı bölgesinde süs bitkisi üretimi için kullanılan seralar fırtınaların ardından zarar gördü.
Fırtınanın sonlanmasının ardından seralara giderek son durum hakkında bilgi alan Süs Bitkileri Üreticileri Birliği (SÜSBİR) Başkanı Ahmet Dündar, üreticilerin zararlarının karşılanması için seferber oldu.
Geçtiğimiz haftalarda yaşanan lodos felaketinin ardından Yalova Gazetesi’ne konuk olan Başkan Dündar, bilanço hakkında bilgi verdi ve üreticilerin zararlarının giderilmesi adına Tarım Sigortaları Havuzu’nun (TARSİM) devreye alındığını belirtti.
“20–25 yılın en şiddetli fırtınasıyla karşı karşıya kaldık”
Bölgedeki süs bitki üreticilerinin en büyük gündeminin 8 Ocak’ta meydana gelen lodos felaketinden kaynaklanan oluşan hasarlar olduğuna dikkat çekerek konuşmasına başlayan Başkan Dündar, “İşletmelerde meydana gelen zararlar tespit edildi ve üreticilerimiz hızla toparlanmaya çalışıyor. Hayat devam ediyor, üretim devam ediyor. Bu nedenle işletmelerde oluşan zararlar bir şekilde onarılmaya, telafi edilmeye çalışılıyor. 8 Ocak’a gelecek olursak, o gün bölgemiz son yılların, hatta belki de son 20–25 yılın en şiddetli fırtınasıyla karşı karşıya kaldı. Üreticilerimizin işletmelerinde, özellikle seralarda ciddi zararlar meydana geldi. Bu zararların ardından Tarım İlçe Müdürlüklerimiz ve İl Müdürlüğümüzle birlikte işletmelerimizi ziyaret ettik. Yerinde incelemeler yapıldı ve hasar tespitleri gerçekleştirildi. TARSİM kapsamında sigortalı olan işletmelerimiz de başvurularını yaptı. TARSİM bünyesindeki eksperler sahaya gelerek hasarları yerinde değerlendirdi” dedi.

“Seralar, sanıldığından çok daha donanımlı ve kompleks yapılar”
Oluşan hasarların Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) ile karşılanıp karşılanmadığına ilişkin soruya cevap veren Başkan Dündar, “Seraların sigortalanması ve TARSİM kapsamında poliçelendirilmesi konusunda bazı eksikler bulunuyor. Bu eksiklerin giderilmesi için TARSİM ile görüşmelerimiz devam ediyor. Seralar, sanıldığından çok daha donanımlı ve kompleks yapılar. İçlerinde ciddi mekanizasyon sistemleri bulunuyor. Yani sadece dışarıdan görünen bir yapıdan ibaret değil. Bu sistemler zarar gördüğünde maliyetler oldukça yükseliyor. Ayrıca üreticilerimizden gelen önemli bir talep daha var. Seranın yalnızca bir kısmı zarar görse bile, bu hasardan kaynaklanan soğuk nedeniyle içerideki tüm bitkiler bozulma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu da dolaylı bir hasar oluşturuyor. Bu tür zararların nasıl karşılanacağı, gelecekte nasıl çözümler üretileceği konusunda Tarım Sigortaları Daire Başkanlığı ile görüşmeler yaptık. Seraların sigorta kapsamına nasıl daha doğru şekilde alınması gerektiği ve üreticilerimizin poliçe oluştururken nelere dikkat etmesi gerektiği konularında değerlendirmeler yapıldı. Bu başlıkların ileriye dönük planlamaya alındığı bilgisi tarafımıza iletildi” ifadelerini kullandı.
“Tarım sektörü tamamen doğal afetlere açık bir yapıya sahip”
Üreticilerin uğradığı hasarların büyük bir kısmının yerinde tespitler doğrultusunda TARSİM tarafından ödenmiş olduğunu ve ödenmeye devam ettiğinin bilgisini veren Başkan Dündar, “Bunun yanında hasar oranlarına yönelik itirazlar da var ve bu başvurularla ilgili çalışmalar sürüyor. Ancak burada asıl önemli olan konu şu: Elimizdeki değerlerin, sigorta mantığıyla gerçek ve reel ölçülerde nasıl güvence altına alınacağıdır. Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki, sektörümüz ve genel olarak tarım sektörü tamamen doğal afetlere açık bir yapıya sahiptir. Bu bölgede yıllar içinde dolu felaketleri yaşandı, sel felaketleri yaşandı. Yoğun kar yağışlarında da bu tesisler büyük risk altında kalıyor. En son yaşadığımız fırtına da olağanüstü bir tabiat olayıydı. Bu tür durumlarla karşılaşıldığında riskimiz ne yazık ki çok büyük oluyor” şeklinde konuştu.
“TARSİM’in sahiplenilmesi gerekiyor”
Poliçeler oluşturulurken karşılıklı bir denge olduğunu ve burada da TARSİM’e hakkının teslim edilmesi gerektiğini açıklayan Başkan Dündar, “Devletimiz, yapılan poliçelerin yaklaşık %50’sini karşılayarak üreticilerin sisteme dahil olmasını teşvik ediyor. TARSİM bir sigorta havuzudur. Bu havuz ne kadar büyür, ne kadar dolu olursa, üreticilerimiz de o oranda faydalanır. Bu nedenle TARSİM’in sahiplenilmesi gerekiyor. Sadece doğal afet yaşandığında değil, bunu bir rutine dönüştürmemiz gerekiyor. Hayatımızın her alanında sigorta yaklaşımı varken, tarımda da bu anlayışı benimsemeliyiz. Devletimizin sağladığı bu önemli destek de göz önünde bulundurularak, TARSİM’e sahip çıkılması gerektiğini düşünüyorum” diyerek sözlerine son verdi.





