Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, geçtiğimiz yılın Mart ayından itibaren Türkiye genelinde gerçekleştirdiği mitingleri 84.’sünü Yalova’da düzenledi.
Cumhuriyet Halk Partisi Özgür Özel, başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde CHP’li isimlerce yönetilen belediyelere gerçekleştirilen yargı operasyonlara karşı destek bulmak amacıyla İstanbul’un ilçelerinde ve yurdun dört bir yanında vatandaşlarla buluşmalar düzenliyor.
2025 yılının Mart ayından itibaren Türkiye’yi karış karış gezen Özel, bu kapsamdaki mitinglerin 84.sünü 24 Ocak Cumartesi günü Yalova’da düzenlemek için ilimize geldi.15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran binlere hitap eden Özel, partisine yönelik gerçekleştirilen operasyonlara tepki gösterdi. Türkiye’nin ve Yalova’nın birçok sorununu dile getiren Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek erken seçim talebini bu kez de Yalova’dan duyurdu.

“Türk polisi, bizim güvenliğimiz için, belki yılbaşı gecesi Yalova’yı, İstanbul’u kana bulayacak caniye karşı göğsünü siper etti”
Konuşmasına geçtiğimiz ay sonunda terör örgütü IŞİD’e karşı gerçekleştirilen operasyonlar sonrası şehit olan polis memurları İlker Pehlivan, Yasin Koçyiğit ve Turgut Külünk’ü anarak başlayan Özel, “Bu memleketin her evladı değerlidir. Emniyet mensuplarımız, polislerimiz değerlidir. Onlar biz huzur içinde yatarken nöbettedir. Pandemi olur, biz evdeyizdir; onlar sokaktadır. Maç olur, herkes maçın heyecanındadır; onlar tetiktedir. Bir takım kanun dışı insanlar hepimizi tehdit eder; onlar karşısındadır. Terör örgütleriyle mücadelede en öndedirler. Ve Türk polisi, bu sefer de bizim güvenliğimiz için, belki yılbaşı gecesi Yalova’yı, İstanbul’u kana bulayacak caniye karşı göğsünü siper etti. Elbette soruşturmayı tüm boyutlarıyla yakından takip ediyoruz. Yapılan hataların tekrar etmemesini, evlatlarımızın canlarının yok pahasına gitmemesini fevkalade önemsiyoruz. Burada, üç şehit polisimizin şahsında, Emniyet Teşkilatımızın kurulduğu günden bugüne verdiği bütün şehitleri rahmetle anıyor; kahraman polisimize yürekten bir alkış yolluyoruz. Bir yürekten alkış yollayalım. Şehitlerimizin evlatları önce devletimize, milletimize ve bizlere emanettir. Örgütümüz, milletvekillerimiz ziyaretlerde bulundular. İlk andan itibaren yanlarında oldular. Ben de kendileriyle görüştüm. Bundan sonraki süreçte de hepimizin gözü, kulağı bu ailelerin ve bu evlatlarımızın üzerinde olacaktır” şeklinde konuştu.
“Buraya hak aramaya, itiraz etmeye, sesimizi yükseltmeye geldik”
24 Ocak olması nedeniyle Gazeteci Uğur Mumcu, Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, Siyasetçi İsmail Cem ve Oyuncu Fatma Girik’i ölüm yıldönümleri olduğunu hatırlatan ve iyi dileklerini ilettikten sonra Özel, “Seçim yokken, seçim atmosferi yokken, bu meydanın böyle tarihi bir kalabalıkla dolması birilerini şaşırtıyor olabilir.
Hatta belki dün bu meydana araçlarımızı getirdiğimizde, “Burayı dolduramazlar” diye düşünenler olmuştur. Ama bugün Yalova tarihinin en muhteşem birlikteliklerinden birindeyiz. Şüphesiz buraya kışın ortasında, böyle bir günde miting yapmaya gelmedik. Biz buraya bir hak aramaya, itiraz etmeye, sesimizi yükseltmeye geldik. Emeklilere yapılan adaletsizliklere, emekçilere yapılanlara, her yaştan insanımızın gelecek kaygılarına karşı durmaya geldik. Ve hiç şüphe yok ki bu ülkenin cumhuriyetle birlikte kazandığı ve asla bırakmadığı seçme ve seçilme hakkına, sandığa, irademize sahip çıkmaya geldik. 19 Mart darbesinden sonra 310. günde, bugünün iktidarının yarının iktidarına, bugünün cumhurbaşkanının yarının cumhurbaşkanına yaptığı darbe girişimine karşı, 84. eylemimizde Yalova’ya direnmeye, mücadele etmeye geldik.” dedi.
“Yalova bir demokrasi dersidir”
Yalova’nın siyasi geçmişinden örnekler veren Özel, “Bu şehir demokrasiyi de bilir, darbeyi de bilir. Yalova, çok partili yaşamın temellerinin atıldığı Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kurulduğu şehirdir. Bu şehrin seçimlerle ilgili hikâyeleri çoktur. 2014 yılında milletvekiliyken katıldığım ilk yerel seçimlerde Yalova’yı 6 oyla kazandığımız geceyi dün gibi hatırlıyorum. O günlerde milletvekili ve grup başkanvekili olan sevgili Muharrem İnce’nin, örgütümüzle birlikte 6 gece boyunca sandıkların başında oturarak sizin iradenize nasıl sahip çıktığını unutmadım. O seçimi yok saydılar. “Yalovalılar bilmez, biz biliriz” dediler ve seçimleri yenilediler. Ben o sırada Manisa Belediye Başkanlığını kazanamamıştım. Ertesi gün Muharrem İnce beni aradı. “Dinlenmek yok” dedi. “Yalova’ya geleceksin, birlikte çalışacağız.” İki seçim arasında Yalova’da 5 gün, 5 gece kaldım. O gün bugün hâlâ telefonumda o evlere, o kahvelere götüren yol arkadaşlarım var. İyi günde kötü günde birbirimizi ararız. Ve o 6 oy fark, örgütümüzün mücadelesiyle 228 oya çıktı. Yalovalılar da “Hadi canım sen de, ben kimi seçeceğimi bilirim” dedi. Sonra 2019’da Yalova’yı bir kez daha kazandık. Bu sefer yeni kumpaslara giriştiler. Belediye başkanımızın kendi ihbar ettiği bir suç gerekçe gösterilerek Vefa Salman görevden alındı. Yerine apar topar AK Partili bir meclis üyesi belediye başkanı ilan edildi. Grup toplantısına götürüldü, rozet takıldı, Erdoğan tarafından tebrik edildi. Üç kez bilirkişi raporu lehimize geldi. “Göreve iade edilmeli” dendi. Ama yapılmadı. Seçime kadar, Yalova’nın seçmediği birine Yalova’yı yönettirdiler. Sonra ne oldu? Dedik ki: Yalova 6 oyla verdi, anlamadınız. 228 oyla verdi, anlamadınız. Bir daha verdi, yine anlamadınız. Bu sefer anlarsınız dedik. Mehmet Gürel’i aday yaptık. Yalova’ya emanet ettik. Ve iki kişiden birinin oyunu alarak belediye başkanı oldu. Buradan Tayyip Bey’e bir kez daha hatırlatıyorum: Yalova bir demokrasi dersidir. Sen milletle inatlaşırsan, millet sana sandıkta dersini verir. Ve buradan bir kez daha söylüyorum: Bayrampaşa’da da, Gazi Osmanpaşa’da da, Yalova’da ne olduysa o olacak. Milletin dediği olacak. Milletin dediği olacak” ifadelerini kullandı.
“Atamızın mirası olan Yürüyen Köşk’ün restorasyonu da yakında başlıyor”
Mehmet Gürel’in 21 aydır Yalova Belediye Başkanlığı görevini yaptığını belirten ve hizmetlerini anlatan Özel, “. Gece gündüz çalışıyorlar ve Yalova’ya hizmet götürmek istiyorlar. Bu süre içinde 12 bin 600 ton sıcak asfalt serildi. Bisiklet yolları yapıldı. İki kent lokantası açıldı. Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ücretsiz otobüs seferleri konuldu. İki aile sağlığı merkezi inşa edildi. Üç şube Çiçek Kafe faaliyete geçti ve çok uygun fiyatlarla hizmet veriyor. İstihdam Ofisi, bir buçuk yılda 630 kişiyi işe yerleştirdi. Yalovalı çiftçilere 14 ton sertifikalı tohum ücretsiz dağıtıldı. Sokaktaki canlarımız için Doğal Yaşam Merkezi hizmete açıldı, gerekli protokoller yapıldı. Atamızın mirası olan Yürüyen Köşk’ün restorasyonu da yakında başlıyor. Deprem bölgesi olan Yalova’da kentsel dönüşümün hızlanması için kolaylaştırıcı uygulamalar devreye alındı. Bir master plan oluşturuldu, rezerv alan planları belirlendi ve buna göre imar planları yapıldı. Belediyemiz kentsel dönüşüm için yetki talebinde bulundu, ancak bu talep kabul edilmedi. Bunun üzerine devasa bir imza kampanyası yapıldı. 25 bin haneden imza toplandı ve ilgili yerlere gönderildi. Buna rağmen hâlâ ses yok” dedi.
Murat Kurum’a Seslendi: “Yalova’nın kentsel dönüşümünün önünü açın, yeni bir felaketin sebebi olmayın”
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a eleştiriler getiren Özel, “Murat Bey’in Yalova’daki itibarı oldukça yüksek(!) Duyar duymaz. Hatta muhtemelen diyecek ki: “Genel başkan her cumartesi bir yere gidiyor, gittiği yerde beni yuhalatıyor.” Vallahi Murat Bey, Hatay’da sizin adınız ağzımdan çıkar çıkmaz millet başladı. Burada ise daha bir şey demedim. “Kentsel dönüşüm, Murat Kurum” dedim, bakın ne oldu. Ben siyasette kimseyi yuhalatmam. Aksine, olmaması için gayret ederim. Ama daha laf ağzımızdan çıkarken bir tepki geliyorsa, bu kent 1999 depremini biliyor. Kentsel dönüşümün ne kadar hayati olduğunu biliyor. Daha iki gün önce Manisa-Balıkesir sınırındaki Sındırgı’da 5,5 büyüklüğünde bir uyarı depremi yaşandı. Bu millet depreme karşı kentsel dönüşüm istiyor. Belediye başkanları üstüne düşeni yapmış. Millet imza atmış. Kentsel dönüşüm istiyor. Murat Kurum’a yönelik bu tepkinin sebebi, bu işi siyasete alet etmesidir. Buradan Murat Kurum’a açık çağrımdır: Yalova’nın kentsel dönüşümünün önünü açın, yeni bir felaketin sebebi olmayın” şeklinde konuştu.
“Verilmeyecek hesabı olanlar, topuklaya topuklaya AK Parti’ye kaçanlardır”
AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi Seçmenlerine seslenen Özel, “alı günü İstanbul Silivri’de Aziz İhsan Aktaş davası başlıyor. Bu kişi 700 yılla yargılanıyor, tutuksuz. Çalıştığı belediyeleri söylemiş, onlar tutuklu. Zeydan Karalar 4 yılla yargılanıyor, tutuklu. Kadir Aydar tutuklu, Oya Tekin tutuklu. Ama örgütü kurduğunu söyleyen kişi serbest. İtiraflarda adı en az geçen bizim belediye başkanlarımız. Ama en çok işlem yapılan yerlerden biri Aydın Büyükşehir Belediyesi. Ankete fatura kesilmiş, parasını Aziz İhsan Aktaş ödemiş. Dosyada var. Ne oldu? “Ya AK Parti’ye katılırsın ya Silivri’ye gidersin.” Koşa koşa AK Parti’ye geçti. Buradan açıkça söylüyorum: Verilmeyecek hesabı olanlar, topuklaya topuklaya AK Parti’ye kaçanlardır” ifadelerini kullandı.
“Bizim iktidarımızda tüm imkânlar millet için seferber edilecek”
Yalova’da geçtiğimiz aylar boyunca süren su krizine dair konuşan Özel, “Gökçe Barajı’nın doluluk oranı yüzde 10’un altına düştü. İkinci bir baraj şart. Ama baraj yapacak olan iktidardan ses yok. Yatırım yapmıyorlar. Sonra çıkıp “Bu belediyelerin işi” diyorlar. Arkadaşlarımız bütçelere baktı. İçme suyuna ayrılan pay yüzde 1,2. 12,5 milyar lira ayrılmış ama geçen yıl bunun sadece yüzde 10’u harcanmış. Yani 752 milyon lira. Buna karşılık belediyeler son bir yılda 129 milyar liralık su yatırımı yapmış. Suya 752 milyon harcayanlar, makam binalarına 87 milyar harcamış. Sonra da çıkıp “Su getirmek CHP’li belediyelerin işi” diyorlar. Buradan Yalova’dan açıkça ilan ediyorum: Bizim iktidarımızda tüm imkânlar millet için seferber edilecek. Belediye başkanlarımız canla başla çalışıyor. Bugüne kadar millete mahcup olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Ama bu yorgun, bıkmış, kötü niyetli iktidardan ilk seçimde yönetimi alacağız. Bu milleti yeniden güldüreceğiz” dedi.
Süs Bitkisi Sektörüne Söz Verdi ve Tersane İşçilerinin Sorunlarını Anlattı
Yalova’da süs bitkisi üretiminin heba edildiğini iddia eden Özel, “Türkiye’de bu alanda öncü olan Yalova, bugün büyük zorluklar yaşıyor. Arazinin pahalılığı, başta iş gücü olmak üzere artan maliyetler yetmezmiş gibi yüzde 20 KDV yükü üreticiyi ciddi şekilde zorluyor. Bu sıkıntıların farkındayız. Yalova’da mutlaka bir Çiçekçilik Organize Sanayi Bölgesi kurulması gerekiyor. Bunu bir kez daha buradan hatırlatıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında KDV’yi yüzde 1’e indireceğiz. Her türlü teşviki sağlayacağız. Asgari ücretle işçi çalıştıran Yalovalı çiçek üreticilerine asgari ücret destekleri vereceğiz. Yalova’daki çiçek üreticisinin yüzünü güldüreceğiz. Bu önemli istihdam alanını kendi kaderine terk etmeyeceğiz” şeklinde konuştu. Miting öncesinde Yalova’da çalışan tersane işçilerinin kendisine ulaştığının bilgisini veren Özel, “Manisa’daki Soma’da gördüğümüz dayıbaşı sisteminin bir benzeri burada da var. İşçileri toplayıp tersanelere götüren bir taşeron düzeni kurulmuş durumda. Emekçilerin iş sağlığı ve güvenliği önlemleri aksıyor. Maaşlar asgari ücret üzerinden gösteriliyor, bir kısmı elden ödeniyor. Hem devlet kandırılıyor hem de emekçinin hakkı yeniliyor. Çok tehlikeli bir iş kolu olmasına rağmen tersane işçilerinin yıpranma payları kaldırıldı. Kimyasal maddelerle çalışan bu işçiler büyük bir haksızlığa uğruyor. Buradan açıkça söylüyorum: Biz iktidar olacağız. Bu kentin makûs talihini yeneceğiz. Tersane çalışanlarına hem yıpranma haklarını geri vereceğiz hem de emeklerinin karşılığını alacakları bir düzen kuracağız. Taşeronluğu, bu modern kölelik sistemini bitireceğiz. Toplu sözleşmeli, sendikalı, güvenceli tersane işçiliğini yeniden hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı.
“AK Parti’nin kara düzeni emeklinin kanını emiyor”
Türkiye’nin mevcuttaki en büyük sorununun ekonomi olduğunu işaret eden Özel, “zamanlar “şahlanıyoruz, uçuyoruz” diyenler bugün bin bir mazeret üretiyor. Ama tablo çok açık. Yoksullukta Avrupa birincisiyiz. Yüksek enflasyonda Avrupa birincisiyiz. Yüksek faizde Avrupa birincisiyiz. İşsizlikte Avrupa birincisiyiz. Gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Eskiden spor müsabakalarında, güreşte, tekvandoda Avrupa birincisi olurduk. Şimdi ise AK Parti’nin kara düzeninde, beşi bir yerde gibi ama bu başarıların değil, sefaletin madalyalarını taşıyoruz. Bu büyük yükü milletimizin boynuna astılar. Bu süreçte en büyük sıkıntıyı emekliler çekiyor. Yalova’daki emeklilere bir bakalım. Meydanın büyük kısmı emekli. Yüzde 75–80’i emekli. Bu emeklilere “ayda 20 bin lira yeter” dediler. Biz buna itiraz ettik. Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu olarak günlerce Meclis’i terk etmedik. “Emeklilere insanca yaşayacakları bir ücret verelim” dedik. Büyük bir fırsat vardı. AK Parti dışındaki tüm partiler bu ücretin sefalet ücreti olduğunu söyledi. Biz de dedik ki: “Gelin bunu düzeltelim.” Bizim hedefimiz asgari ücretin de, en düşük emekli maaşının da 39 bin lira olmasıdır. Ama gelin dedik, madem asgari ücreti 28 bin liraya çıkardınız, en düşük emekli maaşını da 28 bin lira yapalım. Tüm emeklilere seyyanen 8 bin lira zam verelim. Bir nefes alsınlar dedik. Ama bir gün bile yoksulluk görmemişler buna hayır dedi. Milletvekillerimiz büyük bir direniş gösterdi. En son kürsüye emeklinin tabutunu getirdiler. O tabuta tahammül edemediler. Emekliyi tabuta sokmaya utanmıyorlar ama tabutu Meclis’te görmeye utanıyorlar. Tabuta, mezar taşına saldırdılar. Bugün çıkmış diyorlar ki: “Cumhuriyet Halk Partisi emekliyi kışkırtıyor.” Emekliyi bu hâle getiren sizsiniz. Kürsüye saldıran biz değiliz. Kürsüde emeklinin tabutu vardı, ona saldıran sizdiniz. Buradan Yalova’dan söylüyorum: Emeklinin kanını emen bu düzendir. AK Parti’nin kara düzeni emeklinin kanını emmektedir” dedi.
“Siyaset parayla yapılmaz. Siyaset afişle yapılmaz”
Yalova Belediyesi’nde en düşük çalışan maaşının 50 Bin Türk Lirası olduğunun bilgisini vererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yüklenen Özel, “Büyükşehirlerimizde, 21 il belediyemizde, merkez ve ilçe belediyelerimizde senin verdiğin 20 bin liranın da, 28 bin liranın da, bizim hedeflediğimiz 39 bin liranın bile altında maaş yok.
Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerinde bu rakamların altında maaş alan kimse yoktur. Varsa çık açıkla, ilan et, görelim. Varsa varsa yalnızca belde belediyelerinde vardır. Altı kişi çalışır, maaşlarını da zaten devlet öder. O yüzden kimse Cumhuriyet Halk Partisi’ne yalanla, iftirayla saldırarak siyaset yapmaya kalkmasın” kelinde konuştu. AK Parti’nin İstanbul İl Başkanı bulamadığını söyleyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerini sürdüren Özel, “Eskiden belediyelere ait olan, kayyım atayıp çöktükleri şirketlerin reklam panolarına, “İstanbul iyi yönetilmiyor, senin ömründen gidiyor” diye afişler astılar.
Buradan açıkça söylüyorum: Siyaset parayla yapılmaz. Siyaset afişle yapılmaz. Siyaset yürekle yapılır. Bir gece yarısı apar topar bu panoları topladılar. Çünkü oraya nasıl asıldığını, hangi numaraların çekildiğini herkes biliyor. Afiş siyasetiyle, branda siyasetiyle bu milleti kandıracağınızı sanmayın. Şimdi soruyorum Tayyip Bey: “Senin ömründen gidiyor” diyorsun. Senin yönettiğin ülkede 20 bin lira emekli maaşıyla emeklinin ömründen gidiyor. 28 bin lira asgari ücretle emekçinin ömründen gidiyor. Gelecek göremediği için gençler yurt dışına gidiyor; anaların, babaların evlatları gidiyor, ömürlerinden gidiyor. Sen çıkmış panolara yalan yanlış şeyler yazdırıyorsun” ifadelerini kullandı.
“Ben kaybedersem siyaseti bırakıyorum. Sen kaybedersen Türkiye’yi erken seçime götürmeye var mısın?"
İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden bir teklifi olduğunu dile getirerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Özel, “Buradan bir kez daha soruyorum: İstanbul kötü yönetiliyorsa, çok istiyorsan İstanbul’u, çık meydana. Gelin CHP ve AK Parti olarak bütün belediye meclis üyelerini istifa ettirelim. İstanbul seçimlerini yenileyelim.
Benim adayım belli. Sen de istediğin adayı çıkar. Tek bir şartım var: Kararı İstanbullular versin. Eğer İstanbullular Ekrem İmamoğlu demeyecekse, senin dediğin olsun. Ben genel başkanlığı da bırakırım. Ama eğer İstanbullular beşinci kez “Ekrem” derse, seni yenerse; sen de erken seçime gitmeye var mısın? Hodri meydan. Net soruyorum. Var mısın, yok musun? İstanbul’un önüne sandığı koyalım. Seçimi yenileyelim. Ben kaybedersem siyaseti bırakıyorum. Sen kaybedersen Türkiye’yi erken seçime götürmeye var mısın? Hodri meydan” dedi.




