Yalova’nın en tanınan gazetecilerinden olan Kutsi Aksay, Yalova Gözde FM’deki “Kutsi ile Okyanus” programı çatısı altında Yalova’nın protokolünden en önde gelen isimleri ağırlayarak Yalova üzerine keyifli sohbetler gerçekleştiriyor ve merak edilen soruları yöneltiyor. Geçtiğimiz haftalarda son olarak AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü’yü ağırlayan Akay’ın son konuğu ise Yalova’nın bir il olarak ilerleyişinde büyük katkıları olan Yalova Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı oldu.

Yalova Üniversitesi’nin geleceği hakkında önemli ifadeler kullanan Prof. Dr. Bahçekapılı, yöneltilen sorulara açık yüreklilikle cevap verdi.

Baykuş LGS Ekibi Yalova'da Öğrencilerle Buluştu
Baykuş LGS Ekibi Yalova'da Öğrencilerle Buluştu
İçeriği Görüntüle

“2026 Mart ayı itibarıyla üniversitemizi akredite ettik”

Yalova Üniversitesi’ni tanınabilir, dünya standartlarında belirli bir seviyeye ulaşmış bir üniversite kimliğine dönüştürmek amacıyla yola çıktıklarını işaret ederek açıklamalarına başlayan Prof. Dr. Bahçekapılı, “Bunun için de üniversitemizi akredite etmemiz gerekiyordu. Üniversitemiz daha önce akredite edilmemişti ve biz, 2026 Mart ayı itibarıyla üniversitemizi akredite ettik. Artık üniversitemiz; dünyaca tanınan, bilinen, akademik ve bilimsel altyapı açısından uluslararası standartları sağlayabilen bir kurum kimliği kazanmış oldu. Tabii sadece bu değil. Genel anlamda üniversitemiz akredite olduğu gibi, birimlerimizi de akredite ettik. Özellikle meslek yüksekokullarındaki ve fakültelerdeki bölümlerimizi de akredite ederek, bu anlamda olgunluk düzeyine ulaştığımızı ve iyi bir üniversite olma yolunda hızlıca ilerlediğimizi göstermiş olduk. Diğer taraftan, bir üniversiteyi önemli kılan unsurlardan biri de yayın performansıdır. Bu alanda da iyi bir noktaya gelmeyi hedeflemiştik. Örneğin, “Kampus” yayınlarında Türkiye’de 150. sıradaydık. Ancak şu an yayımlanan yeni raporlara göre 36. sıraya yükseldik. Bu, ciddi bir ilerlemeyi gösteriyor. Bu başarıda emeği geçen akademik arkadaşlarıma, belirlediğimiz hedefler doğrultusunda bizi destekleyen tüm değerli akademisyenlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu gelişme, üniversitemizin tanınırlığı açısından da oldukça önemli bir adım oldu. Bunun dışında başka başarılarımız da var. Son 4 yıl içerisinde özellikle normalize atıf oranında Türkiye’de ilk 14’e girmemiz ve patent alanında yine ilk 15 içerisinde yer almamız önemli kazanımlar oldu. Bunlar daha önce elde edilmemiş başarılardı. Bu nedenle artık hedeflerimizi daha da yukarıya taşıyoruz. Artık Yalova Üniversitesi daha büyük liglerde yer alması gereken bir üniversite konumunda. Bu kapsamda, dünyaca bilinen indeksleme kuruluşları olan THE ve QS gibi platformlara başvurularımızı da bu yıl itibarıyla tamamladık. Bundan sonra üniversitemizde akademik ve bilimsel yapının asla geriye gitmesine izin vermeden, daha ileriye taşınması için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Türkiye’nin sayılı üniversiteleri arasında yer alan, akademik ve bilimsel gücü yüksek bir üniversite olma hedefimizi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

“Uygulamalı eğitim için Makine İhtisas OSB ile güçlü bir iş birliği kurduk”

Yalova Üniversitesi çatısı altında akademik eğitim gören öğrencilere büyük fırsatlar sağlandığını dile getiren Prof. Dr. Bahçekapılı, “Kampüsümüze gelenler görmüştür; artık üniversitemize adım attığınızda bambaşka bir kampüsle karşılaşıyorsunuz. Üniversitemizde morfoloji binamızı ve Yalova’nın en değerli kongre merkezlerinden biri olan kongre merkezimizi tamamladık. Sanat ve Tasarım Fakültesi’ni bitirdik. Bunun yanında Makine İhtisas OSB kampüs alanı içerisinde yeni bir mühendislik fakültesi inşa ettik. Burada bir Teknopark alanı ve nitelikli istihdam merkezi oluşturduk. Öğrencilerimizin akademik becerilerini geliştirecek pek çok etkinliği hayata geçirdik. Bu fiziki gelişim, öğrencilerimizin daha iyi yetişmesi açısından son derece kıymetli. Ayrıca şunu da belirtmek isterim: Zaman zaman Yalova’da kütüphane olmadığı yönünde eleştiriler yapılıyor. Oysa biz, Yalova’nın en büyük kütüphanesini inşa etmek üzereyiz. Yaklaşık 5.000 metrekarelik bu alanın kaba inşaatını tamamladık. Sürekli yeni alanlar oluşturuyoruz ve bu alanları öğrencilerimizin akademik gelişimine katkı sağlayacak şekilde planlıyoruz. Uygulamalı eğitime de büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda bazı bölümlerimizde 3+1 ve 7+1 eğitim modeline geçtik. Bu “+1” dönem, öğrencilerin tamamen sahada uygulamalı eğitim aldığı bir süreçtir. Bu modeli sağlıklı şekilde yürütmek için Makine İhtisas OSB ile güçlü bir iş birliği kurduk. Türkiye’de ilk kez bir organize sanayi bölgesi içerisinde bir mühendislik fakültesi inşa ettik. Bu sayede öğrencilerimiz; bilişim, otomasyon, yazılım, savunma sanayi, elektronik, elektrik ve bilgisayar gibi birçok alanda doğrudan sahada eğitim alma fırsatı buluyor. Bu, Türkiye’de ilk ve tek olan bir modeldir. Avrupa’da özellikle Almanya ve Hollanda’da uygulanan bir sistemdi ve biz bunu ülkemize kazandırdık” dedi.

“Gelecekte, Mühendislik Fakültemizin tamamı OSB içerisinde yer alacak”

Teknopark’ı OSB içerisine entegre ettiklerinin bilgisini veren Prof. Dr. Bahçekapılı, “Mühendislik fakültesini de bu alana taşıyoruz. Şu an itibarıyla 2.600 metrekare kapalı alan ve 1.500 metrekare ek bina alanı oluşturduk. Ayrıca Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yaklaşık 30 milyon liralık laboratuvar yatırımı da bu alana yerleştirildi. Bu sistemin çok önemli paydaşları var: Yalova Ticaret Odası, KOSGEB, kalkınma ajansı, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü ve İŞKUR gibi birçok kurum bu ekosistemin içinde yer alıyor. Böylece Türkiye’de örnek bir model oluşturduk. Mühendislik fakültemizin son durumuna gelince; daha önce ana kampüste yer alan fakültemizi, bölümlerinin doğası gereği daha uygulamalı bir yapıya kavuşturmak amacıyla OSB içerisine taşıdık. Kimya, polimer, elektrik-elektronik, inşaat ve endüstri mühendisliği gibi bölümler bu modelle daha etkin hale geldi. Süreç içerisinde yeni binalar da tamamlandığında mühendislik fakültemizin tamamı OSB içerisinde yer alacak. Burada bir hedef perspektifi de çizmek isterim: Büyük ihtimalle 7-8 yıl içerisinde bu yapı, başlı başına bir teknik üniversiteye dönüşebilecek kapasiteye ulaşacak. Mühendislik fakültemiz zaten üniversitemizin en güçlü alanlarından biri. Özellikle polimer ve kimya gibi bölümlerimiz, bugün dünya sıralamalarında ilk 500 içerisinde yer alabilecek düzeydedir. Bu süreç; akademisyenlerimizin emeği, öğrencilerimizin gayreti ve şehrimizin desteğiyle birleştiğinde çok daha güçlü bir yapıya dönüşecektir. Biz de bu doğrultuda çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.

“Yapay Zekâ Bölümü’nü açtık”

Yalova Üniversitesi bünyesinde yeni açılan bölümlere değinen Prof. Dr. Bahçekapılı, “Son iki yılda üniversitemizde özellikle öğrencilerimizin mezun olduktan sonra doğrudan istihdama yönelmelerini sağlayacak yeni bölümler açmaya odaklandık. Bu kapsamda Yapay Zekâ Bölümü’nü açtık. Bu, Türkiye’deki ilk bölümlerden biri. Bununla bağlantılı olarak ön yüz yazılım, arka yüz yazılım ve büyük veri istatistiği gibi bölümleri de hayata geçirdik. Bunları, gençlerimizin yönelmesi gereken önemli disiplinler olarak görüyoruz ve bu alanlara yönelik altyapı çalışmalarımızı da tamamladık. Şunu özellikle ifade etmek isterim: Bilişim temelli bu bölümlere gelen öğrencilerin puanları, şu an birçok bölümden daha yüksek. Hatta ön yüz yazılım programına yerleşen öğrencilerin puanları, bazı 4 yıllık bölümlerden bile daha yüksek seviyede. Bu da aslında geleceğin bu alanlarda olduğunu açıkça gösteriyor. Bugün yapay zekânın, büyük verinin ve yazılımın konuşulmadığı bir alan neredeyse yok. Biz de gençlerimizi bu alanlarda istihdam edilebilecek şekilde yetiştirmeye çalışıyoruz. Bunun dışında çok farklı ve özgün bir bölüm daha açtık. YÖK’ü de ikna ederek Türkiye’de ilk kez Fiber Tekne ve Kompozit Bölümü’nü hayata geçirdik. Türkiye’de bunun bir örneği yoktu. Neden açtık? Çünkü Yalova’da tekne üretimi oldukça yaygın. Özellikle Çınarcık bölgesinde ciddi bir üretim kapasitesi var ve bu alan ekonomik açıdan büyük bir potansiyel taşıyor. Ancak buna rağmen Türkiye’de bu alanda iki yıllık bir eğitim programı bulunmuyordu. Biz de hem Yalova’nın marka değerini artırmak hem de özellikle Çınarcık ve çevresinde istihdamı güçlendirmek amacıyla Çınarcık Meslek Yüksekokulu bünyesinde bu bölümü açtık. Şu anda öğrencilerimiz daha birinci sınıftan itibaren tekne üretimine başladı. Kendi teknelerini üretiyorlar. Bu gerçekten çok değerli bir gelişme. Mezun olan öğrencilerimiz, bölgedeki tersanelerde veya kendi girişimleriyle bu alanda rahatlıkla çalışma imkânı bulacaklar” şeklinde konuştu.

“Mezunların kendi alanlarında istihdam edilmesi, bir üniversitenin kalitesini gösteren önemli kriterlerden biridir”

Yalova Üniversitesi’nden mezun olan öğrencilerin kendi alanlarında kariyer yapmalarını amaçladıklarını belirten Prof. Dr. Bahçekapılı, “Örneğin, çocuk gelişimi bölümünden mezun olan bir öğrencinin farklı bir sektörde çalışması yerine kendi alanında ilerlemesini önemsiyoruz. Bu durum, literatürde “meslek-iş uyumu” olarak ifade edilir. Mezunların kendi alanlarında istihdam edilmesi, bir üniversitenin kalitesini gösteren önemli kriterlerden biridir. Bu kapsamda örneğin Fiber Tekne ve Kompozit Bölümü mezunlarının Yalova ve çevresinde iş bulma konusunda büyük avantajı olacak. Bu da gençlerimize güçlü bir gelecek perspektifi sunuyor. Bunun yanı sıra yeni bölümler için de çalışmalarımız sürüyor. Özellikle turizm alanında Yalova’da önemli gelişmeler yaşanıyor. Valiliğimiz ve ilgili kurumlarla birlikte bu alanda ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Hâlihazırda meslek yüksekokullarımızda turizmle ilgili iki yıllık programlarımız var. Ancak dört yıllık bir program bulunmuyor. Bu nedenle İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde Turizm ve Otelcilik alanında dört yıllık bir bölüm açmayı planlıyoruz. Ayrıca yine bilişim alanıyla ilişkili olarak, Bilgi Teknolojileri alanında dört yıllık bir lisans programı açmayı hedefliyoruz. Bu bölümlerle ilgili dosyalarımız hazırlanıyor ve önümüzdeki ay YÖK’e sunulacak. Amacımız; öğrencilerimizin mezun olduktan sonra iş bulabildiği, ülkeye katma değer üretebildiği alanlara yönelmelerini sağlamak. Bu doğrultuda üniversitemizin yapılanmasını da bu hedeflere göre şekillendiriyoruz” dedi.

“Tıp Fakültemizdeki hoca sayımızı 100’e yaklaştıracağız”

Üniversitesi çatısı altında Morfoloji binasını tamamladıklarını ve açtıklarını söyleyen Prof. Dr. Bahçekapılı, “Şu anda eğitim-öğretim faaliyetleri burada devam ediyor. Sağlık bilimleri öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz çalışmalarını bu binada sürdürüyor. Toplam 18.000 metrekarelik bir alana sahip olan morfoloji binası, Türkiye’nin en büyüklerinden biri. Bu önemli yatırımı tamamlamış olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Tıp Fakültesi öğrencilerinin Yalova’ya ne zaman geleceği de merak ediliyor. İnşallah eylül ayı itibarıyla öğrencilerimizi burada ağırlamayı planlıyoruz. Bunun için bazı laboratuvarların tamamlanması gerekiyor. Bir kısmını bitirdik, kalanlar da ihale sürecinde. Laboratuvarlar tamamlandığında öğrencilerimizi Yalova’ya alacağız. Ancak burada önemli bir husus var: Tıp eğitimi çok hassas ve özel bir alandır. Tüm akademik kadronun ve altyapının eksiksiz olması gerekir. Şu an itibarıyla 68 akademisyenimiz bulunuyor. Bunların 15’i temel bilimler alanında görev yapıyor. Akademisyenlerimiz aynı zamanda afiliye hastanemizde görev alarak vatandaşlarımıza hizmet veriyor. Genel cerrahi, kardiyoloji, beyin cerrahisi, nöroloji gibi birçok branşta hocalarımız aktif olarak görev yapıyor. Bu yıl içerisinde yaklaşık 20 yeni akademisyeni daha kadromuza katmayı planlıyoruz. Böylece sayımız 100’e yaklaşacak. Bu seviyeye ulaştığımızda, tıp fakültemizin tüm anabilim dallarında güçlü bir yapı oluşturmuş olacağız. Altyapı ve akademik kadro tamamlandığında öğrencilerimizi Yalova’ya taşıyacağız. Bu süreçte Uludağ Üniversitesi ile iş birliği içerisindeyiz. Öğrencilerimiz şu anda alanında uzman akademisyenlerin rehberliğinde eğitimlerini sürdürüyor. Önümüzdeki dönem itibarıyla öğrencilerimiz kendi üniversitemizde eğitim alacak ve şehrimiz de bu gelişmeden önemli kazanımlar elde edecek. Ayrıca bir müjde daha vermek isterim: Belirli alanlarda akademik kadromuzu tamamladığımız için Sağlık Bakanlığı tarafından üniversitemize uzmanlık öğrencileri gönderildi. Şu anda yaklaşık 50’ye yakın doktor, uzmanlık eğitimini Yalova’da alıyor. Nöroloji, çocuk ve ergen psikiyatrisi, dahiliye gibi alanlarda uzman hekimler yetiştiriyoruz. Bu uzmanlar, eğitimlerini tamamladıktan sonra Türkiye’nin dört bir yanında görev yapacak. Bu da üniversitemiz adına önemli bir gurur kaynağı olacaktır.” İfadelerini kullandı.

“Mezun olan öğrencilerimizin diplomaları Almanya, Belçika, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerde kabul görecek”

Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde an itibariyle 68 akademisyenin görev yaptığını yineleyen Prof. Dr. Bahçekapılı, “Bunların 53’ü tıp alanında, 15’i ise temel tıp bilimleri alanında görev yapan akademisyenlerimizden oluşuyor. Bu hocalarımız, Sağlık İl Müdürlüğü’nün destekleriyle yürütülen afiliyasyon süreci kapsamında hastanelerimizde aktif olarak görev yapıyor. Neredeyse tüm branşlarda hizmet veriyoruz. Dahiliye, kardiyoloji, kalp-damar cerrahisi, beyin cerrahisi, ortopedi gibi birçok alanda hocalarımız Yalova’daki vatandaşlarımıza hizmet sunmaya devam ediyor. Akreditasyon konusuna gelince; bu bizim için çok önemli bir hedefti. Üç yıl önce Yalova Üniversitesi’ni uluslararası tanınırlığı olan, akredite bir üniversite haline getireceğimizi söylemiştik. Bu sözümüzü tuttuk. Mart ayında üniversitemiz Yükseköğretim Kurulu tarafından akredite edildi. Bu, gerçekten çok kıymetli bir gelişme. Yalova Üniversitesi adeta bir üst lige çıkmış oldu. Sadece kurumsal akreditasyonla da yetinmedik. 14 farklı alanda akreditasyon başvurusu yaptık. Bunların 10’unun sonucu açıklandı ve 10’da 10 başarı elde ettik. Kalan 4 programın da önümüzdeki aylarda açıklanmasını bekliyoruz. Spor Bilimleri Fakültesi’nden 3, İlahiyat Fakültesi’nden 1 programın sonucu da yakında belli olacak. Böylece 14’te 14 akredite program hedefimize ulaşmış olacağız. Artık üniversitemizde tercih edilecek bölümlerin yanında bir “mavi etiket” yer alacak. Bu, uluslararası tanınırlık anlamına geliyor. Mezun olan öğrencilerimizin diplomalarında bu akreditasyon yer alacak ve bu diplomalar; Almanya, Belçika, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerde ek bir işleme gerek kalmadan geçerli kabul edilecek. Bu durum hem akademisyenlerimiz hem de öğrencilerimiz için büyük bir kazanım. Aynı zamanda üniversitemizin tercih edilebilirliğini de önemli ölçüde artıracaktır” şeklinde konuştu.

“İstanbul’daki yoğunluk nedeniyle birçok firma Yalova’ya yöneliyor”

Yalova Ticaret ve Sanayi Odası ile Yalova Makine İhtisas OSB ile gerçekleştirilen iş birliklerinin Yalova Üniversitesi’ne ne gibi avantajlar sağladığına dair soruya cevap veren Prof. Dr. Bahçekapılı, “Bu iş birlikleri sayesinde güçlü bir ekosistem oluşturduk. Yaptığımız projelerde, sempozyumlarda ve kongrelerde bu kurumlar ana paydaşlarımız arasında yer alıyor. Bu iş birliğinin en somut çıktılarından biri de Türkiye’de ilk kez bir OSB içerisinde mühendislik fakültesi kurulması oldu. Teknopark bünyesinde şu an 53 firma faaliyet gösteriyor. Ayrıca her geçen gün sayısı artan kuluçka merkezlerimiz var. Bunların 18’i öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz tarafından kurulmuş durumda. Üç şirket de doğrudan akademisyenlerimiz tarafından hayata geçirildi. İstanbul’daki yoğunluk nedeniyle birçok firma Yalova’ya yöneliyor ve Teknopark’ta yer almak istiyor. Biz de bu süreçte seçici davranarak, özellikle inovasyon ve girişimcilik potansiyeli yüksek projelere öncelik veriyoruz. Örneğin, TCG Anadolu gemisinin bazı parçalarını üreten firmalar burada faaliyet gösteriyor. Aynı şekilde TOGG için üretim yapan firmalar da bu ekosistemin içinde yer alıyor. Bu yapı, Yalova’ya ciddi bir ekonomik ve teknolojik değer katacak” dedi.

“67 ülkedeki üniversitelerle iş birliğimiz bulunuyor”

Yalova Üniversitesi’nde an itibarıyla 1,300’ü aşkın yabancı öğrencinin eğitim aldığına dikkat çeken Prof. Dr. Bahçekapılı, “67 farklı ülkeden öğrenci kabul ediyoruz. Bu da üniversitemizin tercih edilen bir kurum olduğunu gösteriyor. Orta Asya’da Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan ve İran’da tanıtım faaliyetleri yürüttük. Ayrıca Hong Kong, Hollanda gibi önemli merkezlerde üniversitemizi tanıttık. Önümüzdeki süreçte ABD’de Florida/Orlando’da düzenlenecek uluslararası fuarlara katılacağız ve İngiltere’de de tanıtım faaliyetlerimiz olacak. Bu çalışmalar sayesinde geniş bir uluslararası ağ oluşturuyoruz. Bu ağ sayesinde ikili iş birlikleri, öğrenci değişim programları ve akademik ortaklıklar geliştiriyoruz. Bugün 67 ülkedeki üniversitelerle iş birliğimiz bulunuyor. Akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz bu kapsamda karşılıklı değişim programlarına katılıyor. TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projeleri de bu süreci destekliyor. Örneğin, Avusturya’da düzenlenen ve dünyanın farklı ülkelerinden hukuk fakültesi öğrencilerinin katıldığı önemli bir organizasyonda Türkiye’yi temsil eden sayılı üniversitelerden biri de Yalova Üniversitesi oldu. İki akademisyenimiz ve dört öğrencimiz bu etkinliğe katıldı. Ayrıca Erasmus programı kapsamında hem yurt dışından öğrenciler üniversitemize geliyor hem de bizim öğrencilerimiz Avrupa’daki üniversitelerde eğitim alma fırsatı buluyor. Ben özellikle öğrencilerimizin Erasmus fırsatlarını daha fazla değerlendirmelerini istiyorum. Bir öğrencinin 6 ay Almanya’da, Belçika’da veya İngiltere’de eğitim alması; sadece akademik değil, kültürel anlamda da büyük katkı sağlar. Farklı kültürleri görmek, farklı eğitim sistemlerini deneyimlemek, bireyin dünya görüşünü geliştirir. Bu nedenle öğrencilerimizin bu fırsatları değerlendirmesi son derece önemli” ifadelerini kullandı.

“Barışa ve huzura katkı sağlayabilecek bireyler yetiştirmek bizim için çok kıymetli”

Yalova Üniversitesi’nin 2030 yılına kadar yapacağı çalışmalar hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Bahçekapılı, “2030 yılına kadar dünyada birçok gelişme yaşanacak. Belki 4 yıllık bir süreden bahsediyoruz ama bu süre içerisinde hem Türkiye’de hem Avrupa’da hem de dünyada önemli değişimler olacak. Jeopolitik açıdan dünyayı bekleyen farklı tehditler olduğu gibi önemli fırsatlar da var. Biz, ülkemizin bu fırsatları yakalaması ve değerlendirmesi adına katkı sunmak istiyoruz. Özellikle son dönemde yaşanan uluslararası gelişmelerde üniversitemiz akademisyenlerinin ulusal kanallarda ve programlarda yer aldığını gördük. Bu da bizim için önemli bir gösterge. Benim en büyük hedefim; ülkemizi bekleyen farklı konularda söz sahibi olacak, dünyadaki problemlere çözüm üretebilecek akademisyenler ve öğrenciler yetiştirmek. Dünyaya farklı bir bakış açısı kazandırabilecek, barışa ve huzura katkı sağlayabilecek bireyler yetiştirmek bizim için çok kıymetli. Dünya sadece bizden ibaret değil. Farklı kültürler, farklı diller ve farklı yaşam biçimleri var. Dünya bugün daha fazla huzura ve dinginliğe ihtiyaç duyuyor. Bu huzura katkı sağlayabilecek gençler yetiştirmek, üniversitelerin en önemli sorumluluklarından biridir. Üniversite yalnızca derslerden ibaret değildir. Eğitim; çok yönlü ve çok katmanlı bir süreçtir. Her öğrencime söylüyorum: Dünyayı sadece derslerden ve kitaplardan ibaret görmeyin. Dünya çok daha büyük bir resimdir ve bu resmi görebilmek için çaba sarf etmek gerekir” şeklinde konuştu.

“Önceliğimiz; insanlığa katkı sağlayan, çözüm üreten bireyler yetiştirmek”

Yalova Üniversitesi olarak büyük resmi gören bireyler yetiştirmek istediklerini işaret eden Prof. Dr. Bahçekapılı, “Elbette yeni fakülteler açabiliriz, yeni laboratuvarlar kurabiliriz. Bunları zaten yapıyoruz. Ancak esas mesele; yapılan tüm bu çalışmaların insanlığa nasıl bir katkı sunduğudur. Eğer ürettiğimiz bilgi, geliştirdiğimiz projeler ve kurduğumuz yapılar insanlığa fayda sağlamıyorsa, bunların tek başına bir anlamı olmaz. Bu nedenle bizim önceliğimiz; insanlığa katkı sağlayan, çözüm üreten bireyler yetiştirmektir. Benim için en büyük başarı; devletine, milletine, vatanına ve değerlerine bağlı, aynı zamanda dünyaya katkı sunabilecek gençler yetiştirmektir. Elbette fiziki anlamda da önemli yatırımlar yaptık. Son 4 yılda 6 bina tamamladık. Bunun yanında 2 yemekhane inşa ettik. Kütüphanemizin kaba inşaatı da bitmek üzere. Yani toplamda 8 önemli yatırımı hayata geçirdik. Bu da gösteriyor ki istendiğinde çok şey başarılabiliyor. Ancak tüm bunların ötesinde, en önemli hedefimiz; mezun ettiğimiz öğrencilerin hem ülkemize hem de dünyaya katkı sağlayan bireyler olmasıdır” dedi. Yalova Üniversitesi’ndeki 17 bin öğrencinin kendilerine emanet olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bahçekapılı, “Onların en iyi şekilde yetişmesi için çalışıyoruz. Yoğun bir tempomuz var. Çoğu gün gece yarısından önce eve gidemiyoruz. Sürekli farklı temaslar, farklı görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmaların temel amacı, üniversitemizi daha ileriye taşımaktır. Allah nasip ederse bu hizmeti sürdürmek için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz. Bu süreçte bizlere destek olan herkese teşekkür etmek istiyorum. Valilerimize, il müdürlerimize, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası’na, iş insanlarımıza ve organize sanayi bölgemize teşekkür ediyorum. Biz yola çıkarken Yalovalı hemşehrilerimize güvendiğimizi söylemiştik. Onlar da bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Birlikte çalışarak çok önemli işler başardık. Ben Yalovalı olmaktan her zaman gurur duydum. Bu şehrin bir evladı olarak, bize emanet edilen bu görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz. Biz burada doğduk, burada büyüdük ve burada yaşamaya devam edeceğiz. Amacımız, bizden sonraki nesillere daha güçlü bir üniversite ve daha güzel bir gelecek bırakmak. İnanıyorum ki Yalova Üniversitesi her zaman güzel başarılarla anılacak ve her gelen yönetim bu başarıların üzerine yeni katkılar koyacaktır” diyerek sözlerine son verdi.

Kaynak: Haber Merkezi