Bu hafta sizlere kadim şehrimiz Yalova'nın geleceği hakkında düşüncelerimi siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.
Yalova 1995 yılı Haziran ayı itibariyle Tansu Çiller Hükümeti'nin teklifi ile 77 plakayı alarak il olmayı hak etti. Ülkemizin en küçük ili olma özelliğine sahip, %56'sı ormanla kaplı, denizi, tarihi ve kaplıcalarıyla güzel bir şehir.
Düşünün ki Atatürk'ümüz ömrünün 400 gününü bu güzel şehirde geçirmiştir. 3 tane köşk yaptırmış, "Yalova Benim Kentim" sözü tarih kitaplarında yer almıştır. Devletin kendisine bağışladığı Millet ve Baltacı Çiftliklerini halka tekrar bağışlamıştır.
Bu güzel ilimizin tam olarak yönünü belirleyemediği fikri bende oluştu. Neden mi diye sorarsanız; Çiçekçilik, tersane, turizm, kültürel geziler, kaplıcalar arasında gidip geliyor gibi geliyor. Tam olarak bir alanda istenilen seviyede olmadığını düşünüyorum.
Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi Osmanlı'nın kuruluş temellerinin atıldığı bir konuma sahip. Türkiye kısmen de olsa çevre bilincinin tam olarak oluşmadığı bir süreçte ağacın dalı kesilmesin diye Atatürk Köşkü'nü kaydırıyor. Çevre ve doğanın korunmasının önemini bizlere gösteriyor.
Peki biz süreçte yapılan çalışmaların neresindeyiz? İlimiz çiçekçilik üretiminde neden daha iyi olmuyor? Çiçekçilik fuarı ilimizde neden daha üst seviyede yapılmıyor?
Hollanda'nın en büyük gelir kaynağı çiçekçiliktir ve bunu dünyanın her tarafına ulaştırabilmesi...
Çiçekçilik ve tanıtım fuarları ilimizde yeteri kadar yapılmadığını düşünüyorum.
Tersane sektörü hızla büyüyen bir ivme kazanıyor. Altınova'nın ihracat gelirinde artış sağlarken, artan nüfus beraberinde birçok sorunu da getirirken kirlenen toprağın ve suyun geleceği tehlike altında olduğunu söyleyebiliriz.
Çiftlikköy ilçesinde sayıları artan OSB (Organize Sanayi Bölgesi) giderek büyümeye başlıyor. Hatta Yalova Üniversitesi ile iş birliği içerisinde yer almaları takdire şayan bir durum.
Acaba şehrimiz üniversite şehri olmaya gidiyor mu? Artan öğrenci ve yurt sayıları bize markalaşma yönünde bir işaret veriyor mu?
Termal sağlık turizminde Afyon gibi aranılan bir yere olmaya doğru gidiyor mu? Sağlık Bakanlığı'nın işlettiği Termal Kaplıcalarından bizler ne kadar yararlanma şansına sahibiz? Eskiden halk günleri uygulaması vardı. Tarihin, doğanın ve sağlığın buluştuğu bu cennete ne kadar sahip çıkabildik?
Bütün bu yapılanlar ve yapılacaklar Yalova halkının yer aldığı, yöneticilerin ve siyasetçilerin de söz sahibi olduğu bir platformda tartışılsa, Yalova hangi yöne doğru evrilmek istediği bizlere neler kazandıracağı anlatılmalıdır.
Son cümle:
"Güzel bir Yalova'da birlikte huzurlu ve sağlıklı yaşamak arzusuyla, sağlıkla kalın."
30.07.2026
Perşembe