Her hafta Cuma günü yenilenen programıyla Yalovalılara sinema keyfi sunan Yalova Özdilek Cinetime, farklı temalara sahip yapımları beyazperdesine taşıyarak kentin sosyal ve kültürel yaşamına katkı sağlıyor. Dünya genelinde ve Türkiye’de eş zamanlı olarak vizyona giren filmler, Özdilek Cinetime’da Yalovalı sinemaseverlerle buluşmayı sürdürüyor.
Geçtiğimiz yıl elde ettiği başarıyı yeni yılda da sürdüren bu kapsamda Ocak ayından itibaren birçok filmi beyaz perdeye getirerek iddialı yapımlara ev sahipliği yapan Özdilek Cinetime, geçtiğimiz yılın Ekim ayında vizyona giren ve gişede elde ettiği başarının ardından sinemanın en önemli ödül törenlerinde birçok başarı elde eden “Savaş Üzerine Savaş”ı tüm Türkiye’de olduğu gibi beyazperdesine aktarıyor.

Büyük Bir Deha!
Son 30 yılın en büyük yönetmenlerinden biri olarak birçok başyapıtın sinemanın büyülü perdesine aktarılmasına önayak olan Amerikalı Yönetmen Paul Thomas Anderson, 1996 yılında “Sydney” adlı bağımsız filmiyle sinema kariyerine merhaba demiş ve ardından da “Boogie Nights” filmiyle Hollywood’a giriş yaparak dikkatleri üzerine topladıktan sonra 29 yaşında çektiği “Magnolia” filmiyle rüştünü ispatlamıştı.
2002 yılında vizyona giren “Punch-Drunk Love” filmiyle başarılarına devam eden, sinemaya 5 yıllık bir ara verdikten sonra kapitalizm ve din ilişkisini sorguladığı “There Will Be Blood” ile popülaritesini tekrar yükselten Anderson, sinema tarihinin en büyük oyuncularından kabul edilen Daniel Day-Lewis’in “Daniel Plainview” karakteriyle, 80. Akademi Ödülleri’nde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazanmasını sağladı.
Bu başyapıtın ardından yine sinemaya 5 yıl ara veren Anderson, 2012 yılında vizyona giren ve Joaquin Phoenix ile Philip Seymour Hoffman’ın performanslarıyla devleştiği “The Master” ile bir kez daha kendini hatırlattı. İlerleyen yıllarda “Inherent Vice”, “Phantom Thread” ve “Licorice Pizza” filmlerini yöneten Anderson, 2025 yılının sonları itibarıyla büyük bir filmin daha sinemaya kazandırılmasında ön ayak oldu.

Oscar Öncesi Yeniden Vizyonda
Paul Thomas Anderson’un “Savaş Üstüne Savaş” filmi Ekim ayında vizyona girdiği andan itibaren gişede büyük bir başarı kazandı. Modern dönem sinemasının en büyük isimlerinin başında olarak yaşayan efsane statüsünü kazanan Leonardo Dicaprio’nun başrolünde yer aldığı filmde, 2 kez “En İyi Erkek Oyuncu” dalında ödül kazanan Sean Penn ve yine Akademi Ödüllü Porto Rikolu oyuncu Benicio del Toro, yardımcı rollerde yer almalarına rağmen gösterdiği performanslar ile devleşiyor.
Birçok sinema eleştirmeni tarafından 2025 yılının en iyi filmleri arasında yer alan “Savaş Üzerine Savaş,” prestijli ödül törenlerinde birçok ödül kazandıktan sonra önümüzdeki günlerde düzenlenecek 98. Akademi Ödülleri’nde toplam 13 dalda Oscar’a aday olarak “Günahkarlar” filminin ardından en fazla adaylık elde eden film oldu.
Bu özel filme yeniden tanıklık etmek isteyen Yalovalı sinemaseverler, 13 Mart Cuma gününden itibaren Yalova Özdilek Cinetime’ı ziyaret edebilir.

Savaş Üzerine Savaş Ne Anlatıyor?
On altı yıl önce, “Fransız 75” adıyla bilinen bir direniş grubu, Amerika Birleşik Devletleri Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı’nın (ICE) elinde tutulan 200 mahkumu kurtaran büyük bir operasyon gerçekleştirdi. Bu olayın ardından direniş üyeleri birer birer ortadan kayboldu. Onların arasında, herkesin “Ghetto Pat” olarak tanıdığı Bob Ferguson da vardı. Bob, geçmişin gölgesinde yaşayan paranoyak bir adamdır. Eski ICE Albayı Steven J. Lockjaw’ın hâlâ peşinde olduğuna ve yıllardır intikam fırsatı kolladığına inanmaktadır. Görünüşe bakılırsa bu korku tamamen yersiz değildir. Çünkü Lockjaw artık kontrolden çıkmış, aşırı görüşlere sahip ırkçı “Hristiyan Maceracılar Kulübü” adlı milis grubunun saflarına katılmıştır. Dahası, Bob’a ulaşmak için gözünü onun kızı Willa’ya dikmiştir. Tehlike giderek yaklaşırken Bob, eski müttefikleri Sensei Segio, Deandra ve Perfidia Beverly Hills ile yeniden bir araya gelir. Geçmişin savaşçıları bir kez daha birleşir ve aşırılık yanlısı Albay Lockjaw ile hesaplaşmak üzere yola çıkarlar. (Beyazperde.com)



