Çocukluk, insan yaşamının en değerli ve en hızlı değişim gösteren dönemidir. Bu yıllarda atılan her adım, kurulan her cümle, oynanan her oyun ve hissedilen her duygu; geleceğin temellerini oluşturur. Bu nedenle çocuk gelişimine yalnızca fiziksel büyüme olarak değil, duygusal, sosyal, bilişsel ve dil gelişiminin bir bütün olarak ilerlediği bir süreç olarak bakmak gerekir.

Günümüzde çocukların bilgiye ulaşması her zamankinden daha kolay onların en çok ihtiyaç duyduğu şey; kendilerini güvende hissettikleri, sevildiklerini bildikleri ve keşfetmelerine fırsat tanınan ortamlardır. Çocuklar çabuk büyümek ve fark edilmek ister. Onlara bu yolda eşlik etmek siz anne-babalara düşen en büyük görevlerden biridir. Bir çocuğun en iyi öğrenme yolu oyundur. Aslında kendilerini oyun oynarken bir dünyanın içerisinde hayal edip, o dünya ile pekiştirmeleri yaptıkları en mükemmel zihin egzersizlerinden biridir. Oyun oynarken problem çözmeyi, paylaşmayı, sıra beklemeyi, hayal kurmayı ve en önemlisi kendini ifade etmeyi öğrenir. Bazen bir çocuk söyleyemediği bir durumu veya olayı oyun oynayarak size aktarıyor olabilir. Bu nedenle çocuklarımızı onlar oyunlarını oynarken iyi gözlemlemeliyiz. Her bir oyunun içinde ince birtakım mesajlar olabilir.

Biz yetişkinlere düşen en önemli görev ise çocukların hızına ayak uydurmak değil, onların gelişim yolculuğuna sabırla eşlik edebilmektir. Her çocuk kendine özgüdür; gelişimleri farklı zamanlarda farklı yönlerde çıkabilir. Çocuklarımızı bir kalıba sokmak değil, onların gitmek istedikleri yolda önlerindeki taşları temizleyerek, istedikleri alanda güvende olmalarını sağlamalıyız. Önemli olan onları başkalarıyla kıyaslamak yerine kendi gelişimlerini desteklemek ve başarılarını fark etmeliyiz.

Unutmayalım ki bugün sevgiyle büyüyen bir çocuk, yarının özgüvenli, mutlu ve topluma katkı sağlayan yetişkini olacaktır. Çünkü çocuklara yapılan en değerli yatırım, onların gelişimine gösterilen ilgi ve sevgidir.

Bir sonraki yazımda Anne-Bana Tutumlarının Çocuk üzerindeki olumlu-olumsuz etkilerini birlikte ele alacağız.

Sema Peltek