GÜNAYDIN Değerli Okurlar,
Bir süre önce, bir reklâm panosunda yer alan afişte “Milletin Adı Türkiye” ifadesi dikkatimi çekmişti. Konuyu ele almak ancak kısmet oldu. Böyle bir ifadenin, Türkiye Cumhuriyeti’ nin kuruluş değerleri ve Anayasa’ nın açık hükümlerine uygun olduğu kabul edilemez. Türk milletinin adı Türk’ tür, değişemez!
Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurucu iradesi, bu devletin ve milletin adını çok açık bir şekilde belirlemiştir. T.C. Anayasası Madde 66- “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’ tür” diyerek bunu açıkça ortaya koymaktadır.
Ülke, belirli coğrafî bir toprağı, sınırları ve siyasî yönetimi olan devlet anlamına gelir. Örneğin Türkiye bir ülkedir.
Millet: Ortak bir tarih, kültür, dil, kimlik, aidiyet veya ortak yaşama iradesi etrafında birbirine bağlı insan topluluğudur. Örneğin Türk milleti bir millettir. Türkiye'de ve başka ülkelerde yaşayan, kendisini Türk kimliğiyle tanımlayan insanlar bu kavramın içinde düşünülebilir
Devletin görevi, Anayasa’ nın tarif ettiği millî kimliği güçlendirmektir! Türkiye’ de yaşayan vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkese Türk denir; Türkiye vatandaşı – Türkiyeli denmez!
Türk, bilinmeyen çağlardan beri binlerce yıllık tarihi pek çok büyük devlet kurarak özgür yaşamış, hiçbir çağda devletsiz olmamış bir ulusun adıdır. Türkiye adını Türklerden alır; Türkler adını Türkiye’ den almaz.
Tarih bunun örnekleriyle doludur. Kısaca hatırlamakta yarar var. Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti ülke sınırlarını ifade eden “Türkiye” adı ilk kez Cumhuriyetle kullanılmadı; kelime çok daha eskidir.
Bilinen en eski kullanımlar VI. yüzyıl Roma/Bizans kaynaklarına dayanır. “Türkiye” kavramının ilk kez Roma/ Bizans kaynaklarında, VI. yüzyılda Türkler yaşadığı için Orta Asya'yı ifade etmek için kullanıldığı belirtilir.
Roma/ Bizans tarihçisi Theophylaktos Simokattes (Theophylact Simocatta)'nın VI. yüzyıldaki olayları anlatırken “Türklerin ülkesi/Turkia” anlamındaki bir adlandırmayı kullanmıştır.
Dolayısıyla “Türkiye”, esas olarak “Türklerin ülkesi/ toprağı” anlamında kullanılmıştır.
Orta Çağ Grekçe’ de Tourkia (Τουρκία), Lâtince kaynaklarda Turcia/Turchia, Batı Avrupa dillerinde ise Turquie, Turkey gibi biçimler ortaya çıkmıştır. Anlamı genel olarak “Türklerin ülkesi/toprağı” dır.
Türklerin Anadolu'daki hâkimiyetinin güçlenmesinden sonra, XII. yüzyılda Batı kaynaklarında Anadolu için “Turchia/Turquia” kullanılmaya başlandı.
1271- 1295 yılları arasında bölgeden geçen ünlü gezgin Marco Polo, Anadolu'dan bahsederken modern kaynaklarda “Turcomania” şeklinde geçen adı kullanır. Bu kelime kabaca “Türkmenlerin ülkesi/Türkmen diyarı” demektir. Encyclopaedia Iranica, Polo'nun modern Türkiye'nin bulunduğu bölgeyi Turcomania olarak adlandırdığını açıkça belirtiyor.
Marco Polo'nun eserinin İtalyanca metninde de Anadolu'ya ilişkin bölüm “Or conteremo di Turcomania” (“Şimdi Turcomania'dan bahsedeceğiz”) şeklinde başlar.
Ancak bazı Türkçe tarih kaynakları bunu doğrudan “Marco Polo Anadolu için Türkiye adını kullandı” şeklinde özetler.
Daha da ilginci, Polo “Gran Turchia” (Büyük Türkiye) ifadesini de kullanır; fakat bu ifade Anadolu için değil, Türkistan/Çağatay ulusu bölgesi için kullanılmıştır.
Osmanlı döneminde Batılı gezginlerin “Türkiye” (Turkey, Turquie, Turchia, Turcîa) adını kullanması oldukça yaygındır. Bu, Osmanlıların kendi devletleri için kullandıkları resmî adlandırmadan farklıdır.
Örneğin daha XVI. yüzyılda Fransız Nicolas de Nicolay'ın 1551'deki İstanbul seyahatini anlattığı eserinin İngilizce karşılığı “Travels in Turkey” olarak verilir. Eser 1567'de yayımlanmıştır.
Gezgin yazarlardan Fransız Nicolas de Nicolay, 1551 ‘ de Turquie/ Turkey;
İtalyan Pietro della Valle, 1614’ te Turchia / Türkiye;
Fransız Jean-Baptiste Tavernier , 1630' da Turquie;
İngiliz Paul Rycaut, 1670’ de Turkey;
İsveçli Jean Otter, 1730’ da Turquie adını kullanmıştır.
İngiliz Richard Wrag, 1593- 1595 yılları arasında Osmanlı topraklarını gezdikten sonra yazdığı seyahat anılarına “My travels Turkey” diye başlar. Yani bir İngiliz, 1597’ de Osmanlı ülkesini “Turkey “olarak tanımlar.
İngiliz din adamı ve gezgin John Covel'in Osmanlı topraklarındaki seyahatleri sonradan “Voyages en Turquie 1675–1677” adıyla yayımlanmıştır. Belleten'deki tanıtım da eserin XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yapılan seyahati anlattığını açıkça belirtir.
Flâman haritacı Abraham Ortelius'un 1570 tarihli haritasının özgün adı “ Turcici Imperii Descriptio” idi. Türkçesi “Türk İmparatorluğu'nun tasviri.”
Kısacası, Osmanlı döneminde Batı'da “Turkey / Turquie / Turchia / Türkei / Turquía” adı yalnızca Anadolu için kullanılmıyordu. Özellikle XVI. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti'nin kendisini ve hâkim olduğu coğrafyayı ifade eden yerleşik bir adlandırmaydı.
Osmanlı döneminde, Osmanlı donanması Akdeniz kıyılarında gözüktüğünde, yerel halkın “Mamma Li Turchi” ( Anneciğim, Türkler) diyerek kaçıştıkları da tarihî belgelerde yer alıyor.
Şimdilik bu kadarla yetinelim. Gerekirse konuyu daha ayrıntılı olarak ele alabiliriz.
KISACA: Örnek olarak Almanya adını Almanlardan, Fransa adını Fransızlardan aldığı gibi Türkiye de adını Türklerden alır. Türk milletinin adı Türk’ tür... Devletimizin adı Türkiye Cumhuriyeti’ dir. Türkiye, ülkenin adıdır.
Ne Mutlu Türk’ üm Diyene!