Savaşın bölgesel etkileri üzerinden Türkiye’nin mevcut konumu hakkında açıklamalarda bulunan Becan, ülkemizin hava savunma sistemlerine ağırlık verilmesi gerektiğine dikkat çekti.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın küresel etkileri her geçen gün daha da artarken Türkiye’nin mevcut konumu üzerine de değerlendirmelerde bulunuluyor. Bu kapsamda Yalova Gazetesi’nin konuğu olan Cumhuriyet Halk Partisi Yalova Milletvekili Tahsin Becan, çatışmalar hakkında fikirlerini açıkladı ve İslam ülkelerinin birlik olamamasını eleştirdi. Türkiye’nin savaştaki mevcut konumu üzerine de konuşan Becan, savunma sanayisindeki çalışmaların taktir edilmesi gerektiğini ancak hava savunma sistemlerinin yetersiz kaldığını belirterek faaliyetlerin bu yöne doğru ilerlemesi gerektiğini ifade etti.
“Biraz daha bu iş ilerlerse, dünyanın ekonomisi dibe vuracak”
Çatışmalar sonrası ortaya çıkan tablonun iç açıcı olmadığını söyleyen Becan, “Hepimiz seyrediyoruz ve günden güne daha da büyüyor. Yazık, birçok insan, çoluk çocuk, kız çocukları öldürüldü. Bu iş Gazze’den başladı ve bunun en büyük sorumlusu dünya tarafından biliniyor; Amerika… Güçlünün güçsüzü ezdiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu nedenle, özellikle Müslüman ülkelerin birlikte hareket etmesi gerekiyor” dedi ve bunun başarılamamasının üzüntü verici olduğunu vurguladı. Amerika’nın hedefleri açısından yürütülen sürecin başarılı olarak nitelendirilemeyeceğine dikkat çeken Becan, “Bunun birçok yan etkisi var. En büyük yan etkisi can kaybı; tabii candan daha değerli bir şey yok. Ama ekonomik etkiler de çok ciddi. Şu anda ekonomi alt üst olmuş durumda. Biraz daha bu iş ilerlerse, dünyanın ekonomisi dibe vuracak. İnsanlar ve ülkeler ne yapar, bilemiyorum. Bu tablo bize şunu gösteriyor: artık herkes kendi önünü süpürmek zorunda” şeklinde konuştu.
“NATO ülkesi olmasaydık, birkaç füze bize ulaşabilirdi”
Bölgeye sıçrayan çatışmalar sonucunda Türkiye’nin yapması gerekenler hakkındaki fikirlerini paylaşan Becan, “Ülke olarak başımızı öne koyup nereden petrol çıkaracağımızı, petrolümüz yoksa ne yapacağımızı veya suyumuzu nasıl değerlendireceğimizi düşünmemiz lazım. Kendi yatırımlarımızı kendimiz yapmalıyız. Savunma sanayinde birçok şey yapıldı ve oldukça başarılıyız; buna kimsenin söyleyecek sözü yok. Ancak hava savunma sistemlerimiz konusunda eksiklerimiz var. Bugün NATO ülkesi olmasaydık, birkaç füze bize ulaşabilirdi. NATO’nun hava savunma sistemleri sayesinde herhangi bir zarar görmeden atlattık. Oysa Dubai’ye geçtiğimiz günlerde 203–300 füze atıldı ve sadece 2–3 tanesi isabet aldı; gerisi tamamen hava savunma sistemiyle yok edildi. Aynı şey Türkiye’ye yapılsaydı, mahvolurduk. Bu nedenle hava savunma sistemine ağırlık verip varımızı yoğumuzu onun üretimi için canla başla çalışmamız gerekiyor. Herkes bu gerçeği gördü ve bu çok önemli. Önce hava savunma sistemimizi yerine oturtmamız lazım. Ondan sonra, eğer bir saldırı olacaksa, onu konuşabiliriz. Önce kendimizi koruyacak materyalleri üretmek zorundayız. Başkasına bağlı kalırsak işimiz kısa sürer” dedi ve Genel Başkanı Özgür Özel’in “Türkiye’nin son 20 yılında hava envanterine yeteri kadar önem vermediği” söylemlerine katıldığını açıkladı.
“Türkiye savaşa girsin diye füze göndermiş olabilirler”
Savunma sanayisinin son dönemlerde başarılı bir iş yaptığını vurgulayan Becan, “Ellerine kollarına sağlık. Ama hava savunma sistemlerine gelince, gerçekten yeterince ağırlık vermemişiz. Belki her şerde bir hayır vardır; bu savaşı da öyle değerlendirebiliriz. Tahmin ediyorum ki savunma sanayimiz bundan sonra bu alana doğru yönlenecek. Türkiye olarak savunma sanayimiz ve askerimiz tartışılacak bir konu değil; oldukça güçlüyüz. Türk askerini başka ülkelerle kıyaslamanın anlamı yok. İyi ki varlar. Ancak onları güçlendirmek için savunma sistemlerimizi geliştirmek zorundayız. Şu anki tablo bunu gösteriyor. Savaşın etkisi arttıkça, ekonomi daha da kötü duruma düşüyor ve insanlar savaştan beter bir durumla karşı karşıya kalabilir. Bu önemli bir gerçek. Şu anda herkes bir rölantide duruyor” ifadelerini kullandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde savaşa dair gerçekleştirilen kapalı toplantıyı hatırlatmamız üzerine Becan, “Televizyonlardan duyduğunuzdan farklı olarak, Türkiye adına kötü bir durum söz konusu değil. Ancak Türkiye’yi bu savaşın içine çekmek isteyenler var. Türkiye’nin etrafında dost ülke var mı? Bana göre yok. Bu nedenle provokasyonlara gelmemek lazım. Bile bile füzeler gönderilmiş olabilir; ortalık karışsın, Türkiye de girsin diye. Hükümet ve ülke olarak sağduyuyla yaklaşmak zorundayız. Her zaman barışın yanında olmalıyız ve ülkeler arasındaki iyi ilişkileri destekleyecek her argümanı sonuna kadar kullanmalıyız. Allah korusun, mecbur kalırsak tüm gücümüzle müdahale ederiz; yapacak başka bir şeyimiz yok. Bir karış vatan toprağını kimseye verecek durumda değiliz. Bu gücümüz ve askeri kapasitemiz zaten var. Askerimize güvenimiz sonsuz; iyi ki varlar” diyerek sözlerini sonlandırdı.

